Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
7 results
Search Results
Master Thesis İş mahkemelerinde yargılama usulü(2019) Turgut, Oyaİşçilerin hakları ve hukuki statüleri zaman içerisinde sürekli olarak değişim ve gelişim göstermiş bu değişim ve gelişime bağlı olarak, işçilerin haklarına ulaşabilmeleri için izlemeleri gereken yol da hızlandırılmış ve kolaylaştırılmıştır. Ülkemizde 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 4 Ağustos 1950 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile bir ihtisas mahkemesi olarak iş mahkemeleri kurulmuş ve iş uyuşmazlıklarının iş yargısında ihtisaslaşmış hakimler tarafından daha hızlı bir şekilde çözümlenmesi amaçlanmıştır. İş yaşamının dinamizmi neticesinde 5521 sayılı Kanun zaman içerisinde yetersiz kalmış ve iş mahkemelerinde uygulanacak yargılama usulünde değişikliğe gidilmesi kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu kapsamda yaşanan sorunlara çözüm sunmak üzere 12/10/2017 tarihinde kabul edilen 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 25/10/2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bunun dışında 2011 yılında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 2012 yılında 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu yürürlüğe girmiştir. İş yargılamasında 7036 sayılı Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanacaktır. 7036 sayılı Kanun ile, Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda bir dava şartı olarak arabulucuya başvuru zorunluluğu getirilmiş (İş M. K. m.3), iş mahkemeleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine dair hükümlerinden doğan uyuşmazlıklara da bakmakla görevlendirilmiş (İş M. K. m.5), kanun yollarına başvuru süresi ve bu sürenin başlangıç tarihi Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile uyumlu hale getirilmiş (İş M. K. m.7) ve kanunda düzenlenen bir takım dava ve işler hakkında temyiz yoluna başvuru imkanı kaldırılarak bu dava ve işlerin istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği (İş M. K. m.8) düzenlenmiştir. 7036 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu'nun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıkların da iş mahkemelerinin görev alanında olduğu düzenlenmiş ancak idari para cezalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinin görev alanının dışında bırakılmıştır. 7036 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer yetki kuralının yanı sıra, işlemin yapıldığı yer ile iş kazasından doğan tazminat davalarında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ve zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkisine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. 2014 yılında 5521 sayılı Kanun'da değişiklik yapılarak iş davalarında Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvuru zorunluluğu ve Kurum'un feri müdahalesine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, 7036 sayılı Kanun ile dü bu düzenlemeler kabul edilmiştir. Hizmet tespit davaları dışında, sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda Kuruma başvuru zorunluluğu getirilmiştir.Master Thesis İdarî yargıda bilirkişinin yasaklı olması ve reddi(2019) Aktuna, MehmetBilirkişi, yargı düzeni içerisinde hâkimin yerine geçmemekle birlikte hâkim tarafından yapılan görevlendirme çerçevesinde, teknik ve bilimsel hususlara ilişkin onun yetki alanına giren faaliyetin önemli bir kısmını üstlenerek alacağı kararda belirleyici ve etkin bir rol oynamaktadır. Bu itibarla bir "hâkim yardımcısı" konumunda olan bilirkişinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı; mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı anlamına gelmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 272. maddesinde; hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kuralların bilirkişiler bakımından da uygulanacağı düzenlenmiştir. İdarî yargının amacı; idareyi hukuk sınırları içinde tutmak ve idare karşısında kişinin, hak ve hürriyetlerini koruyarak hukuk devletini gerçekleştirmektir. Bu nedenle idarî yargıda, bilirkişinin bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlamak adına uygulanacak olan kurallar özel bir öneme sahiptir. İdarî yargıda uygulanacak olan 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 31. maddesinde; bilirkişiler hakkında 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Tez çalışmamızda, idarî yargıda bilirkişiler hakkında uygulanacak yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar pozitif hukuk (de lege lata) ve olması gereken hukuk (de lege ferenda) bakımından ele alınmıştır.Master Thesis Design and implementation of a dynamic laser beam shaping system(2018) Alsaka, Dına Yaqoob MattıHüzme oluşumu, serbest uzay haberleşme, optik veri depolama, lazer malzeme etkileşimi ve tıbbi cerrahi gibi çok sayıda uygulamayı açmak için teknolojiye izin veren ana anahtardır. Birçok araştırmacı lazer hüzmesinin farklı stratejilerle şekillendirilmesinden mennundur. Bu stratejilerin bazıları, bir lazer profil şekillendirme sisteminin tasarlanması için yansıma ve /veya kırılma yasalarına bağlıdır, ancak bu stratejiler, belirli bir lazer ışını ve bunun çıktı paterni için tasarlandığı gibi bir sınırlamaya sahiptir. Bundan dolayı, lazer hüzme şekillendirme sistemlerinin ışık şiddeti profilini şekillendirmek için girişim veya kırınım etkisi ilkesi ışığında yeni stratejiler veya teknikler vardır. Bu araştırmanın amacı, Fourier düzlemine eklenecek veya üretilecek hedefin şekline bakılmaksızın, 852 nm lazer ışını ile Düz Tepeli Hüzmelerin (DTH) dinamik olarak şekillendirilmesi için kontrol edilebilir bir araç tasarlamak ve uygulamaktır. Gerchberg-Saxton (GS) ve Karma Bölge Genlik Özgürlüğü (KBGÖ) algoritmaları gibi iki farklı İteratif Fourier Dönüşüm Algoritması (İFDA), yansıtıcı faz-uzamsal ışık modülatörü (FUIM) keyfi ışık şiddet dağılımlarını yeniden yapılandırmak ve dinamik kontrol edilebilir DTH profillerini oluşturmada yeni bir metodoloji sunmak için kullanılır. UIM, bir hologramı gösteren bir faz maskesidir. GS ve KBGÖ algoritmaları, istenen her bir şiddet paterni için uygun bir faz hologramını bulmak için kullanılır. UIM'in her bir pikseli, gelen lazer ışığının dalga cephesini şekillendirir, böylece bir lensin doğal Fourier dönüşüm özelliği, istenen görüntünün Fourier düzleminde görünmesine neden olur. DTH'lerin dinamik olarak herhangi bir şeklinin, gelen Gaussian ışınının tüm gücünden üretilmesi için yeni bir yöntem sunulmuştur bu yöntem, yüksek kalitede istenen şiddet dağılımının uzak alandaki şiddet dağılımının pozisyonunu değiştirmeden, faz hologramından hesaplanmasına dayanarak, istenen şiddet dağılımının yeniden yapılandırılmasını sağlar. Gori, Super Lorentzian (SL) ve Super Gaussian (SG) gibi üç tip analitik DTH arasında yüksek düzleştirme parametresi için detaylı bir teorik karşılaştırma yapılmıştır. KBGÖ algoritması gibi bir İFDA kullanılarak belirli bir kaynak boyutunda kare ve dairesel DTH ler elde edilmiştir. Ayrıca, GS ve KBGÖ gibi İFDA kullanılarak kare ve dairesel DTH lerin deneysel bir karşılaştırması yapılmıştır. Bu karşılaştırmalar DTHler için kenar dikliği, plato düzgünlüğü, varyans ve standart sapma parametreleri için, ISO 13694 da ki standart parametreler ile yapılmıştır. Ayrıca bu çalışmada, ışık yolunda herhangi bir ek optik ekipman kullanılmadan teorik ve deneysel sonuçlara alternatif olarak KBGÖ algoritmasının kinoform hologramlarına atfedilen yeniden yapılandırılmış modellerde module edilmemiş ışık hüzmesi (Dc terimi) azaltılmıştır. Ortalama Kare Hatası (OKH), Pik Sinyali Gürültü Oranı (PSGO), Yapısal İçerik (Yİ), Normalize Mutlak Hatası (NMH), Normalize-Çapraz Korelasyon (NÇK), kontrast boyunca piksellerin homojenliği ve Ters Fark Momenti(TFM) gibi Tam Referans Objektif Kalitesi parametreleri sayısal ve deneysel sonuçlar ile keyfi ışık şiddeti dağılımları için tartışılmıştır. İşlenen keyfi ve dinamik ışık şiddet dağılımları ile KBGÖ algoritmasının sonuçları yüksek oranda fazda geri kazanılmış, görüntünün kalitesi arttırılmıştır; Dc terimi azaltılmış ve lazer hüzme şekillendirmede kontrol edilebilir güçlü yeni bir teknik kanıtlanmıştır.Master Thesis Aile Hukukundan doğan uyuşmazlıklarda alternatif çözüm yolları(Çankaya Üniversitesi, 2017) Poyraz, AsiyeAlternatif uyuşmazlık çözüm yolları, en genel ifadeyle, insanlar arasındaki uyuşmazlıkların, tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla çözülmesidir. Toplumun temelini oluşturan aile kurumunda ortaya çıkan uyuşmazlıkların sorunsuz çözümü, toplumun huzur ve barışı için önem arz etmektedir. Bu nedenle, çalışmamız da Aile Hukuku'ndan doğan uyuşmazlıklara, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesinde düzenlenen "uzlaşma sağlama", Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'nun 7. maddesinde düzenlenen "sulhe teşvik etme" kurumlarının uygulanması ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda düzenlenen "arabuluculuk" yönteminin uygulanabilirliliği ele alınmıştır. Genel olarak Aile Hukuku'na ilişkin hususlar, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği alanlar sınırlıdır. Ancak boşanmanın nafaka, tazminat gibi fer'i sonuçlarına ilişkin uyuşmazlıklara alternatif uyuşmazlık çözüm yolları uygulanabilir. Aile Hukuku'ndan doğan uyuşmazlıkların etkin ve etkili bir şekilde çözümlenmesini sağlamak; mahkemelerin iş yükünü azaltmak amacıyla uyuşmazlığın tarafları, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma konusunda teşvik edilmeli ve bu çözüm yollarının uygulanabilirliği artırılmalıdır.Master Thesis Rasyonelleştirilmiş parlamentarizm(Çankaya Üniversitesi, 2017) Doğru, CerenBu tezde parlamenter sistemin hükümet istikrarı ve etkinliği üzerine yoğunlaşan sorunlarına çözüm üretilebilmesi için uygulanan yöntemler ve araçlar incelenmektedir. Rasyonelleştirilmiş parlamentarizm olarak adlandırılan ve parlamenter sistemde yaşanan tıkanıklıkları giderme amacı ile sarfedilen bu çabalar sayesinde sistemin işlerlik kazanması sağlanmaktadır. Tezde, parlamenter sistemin tıkanma alanlarının neler olduğu ortaya konulmakta, bunların giderilmesi için hangi rasyonelleştirilmiş parlamentarizm araçlarının kullanıldığı incelenmektedir. Bu kapsamda, hükümet istikrarı tesis etmeye yönelik olan, hükümetlerin kurulmasını kolaylaştırıcı ve hükümetlerin düşürülmesini zorlaştırıcı araçlar ile hükümetlerin etkinlik kazanmasını sağlayıcı araçlar ele alınmaktadır. Anılan araçların örneklendirilmesi için rasyonelleştirilmiş parlamentarizm araçlarına yer veren anayasalara sahip ülkeler arasında, Almanya, Fransa, Yunanistan, İspanya ve Türkiye detaylı bir şekilde incelenmektedir. Böylece, çalışma kapsamında parlamenter sistemi rasyonelleştirme çabalarının etkin olup olmadığı ve hangi koşullarda etkin olabileceği tartışılmaktadır.Master Thesis On discrete fractional calculus with applications(Çankaya Üniversitesi, 2015) Hammood, HayderIn this thesis, we present the discrete fractional calculus in the frame of the Delta difference operator and discuss the most important properties and theorems. In order to solve delta fractional difference initial value problems, we discuss the Laplace transform related to this calculus and give the main formulas that are needed to solve such problems. The discrete fractional calculus in the frame of the Nabla difference operators and the related Laplace transforms are discussed and some Nabla fractional difference initial value problems are solved as well.Master Thesis Özel eğitim mesleki eğitim merkezlerindeki yöneticiler ile öğretmenlerin iş doyumu düzeylerinin belirlenmesi: Ankara ili örneği(2015) Yaman, SerapBu çalışmada Ankara İli, Özel Eğitim Merkezi Eğitim Merkezlerinde görev yapan yöneticiler ile öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri incelenmiştir. Araştırma; 2013-2014 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde, Ankara ili sınırları içinde bulunan, 9 ayrı resmi "Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi"nde görev yapan 22 yönetici ve 162 öğretmen olmak üzere toplam 184 eğitim çalışanını kapsamaktadır. Bu eğitim çalışanlarından, "ulaşılabilen örneklem grubu" olarak, anketlere katılım sağlayan, doğru ve eksiksiz olarak anketleri dolduran, 21 yönetici ve 71 öğretmen olmak üzere, toplam 92 kişinin verileri kullanılmıştır. Yapılan bu ankette iş doyum düzeylerini belirlemek amacıyla; 37 ifadenin yer aldığı, istek ve algılara yönelik "İş Doyum Ölçeği" ve katılımcılar hakkında bilgi almak amacıyla hazırlanan, 18 ifadenin yer aldığı "kişisel bilgi formu" kullanılmıştır. Yapılan anket yöneticiler ve öğretmenler olarak iki kısımda ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Her bir soruya verilen yanıtlar tek tek analiz edilip yorumlanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, SPSS 20 bilgisayar programı, frekans ve yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma, t-testi ve anova teknikleri ve coranbalh alpa teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada iş doyumu değişkenlerinden yaş, cinsiyet, kıdem, mezun olunan program gibi bireysel etmenler ve örgüt ortamları, ücret, okul yönetimi ile çalışanlar arası ilişkiler gibi örgütsel etmenler ele alınmıştır. Araştırma sonucunda iş doyum ölçeğine göre, yönetici ve öğretmenlerin istek ve algı düzey puanlarının aritmetik ortalamaları arasında anlamlı bir farklılaşma, bulunmamıştır. İş doyum etken puanı ortalama değerleri alt alta sıralanmış ve her iki grupta da, iş doyum etkenlerine dönük istek ve algılara ilişkin ortalama değerlerde, çalışma koşulları, örgütsel ortamlar iş ve nitelik etkenlerinin, ücret, birlikte çalışılan kimseler ve gelişme yükselme olanakları iş doyum etkenlerine göre, daha yüksek ortalama değerler aldığı görülmüştür. Dolayısı ile istek ve algı sonuçları açısından anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ortalama değerlere göre bakıldığında, "Orta Düzey" bir iş doyumu olduğu gözlenmiştir. Yaş, cinsiyet, kıdem ve mezun olunan program demografik değişkenlerine göre alınan puanlara bakıldığında, gruplar arasında istatistikî olarak anlamlı bir farklılaşma yoktur. Bu bulgular doğrultusunda, Ankara İli, Özel Eğitim Merkezi Eğitim Merkezlerinde görev yapan yöneticiler ile öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri arasında, istatistikî olarak anlamlı bir farklılığın olmadığı söylenebilir.
