Psikoloji Ana Bilim Dalı Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/4917
Browse
Browsing Psikoloji Ana Bilim Dalı Tezleri by Author "Köse, Aslı Göncü"
Now showing 1 - 4 of 4
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Değerlendiricilerin Cinsiyetçiliğinin, Adayların Çekiciliğinin ve Mesleklerin Cinsiyet Uygunluğunun Personel Seçim Kararları Üzerindeki Etkileri(2024) Mat, Eda; Köse, Aslı Göncüİşe alım süreci ve bu sürece bağlı olarak personel seçimine ilişkin alınan kararlar, kurumların hedeflerini gerçekleştirmek için uygun işgücüne sahip olmalarını sağlamada çok önemli unsurlardır. Bununla birlikte, bilimsel araştırmalar, işe alım süreci ve personel seçimi kararlarının alımı sırasında önyargıların ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Bu önyargılar, adayların algılanan fiziksel çekiciliği, cinsiyeti ve cinsiyetlerinin meslekleriyle uyumuna yönelik algılar gibi faktörlerden etkilenerek personel seçme süreçlerinde adaletsizliklere yol açabilmektedir. Bu çalışmada, adayın fiziksel çekiciliğinin, cinsiyetinin ve mesleğinin cinsiyet rollerine uyumuna yönelik algının personel seçimiyle ilgili kararlar üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu kararlar, adayın istihdam edilebilirlik düzeyini, adaylara teklif edilen ücret aralıklarını, adaylardan beklenen performans düzeyini ve adayların iş motivasyonuna ilişkin beklentileri kapsamaktadır. Buna ek olarak, bu araştırmada, değerlendiricilerin korumacı ve düşmanca cinsiyetçilik eğilimlerinin personel seçimi kararları üzerindeki etkileri de incelenmiştir. Ayrıca, değerlendiricilerin korumacı ve düşmanca cinsiyetçilik eğilimleri ile adayların istihdam edilebilirlik düzeyi, teklif edilen ücret aralıkları, performans beklentileri ve iş motivasyonu beklentileri arasındaki ilişki üzerinde adayların cinsiyetinin ve mesleklerin cinsiyet rolleriyle uyumuna yönelik algının düzenleyici etkileri test edilmiştir. Veriler Qualtrics web uygulaması kullanılarak toplam 651 katılımcıdan çevrimiçi olarak toplanmıştır. Bu çalışmada 2 (adayın cinsiyeti: kadın - erkek) × 2 (adayın fiziksel çekiciliği: düşük - yüksek) × 2 (adayın mesleğinin cinsiyet rolleriyle uyumu: düşük - yüksek) karma faktörlü yarı deneysel bir desen kullanılmıştır. Cinsiyet, fiziksel çekicilik ve meslek-cinsiyet rolü uyumu kişilerarası değişkenlerdir. Kişileriçi değişken ise katılımcıların cinsiyetçilik düzeyleridir. Veri analizi IBM SPSS 26.0 yazılımı kullanılarak tamamlanmıştır. Bulgular, beklendiği gibi, çekici ve cinsiyet rollerine uygun mesleklere sahip adayların, çekici olmayan ve cinsiyet rollerine uygun olmayan mesleklere sahip adaylara kıyasla personel seçimi kararlarında daha avantajlı konumda olduklarını ortaya koymuştur. Beklenenin aksine, istihdam edilebilirlik düzeyi, teklif edilen ücret aralıkları, performans beklentisi ve iş motivasyonu beklentisi değişkenleri üzerinde cinsiyetin anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Yine beklentilerin aksine, değerlendiricilerin korumacı ve düşmanca cinsiyetçilik düzeyleri ile personel seçimi kararları arasındaki ilişkide adayın cinsiyetinin düzenleyici rolü anlamlı bulunmamıştır. Ancak, beklendiği gibi, adayın mesleğinin cinsiyet rollerine uyumluluğunun, değerlendiricilerin korumacı ve düşmanca cinsiyetçilik düzeyleri ile personel seçimi kararları arasındaki ilişki üzerindeki düzenleyici etkisi anlamlıdır. Keşifsel analiz sonuçlarında ise adayların fiziksel çekiciliğinin, değerlendiricilerin korumacı cinsiyetçilik düzeyleri ile personel seçimi kararları arasındaki ilişkilerde düzenleyici rolü olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ancak, değerlendiricilerin düşmanca cinsiyetçilik düzeyleri ile personel seçimi kararları arasındaki ilişkide adayın fiziksel çekiciliğinin düzenleyici etkisi bulunmamıştır. Özetle, bu çalışma, adayların fiziksel çekiciliğinin ve meslek-cinsiyet rolleri uyumunun istihdam edilebilirlik değerlendirmeleri, teklif edilen ücret aralıkları, performans beklentileri ve iş motivasyonu beklentileri üzerindeki etkisini vurgulayarak personel seçimi dinamiklerine ilişkin değerli bilgiler sunmuştur. Çalışma ayrıca, cinsiyetçiliğin değerlendirici yargıları üzerindeki yaygın etkisinin altını çizerek, kurumların adil personel seçimi süreçlerini teşvik etmek için bu önyargıları ele alma zorunluluğunu vurgulamıştır. Bulgular, çalışmanın mevcut kuramsal bilgiye ve iş hayatındaki uygulamalara nasıl katkıda bulunabileceği vurgulanarak, çalışmanın sınırlılıkları ve gelecekteki araştırmalar için öneriler sunularak tartışılmıştır.Master Thesis İlişkide Partner Davranışlarına Yönelik Sorumluluk Yüklemelerinin Bağlanma, İlişki Doyumu, Yetişkin Ayrılma Kaygısı Arasındaki Aracı Rolü(2024) Daylan, Beste Anıl; Köse, Aslı GöncüBu çalışma, bağlanma boyutlarının (kaygılı bağlanma ve kaçınma) ilişki memnuniyetini ve yetişkin ayrılma kaygısını nasıl etkilediğini ve olumsuz partner davranışları için yapılan sorumluluk atıflarının bu ilişkilerdeki aracı rolünü araştırmaktadır. Çalışmaya Türkiye'den 447 katılımcı dahil edilmiştir. Veriler çevrimiçi anket kullanılarak toplanmış ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, bağlanma kaygısının olumsuz partner davranışlarına yönelik sorumluluk atıflarıyla yüksek düzeyde ve pozitif yönde ilişkili olduğunu, ancak kaçınmacı bağlanmanın bu atıflarla anlamlı bir ilişkisi olmadığını göstermiştir. Ayrıca, olumsuz partner davranışlarına yönelik sorumluluk atıflarının ilişki memnuniyeti ile güçlü ve negatif yönde ilişkili olduğu bulunmuştur. Bağlanma kaygısının ilişki memnuniyeti üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu ve bu etkiye olumsuz partner davranışlarına yönelik sorumluluk atıflarının kısmen aracılık ettiği bulunmuştur. Ancak, sorumluluk atıflarının kaçınma ve ilişki doyumu arasındaki ilişkilerde aracı bir etkiye sahip olduğuna dair anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bağlanma kaygısı, yetişkin ayrılık kaygısı ile güçlü ve pozitif bir ilişkiye sahip olmasına rağmen, bu ilişkide sorumluluk atıfları anlamlı bir aracılık etkisi göstermemiştir. Bulgular, bağlanma kaygısından yüksek puan alanların romantik ilişkilerinde daha fazla ayrılık kaygısı yaşadıklarını ve bunun da genel bir güvensizlik duygusuyla ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bulgular, alanyazına ve uygulamaya yönelik katkılar ve gelecek çalışmalara yönelik önerilerle birlikte tartışılmıştır.Master Thesis İstismarcı Yöneticiliğin Çalışanlar Üzerindeki Etkilerinde Örgütsel Adalet Algısı ve Bağlılığının Düzenleyici Rolleri(2024) Demirsoy, Ekin; Köse, Aslı Göncüİstismarcı yöneticilik astlara karşı düzenli olarak sürdürülen aşağılayıcı ve saldırgan davranışları içerir (Tepper 2000: 178). İstismarcı yöneticilik yüksek düzeyde işten ayrılma niyeti, çalışanların olumsuz iş tutumları ve düşük iş doyumu gibi iş ile alakalı çeşitli olumsuz sonuçlarla ilişkilidir (Zellars vd. 2002: 1068). Bu yüzden, istismarcı yöneticilik kurumlarda önemli bir sorundur. Diğer yandan, istismarcı yöneticiliğin olumsuz etkisinin çalışanların kurumsal özdeşleşmesi ve bağlılığı yüksek olduğunda azalabilmektedir (Tepper vd. 2006: 102; Wang vd. 2020: 52). Bu çalışma istismarcı yöneticiliğin astların işten ayrılma niyeti, iş doyumu ve kurumsal özdeşleşmeyle ilişkilerinde kurumsal adalet (dağıtımsal adalet, işlemsel adalet ve ilişkisel adalet) ile kurumsal özdeşleşmenin üç türünün (devam bağlılığı, duygusal bağlılık ve normatif bağlılık) düzenleyici etkilerini araştırmayı amaçlamıştır. İstismarcı yöneticiliğin iş doyumu ve kurumsal özdeşleşme ile olumsuz; işten ayrılma niyeti ile olumlu yönde ilişkili olduğu önerilmiştir. Ek olarak, kurumsal bağlılığın istismarcı yöneticilik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide olumsuz düzenleyici etkisi olduğu; örgütsel adaletin, istismarcı yöneticiliğin iş tatmini ve örgütsel özdeşleşme ile ilişkilerinde olumlu yönde düzenleyici olduğu öne sürülmüştür. Veri 485 çalışandan toplanmıştır. Sonuçlar, istismarcı yöneticiliğin çalışanların iş doyumu ve kurumla özdeşleşme arasında negatif; istismarcı yöneticilik ve çalışanların işten ayrılma niyeti arasında pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca, ilişkisel adalet istismarcı yöneticilik ile içsel iş doyumu ve istismarcı yöneticilik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkileri anlamlı ve negatif yönde düzenlemiştir. Dağıtımsal adalet istismarcı yöneticilik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi anlamlı ve negatif yönde düzenlemiştir. Bulgular kuramsal ve uygulamaya yönelik sonuçların yanı sıra gelecekteki araştırmalar için önerilerle birlikte tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İstismarcı yöneticilik, Kurumsal adalet, Kurumsal özdeşleşme, İşten ayrılma niyeti, Kurumsal bağlılık, İş doyumu.Master Thesis Takipçi-Lider Kişiliği Benzerliği, Lider Cinsiyeti ve Lider Fiziksel Çekiciliğinin Farklı Bağlam ve Düzeylerde Lider Tercih Davranışına Etkisi(2024) Muti, Berkay; Köse, Aslı GöncüBu çalışma, Büyük Beşli (dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk, nevrotiklik ve deneyime açıklık) ve Karanlık Üçlü (DT; Makyavelizm, narsisizm ve psikopatiden oluşur) kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi farklı liderlik rollerinde (örn. başkan, CEO, belediye başkanı ve amir) incelemiştir. Çalışma, Liderliğin Sosyal Kimlik Teorisi (SITOL) ve lider-takipçi dinamikleri üzerine mevcut araştırmalara dayanmaktadır. Bireylerin, kişilik özellikleri kendi özellikleriyle uyumlu olan liderleri tercih ettikleri öne sürülmüştür. Ayrıca, liderin fiziksel çekiciliğinin ve cinsiyetinin farklı bağlamlarda (örneğin, siyasi ve iş bağlamı) ve düzeylerde (örneğin, üst ve orta düzey) lider tercih eğilimleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışma, 442 katılımcının dört gruba dağıtıldığı bir anket olarak tasarlanmıştır. Her grup cinsiyet, çekicilik ve kişilik özellikleri bakımından farklılık gösteren liderleri değerlendirmiştir. Sonuçlar, lider çekiciliğinin lider tercih puanları üzerinde önemli bir etkisi olduğunu, çekici liderlerin çeşitli rollerde çekici olmayan liderlerden sürekli olarak daha yüksek puanlar aldığını göstermiştir. Bununla birlikte, kişilik benzerliğinin lider tercihleri üzerindeki etkisi liderlik rolüne göre değişkenlik göstermiştir. Özellikle, CEO ve amir rollerinde, dışadönüklük, sorumluluk ve deneyime açıklık puanları daha yüksek olan katılımcılar, bu özelliklerde benzer olarak algılanan liderleri tercih ettiklerini ifade etmişlerdir. Buna karşılık, belediye başkanı koşulunda, psikopati ve büyüklenmeci narsisizm özelliklerindeki benzerlik, lider tercihlerinin pozitif yordayıcıları olarak ortaya çıkmış ve orta düzey siyasi bağlamlarda girişken veya baskın özelliklere tolerans gösterildiğini düşündürmüştür. Dikkat çekici bir bulgu, kişilik benzerliği ile başkan koşulundaki lider tercihleri arasında anlamlı bir ilişki olmamasıdır. Bu bulgular, önde gelen siyasi liderlik rollerinde, daha geniş sosyopolitik veya sembolik hususların liderlik tercihleri üzerinde algılanan kişilik benzerliğinden daha güçlü bir etkiye sahip olabileceğini ima etmektedir. Kişilik özellikleri ile lider tercihleri arasındaki nüanslı ilişkiyi ortaya koyan sonuçlar, lider tercihi sürecinde role özgü taleplerin ve daha geniş bağlamsal faktörlerin önemini vurgulamaktadır. Bu bulguların liderlik teorisi ve pratiğiyle nasıl ilişkili olduğu, ek araştırma fikirleriyle birlikte tartışılmaktadır.
