Orhan, Ezgi
Loading...
Profile URL
Name Variants
Orhan, E.
Orhan, Ezgi
Orhan, Ezgi
Orhan, Ezgi
Orhan, Ezgi
Orhan, Ezgi
Orhan, Ezgi
Orhan, Ezgi
Orhan, Ezgi
Job Title
Doç. Dr.
Email Address
ezgiorhan@cankaya.edu.tr
Main Affiliation
05.03. Şehir ve Bölge Planlama
05. Mimarlık Fakültesi
01. Çankaya Üniversitesi
05.03. Şehir ve Bölge Planlama
Şehir ve Bölge Planlama
05. Mimarlık Fakültesi
01. Çankaya Üniversitesi
05. Mimarlık Fakültesi
01. Çankaya Üniversitesi
05.03. Şehir ve Bölge Planlama
Şehir ve Bölge Planlama
05. Mimarlık Fakültesi
01. Çankaya Üniversitesi
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Files
Sustainable Development Goals
1
NO POVERTY

2
Research Products
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

1
Research Products
5
GENDER EQUALITY

1
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

2
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

1
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

18
Research Products
13
CLIMATE ACTION

3
Research Products
14
LIFE BELOW WATER

3
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

2
Research Products

Documents
15
Citations
109
h-index
7

Documents
21
Citations
117

Scholarly Output
28
Articles
22
Views / Downloads
1517/3420
Supervised MSc Theses
2
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
40
Scopus Citation Count
33
WoS h-index
5
Scopus h-index
4
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
1.43
Scopus Citations per Publication
1.18
Open Access Source
17
Supervised Theses
2
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|
Current Page: 1 / NaN
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 28
Article Tarihi Kent Merkezlerinin Kırılganlığı ve Afet Yönetimi Üzerine Bir Değerlendirme: Ankara Saraçlar Sokağı Yangını Örneği(2018) Orhan, EzgiÇalışma, 21 Şubat 2012’de Ankara’nın tarihi kent merkezi Ulus’ta Saraçlar Sokak’ta meydana gelen yangın örneği üzerinden tarihi merkezlerindeki iş alanları için afet yönetim politikaları geliştirmeyi amaçlamaktadır. Ulus kent merkezinde yaşanan afet ve sonrasındaki deneyimlerden hareketle tarihi iş çevrelerinde kırılganlıkları yaratan etkenlerin neler olduğu ve bu alanlarda afet sakınım stratejileri geliştirilmesi gerekliliği üzerine yoğunlaşmaktadır. Çalışma, Saraçlar Sokak yangın olayı incelemesine göre literatürde yer alan kültürel varlıkların korunması, kentsel kırılganlık, işyeri sürekliliği ve tarihi kentsel alanlarda afet yönetimi konularındaki tartışmaları bütünleştirmektedir. Çalışmanın temel savı, tarihi kent merkezlerinin mekânsal ve sosyo-ekonomik niteliklerinin neden olduğu sorunların yanı sıra alanda yer alan iş faaliyetinden kaynaklanan sorunların da bu alanlarda kentsel risk üretimine katkı koyduğudur. Ulus Tarihi Kent Merkezi’nde mekansal örüntünün, sosyo-ekonomik yapının ve iş etkinliklerinin şekillenişini tarif etmek için alanın planlama tarihi incelenmiş ve bu başlıklar altında kentsel kırılganlıkların üretimine katkı koyan uygulamaların neler olduğu irdelenmiştir. Mekansal yapının yapılaşma düzeni, erişilebilirlik ve altyapı sunumundaki sorunlar nedeniyle kırılganlıkları üretmesi; sosyo-ekonomik yapıda kırılganları oluşturan etkenlerin tarihi kent merkezinin kullanıcılarının özellikleri ve ekonomik ve kurumsal birikimin alanı yenileştirme kapasitesinin sınırlı olması ile ilişkili olması; ve işyeri nitelikleri ve alanda nüfus yoğunluğu yaratmaları bakımından iş faaliyetinin alanda kırılganlıklara yol açması üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Bu doğrultuda, tarihi alanların korunması ve ekonomik aktivitenin sürekliliği bakımından tarihi kent merkezlerine yönelik geliştirilecek afet yönetim politikaları ortaya konulmaktadır.Other Risk Toplumunu Yeniden Gözden Geçirmek: Covıd19’un Kent ve Toplum Üzerindeki Sorunlu Halleri(2021) Orhan, EzgiBu makale, COVID-19 salgının ardından küresel risk ortamının koşullarına ilişkin eleştirel bir değerlendirme sunmaktadır. Koronavirüs hastalığı tüm dünyaya yayılırken halk sağlığına dair öncelikler ile ekonomik uyum politikalarına dair alınan tedbirleri sorgulatmaktadır. Sosyal, politik ve ekonomik maliyetleriyle, toplumları zorluklara sürükleyen salgın konusu, bir sağlık sorunu olarak tanımlanmanın sınırlarını aşmış ve modernite ve kapitalist ekonomik sisteme dair yeni bir paradigmanın katalizörü haline gelmiştir. İnsan yaşamının her yönünde yarattığı yıkıcı etkileriyle, virüse ilişkin sorunlar bireyleri, ulusları ve küresel toplumu ‘risklerle yaşama’ yollarını düşünmeye yöneltmektedir. COVID-19’un ortaya koyduğu tehditten yola çıkan bu makale, geçmiş deneyimleri, mevcut durumu ve eğilimleri ‘risk toplumu’ kavramı üzerinden okuyarak, toplum, kent ve planlama ilişkilerini tartışmaktadır. Modernitenin, kapitalizmin ve halk sağlığı önceliklerinin tarihsel dinamiklerini yansıtarak, salgın sonrası dünya için farklı ölçeklerde toplumun yeni normallerine ışık tutmaktadır. Eleştirel değerlendirme yoluyla, bu makale risk toplumunun yeni aşamalarını bireysel, yerel, ulusal ve küresel ölçeklerde kavramsallaştırır ve her ölçeğin içerdiği ikilemi tasvir eder.Master Thesis The Location Choice of Urban Nightlife Activities and Their Impact on City Centers: the Case of Denizli City(2024) Yılmaz, Gökçe; Orhan, EzgiKentlerin ve merkezi alanların gelişimini yönlendiren çeşitli faktörler, zaman içinde kent merkezlerinin işlevlerinin ve kullanımlarının da değişimine neden olmuştur. Bu değişimde, eğlence mekanları ve gece zamanı da belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda tezin amacı, 'Kentsel gece hayatının gelişmesi ve kullanımının yoğunlaşmasının konut mahallesi üzerindeki etkilerini eğlence mekanları ve gece hayatı kavramları üzerinden ortaya koymaktır. Bu doğrultuda çalışmada bir örnek saha araştırması yapılmıştır. Örnek saha araştırması olarak kentsel merkezi yayılmanın net olarak gözlenebildiği Denizli kenti seçilmiştir. Araştırmanın temel savı, gece aktivitelerine ev sahipliği yapılan alanlarda kentsel merkezi gelişmenin ve değişmenin başlayacağıdır. Bu doğrultuda tez, şu araştırma sorusu etrafında şekillenmiştir: 'Kentsel gece hayatının gelişmesi ve kullanımının yoğunlaşmasının konut mahallesi üzerindeki etkileri nelerdir?' Araştırma amaçları doğrultusunda çalışma işletmeci tercihleri ve alan sakinlerinin tutumları üzerinden iki yönlü bir ele alış benimsemiştir. Bu doğrultuda, kent merkezlerinin dinamik yapısı içerisinde kentsel gece kullanımlarının önemli bir parçası olan eğlence mekanlarının kentin hangi bölgelerini tercih ettiği ve bu tercihlerin nedenleri araştırılırken kentsel merkezi işlevlerin konut alanlarının içine doğru yayılmasının ve bu alanlarda canlı bir gece hayatının varlığının mahalle sakinleri üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Ampirik çalışmanın sonuçlarına göre, 'merkezi konum', 'kullanıcı talebi', 'erişilebilirlik' ve 'güvenlik' etkenlerinin eğlence mekanlarının yer seçiminde öncelikli faktörler olduğu bulunmuş ve eğlence mekanı sahiplerinin bulundukları bölgeden duydukları memnuniyet düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu merkezi işlevlerin konut alanlarının içine doğru yayılması ve bu alanlarda canlı bir gece hayatının varlığıyla genç yetişkinler ve yaşlı nüfus arasında memnuniyet düzeylerinde farklılıklar görülürken gençlerin özellikle gece hayatının gelişimine yönelik yüksek beklentileri olduğu ve yeni faaliyetlere daha açık oldukları tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, uzun süreli ikametin, mahalledeki çeşitli değişikliklere daha olumlu bir tutum sergileme eğiliminde olduğu ve ekonomik faktörlere karşı daha duyarlı bir algı oluşturduğu görülmüştür. Eğlence mekanlarına yakın yaşayan ve sosyal faaliyetlere daha aktif katılan hanehalklarının genel memnuniyet düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öte yandan, gece hayatı aktivitelerinin gelişimiyle gürültü kirliliği, açık ve yeşil alanların azalması, trafik sıkışıklığı ve yetersiz otopark alanları gibi endişeler ortaya çıkmıştır.Article Citation - Scopus: 1Coexistence of Urban Nightlife Activities With Residential Areas: a Mixed-Use Neighborhood Case From Denizli, Türkiye(American Society of Civil Engineers (ASCE), 2025) Orhan, Ezgi; Yilmaz, Gokce; Bayrak, Ozlem TurkerSince the relationship between work and leisure has been reorganized as an outcome of postmodern everyday life, the nighttime has been a brightened subject for the local development agenda and revitalization policies of decayed urban centers. Even though the night activities accompanied by the leisure and entertainment industry have been prioritized to meet the increasing demand, their amalgamation with residential uses tends to lead to contradictory consequences, and the preservation of residents' quality of life needs tailored policies. Departing from the conflictive demands on urban nightscape, this study aims to reveal the satisfaction of entrepreneurs and residents coexisting in a neighborhood. To show the social, spatial, and temporal impacts of the extension of nocturnal activities, empirical research was conducted at the neighborhood level in Denizli, T & uuml;rkiye, data from 50 firms through snowball sampling were gathered through in-depth interviews and questionnaires, and a sample of 140 households were selected through stratified random sampling. For the analytical procedure, in addition to the descriptive statistics indicating business and household profiles, satisfaction levels with doing night business and residing in the neighborhood were inquired. Findings suggested that entertainment enterprises tended to cluster in newly developed areas to benefit from the proximity advantages to customers and support the expansion of central districts, and residents showed high satisfaction levels from the vitality ignited by night activities. Also, residents' overall satisfaction was found to be associated with the economic effects of nightlife and their attachment to the neighborhood. A policy frame is presented for socially sustainable nighttime activities targeting potential investors and decision makers and for preventing the old core's decay.Article Mekânsal Planlamada Deprem Riski ve İklim Krizini Birlikte Ele Almak(2021) Peker, Ender; Orhan, EzgiDoğal ve insan eliyle üretilen tehditler karşısında kentlerin korunmasızlığı giderek artmaktadır. Bulundukları coğrafyaya göre kentlerimiz deprem, çığ, heyelan gibi doğal tehlikelerin yanı sıra iklim krizinin tetiklediği aşırı yağış, kentsel taşkınlar, sıcak hava dalgaları ve uzun kuraklıklara maruz kalmaktadır. Bu durum, kentlerin geleceği için beşeri ve doğal sistemlerin bir arada ele alınmasını, ortak stratejiler geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Ancak, Türkiye planlama pratiğinde, iklim değişikliği eylem planı ve deprem stratejisi eylem planı gibi mekânsal planlamayla doğrudan ilişkili olan stratejik belgeler, çoğunlukla birbirinden bağımsız ve planlamadan kopuk olarak üretilmektedir. Bu çalışma, deprem ve iklim konularına duyarlı bir planlama yaklaşımının birlikte kurgulanması gerekliliğini savunmakta ve bu doğrultuda bütüncül bir planlama yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bu amaçla, çalışmada öncelikle, deprem ve iklim konularının ülkemizdeki planlamaya ilişkin kanunlarda ve ulusal eylem planlarında nasıl yer bulduğu incelenmiştir. Ardından, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’yle tanımlanan farklı ölçeklerdeki planlar için deprem ve iklim konularının birlikte girdi yapabileceği alanlar tespit edilmiştir. Buradan hareketle, bölge, kent, mahalle ve yapı ölçeklerinde deprem riski ve iklim krizine birlikte yanıt veren planlama stratejileri önerilmiştir. Farklı stratejiler arasındaki olası sinerji ve çatışma alanları tartışılmıştır. Çalışmanın, planlama alanındaki karar vericiler ve uygulayıcılar için mekânsal planlar yapım süreçleri içinde deprem ve iklim değişikliği kaynaklı afetler için bütüncül bir perspektif kazandırması hedeflenmektedir.Editorial Challenges of the (Anti) Adaptive Urbanization in Multiple Scales(Emerald Group Publishing Ltd, 2023) Orhan, Ezgi; Lotfata, AynazConference Object Sanayi kentinde inşaat sektörünün ivmelenmesi ve kentsel gelişim analizi Denizli örneği(2015) Orhan, Ezgi; Zengin, MuratArticle Integrating Adaptation Strategies of Businesses with Community Resilience: A Case from Turkey(2018) Orhan, EzgiIn developing countries bounded by traditional approaches of disaster management, post-disaster policies may not lead to resilience at aggregate level. Turkey exemplifies the case with its experience in the 1999 Izmit earthquake. The policies applied following the 1999 trajectory to create a safer built environment incorporated resettlement and reconstruction efforts, yet businesses were largely unregulated by local and national governments during the recovery process which leads to development of their own adaptive strategies to survive after the disaster. This paper aims to analyse the adaptation strategies of private enterprises in the face of disasters. In this respect, a case study research was undertaken in Adapazari, Turkey to inquire their adaptive strategies after the disaster with respect to the independent variables of business size and occupancy status. This paper contributes to the field of disaster studies by showing businesses’ adaptive capacities that enable them to survive following a disaster. The key findings of this study present that businesses adapt for survival after a natural disaster in accordance with their business size and occupancy status. Although small firms and lease-holder firms challenge with organizational and financial problems, they are able to develop locational strategies which increase their survival change and adaptability against their larger and owner occupied counterparts.Article Citation - Scopus: 1Disaster Management of Hotels: Empirical Results From the Lodging Industry(Routledge, 2022) Orhan, E.Among other business types, hotels serving as temporary accommodation for visitors with solid ties to local conditions present unique hazard-prone characteristics, and show vulnerabilities based on their location. Departing from the significance of the topic for the Turkish case, this paper focuses on the risk perception and responsiveness of the lodging industry. In doing so, an empirical study was carried out in Ankara city. Data from 75 hotels were gathered via a questionnaire designed to identify their locational attributes and operationalized by multiple logistic regression analysis. Although hotels in the sample accepted that safety is a significant issue for both the continuity of their operationality and guests, hotels were reluctant in developing systematic and effective tools for disaster management. © 2021 Informa UK Limited, trading as Taylor & Francis Group.Article Afet Sonrası Hanehalklarının Yer Seçim Kararları ve Kentsel Dirençlilik: Değirmendere Örneği(2019) Orhan, Ezgi; Keskinok, ÇağatayBu çalışma ile, afetlerin hemen sonrasında acil durum koşullarında hanehalklarının afet bölgesinde kalma veya alanı terk etme kararlarının kentsel dirençliliğin inşasında önemli bir unsur olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, afete maruz yerleşimlerde yaşayanların afetin hemen sonrasında yer seçim kararlarını ve beklentilerini irdeleyerek kentsel dirençlilik üzerine bir tartışma yürütmektir. Çalışma, 1999 Depremi’nin etkilerinin yoğun olarak görüldüğü Değirmendere kenti örneğinde afeti yaşamış hanehalklarını temel almaktadır. Çalışmada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1999-2000 ders yılı 2. sınıf Planlama Stüdyosu’nda yürütülmüş olan Değirmendere Planlama Projesi kapsamında gerçekleştirilmiş hanehalkı anketlerinden yararlanılmıştır. Depremin hemen ardından Ekim 1999 tarihinde çadırkentlerde ve yerleşik konut alanlarında yaşayan toplam 490 hanehalkına uygulanan anket çalışması stüdyo projelerinin bir parçası olarak saha araştırması yoluyla elde edilmiştir. Anketlerde afete maruz kalmış nüfusun genel demografik niteliklerinin yanı sıra hasar düzeyi, alınan yardım türü ve taşınma istekleri sorgulanmış, yanıtların betimsel istatistikleri çıkarılmıştır; ancak çalışmanın yapıldığı dönemin koşulları göz önüne alındığında afetzedelerin anket sorularının tamamını yanıtlayamadığı görülmektedir. Nüfusun yaklaşık % 10’luk büyüklüğüne ulaşan bir örneklemde uygulanan anket çalışmalarında tespit edilen afet bölgesini afetin hemen sonrasının koşullarında bile terk etmeme isteği, alanın yeniden inşası için en önemli itici güç olarak görülmelidir. Çalışma ile, afetin yarattığı psikolojik sarsıntılara karşın, afet sonrasında deprem bölgesinde oluşan “aidiyet duygusunun” güçlülüğü kentsel dirençliliğin inşasına katkı koyacak biçimde politikaları şekillendirebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

