Oğuz, Cemal
Loading...
Profile URL
Name Variants
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
oguzc@cankaya.edu.tr
Main Affiliation
Hukuk
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Files
Sustainable Development Goals
13
CLIMATE ACTION

0
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

0
Research Products
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

0
Research Products
15
LIFE ON LAND

0
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

0
Research Products
14
LIFE BELOW WATER

0
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

0
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

0
Research Products
6
CLEAN WATER AND SANITATION

0
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

0
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

0
Research Products
12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION

0
Research Products
2
ZERO HUNGER

0
Research Products
1
NO POVERTY

1
Research Products
7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY

0
Research Products
5
GENDER EQUALITY

0
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

0
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
8
Articles
2
Views / Downloads
47/0
Supervised MSc Theses
6
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
0
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
2
Supervised Theses
6
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi | 1 |
| Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

8 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 8 of 8
Master Thesis Penalty Clause in Turkish Private Law(2024) Sönmez, Canan; Oğuz, CemalÇalışmamızın konusunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179. ve 182. maddeleri arasında düzenlenen ceza koşulu oluşturmaktadır. Ceza koşulu, borçlu üzerinde baskı oluşturarak mevcut ve geçerli asıl borcun ifasını; asıl borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde ise alacaklının doğması muhtemel zararının tazminini güvence altına alan ekonomik değere sahip, ayrı ve bağımsız olmakla birlikte fer'i nitelik taşıyan bir edimdir. Kural olarak taraflar, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu serbestçe belirleyebilirler. Ancak, serbestçe kararlaştırılan ceza koşulunun miktarı bazı hallerde hakkaniyeti zedeleyecek düzeyde aşırılık taşıyabilmektedir. Bu gibi hallerde, borçlunun ekonomik yönden sömürülmesini önlemek ve sözleşme adaletini sağlamak amacıyla sözleşme özgürlüğü ilkesi; hâkime, aşırılığa müdahale ederek ceza koşulunu indirme yetkisi verilmek suretiyle sınırlandırılmıştır. Çalışmamızda, ceza koşulu kavramı ve aşırılığı halinde ceza koşulunun indirilmesi; öğretide yer alan görüşler ve Yargıtay kararları kapsamında incelenmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünde, ceza koşulu kavramı ele alınmış, bu doğrultuda ceza koşulunun tanımı, amacı, hukuki niteliği, unsurları ve türleri incelenmiş; ceza koşulunun kusur ve zarar ile ilişkisi ve benzer kavramlardan farkı açıklanmıştır. İkinci bölümde, ceza koşulunun indirilmesinin amacı, hukuki niteliği, şartları ve tacir sıfatını haiz borçlu bakımından ceza koşulunun indirilmesi ele alınmıştır. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise ceza koşulunun indirilmesine ilişkin usuli işlemlere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ceza koşulu, Ceza Koşulunun İndirilmesi, Aşırı Ceza Koşulu, Ceza Koşulunun Ahlaka AykırılığıMaster Thesis Court Supervision of Medicine Supply Protocol General Terms and Conditions(2024) Ankara, İbrahim; Oğuz, CemalÜlkemizde tüketiciye yönelik perakende ilaç tedariği, sadece eczaneler aracılığıyla yapılmaktadır. Eczacılar, işbu ilaç tedarik süreci için Sosyal Güvenlik Kurumu ile özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olan İlaç Temin Sözleşmesi'ni imzalamaktadırlar. İlaç Temin Sözleşmesi'nin bir tarafı kamu kurumu niteliğine haiz Sosyal Güvenlik Kurumu, diğer tarafı ise tacir sıfatını haiz eczacılardır. İlaç Temin Sözleşmesi müzakere sürecinde eczacılar adına 6643 sayılı Kanun kapsamında Türk Eczacılar Birliği yetkili kılınmıştır. Türk Borçlar Kanunu ile yürürlüğe giren genel işlem koşulları denetiminin kişi bakımından uygulama sınırı belirlenmediği için tacir olan eczacıların da bu korumadan yararlanması gerekmektedir. İlaç Temin Sözleşmesi, standart sözleşme niteliğinde olup mahkeme denetimine tabidir. Bu kapsamda ilgili sözleşme hükümleri; yürürlük, yorum ve içerik denetiminden geçecektir. Çalışmamız genelinde; taraf hak ve yükümlülükleri, mahkeme kararları, denetim süreçleri ve eczacıların genel işlem koşulları karşısında korunabilmeleri değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonuç bölümünde ise ulaşılan kanaat, öneri ve sonuçlara yer verilmiştir.Master Thesis Adam Çalıştıranın Organizasyon Sorumlululuğu (TBK M. 66 3)(2025) Ulaş, Zeynep Baran; Oğuz, CemalTürk Borçlar Kanunu m. 66/3 hükmü ile adam çalıştıranın olağan kusursuz sorumluluğuna ek yeni bir sorumluluk türü öngörülmüştür. Maddeye göre bir işletmede adam çalıştıran işletme faaliyetleri nedeniyle oluşacak zarardan sorumludur. Ancak işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat edebilirse sorumluluktan kurtulacaktır. Bu sorumluluk doktrinde organizasyon sorumluluğu olarak adlandırılmıştır. Sorumluluğun kanunda düzenlendiği yer ve düzenleniş şekli bir takım görüş ayrılıklarına neden olmaktadır ancak sorumluluğa ilişkin düzenlemenin gerekliliği ve önemi tartışmasızdır. Nitekim gelişen teknoloji, artan üretim hacmi, kullanılan yeni enerji kaynakları, ortaya çıkan ürün ve hizmet çeşitliliği gibi pek çok faktör; hizmet ve mal sağlayan işletmelerin faaliyetleri neticesinde oluşan zararların da çeşitliliğinin, niteliğinin ve boyutlarının değişmesine neden olmaktadır. Bu çalışmada adam çalıştıranın organizasyon sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu m. 66 kapsamında ele alınmış, sorumluluğun niteliği, şartları ve sonuçları yine Türk Borçlar Kanunu kapsamında ve doktrindeki çeşitli görüşlere ve mahkeme kararlarına yer verilerek açıklanmıştır.Master Thesis Conditional Obligation Relationship(2025) Üstün, Zehra; Oğuz, CemalBu çalışma koşula bağlı borç ilişkilerini konu edinmektedir. Koşul kavramının ayrıntılı incelemesine geçmeden önce tezin ilk bölümünde borç ilişkisinin temel ilkeleri ile tarafların hak ve yükümlülüklerine dair genel bir çerçeve çizilmiştir. Ayrıca koşul kavramının sıklıkla karıştırıldığı ceza koşulu ve bağlanma parası gibi bazı hukuki kurumlarla arasındaki farklar açık biçimde ortaya konulmuştur. Tezin odak noktasını oluşturan koşul, gelecekte meydana gelip gelmeyeceği belirsiz bir olaya bağlanan hukuki sonuçlar çerçevesinde ele alınmıştır. Bir koşulun hukuken geçerli sayılabilmesi için öncelikle bir hukuki işleme bağlanmış olması ve tarafların bu yönde açık bir irade beyanında bulunmuş olmaları gerekmektedir. Bunun yanında koşulun konu aldığı olayın geleceğe ilişkin olması ve gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin mevcut durumda objektif olarak belirsizlik arz etmesi geçerlilik için zorunludur. Koşulun hukuka ve genel ahlak kurallarına aykırı olmaması, baştan itibaren imkansız bir durumu içermemesi ve anlamsız ya da keyfi nitelikte olmaması gibi unsurlar da titizlikle değerlendirilmektedir. Başta geciktirici ve bozucu koşullar olmak üzere koşulun farklı türleri ile bu türlerin koşulun askıda olduğu kritik dönemde ve gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi durumunda doğurduğu farklı hukuki sonuçlar ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Dürüstlük kuralı çerçevesinde koşulun gerçekleşmesini engellememe yükümlülüğü ve koşulun zamanla imkansız hale gelmesi gibi hukuki durumlar da önemli başlıklar arasında yer almaktadır. Bu kapsamlı değerlendirme neticesinde koşula bağlı borç ilişkilerinin Türk Borçlar Hukuku içindeki yeri ve önemi konusunda bütüncül bir bakış açısı sunulması ve bu alandaki hukuki tartışmalara anlamlı bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Borç, Borç ilişkisi, Koşul, Koşula bağlı borç ilişkisi, Borç ilişkisinde özel durumlar.Master Thesis Criteria for Poverty and Determining the Maintenance Payment Amount in Welfare Allowance(2024) Üstün, Figen; Oğuz, CemalTez çalışmamızın konusunu 'Yoksulluk Nafakasında Yoksulluk Kriterleri ve Nafaka Miktarının Belirlenmesi' hususları oluşturmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yoksulluk nafakası kurumu düzenlenmiş olmakla birlikte hükmün içeriğinde yoksulluk nafakası talebinde bulunacak eşin hangi kıstaslara göre tarafına yoksulluk nafakası verilebileceği ve hangi kıstaslara göre tarafına yoksulluk nafakası verilemeyeceği ile ilgili bir düzenleme mevcut değildir. Aynı şekilde yoksulluk nafakası miktarının hesaplanması ile ilgili de kanun metninde belirli formül ve ölçütler belirlenmemiş yalnızca 'diğer taraftan mali gücü oranında' ibaresi kullanılmıştır. Kanundaki düzenlemeye göre yoksulluk nafakası; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, diğer taraftan kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için mali gücü oranında süresiz olarak isteyebileceği ve miktarı hakim tarafından takdir edilen nafaka türüdür. Çalışmamızın içeriğinde doktrin ve Yargıtay eğilimi çerçevesinde yoksulluk kriterleri ve nafaka miktarının hesaplanması konuları değerlendirmeye tabi tutulmadan önce nafaka kavramı ve yoksulluk kavramları ile ilgili açıklamalar yapılmış, nafakanın hukuki niteliği ve nafaka kavramının genel özellikleri üzerinde durulmuştur. Türk Medeni Hukuk öğretisinde yoksulluk nafakası kavramının diğer nafaka türlerinden hangi nafaka türü içerisinde yer aldığına değinilmiş ve devamında yoksulluk nafakası talebinde bulunabilmek için Türk Medeni Kanunu 175. maddedeki hangi koşulların gerçekleşmesi gerektiği izah edilerek çalışmamızın asıl konusu olan yoksulluk nafakasında yoksulluk kriterleri ve nafaka miktarının belirlenmesi konularıyla ilgili başlıklar halinde bilgiler aktarılmış, doktrindeki görüşlere değinilmiş ve Yargıtay'ın bakış açısına ilişkin karar metinleri sunulmuştur. Nafaka miktarının belirlenmesi konusuyla ilgili; nafaka miktarının artırılması, azaltılması ve tamamen kaldırılması davalarından da bahsedildikten sonra nafaka miktarının hakim onayından geçerek anlaşmalı suretle de belirlenebileceği hususları üzerinde durulmuştur. Yoksulluk nafakası talebi, boşanma davasında veya boşanma davasından sonra açılacak ayrı bir dava ile ileri sürülebilmektedir. Ayrıca yoksulluk nafakası miktarının artırılması, azaltılması ve kaldırılması davaları da bir mahkeme sürecinden geçtiği için çalışmamızın son kısmında usul hükümlerine değinilmiş ve çalışmamız noktalanmıştır. Anahtar Kelimeler: Nafaka, Yoksulluk Nafakası, Yoksulluk Kriteri.Article Türk Borçlar Kanununa Göre Kefaletin Sona Ermesi(2022) Oğuz, CemalBu çalışmada 2012 yılında yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu’nun kefalet sözleşmesinin sona ermesine ilişkin öngördüğü yeni hükümler incelenmeye çalışılmıştır. Kefilin uzunca bir süre yükümlülük altında tutulmasının yaratacağı sakıncaları ortadan kaldırmak amacıyla kanun koyucu, belirsiz bir süre için girişilmiş kefaletlerin öngörülen sürenin geçmesiyle ortadan kalkacağını düzenlemiştir. Makalemizin konusunu, kanunda kefalet sözleşmesinin öngörülen bu ve bunun dışındaki diğer sona erme sebepleri oluşturmaktadır. Kefalet fer’i niteliği itibarıyla kural olarak temin ettiği asıl borcun sona ermesiyle birlikte ortadan kalkar. Bunun yanı sıra kefalet sözleşmesi asıl borçtan bağımsız olarak kendisinden doğan sebeplerle de sona erebilir. Asıl borca bağlı sona erme sebepleri, TBK m. 598/I’de düzenlenmişken; bağımsız sona erme sebepleri TBK m. 598/II ilâ TBK m. 598/V arasında düzenlenmiştir. Bu bağımsız sona erme sebepleri arasında kanunda yeni bir hüküm olarak yer alan bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefaletin, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağına ilişkin düzenleme önem taşır. Kefalet, ayrı bir sözleşme olarak Kanun’un genel hükümlerine göre de sona erebilir. Kefaletin kendisinden kaynaklanan sona erme sebepleri ise TBK m. 598 ilâ TBK m. 602 arasında düzenlemiştir. Gelecekte doğacak bir borca kefalet bakımından da durum, kanunun ilgili hükmü çerçevesinde değerlendirilmekte ve kefile tanınan kefaletten dönme hakkı makalede ayrıca incelenmektedir.Master Thesis Alt Kira Sözleşmesi ve Kira Sözleşmesinde Kullanım Hakkının Devri(2025) Ateş, Serkan; Oğuz, CemalKira sözleşmeleri esas itibariyle kiracıya sözleşmenin konusu olan kiralananı kullanmayı ve ondan yararlanmayı sağlayan, bunun karşılığında da kiracının kiraya verene kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Kiracı sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kira sözleşmesinin konusu olan kiralananın tamamı veya bir kısmını üçüncü bir kişiye kiraya verebilmektedir. Bu serbesti konut ve çatılı iş yeri kiraları ile ürün kiraları açısından kiraya verenin yazılı rızasının alınması gerekliliğiyle bir miktar kısıtlanmaktadır. Alt kira sözleşmesi olarak adlandırılan bu sözleşme daha çok sosyal ve ekonomik gereksinimlerden kaynaklanmaktadır. Kiracı alt kira sözleşmesi yapmak suretiyle kiralananı kullanmadığı süre boyunca veya kiralananın kullanmadığı kısmını kiraya vererek kiracısı olduğu sözleşmeden kaynaklı kira bedelinin sebep olduğu maliyeti düşürme eğilimine gitmektedir. Alt kira sözleşmesi Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Alt kira sözleşmesi hem bir alt sözleşme hem de bir kira sözleşmesidir. Bu nedenle de bu iki sözleşmenin özelliklerini barındırmaktadır. Alt kira sözleşmesinin yapılması bazı şartlara bağlanmıştır. Kiracının kiralananı üçüncü bir kişiye kiraya verirken bu şartlara uyması gerekmektedir. Bununla birlikte özellikle kısa süreli ve de turizm amaçlı konutların kiralanmasına ilişkin olarak son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler alt kira ilişkilerinin kurulmasında bazı sorumluluklar ve kısıtlamalar da getirmiştir. Alt kira sözleşmesinin bir alt sözleşme olması nedeniyle alt kira ilişkisinde ikiden fazla taraf bulunmaktadır. Bu kapsamda da her bir tarafın sözleşmede yer aldığı konuma ilişkin olarak da bazı hakları ve borçları bulunmaktadır. Burada kiraya veren, kiracı ve de alt kiracının yer aldığı alt kira ilişkisinde bu ilişkinin taraflarının her birinin hakları ve borçları vardır. Bununla birlikte alt kira ilişkisinin kurulduğu hallerde her ne kadar aralarında sözleşmesel ilişki bulunmasa da kiraya veren ile alt kiracı arasında da kanundan doğan birtakım haklar ve borçlar bulunmaktadır. Borçlar Kanununda alt kira sözleşmesi ile aynı maddede düzenlenen kullanım hakkının devri, alt kira ile birlikte benzer özellikleri barındırmasına ve de aynı amaca hizmet ediyor gibi gözükse de birbirinden farklı kurumlardır. Bu farklılık taraflara farklı haklar vermekte ve de farklı borçlar yüklemektedir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından birisi olan arabuluculuk kurumu son yıllarda hukukumuzda geniş yer edinmiş olmakla birlikte alt kira sözleşmelerine bağlı olarak taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümünde de yargı yoluna başvurmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Alt kira sözleşmesinin bir kira sözleşmesi olması sebebiyle kira sözleşmesini sona erdiren haller alt kira sözleşmesinin sona ermesi için de geçerlidir. Ayrıca asıl kira sözleşmesinin sona ermesinin de alt kira sözleşmesi üzerinde etkileri bulunmaktadır.Article Sözleşmenin Devrinin Hukuki Sonuçları(2020) Oğuz, CemalSözleşmenin devri, kendi daha önce taraf olarak sözleşmeye katılmamış olan, sözleşmeye yabancı üçüncü birkişinin, mevcut taraflardan birinin yerine geçerek devam eden bir sözleşme ilişkisine katılmasıdır. Sözleşmenindevrinde, devrin hukuki sonuçları açısından, zamansal bakımdan sınırlı olan ile zamansal bakımdan sınırlı olmayan sözleşme devrinin birbirinden ayrı tutulması gerekmektedir. Zamansal bakımdan sınırlanmamış olan sözleşmedevrinde, devralanın üstlenmesi, geçmişe etkili sonuç doğurur (ex tunc). Buna karşılık, zamansal bakımdan sınırlanmış olan sözleşme devrinde, devralan, temel sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin sadece bir kısmınıüstlenir. Diğer kısım, sözleşmeden ayrılan tarafın üzerinde kalır. Bu genel kural çerçevesinde, devrin hukukisonuçları; yorum, temel sözleşmenin tek taraflı bağlamazlık yaptırımına tâbi olması, tasfiye, borca aykırılık, tazminat talepleri ve fer’i teminatlar bakımından incelenmiştir.

