Akan, Aslı ErGündüz, Muhammed Yasir2026-01-052026-01-052025https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=V-oEQd0LkkqRGCXNzJWCTd97lg2gcWklKUxfOzGJre_rv-NNhwV0T7iS9TfconKuhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15809Bu çalışma, Türkiye'de kentsel dönüşüm süreçlerinde yürütülen yıkım ve söküm faaliyetlerinde iş sağlığı ve güvenliği (İSG) alanındaki sorunları ortaya koymaktadır. Özellikle 1999 Marmara Depremi'nden sonra riskli yapıların artışıyla birlikte, kentsel dönüşüm projeleri hız kazanmış ve öncelikli gündem maddesi olmuştur. Ancak bu süreç yalnızca yapıların yenilenmesiyle sınırlı kalmamış; sosyal, ekonomik, çevresel ve hukuki boyutlarıyla karmaşık ve çok katmanlı bir yapıya bürünmüştür. Çalışmada, yıkım projelerinde karşılaşılan başlıca sorunlar arasında planlama eksiklikleri, hukuki belirsizlikler, finansman yetersizlikleri, teknik riskler ve çevresel etkiler öne çıkarılmaktadır. İSG açısından özellikle düşme ve göçük vakaları, elektrik ve gaz kaynaklı kazalar ile asbest maruziyeti en önemli riskler olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, kentsel dönüşüm projelerinin başarıya ulaşabilmesi; yıkım süreçlerinin güvenli, planlı ve sürdürülebilir bir biçimde yürütülmesine bağlıdır. Aksi takdirde, sürecin sağlıklı ilerlemesi ve istenen amaçlara ulaşılması ciddi şekilde riske girecektir.This study examines the problems encountered in the field of occupational health and safety (OHS) during demolition and dismantling activities carried out within the scope of urban transformation processes in Türkiye. Following the 1999 Marmara Earthquake, the increase in risky buildings accelerated urban transformation projects and made them a national priority. However, this process has not been limited to the renewal of buildings; it has also acquired a complex and multidimensional structure involving social, economic, environmental, and legal aspects. The study identifies major problems in demolition projects such as planning deficiencies, legal uncertainties, financial inadequacies, technical risks, and environmental impacts. In terms of OHS, the most critical risks are falls, collapses, accidents caused by electricity and gas, and asbestos exposure. In conclusion, the success of urban transformation projects depends on conducting demolition processes in a safe, planned, and sustainable manner. Otherwise, the healthy progress of the process and the achievement of desired objectives will be seriously jeopardized.trİnşaat MühendisliğiKentsel DönüşümYıkımÇevresel Etkiİş Sağlığı ve GüvenliğiCivil EngineeringUrban TransformationDemolitionEnvironmental ImpactOccupational Health and SafetyYıkım ve Söküm İşlerinde Karşılaşılan İş Güvenliği Problemleri ve Çözüm ÖnerileriOccupational Safety Problems Encountered in Demolition and Disassembly Works and Solution SuggestionsMaster Thesis