Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
4 results
Search Results
Master Thesis Adam Çalıştıranın Organizasyon Sorumlululuğu (TBK M. 66 3)(2025) Ulaş, Zeynep Baran; Oğuz, CemalTürk Borçlar Kanunu m. 66/3 hükmü ile adam çalıştıranın olağan kusursuz sorumluluğuna ek yeni bir sorumluluk türü öngörülmüştür. Maddeye göre bir işletmede adam çalıştıran işletme faaliyetleri nedeniyle oluşacak zarardan sorumludur. Ancak işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat edebilirse sorumluluktan kurtulacaktır. Bu sorumluluk doktrinde organizasyon sorumluluğu olarak adlandırılmıştır. Sorumluluğun kanunda düzenlendiği yer ve düzenleniş şekli bir takım görüş ayrılıklarına neden olmaktadır ancak sorumluluğa ilişkin düzenlemenin gerekliliği ve önemi tartışmasızdır. Nitekim gelişen teknoloji, artan üretim hacmi, kullanılan yeni enerji kaynakları, ortaya çıkan ürün ve hizmet çeşitliliği gibi pek çok faktör; hizmet ve mal sağlayan işletmelerin faaliyetleri neticesinde oluşan zararların da çeşitliliğinin, niteliğinin ve boyutlarının değişmesine neden olmaktadır. Bu çalışmada adam çalıştıranın organizasyon sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu m. 66 kapsamında ele alınmış, sorumluluğun niteliği, şartları ve sonuçları yine Türk Borçlar Kanunu kapsamında ve doktrindeki çeşitli görüşlere ve mahkeme kararlarına yer verilerek açıklanmıştır.Master Thesis Criteria for Poverty and Determining the Maintenance Payment Amount in Welfare Allowance(2024) Üstün, Figen; Oğuz, CemalTez çalışmamızın konusunu 'Yoksulluk Nafakasında Yoksulluk Kriterleri ve Nafaka Miktarının Belirlenmesi' hususları oluşturmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yoksulluk nafakası kurumu düzenlenmiş olmakla birlikte hükmün içeriğinde yoksulluk nafakası talebinde bulunacak eşin hangi kıstaslara göre tarafına yoksulluk nafakası verilebileceği ve hangi kıstaslara göre tarafına yoksulluk nafakası verilemeyeceği ile ilgili bir düzenleme mevcut değildir. Aynı şekilde yoksulluk nafakası miktarının hesaplanması ile ilgili de kanun metninde belirli formül ve ölçütler belirlenmemiş yalnızca 'diğer taraftan mali gücü oranında' ibaresi kullanılmıştır. Kanundaki düzenlemeye göre yoksulluk nafakası; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, diğer taraftan kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için mali gücü oranında süresiz olarak isteyebileceği ve miktarı hakim tarafından takdir edilen nafaka türüdür. Çalışmamızın içeriğinde doktrin ve Yargıtay eğilimi çerçevesinde yoksulluk kriterleri ve nafaka miktarının hesaplanması konuları değerlendirmeye tabi tutulmadan önce nafaka kavramı ve yoksulluk kavramları ile ilgili açıklamalar yapılmış, nafakanın hukuki niteliği ve nafaka kavramının genel özellikleri üzerinde durulmuştur. Türk Medeni Hukuk öğretisinde yoksulluk nafakası kavramının diğer nafaka türlerinden hangi nafaka türü içerisinde yer aldığına değinilmiş ve devamında yoksulluk nafakası talebinde bulunabilmek için Türk Medeni Kanunu 175. maddedeki hangi koşulların gerçekleşmesi gerektiği izah edilerek çalışmamızın asıl konusu olan yoksulluk nafakasında yoksulluk kriterleri ve nafaka miktarının belirlenmesi konularıyla ilgili başlıklar halinde bilgiler aktarılmış, doktrindeki görüşlere değinilmiş ve Yargıtay'ın bakış açısına ilişkin karar metinleri sunulmuştur. Nafaka miktarının belirlenmesi konusuyla ilgili; nafaka miktarının artırılması, azaltılması ve tamamen kaldırılması davalarından da bahsedildikten sonra nafaka miktarının hakim onayından geçerek anlaşmalı suretle de belirlenebileceği hususları üzerinde durulmuştur. Yoksulluk nafakası talebi, boşanma davasında veya boşanma davasından sonra açılacak ayrı bir dava ile ileri sürülebilmektedir. Ayrıca yoksulluk nafakası miktarının artırılması, azaltılması ve kaldırılması davaları da bir mahkeme sürecinden geçtiği için çalışmamızın son kısmında usul hükümlerine değinilmiş ve çalışmamız noktalanmıştır. Anahtar Kelimeler: Nafaka, Yoksulluk Nafakası, Yoksulluk Kriteri.Master Thesis Court Supervision of Medicine Supply Protocol General Terms and Conditions(2024) Ankara, İbrahim; Oğuz, CemalÜlkemizde tüketiciye yönelik perakende ilaç tedariği, sadece eczaneler aracılığıyla yapılmaktadır. Eczacılar, işbu ilaç tedarik süreci için Sosyal Güvenlik Kurumu ile özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olan İlaç Temin Sözleşmesi'ni imzalamaktadırlar. İlaç Temin Sözleşmesi'nin bir tarafı kamu kurumu niteliğine haiz Sosyal Güvenlik Kurumu, diğer tarafı ise tacir sıfatını haiz eczacılardır. İlaç Temin Sözleşmesi müzakere sürecinde eczacılar adına 6643 sayılı Kanun kapsamında Türk Eczacılar Birliği yetkili kılınmıştır. Türk Borçlar Kanunu ile yürürlüğe giren genel işlem koşulları denetiminin kişi bakımından uygulama sınırı belirlenmediği için tacir olan eczacıların da bu korumadan yararlanması gerekmektedir. İlaç Temin Sözleşmesi, standart sözleşme niteliğinde olup mahkeme denetimine tabidir. Bu kapsamda ilgili sözleşme hükümleri; yürürlük, yorum ve içerik denetiminden geçecektir. Çalışmamız genelinde; taraf hak ve yükümlülükleri, mahkeme kararları, denetim süreçleri ve eczacıların genel işlem koşulları karşısında korunabilmeleri değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonuç bölümünde ise ulaşılan kanaat, öneri ve sonuçlara yer verilmiştir.Master Thesis Penalty Clause in Turkish Private Law(2024) Sönmez, Canan; Oğuz, CemalÇalışmamızın konusunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179. ve 182. maddeleri arasında düzenlenen ceza koşulu oluşturmaktadır. Ceza koşulu, borçlu üzerinde baskı oluşturarak mevcut ve geçerli asıl borcun ifasını; asıl borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde ise alacaklının doğması muhtemel zararının tazminini güvence altına alan ekonomik değere sahip, ayrı ve bağımsız olmakla birlikte fer'i nitelik taşıyan bir edimdir. Kural olarak taraflar, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu serbestçe belirleyebilirler. Ancak, serbestçe kararlaştırılan ceza koşulunun miktarı bazı hallerde hakkaniyeti zedeleyecek düzeyde aşırılık taşıyabilmektedir. Bu gibi hallerde, borçlunun ekonomik yönden sömürülmesini önlemek ve sözleşme adaletini sağlamak amacıyla sözleşme özgürlüğü ilkesi; hâkime, aşırılığa müdahale ederek ceza koşulunu indirme yetkisi verilmek suretiyle sınırlandırılmıştır. Çalışmamızda, ceza koşulu kavramı ve aşırılığı halinde ceza koşulunun indirilmesi; öğretide yer alan görüşler ve Yargıtay kararları kapsamında incelenmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünde, ceza koşulu kavramı ele alınmış, bu doğrultuda ceza koşulunun tanımı, amacı, hukuki niteliği, unsurları ve türleri incelenmiş; ceza koşulunun kusur ve zarar ile ilişkisi ve benzer kavramlardan farkı açıklanmıştır. İkinci bölümde, ceza koşulunun indirilmesinin amacı, hukuki niteliği, şartları ve tacir sıfatını haiz borçlu bakımından ceza koşulunun indirilmesi ele alınmıştır. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise ceza koşulunun indirilmesine ilişkin usuli işlemlere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ceza koşulu, Ceza Koşulunun İndirilmesi, Aşırı Ceza Koşulu, Ceza Koşulunun Ahlaka Aykırılığı
