Psikoloji Ana Bilim Dalı Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/4917
Browse
Browsing Psikoloji Ana Bilim Dalı Tezleri by Department "Lisansüstü Eğitim Enstitüsü / Psikoloji Ana Bilim Dalı / Psikoloji Bilim Dalı"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Çocukluk Travması ile İş Yerindeki Kötü Muamele Arasındaki Aracı İlişkileri ve Benlik Saygısının Moderatör Etkisi(2025) Yılmaz, İlknur; Köse, Aslı GöncüÇocuklukta yaşanan travmatik olaylar olan olumsuz çocukluk deneyimleri (OÇD'ler), yetişkinlikte bireyler üzerinde olumsuz ve kalıcı etkiler bırakır ve iş hayatı da dahil olmak üzere yaşamın çeşitli alanlarını etkiler. Bu deneyimlerin profesyonel ortamlardaki uzun vadeli etkileri, yetişkinlik üzerindeki etkilerini anlamak için çok önemlidir. Ancak, işyerindeki etkilerinin ardındaki teorik ve ampirik bulgular üzerine yapılan araştırmalar sınırlıdır. Bu nicel çalışmanın temel amacı, OÇD'lerin maruz kalınan farklı türdeki işyeri kötü muamelelerine (istismarcı yöneticilik, mobbing ve işyeri nezaketsizliği) nasıl etki ettiğini araştırmaktır. Ayrıca, bu ilişkilerde, kişinin sergilediği üretkenlik karşıtı iş davranışlarının (ÜKİD'ler) ve işyeri nezaketsizliğinin aracılık rollerini incelenmiş ve OÇD'lerin kişinin kendi sergilediği ÜKİD'ler ve işyeri nezaketsizliği davranışlarıyla ilişkilerinde öz saygı düzeyinin düzenleyici rolü analiz edilmiştir. Veriler çevrimiçi anket yoluyla toplanmış ve SPSS'te yapısal eşitlik modellemesi ve Process Macro kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma, ilk olarak, OÇD'lerin ÜKİD ile pozitif bir ilişki içinde olduğunu ve iş arkadaşlarına karşı işyerinde nezaketsiz davranışlara yol açtığını ortaya koydu. İkincisi, özsaygı (ÖS) belirtilen ilişkilerde düzenleyici rol oynamaktadır; yani, ÖS'si yüksek çalışanların, OÇD puanı yüksek olmasına rağmen, ÖS'si düşük olanlara kıyasla ÜKİD'lere ve iş yeri nezaketsizliğine daha az eğilimli oldukları bulunmuştur. Üçüncüsü, ÜKİD'ler, OÇD'ler ile istismarcı yöneticilik, mobbing ve işyeri nezaketsizliğine maruz kalma arasındaki ilişkilere aracılık etmiştir. Benzer şekilde, uygulanan işyeri nezaketsizliği, OÇD'ler ile bu tür davranışlara maruz kalma arasındaki ilişkilere aracılık etmiştir. Bulgular, OÇD'lerin çalışanların olumsuz iş davranışları üzerinde uzun vadeli etkileri olduğunu ve bu yıkıcı davranışların da işyerinde kötü muameleye maruz kalma olasılığını artırdığını göstermektedir.Master Thesis Yaşam Olayları Envanteri Kullanarak Otobiyografik Belleği Araştırmak(2025) Fidan, Sinem; İnan, Aslı BaharBu çalışma, anagram çözme ve Yaşam Olayları Envanteri (LEI) yoluyla bilişsel akıcılığı manipüle ederek otobiyografik bellekteki açığa çıkma etkisini ampirik olarak araştırmayı amaçlamıştır. Açığa çıkma etkisi, özellikle katılımcılar anagram çözme gibi bir ön görevi tamamladıklarında, test öğesini 'eski' olarak sınıflandırma olasılığını artırarak, tanıma belleği görevlerinde güçlü bir şekilde gösterilmiştir. Bu çalışmada, anagram manipülasyonu, bilişsel akıcılığı artırmak ve açığa çıkma etkisinin otobiyografik bellek içinde nasıl işlendiğini incelemek için bir mekanizma olarak kullanılmıştır. Teorik çerçeve iki temel açıklamaya dayanmaktadır. Aşinalık yanlış atfetme hipotezi, bir görev sırasında (örneğin, anagram çözme) artan işleme akıcılığının yanlışlıkla önceki deneyime atfedildiğini ve bunun da öznel aşinalığın artmasına yol açtığını öne sürer. Uyuşmazlık atfetme hipotezi, zor bir anagram ya da zor bir problemi kolaylıkla çözmek gibi beklenmedik bir akıcılığın, işleme uyuşmazlığı yarattığını ve daha sonra bunun önceden görüldüğüne olan inancın yanlış bir şekilde atfedildiğini öne sürer. Basit aktivasyon temelli açıklamalardan farklı olarak, bu atfetme temelli açıklamalar, aşinalık yargılarındaki metabilişsel çıkarımları vurgular. İki deneyde (N = 165), katılımcılar Yaşam Olayları Envanteri'nden (LEI) alınan otobiyografik yaşam olayı cümlelerini anagramlı ve anagramsız (ön ipucu veya sadece cümle) koşulları altında değerlendirdiler. Bulgular, ilk deneyde anagram çözmenin neden olduğu bilişsel akıcılığın, anagramın cümle içinde görünmesine bağlı olarak, aşinalık derecesini güvenilir bir şekilde artırdığını gösterdi. Öte yandan, ikinci deneyde anagramın cümle öncesinde ön ipucu olarak görünmesinin, aşinalık derecesini istatistiksel olarak artırmadığını gösterdi. Bu sonuçlar, atıf süreçlerinin kişisel olarak anlamlı çocukluk anılarının oluşumunu ve erişilebilirliğini nasıl etkilediğini anlamaya katkıda bulunmakta ve otobiyografik bellekteki açığa çıkma etkisinin altında yatan bilişsel mekanizmaların karmaşıklığını vurgulamaktadır.Master Thesis Yöneticilerin Aile Destekleyici Davranışları, İş Yerindeki Cinsiyetçi Tutumları ve Çalışanların İş-Aile Çatışması: Kurumsal Cinsiyetçiliğin ve Çalışan Cinsiyetinin Düzenleyici Rolü(2025) Satgun, Esil Salimoğlu; Köse, Aslı GöncüBu çalışma, yöneticilerin cinsiyetçi tutumları ve aileyi destekleyici yönetici davranışlarının (ADYD) çalışanların iş–aile çatışması (İAÇ) deneyimleri üzerindeki rolünü, örgütsel cinsiyetçiliğin ve çalışan cinsiyetinin moderatör etkileri bağlamında incelemiştir. Ana çalışmadan önce, Hammer (2009) tarafından geliştirilen ADYD ölçeği Türkçeye uyarlanmış ve pilot çalışma (N = 501) ile test edilmiştir. Türkçe ADYD ölçeği, katılımcılar tarafından ağırlıklı olarak tek faktörlü bir yapı olarak algılanmış; maddeler orijinal dört boyut arasında çapraz yükler göstermiştir; bu durum Türkiye bağlamında yönetici desteğinin daha bütüncül bir biçimde algılandığını ortaya koymaktadır. Yüksek ADYD puanları, İAÇ'nin azalması, negatif iş–aile ve aile–iş yayılımının düşmesi, lider–üye etkileşiminin güçlenmesi ve iş doyumunun artması ile ilişkilendirilmiş; bu da ölçeğin ölçüt geçerliliğini desteklemiştir. Ana çalışmada, yöneticinin düşmanca ve korumacı cinsiyetçiliğinin çalışanların İAÇ düzeylerini hem doğrudan hem de ADYD aracılığıyla dolaylı olarak etkileyebileceği öngörülmüştür. Veri, Türkiye'de farklı sektörlerde çalışan yetişkinlerden (N = 479) toplanmıştır. Yapısal eşitlik modeli (YEM) sonuçları, düşmanca cinsiyetçi yönetici tutumlarının çalışanların İAÇ ile doğrudan ve ADYD'nin azalması aracılığıyla dolaylı olarak pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir; bu durum, yöneticinin düşmanca cinsiyetçiliğinin (YDC) çalışanların iş–aile dengesine evrensel olarak olumsuz etkisini vurgulamaktadır. Buna karşılık, yöneticilerin korumacı cinsiyetçiliği (YKC), İAÇ ile doğrudan anlamlı bir ilişki göstermemiş; ancak YEM analizleri, YKC'nin ADYD'yi artırdığını ve bunun da İAÇ'nı düşürdüğünü ortaya koymuştur. Moderasyon analizleri ayrıca, kurumsal düşmanca cinsiyetçiliğin (KDC) YDC ile ADYD arasındaki pozitif ilişkiyi zayıflattığını, kurumsal korumacı cinsiyetçiliğin (KKC) ise korumacı cinsiyetçi yöneticilerde ADYD'nin ortaya çıkışını güçlendirdiğini göstermiştir. Ayrıca, cinsiyet, YKC ile çalışanların İAÇ arasındaki ilişkide moderatör rolü oynamıştır; erkek çalışanlar, YKC ile daha yüksek çatışma seviyeleri bildirmiştir ve bu durum görev dağılımında cinsiyete dayalı farklılaşmayı yansıtmıştır. Bu bulgular, ADYD'nin Türkçe uyarlamasını doğrulamanın yanı sıra, bireysel tutumlar ile kurumsal iklimler arasındaki karmaşık doğayı da vurgulayarak, iş–aile araştırmalarına kültürlerarası bir katkı sunmaktadır. Bu çalışma hem düşmanca hem de korumacı cinsiyetçiliğin ele alınmasının, çalışanların refahını artıran ve sürdürülebilir iş–yaşam dengesini destekleyen adil ve gerçekten destekleyici iş ortamlarının sağlanmasında önemini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: iş-aile çatışması, aile destekleyici yönetici davranışları, düşmanca cinsiyetçilik, korumacı cinsiyetçilik, kurumsal cinsiyetçilik, cinsiyet

