Psikoloji Ana Bilim Dalı Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/4917
Browse
Browsing Psikoloji Ana Bilim Dalı Tezleri by Department "Sosyal Bilimler Enstitüsü / Psikoloji Ana Bilim Dalı / Psikoloji Bilim Dalı"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Examining the Impact of Emotional Similarity on Face Memory and Face-Context Associative Memory in Younger and Older Adults(2025) Sümer, Mustafa Erdi; Çelik, Hande KaynakFacial source memory and associative memory are particularly susceptible to emotional influences, with emotional congruence modulating memory performance. Despite extensive research on emotion and memory, the interaction between emotional similarity and memory processes across different age groups remains underexplored. This thesis investigates the effect of emotional similarity on face memory and face-context associative memory across younger and older adults. A total of 50 younger adults aged 17 to 25 and 42 older adults aged 65 to 80 participated in the current study. Four types of negative emotional facial expressions and contextual photos (disgust, anger, fear, and sadness) were used as experimental materials. Facial expressions were selected from the FACES database while contextual scenes were drawn from the International Affective Picture System and generated using the 'getimg.ai' program. During the experimental task, first, participants were required to view a series of face-context composite images, including congruent and incongruent (high vs. low) trials, and identify the emotion conveyed by the facial expression. After the distractor task, they took a recognition test for studied and unstudied facial expressions. For the studied ones, they were further shown three context images associated with each face: intact, rearranged, and new. Participants were told to identify the context scene presented with the facial expressions during the study phase. The results have shown distinct age-related differences in memory performance, highlighting that younger adults outperform older adults in recognizing sources of face-context pairings (intact), whereas older adults rely more on contextual familiarity. Additionally, emotional congruence enhances recognition memory performance, while low-similarity conditions impair retrieval by introducing ambiguity and cognitive interference. In conclusion, by investigating these factors, this research contributes to a deeper understanding of how emotional factors shape memory processes across the lifespan, offering insights into the cognitive mechanisms underlying age-related memory differences.Master Thesis Genç Yetişkinlerde Dehb Eğilimi ve Günlük Bellek Arasındaki İlişkinin Üstbilişin Aracılık Rolü Üzerinden İncelenmesi(2024) Çakar, Elif Kadakaloğlu; Çelik, Hande KaynakMevcut araştırmanın temel amacı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) eğilimi ve günlük bellek arasındaki ilişkiyi, üstbilişin aracılık rolü ile incelemektir. 18-25 yaş arasındaki toplam 696 genç yetişkin çalışmaya katılmıştır ve çalışma Qualtrics Online Anket Yazılımı aracılığı ile yürütülmüştür. Araştırmaya gönüllü olarak katılan katılımcılar, önce Demografik Bilgi Formunu doldurmuştur ve ardından çalışmanın ölçekleri olan Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Kendi Bildirim Ölçeği, Üstbiliş Ölçeği-30 ve Çok Boyutlu Günlük Bellek Ölçeğini tamamlamışlardır. Araştırma sorusunu derinlemesine incelemek için günlük belleğin çeşitli boyutları da incelenmiştir. Sonuçlar DEHB eğilimi, üstbiliş ve günlük bellek arasındaki ilişkinin pozitif ve anlamlı olduğunu göstermiştir. Öte yandan DEHB eğilimi, üstbiliş ve günlük belleği anlamlı olarak yordarken, üstbiliş ise günlük belleği anlamlı olarak yordamıştır. Çalışmanın bulguları, üstbilişin DEHB eğilimi ve günlük bellek arasındaki ilişkiye anlamlı olarak aracılık ettiğini göstermiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular ilgili alan yazın kapsamında değerlendirilmiş ve tartışılmıştır. Bu araştırmanın günlük belleğe ilişkin mevcut alan yazına değerli katkılarda bulunduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: DEHB Eğilimi, Üstbiliş, Günlük Bellek.Master Thesis İlişkide Partner Davranışlarına Yönelik Sorumluluk Yüklemelerinin Bağlanma, İlişki Doyumu, Yetişkin Ayrılma Kaygısı Arasındaki Aracı Rolü(2024) Daylan, Beste Anıl; Köse, Aslı GöncüBu çalışma, bağlanma boyutlarının (kaygılı bağlanma ve kaçınma) ilişki memnuniyetini ve yetişkin ayrılma kaygısını nasıl etkilediğini ve olumsuz partner davranışları için yapılan sorumluluk atıflarının bu ilişkilerdeki aracı rolünü araştırmaktadır. Çalışmaya Türkiye'den 447 katılımcı dahil edilmiştir. Veriler çevrimiçi anket kullanılarak toplanmış ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, bağlanma kaygısının olumsuz partner davranışlarına yönelik sorumluluk atıflarıyla yüksek düzeyde ve pozitif yönde ilişkili olduğunu, ancak kaçınmacı bağlanmanın bu atıflarla anlamlı bir ilişkisi olmadığını göstermiştir. Ayrıca, olumsuz partner davranışlarına yönelik sorumluluk atıflarının ilişki memnuniyeti ile güçlü ve negatif yönde ilişkili olduğu bulunmuştur. Bağlanma kaygısının ilişki memnuniyeti üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu ve bu etkiye olumsuz partner davranışlarına yönelik sorumluluk atıflarının kısmen aracılık ettiği bulunmuştur. Ancak, sorumluluk atıflarının kaçınma ve ilişki doyumu arasındaki ilişkilerde aracı bir etkiye sahip olduğuna dair anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bağlanma kaygısı, yetişkin ayrılık kaygısı ile güçlü ve pozitif bir ilişkiye sahip olmasına rağmen, bu ilişkide sorumluluk atıfları anlamlı bir aracılık etkisi göstermemiştir. Bulgular, bağlanma kaygısından yüksek puan alanların romantik ilişkilerinde daha fazla ayrılık kaygısı yaşadıklarını ve bunun da genel bir güvensizlik duygusuyla ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bulgular, alanyazına ve uygulamaya yönelik katkılar ve gelecek çalışmalara yönelik önerilerle birlikte tartışılmıştır.Master Thesis Takipçi-Lider Kişiliği Benzerliği, Lider Cinsiyeti ve Lider Fiziksel Çekiciliğinin Farklı Bağlam ve Düzeylerde Lider Tercih Davranışına Etkisi(2024) Muti, Berkay; Köse, Aslı GöncüBu çalışma, Büyük Beşli (dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk, nevrotiklik ve deneyime açıklık) ve Karanlık Üçlü (DT; Makyavelizm, narsisizm ve psikopatiden oluşur) kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi farklı liderlik rollerinde (örn. başkan, CEO, belediye başkanı ve amir) incelemiştir. Çalışma, Liderliğin Sosyal Kimlik Teorisi (SITOL) ve lider-takipçi dinamikleri üzerine mevcut araştırmalara dayanmaktadır. Bireylerin, kişilik özellikleri kendi özellikleriyle uyumlu olan liderleri tercih ettikleri öne sürülmüştür. Ayrıca, liderin fiziksel çekiciliğinin ve cinsiyetinin farklı bağlamlarda (örneğin, siyasi ve iş bağlamı) ve düzeylerde (örneğin, üst ve orta düzey) lider tercih eğilimleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışma, 442 katılımcının dört gruba dağıtıldığı bir anket olarak tasarlanmıştır. Her grup cinsiyet, çekicilik ve kişilik özellikleri bakımından farklılık gösteren liderleri değerlendirmiştir. Sonuçlar, lider çekiciliğinin lider tercih puanları üzerinde önemli bir etkisi olduğunu, çekici liderlerin çeşitli rollerde çekici olmayan liderlerden sürekli olarak daha yüksek puanlar aldığını göstermiştir. Bununla birlikte, kişilik benzerliğinin lider tercihleri üzerindeki etkisi liderlik rolüne göre değişkenlik göstermiştir. Özellikle, CEO ve amir rollerinde, dışadönüklük, sorumluluk ve deneyime açıklık puanları daha yüksek olan katılımcılar, bu özelliklerde benzer olarak algılanan liderleri tercih ettiklerini ifade etmişlerdir. Buna karşılık, belediye başkanı koşulunda, psikopati ve büyüklenmeci narsisizm özelliklerindeki benzerlik, lider tercihlerinin pozitif yordayıcıları olarak ortaya çıkmış ve orta düzey siyasi bağlamlarda girişken veya baskın özelliklere tolerans gösterildiğini düşündürmüştür. Dikkat çekici bir bulgu, kişilik benzerliği ile başkan koşulundaki lider tercihleri arasında anlamlı bir ilişki olmamasıdır. Bu bulgular, önde gelen siyasi liderlik rollerinde, daha geniş sosyopolitik veya sembolik hususların liderlik tercihleri üzerinde algılanan kişilik benzerliğinden daha güçlü bir etkiye sahip olabileceğini ima etmektedir. Kişilik özellikleri ile lider tercihleri arasındaki nüanslı ilişkiyi ortaya koyan sonuçlar, lider tercihi sürecinde role özgü taleplerin ve daha geniş bağlamsal faktörlerin önemini vurgulamaktadır. Bu bulguların liderlik teorisi ve pratiğiyle nasıl ilişkili olduğu, ek araştırma fikirleriyle birlikte tartışılmaktadır.Master Thesis Tatmin Olmayan Merakın Bilişsel Kontrol Süreciyle İlişkisi(2025) Özdemir, Hüseyin Arda; Özçelik, ErolMevcut araştırmanın temel amacı tatmin olmayan merakın bilişsel kontrol süreçleriyle ilişkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda yaşları 18-26 arasında olan üç farklı katılımcı grubunun bulunduğu üç farklı deneysel araştırma yürütülmüştür. Deney 1 ve deney 2'de merak-oluşturucu uyaran olarak bulanık görseller, deney 3'te ise neden-soruları kullanılmıştır. Deney 1 ve deney 3'te, tatmin olan merak ve tatmin olmayan merak koşulları ayrı bloklarda uygulanmıştır. Deney 2'de tatmin olan merak ve tatmin olmayan merak koşullarının rastgele uygulandığı tek bir blok bulunmaktadır. Her bir deney bloğunda, önce bir merak koşulu ardından bir bilişsel kontrol görevinin geldiği alt-bloklar bulunmaktadır. Tatmin olan merak koşulunda, merak-oluşturucu uyarana dair bilgi sunulurken; tatmin olmayan merak koşulunda ise merak-oluşturucu uyaranın tekrarı veya boş ekran sunulmuştur. Her deneyde bilişsel kontrol görevi olarak modifiye edilmiş Eriksen flanker görevi yer almıştır. Bilişsel kontrol performansı için tepki süresi, doğru tepki yüzdesi, ve ihmal hatası oranı ölçülmüştür. Sonuçlar, deney 2 ve deney 3'deki istisnalar dışında, bilişsel kontrol performansına ilişkin ölçümlerin merakın tatmin olma/olmama koşullarından etkilenmediğini göstermektedir. Genel olarak, bilişsel kontrol performanslarında uyumluluk etkisi gözlemlenmiştir. Yani katılımcılar, uyumsuz uyaranlara kıyasla, uyumlu flanker uyaranlarına daha kısa sürede, daha doğru ve daha az hatalı tepkiler vermişlerdir. Yalnızca deney 2'de, tatmin olmayan merak vii koşulunda, tatmin olan merak koşuluna kıyasla, katılımcıların tepki sürelerinin daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca yine yalnızca deney 2'de, merakın tatmin olma/olmama koşulundan bağımsız olarak, katılımcıların ihmal hatası oranlarında bir uyumluluk etkisinin ortaya çıkmadığı gözlemlenmiştir. Tatmin olmayan merak ve bilişsel kontrol süreçleri arasındaki ilişki, semantik bellek ve dikkat süreçleri çerçevesinde tartışılmıştır.
