Hukuk Fakültesi
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/265
Browse
Browsing Hukuk Fakültesi by Author "19115"
Now showing 1 - 20 of 20
- Results Per Page
- Sort Options
Item Citation Count: Badur, Emel; Turan Başara, Gamze, "Aile Hukukunda Sadakat Yükümlülüğü Ve İhlalinden Kaynaklanan Manevi Tazminat İstemi", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 65, No. 1, pp. 101-136, (2015).Aile Hukukunda Sadakat Yükümlülüğü Ve İhlalinden Kaynaklanan Manevi Tazminat İstemi(2016) Badur, Emel; Turan Başara, Gamze; 19115; 52568; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüBoşanmada manevî tazminat talebiyle ilgili olarak son zamanlarda tartışma konusu olan meselelerden biri de aldatılan eşin, eşinin ilişki kurduğu kişiden manevî tazminat talebinde bulunup bulunamayacağıdır. Yargıtay, yakın bir tarihe kadar konuya ilişkin kararlarında, aldatılan eşin, eşinin ilişki kurduğu kişiden manevî tazminat talep edebileceği yönünde bir görüş benimsemiştir. Yargıtay eski tarihli kararlarında evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliğinin diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğinde olduğuna, bu eyleme evliliği bilerek katılan kişinin de, diğer eşin uğradığı zararlardan aldatan eş ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağını belirtmiştir. Ancak Yargıtay, 07.05.2015 tarihli kararında farklı bir görüş benimseyerek, davâlının evli bir kimseyle birlikteliğinin, aldatılan eşin kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, aldatılan eşin, eşinin ilişki kurduğu kişiden manevî tazminat talep edemeyeceğine hükmetmiştir. Üçüncü kişinin, aldatılan eşin kişilik hakkı ihlâlinden kaynaklanan bir haksız fiil sorumluluğundan söz etmek mümkün değildir. Zîrâ bir kimsenin eşi tarafından aldatılmamasını isteme hakkını içeren herkese karşı ileri sürebileceği bir kişilik hakkı mevcut değildir. Burada sadece sadakat yükümlülüğünün ihlâli söz konusudur. Sadakat yükümlülüğünü eş ihlâl ettiğine göre, bu durumda aldatılan eş, üçüncü kişiden değil; doğrudan diğer eşten bir tazminat talebinde bulunabilir. Diğer taraftan evlilik sadece iki kişi arasında bir sözleşme olup, eşler dışındaki kimseler için yükümlülükler doğurmaz. Dolayısıyla üçüncü kişinin diğer eşe karşı sadakat yükümlülüğü olmadığından, bu kişiye karşı sadakat yükümlülüğünün ihlâlinden kaynaklanan bir manevî tazminat davası açılamaz.Item Citation Count: Başara, Gamze T. (2017). "Ana İle Evlilik Dışında Doğan Çocuk Arasındaki İlişkiyi Düzenleyen Türk Medeni Kanunu Hükümlerinin Değerlendirilmesi", Türkiye Barolar Birliği Dergisi, No.131, pp.211-238.Ana İle Evlilik Dışında Doğan Çocuk Arasındaki İlişkiyi Düzenleyen Türk Medeni Kanunu Hükümlerinin Değerlendirilmesi(2017) Başara, Gamze Turan; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüTMK'nun 337/I. maddesine göre, evlilik dışında doğan çocuğun velayeti anada olup sonradan çocukla baba arasında soybağının kurulması, ananın tek başına velayet hakkına sahip olmasını etkilemez. Buna karşılık çocuğun soyadının değişmesine sebep olur. Evlilik dışı doğan çocuk, babayla arasında soybağı ilişkisi kurulmuşsa babanın, kurulmamış ise ananın soyadını alır. Böyle bir durumda velayet hakkı sahibi ana ile çocuğun soyadının farklı olması sonucu ortaya çıkacak olup bunun, günlük yaşamda başta velayet hakkının ispatı olmak üzere bir takım zorluklara sebebiyet vermesi muhtemeldir.Item Citation Count: Turan Başara, G. (2010). Borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkansızlık sebebiyle borcun sona ermesi. Çankaya University Journal of Law, 1(7), pp. 1-22.Borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkansızlık sebebiyle borcun sona ermesi(Çankaya Üniversitesi, 2010-05) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüBorçlar Kanunu’nda imkânsızlık, başlangıçtaki imkânsızlık ve sonraki imkânsızlık şeklinde ikili bir ayırımla düzenlenmiştir. Başlangıçtaki imkânsızlık, butlan yaptırımına tabi tutulmuşken, sonraki imkânsızlığa borçlunun kusurlu olup olmamasına göre farklı sonuçlar bağlanmıştır. fiayet borçlanılan edim borçlunun kusurundan kaynaklanan sebeplerle imkânsız hale gelmişse, borçlu tazminat ödemekle yükümlü olacaktır. Buna karşılık borçlanılan edimin borçlunun kusuru olmaksızın imkânsız hale gelmesi halinde borçlu borcundan kurtulacaktır. Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, edimin imkânsız hale gelmesiyle borcundan kurtulan borçlu, karşı taraftan aldıklarını sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iade etmekle yükümlü olduğu gibi, alacaklı tarafından henüz ifa edilmeyen karşı edimi isteme hakkını da kaybeder. Kural bu olmakla birlikte kanunda ve sözleşmede düzenlenen bazı istisnai hallerde borçlunun imkânsızlık sebebiyle borcundan kurtulmasına karşılık, karşı edimi isteme yetkisini kaybetmeyeceği kabul edilmektedir.Item Citation Count: Başara Taran, Gamze. (2010). "Borçlunun Sorumlu Olmadığı Sonraki İmkansızlık Sebebiyle Borcun Sona Ermesi", Cankaya University Journal of Law, Vol.7, No.1,pp.1-22.Borçlunun Sorumlu Olmadığı Sonraki İmkansızlık Sebebiyle Borcun Sona Ermesi(2010) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk Bölümüborçlu, karflı taraftan aldıklarını sebepsiz zenginleflme kurallarına göre iade etmekle yükümlü olduğu gibi, alacaklı tarafından henüz ifa edilmeyen karflı edimi isteme hakkını da kaybeder. Kural bu olmakla birlikte kanunda ve sözleflmede düzenlenen bazı istisnai hallerde borçlunun imkânsızlık sebebiyle borcundan kur- tulmasına karflılık, karflı edimi isteme yetkisini kaybetmeyeceği kabul edilmektedirItem Citation Count: Turan Başara, Gamze (2008). "Elektronik sözleşmeler ve elektronik sözleşmelere uygulanacak Hukukun tespiti", Türkiye Barolar Birliği Dergisi, No. 77, pp. 87-119.Elektronik sözleşmeler ve elektronik sözleşmelere uygulanacak Hukukun tespiti(2008) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüTeknolojideki hızlı gelişmeler, beraberinde farklı iletişim araçlarının kullanımını hayata geçirmiştir. Bu anlamda özellikle bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler, internetin bireyler arasındaki hukuki ilişkilerin kurulmasında bir araç olarak kullanılmaya başlanmasını beraberinde getirmiştir. Bireyler arasındaki hukuki ilişkilerin internet vasıtasıyla kurulması neticesinde, elektronik ticaret ve bu ticari ilişkilerin gerçekleştirilmesinin aracı olarak elektronik sözleşme kavramaları ortaya çıkmıştır. İnternetin dünyanın her yerinden erişilebilen uluslararası bir ağ olması, internet üzerinden uluslararası nitelikli sözleşmelerin kurulmasını daha kolay hale getirmektedir. Zira internet, uluslararası sınırları ortadan kaldırarak, birçok farklı ülke vatandaşları arasında sözleşmesel ilişkiler kurulmasına imkân vermektedir. İnternet üzerinden kurulan elektronik sözleşmelerin birden çok ülkeyi ilgilendirir nitelikte olması halinde, bu sözleşmelere hangi ülke hukukunun uygulanacağı hususu gündeme gelmektedir.Item Citation Count: Turan Başara, Gamze (2019). "Aile Hukuku Derneği Mal Rejimi Çalıştayı", İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2019.Eşlerden Birinin Yaptığı Sağlar arası Karşılıksız Kazandırmaların Edinilmiş Mallara Katılma Rejimine ve Miras Hukukuna İlişkin Kurallar Kapsamında Değerlendirilmesi(2019) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Özel Hukuk BölümüBu Çalıştay, yer verilen tartışmalı hukuki sorunları farklı bakış açıları ile çözüme kavuşturmak adına, mal rejimleri hukukunda bilirkişiler, yalnızca bu alanda çalışan avukatlar ve akademik çalışma yapan akademisyenler ile gerçekleştirilmiş. Mal Rejimi Çalıştayı sonucunda ortaya çıkan bu kitap; on adet tebliğ özetinden, tebliğ özetleriyle ilgili Türk hukukunda tartışmalı olan meselelerin sonuçlarından ve mal rejimleri hukukunda değinmek istenilen özel tartışma sonuçlarından oluşmuş. Ayrıca bunlarla ilgili olarak son yıllarda yayınlanan Yargıtay kararlarına da yer verilmiş.Item Citation Count: Turan Başara, Gamze. "Evli Kadının Soyadı: Alman ve İsviçre Medeni Kanunları İle Karşılaştırmalı Bir Çalışma", Gender at the Crossroads: Multi-disciplinary Perspectives III. International Conference On Women’s Studies, 2009.Evli Kadının Soyadı: Alman ve İsviçre Medeni Kanunları İle Karşılaştırmalı Bir Çalışma(2009) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüItem Citation Count: Turan Başara, Gamze (2019). "Evlilik Birliğinin Ölümle Sona Ermesi Halinde Mal Rejiminin Tasfiyesi", Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Sempozyum Dergisi, Vol. 2, No. 1, pp. 223-239.Evlilik Birliğinin Ölümle Sona Ermesi Halinde Mal Rejiminin Tasfiyesi(2019) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Özel Hukuk BölümüItem Citation Count: Turan, Gamze. (2008). "İşverenin Alacaklı Sıfatı İle Temerrüdü Ve Hukuki Sonuçları", TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi, Vol.21, No.5-6, pp.31-59.İşverenin Alacaklı Sıfatı İle Temerrüdü Ve Hukuki Sonuçları(2008-11) Turan, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk Bölümüİşçi ile işveren arasında yapılan bir iş sözleşmesinden işçi için doğan en temel borç, iş görme borcudur. İşçinin iş görme borcunu yerine getirebilmesi için, işverenin işin ifası için yapılması gereken hazırlık işlemlerini yapması ve işçinin işin ifası teklifini kabul etmesi gerekmektedir. Şayet işveren, işçi tarafından sözleşmeye uygun olarak sunulan iş görme edimini haklı bir neden olmaksızın kabul etmez ise, işi kabulde temerrüde düşmüş olacaktır. Bu itibarla işverenin işi kabulde temerrüdü Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri arasında düzenlenmiş olan alacaklı temerrüdüdür. Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olan alacaklı temerrüdü, alacaklının kendisine arz edilen ifayı haklı bir sebep olmaksızın kabul etmemesi veya ifanın gerçekleşmesi için kendisinin yapacağı şeyleri yapmamasıdır. İşverenin alacaklı sıfatı ile temerrüdünün ele alınacağı çalışmada, işverenin temerrüdünü incelemeye geçmeden önce alacaklı temerrüdü, şartları ve temerrüdün genel ve özel sonuçlarını incelemek yerinde olacaktır. İşverenin temerrüdünün inceleneceği bölümde ise, işverenin işi kabulde temerrüdünün gerçekleşme koşulları, doğuracağı hukuki sonuçlar ve son olarak İş Hukuku’nda işverenin alacaklı sıfatı ile temerrüde düştüğü başlıca haller üzerinde durulacaktır. İşverenin temerrüdü incelenirken, İş Kanunu ve Borçlar Kanunu’nun konu ile ilgili hükümleri birlikte değerlendirilmiş ve yeri geldikçe yargı kararlarına da yer verilecektir.Item Citation Count: Turan Başara, Gamze (2018). "Kişiliğin İhlalinden Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat İle Haksız Kazancın İadesi", Ankara: Turhan Kitabevi, s. 414, 2018.Kişiliğin İhlalinden Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat İle Haksız Kazancın İadesi(2018-09) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Özel Hukuku BölümüItem Citation Count: Turan Başara, Gamze (2020). "Kişiliğin Korunması Kapsamında Ölümden Sonra Hatıranın Korunması Teorisi", Ar. Gör. Ceren DAMAR ŞENEL Armağanı, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol. 5/1, No. 1, pp. 341-390.Kişiliğin Korunması Kapsamında Ölümden Sonra Hatıranın Korunması Teorisi(2020) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Özel Hukuk BölümüItem Citation Count: Turan Başara, Gamze. (2020). "Kişisel Veri İşleme Sözleşmesi", Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, No.16, pp.57-90.Kişisel Veri İşleme Sözleşmesi(2020) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüKişisel veri işleme sözleşmesi, veri işleyenin veri sorumlusunun talimatlarına uygun olarak kişisel verileri işlemeyi taahhüt ettiği; veri sorumlusunun da bu işgörme edimi karşılığında ücret ödeme borcu altına girdiği bir sözleşmedir. Veri sorumlusunun, verilerin işlenmesini sağlamak amacıyla bir gerçek veya tüzel kişiyi yetkilendirmesi ihtiyacı, kişisel veri işleme sözleşmesini gündeme getirmektedir. Bu sözleşme, sözleşme serbestisi ilkesine dayanan ve kanunla düzenlenmemiş bir sözleşme türüdür. Kişisel veri işleme sözleşmesinin esaslı unsurları, kişisel verilerin işlenmesi, bunun karşılığında veri sorumlusu tarafından ücret ödenmesi ve son olarak da sözleşmenin taraflarının anlaşmasıdır. Bu anlaşma herhangi bir geçerlilik şartına tabi kılınmamıştır.Item Citation Count: Turan Başara, Gamze. (2016). "Miras Hukuku bakımından ceninin durumunun değerlendirilmesi", Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi; Vol.1, No.2, pp.389-410.Miras Hukuku bakımından ceninin durumunun değerlendirilmesi(2016-10) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Matematik BölümüItem Citation Count: Turan Başara, Gamze. (2022). "Mirasçıların Tereke Borçlarından Sorumluluğu Bağlamında Mirasbırakanın Kefalet Borcundan Sınırlı Sorumluluk", Ankara Üni. Hukuk Fak. Dergisi, Vol.71, No.3, pp.1099-1123.Mirasçıların Tereke Borçlarından Sorumluluğu Bağlamında Mirasbırakanın Kefalet Borcundan Sınırlı Sorumluluk(2022) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüTürk Medeni Kanunu’nun (TMK) 599. maddesinde benimsenen “küllî halefiyet prensibi” uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile birlikte mirası bir bütün olarak ve kanun gereğince kazanırlar. Mirasbırakanın ölümüyle birlikte, miras yolu ile intikali mümkün olan tüm haklar ve aynı zamanda borçlar herhangi bir işleme gerek kalmaksızın, bir bütün olarak mirasçılara geçer. Mirasçılar, mirasbırakanın intikale elverişli tüm borçlarından, kural olarak kendilerine intikal eden terekeyle sınırlı olmaksızın kişisel malvarlıklarıyla ve müteselsilen sorumlu olurlar. Mirasçıların, mirasbırakanın borçlarından müteselsilen ve tüm malvarlıklarıyla şahsen sorumlu olmaları, alacaklıların menfaatini korurken, dış ilişkide alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olan mirasçı için ekonomik açıdan ciddi tehdit oluşturabilmektedir. Bu durumu dikkate alan kanun koyucu, müteselsil ve şahsi sorumluluk karşısında mirasçıları korumaya yönelik bir takım düzenlemelere yer vermiştir. Bunlardan biri, terekenin resmi defterinin tutulması halinde deftere kaydolunan kefalet borcundan mirasçıların sorumluluğunu sınırlandıran 630. maddede hükmüdür. Mirasçıların mirasbırakanın kefalet borcundan sorumluluğunu sınırlandıran TMK’nın 630. maddesine göre, mirasın resmi defterinin tutulmasının talep edildiği ve mirasın tutulan deftere göre kabul edildiği durumda mirasçılar, mirasbırakanın kefalet borcunun tamamından değil, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi halinde kefalet alacaklısına düşecek miktarla sınırlı olmak üzere bütün malvarlıklarıyla sorumlu olacaklardır.Item Citation Count: Badur, Emel; Turan Başara, Gamze. (2016). "Müşterek Konuttan Uzaklaştırma Kararı ve Bu Kararın Uzaklaştırılan Malikin Mülkiyet Hakkına Etkileri Kişilik Hakkı Karşısında Ayni Hakkın Durumuna Dair Bir İnceleme", KTO Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Vol.1, No.1, pp.77-96.Müşterek Konuttan Uzaklaştırma Kararı ve Bu Kararın Uzaklaştırılan Malikin Mülkiyet Hakkına Etkileri Kişilik Hakkı Karşısında Ayni Hakkın Durumuna Dair Bir İnceleme(2016-01) Badur, Emel; Turan Başara, Gamze; 52568; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüItem Citation Count: Turan Başara, Gamze. Ölüme Bağlı Tasarrufların Hükümsüzlüğü, Ankara: Turhan Kitabevi, p. 130, 2009.Ölüme Bağlı Tasarrufların Hükümsüzlüğü(Turhan Kitabevi, 2009) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüItem Citation Count: Turan Başara, Gamze. (2016). "Ölüme Bağlı Tasarrufların Tenkisi Ve Tenkis Davası", Ölüme Bağlı Tasarrufların Tenkisi Ve Tenkis Davası, No.27, pp.365-408.Ölüme Bağlı Tasarrufların Tenkisi Ve Tenkis Davası(2016-07) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüMirasbırakan, terekesinin, mirasçıların saklı payları dışında kalan kısmında dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Ancak mirasbırakan yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar veya ölüme bağlı tasarruflar ile serbest tasarruf oranını aşarak saklı payları ihlal etmiş ise, mirasçılar saklı paylarını elde edebilmek için tenkis davası açabilirler. Tenkise tabi hem sağlararası kazandırma hem ölüme bağlı tasarruf var ise, öncelikle ölüme bağlı tasarruflar tenkise tabi olur. Eğer ölüme bağlı tasarrufların tenkisi neticesinde ihlal olunan saklı paylar karşılanamaz ise, bu defa kanunda tenkise tabi olduğu düzenlenen türden sağlararası karşılıksız kazandırmalar, en yeni tarihlisinden başlanarak tenkise tabi tutulur. Mirasbırakanın tenkise tabi birden fazla ölüme bağlı tasarrufu var ise, bunlar orantılı olarak tenkise tabi olurItem Citation Count: Badur, Emel; Turan Başara, Gamze (2017). "TERÖRLE MÜCADELE KANUNU'NDA DÜZENLENEN YENİ BİR TASARRUF YETKİSİ KISITLAMASI ŞERHİ", No. 128, pp. 273-306.TERÖRLE MÜCADELE KANUNU'NDA DÜZENLENEN YENİ BİR TASARRUF YETKİSİ KISITLAMASI ŞERHİ(2017) Badur, Emel; Turan Başara, Gamze; 52568; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüWith a recent amendment, Article 20/A was added to the Anti-Terrorism Law (TeMK) and a new situation where the proprietor's property right on an immovable was introduced. This new Article grants criminal judges to put constraints on the power of disposition of the suspects and the accused on their immovable with a view to compensate the losses of the public entities and institutions due to some crimes regulated in the Anti-Terrorism Law and Turkish Penal Code. The decision of constraint needs to be turned into annotation on the land registry. This means that a new annotation of constraint on the power of disposition is regulated through Turkish Anti-Terrorism Law, except Turkish Civil Law.Item Citation Count: Duran Başara, Kader; Turan Başara, Gamze, "Türk Borçlar Kanunuyla Getirilen Yeni Bir Müessese: Borca Katılma", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi , Vol. 63, No. 2, pp. 419-447, (2014).Türk Borçlar Kanunuyla Getirilen Yeni Bir Müessese: Borca Katılma(2014) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüBorca katılma, borca katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın borçlu ile birlikte sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşmedir. Borca katılmada, ilk borçlu ve borca katılan alacaklıya karşı müteselsile sorumlu olurlar. Geçerli bir borca katılmadan söz edebilmek için, mevcut gerçerli bir borcun varlığı gerekir. Borca katılanın alacaklıya karşı sorumluluğunun kapsamı ve içeriği, kural olarak, katılma konusu borcun katılma anındaki kapsamına ve içeriğine göre belirlenmelidir. Ancak belirtmek gerekir ki, borca katılma, yalnızca kuruluş anı itibariyle feri nitelik taşımakta olup, katılma gerçekleştikten sonraki aşamada borca katılanın borcu ilk borçlunun borcundan bağımsızdır. Aralarında müteselsil borçluluk ilişkisi bulunan borca katılan ve ilk borçludan her biri borcun tamamından sorumludur. Ancak iç ilişkide borca katılan ve ilk borçlu sorumluluğu paylaşırlar ve her biri borçtan kendi payına düşen miktarla sorumlu olur. Alacaklıya payından fazla ifada bulunan borçlu, payını aşan kısmı için diğerine rücu edebilir.Item Citation Count: Turan Başara, Gamze. "Türk Hukuku Bakımından Mirasın Kazanılmasında Kabul Edilen Prensipler ve Mirası Ret Hakkı", in Erzurumluoğlu Armağanı, Ankara Barosu, 2012, pp. 142-180.Türk Hukuku Bakımından Mirasın Kazanılmasında Kabul Edilen Prensipler ve Mirası Ret Hakkı(Ankara Barosu, 2012) Turan Başara, Gamze; 19115; Çankaya Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüMiras hukukumuz bakımından geçerli olan mirasın kanun gereği iktisabı ve küllî halefiyet prensiplerinin sonucu olarak, miras, mirasbırakanın ölümü üzerine yasal ve atanmış mirasçılar tarafından kendiliğinden ve bir bütün olarak iktisap edilmektedir. Bu şekilde mirasçılık sıfatını kazanan mirasçılar, mirsabırakanın borçlarından yalnız tereke ile değil, aynı zamanda kendi malvarlıkları ile de sorumlu olmaktadırlar. Özellikle terekenin borçları karşılamaya yetmemesi sebebiyle kişisel malvarlığı değerlerine başvurulan mirasçı ekonomik bakımdan bir takım zorluklarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu hususu göz önünde bulunduran kanun koyucu, mirasçıları korumak amacıyla mirasın reddi müessesesini düzenleyerek, mirasçılara mirasçılık sıfatını kabul etmeme imkânını öngörmüştür. Mirasın reddi, gerçek ret ve hükmî ret olmak üzere iki şekilde gerçekleşmektedir. Gerçek ret, mirasçının irade beyanına dayanırken, hükmî ret, kanunun öngördüğü bir karineden kaynaklanmaktadır. Mirasın reddi ile birlikte, mirasçılık sıfatı geçmişe etkili olarak yani mirasbırakanın ölümü anından itibaren ortadan kalkar.