Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Master Thesis
    İş sağlığı ve güvenliğinde eğitimin önemi: Üniversite öğrencilerinin iş sağlığı ve güvenliği farkındalığı üzerine bir çalışma
    (2022) Kalıntaş, Didem Çiğdem
    Bu çalışmanın amacı üniversitelerde verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ne düzeyde verildiği araştırılarak öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği farkındalığını ölçmektir. Bununla birlikte öğrencilerin cinsiyeti, yaşı, sınıfı ve not ortalamasının iş sağlığı ve güvenliği farkındalığında bir farklılaşmaya neden olup olmadığı araştırılacaktır. Çalışmada Çankaya Üniversitesi Mimarlık Fakültesinin öğrencilerinden 287 kişinin iş sağlığı ve güvenliği farkındalık düzeyi üzerine bir anket çalışması yapılmıştır. 5'li Likert ölçeğine göre hazırlanmış olan anketin istatistiksel analizi SPSS 20 paket programı ile yapılmıştır. Uygulanan anket çalışması demografik ve iş sağlığı ve güvenliği farkındalık düzeyini ölçmeye yönelik verileri içeren maddelerden oluşmaktadır. 100 tam puan %100 iş sağlığı ve güvenliği farkındalığını ifade etmektedir. Normallik analizine göre verilerin normal dağıldığı görülmüş ve analizde parametrik testlerden faydalanılmıştır. Analizler sonucunda araştırmaya katılan öğrencilerin İSG farkındalık düzeyleri pozitif yönde %65,2 olarak bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinin İSG farkındalık düzeylerinin orta seviyede çıkması, İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimlerine eğitim sisteminin tüm kademelerinde yer verilmesi gerekliliğini işaret etmektedir.
  • Master Thesis
    Yenilenebilir enerji kaynaklarının avantaj, risk ve tehlikeleri
    (2021) Başol, Fatih
    Nüfusun ve sanayileşme hızının artması ile birlikte enerji ihtiyacı ve tüketimi de giderek artmaktadır. Enerji sosyal gelişme,kalkınma ve büyüme için en önemli proses olarak karşımıza çıkmakta ve gelişmekte olan ülkeler için en önemli politika başlıklarındandır. Fosil yakıtlı kaynakların ilerleyen süreçte tükeneceği yada ihtiyacı tam karşılamayacağı göz önüne alındığında, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek zorunluluk haline gelmektedir. Ülkemiz fosil kaynakları açısından zengin olmasa da yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş, rüzgar, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle enerjisinden jeopolitik yapısından kaynaklı şanslı bir coğrafyada yer almaktadır. Türkiye enerji talebini başka ülkelerden ithal ederek karşılamakta ve sonucunda en önemli problem olan dış ticaret açığı karşımıza çıkmaktadır. Türkiye sürdürülebilir ekonomik gelişme, istihdam ve küresel ısınma sonucu meydana gelen iklim değişikliğini önlemek için yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir biçimde kullanması gerekmektedir. Fosil yakıtlı kaynaklarının kullanımıyla sera gazı ve asit yağmurları Dünya'yı tehdit etmekle birlikte insan sağlığını da olumsuz yönde etkilemektedir. Geçmişte yaşanan enerji krizleri sonucu ülkeler stratejilerini belirlemekte ve enerji arz güvenliğini sağlamak için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik teşvik mekanizmaları sunmaktadır. Son zamanlarda kullanım oranı artan yenilenebilir enerji kaynakları çok tehlikeli sınıf kategorisinde yer aldıkları için iş sağlığı ve güvenliği anlamında iş kazası ve meslek hastalıkları sorunun yaşanmaması için gereken tüm tedbirler alınmalıdır. Yenilenebilir enerji kaynakları L Matris Analizi ile Fine Kinney Analizi risk değerlendirilmesi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar neticesinde Fine Kinney metodunun daha güvenilir ve hassas sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak iki farklı yöntem değerlendirilerek düzenleyici ve önleyici faaliyetler önerilmiştir.
  • Master Thesis
    Montaj hattında bütünsel ergonomik risk değerlendirmesi: Enerji sektöründe bir uygulama
    (2021) Demirci, Mustafa Alper
    Çalışma esnasında ergonomik risklere sebebiyet verecek faktörlerin değerlendirilmemesi ve bunlara göre önlemler alınmaması, kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının artmasına neden olmaktadır. Bu durum işletmelerde iş verimliliğinin azalmasına, iş kazalarının artmasına, çalışan memnuniyetsizliğini beraberinde getirmesine ve iş ile ilgili meslek hastalıklarının artmasından kaynaklı sosyal ve ekonomik sorunlara neden olmaktadır. Ergonomik risklerin tanımlanması, analiz edilmesi ve iyileştirme çalışmalarının yapılabilmesi amacıyla işletmeler yaptıkları faaliyetleri kayıt altına alarak risk değerlendirmesi yapmak durumundadırlar. Bütünsel ergonomik risk değerlendirme yaklaşımını uygulamak ve bu konunun önemini incelemek üzere yapılan bu çalışmada, enerji sektöründe faaliyet gösteren bir fabrikanın montaj hattında ergonomik risk değerlendirmesi çalışması yapılmıştır. Ergonomik risk değerlendirmesi, Almanya Federal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü tarafından geliştirilen Anahtar Gösterge Yöntemleri ile yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, 18 adet iş istasyonunda kadın ve erkek çalışanların maruz kaldıkları ergonomik risk seviyelerinin belirlenmesi, bu riskler ile ilgili çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve bu sayede çalışanların maruz kaldığı ergonomik risklerin azaltılmasını sağlamaktır.
  • Master Thesis
    Ankara ili Polatlı ilçesi mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarının iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi
    (2020) Keskin, Tuğba
    Tarımda çalışan nüfusun çalışma ortamlarında karşı karşıya kaldıkları hastalıklar ve kazalar dünya genelinde önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Dünyadaki 1,2 milyon iş kazası sonucu gerçekleşen ölümlerin yaklaşık yarısının tarımda meydana geldiği tahmin edilmektedir. Çalışmamızda amaç; mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarını, barınma, eğitim, sağlık, demografik özellikleri hakkındaki bilgiler ışığında, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını nicel ve nitel verilere ulaşarak bütünsel bir perspektifle açıklamaktır. Araştırma alanımız Ankara-Polatlı ilçesinde 2019 Haziran-Temmuz aylarında Sarıoba, Yeniköseler ve Oğuzlar köylerinde 251 mevsimlik tarım işçisine ulaşarak 40 soru hazırlanarak; birinci bölümde sosyodemografik özelliklere yönelik sorular, ikinci bölümde ise çalışma koşullarına yönelik sorular sorulmuştur.
  • Master Thesis
    Eğitim kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği üzerine bir çalışma
    (2020) Ustaoğlu, Erdem
    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun yayımı itibariyle çalışma alanlarında gerekli önlemlerin alınması hususunda ciddi yol alınmıştır. Bu Kanun kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin bütün çalışanları kapsamaktadır. Bu bağlamda; eğitim kurumlarında da iş sağlığı ve güvenliği kapsamında uygulanması gereken faaliyetlerle ilgili gerekli çalışmalar yürütülmektedir. Ancak, uygulanan tüm iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerine rağmen eğitim kurumlarında hala istenilmeyen kazalarla karşılaşılmaktadır. Bu durum, alınan önlemlerin yetersiz kaldığını ve başka önlem ile düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. İş yerlerine ayrılacak olan iş sağlığı ve güvenliği çalışma süreleri, işyerlerinin tehlike sınıfına göre belirlenmekte ve çalışan personel sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. Hali hazırdaki mevzuatta eğitim kurumlarının tehlike sınıfı az tehlikeli olarak belirlenmiş ve çalışma süresi çalışan başına 10 dakika olacak şekilde hesaplanmıştır. Ancak, bu çalışma süreleri hesaplanırken eğitim kurumlarında görev alan personelle aynı ortamı paylaşan ve aynı risk altında bulunan öğrenciler göz önünde bulundurulmamıştır. Nitekim her yıl eğitim kurumlarında öğrenciler birçok kaza yaşayarak yaralanmalara maruz kalmakta hatta hayati kayıplar yaşamaktadır. Bu sebeple, eğitim kurumlarındaki çalışma süreleri hesaplanırken öğrencilerinde göz önünde bulundurulması elzem hale gelmektedir. Diğer taraftan, eğitim kurumlarının tehlike sınıfının az tehlikeliden tehlikeli sınıfa yükseltilmesiyle iş sağlığı ve güvenliği çalışma sürelerinde artış olacağından tehlikeler ve riskler daha detaylı belirlenerek gerekli düzenleyici ve önleyici faaliyetler daha doğru uygulanacaktır. Bu bağlamda; bu çalışmada, eğitim kurumlarında yaşanılan kaza sayılarının azaltılması ve bu kurumlarda bulunan kişilerin daha az tehlikeye maruz kalması için eğitim kurumlarının tehlike sınıfının yükseltilmesinin gerekliliği üzerine bir araştırma yapılmıştır. Bu amaçla Ankara'da bulunan ilköğretim, lise ve üniversite olmak üzere 3 farklı eğitim kurumunda alan çalışması gerçekleştirilmiştir. Söz konusu kurumlardaki tehlikeler ve riskler belirlenerek Fine Kinney Yöntemi ile risk değerlendirmeleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda eğitim kurumlarının daha güvenli ortamlar haline gelebilmesi için gerekli düzenleyici ve önleyici faaliyetler önerilmiştir.
  • Master Thesis
    Kobi ve büyük ölçekli imalat sanayinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin davranışlarının belirlenmesine yönelik kapsamlı bir araştırma
    (2020) Anaç, Emine
    Bu tez çalışmasında, KOBİ ve büyük ölçekli imalat sanayinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin davranışları belirlenmiştir. Günümüzde İş sağlığı ve güvenliği kanunları, iş sağlığı ve güvenliğinin farklı sektör ve işlerde nasıl sağlanacağı, bu sektör ve işlerde çalışanlara nasıl eğitimler verileceği gibi birçok çalışma yapılmaktadır. Fakat tüm bu çalışmalara rağmen çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin adaptasyonu, bu konuya bakış açıları ve çalışma esnasında tutumları gibi konularda ilerlemenin ne ölçüde olduğu bilinmemektedir. Bu amaçla, konunun anlaşılması için KOBİ ve büyük ölçekli imalat sanayinde faaliyet gösteren firmalarda, iş sağlığı ve güvenliği konusu ve çalışanların güvenlik kültürü algı ve tutumları tez içerisinde detaylı olarak araştırılmıştır. Çalışanların güvenlik kültürüne ilişkin algı ve davranışlarını anlamak için çalışanlar üzerinde anket yapılmış, anket sonuçları detaylı olarak incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Kamuda bakim, onarım ve yapım işlerinde karşılaşılan iş sağlığı ve güvenliği problemleri ve çözüm önerileri
    (2019) Yerebakan, Sinem
    6331 sayılı Kanuna göre Kamu Kurumlarında İş Sağlığı ve Güvenliğinin tam anlamıyla yürürlüğe girmesi, 1 Temmuz 2020 tarihine ötelenmiştir. Ancak ilgili tarihten sonra İş Sağlığı ve Güvenliği unsurlarının kamu personelinin hayatına entegre olmasıyla birlikte İSG Uzmanlarının da görevlendirilmesi gerçekleşecektir. Fakat bu tarihe kadar kurumların yapması gereken görevleri bulunmaktadır. Söz konusu öteleme sadece geçiş ve hazırlık sürecini oluşturması maksadıyla yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında Kamu Üniversitesi ile Devlet Hastanesinde çalışan teknik personelin çalışma ortamı ve şeklinin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygunluğu incelenmiştir. Kamu Üniversitesi eğitim kurumu statüsünde olduğundan az tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Fakat kendisine bağlı bir birim olan Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (Kamu Üniversitesi Hastanesi) barındırdığı risklerin yüksek olması sebebiyle çok tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Aynı kurumun buradan da görüldüğü üzere farklı birimleri, teknik birim olarak geçse dahi farklı tehlike sınıfına sahip olabilmektedir. Bir diğer çalışma alanı Devlet Hastanesinin de sahip olduğu riskler nedenle çok tehlikeli sınıfta yer almakta, kurum içinde bu tehlike sınıfı göz önünde bulundurularak teknik personellerinin çalışmaları incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında incelenen kurumların teknik birimlerinde görev yapan teknik personelin karşı karşıya kaldığı tehlike ve risklerin belirlenip bunları ortadan kaldırmaya yönelik öneriler getirilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın beklenen bir diğer faydası da 2020 tarihine kadar hazırlanması gereken isg eğitim dokümanlarına ve çalışma standardına taslak oluşturmaktır. Çalışmakta olan personelin sağlık ve güvenlik kültürlerinin oluşmasına zemin hazırlayacaktır. İncelenen kurumlardaki yapım işleri ihale sürecinin sonunda taşeron firmaya devredildiğinden alt işverenlik kavramı da incelenmiş olup karşılaşılan sorunlara değinilmiştir. İş Sağlığı ve Güvenliği alanında yayımlanmış olan 6331 sayılı kanun ve bu kanuna dayalı Yapı işlerinde İş sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, Elle taşıma işleri yönetmeliği…vb. yönetmelikler göz önüne alınarak bakım esnasında sahada karşılaşılan problemler tespit edilmiş. ve bu problemlerin çözümü önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışma; söz konusu personellerin çalışma esnasında müdahale edilmeden gözlemlenmesi olası iş kazası ramak kala olayları ya da meslek hastalıklarını yaşamamaları için gerekli olan tehlikeleri ana kaynağında nasıl yok edebiliriz ve personeli nasıl koruyabiliriz gibi sorulara doğru cevapları bulmayı amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Örgütlerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının eşbiçimliliği üzerine bir araştırma
    (2017) Cem Saka, Gizem
    Örgütler, meşruiyet kazanmak ve belirsizliği gidermek için kurumsal çevrelerinden gelen baskılara uyum sağlayıp eşbiçimli hale gelirler. Bu baskıların en etkilisi ve yaptırım gücü olan devlet eliyle yürütülen süreçtir. Bu çalışmada, yasal yaptırımlar sonucunda örgütlerin uygulamalarındaki değişimlerine odaklanılmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun örgütler üzerindeki etkisi kurumsal kuram çerçevesinde incelenmiş, örgütlerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları esnasında hangi tür eşbiçimlilik ile hareket ettiklerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ankara ilinde faaliyet gösteren, farklı tehlike sınıflarında yer alan örgütlerde çalışan 13 uzman ile görüşme yapılarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun örgütlerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına etkisi analiz edilmiştir. 6331 sayılı kanunun etkisiyle örgütlerin yoğun olarak zorlayıcı eşbiçimliliği yansıttıkları ve bazı uygulamalarında ise taklitçi eşbiçimliliğin mevcut olduğu tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    İşletmedeki hidroelektrik santrallerde kaza risklerinin değerlendirilmesinde Finne Kinney ve İSO 31000 yöntemlerinin uygulanması
    (2019) Baysan, Fatih
    Hidroelektrik santrallerde işletme koşullarında meydana gelen ani değişimlere (debiyi kontrol eden kapakların aniden açılıp kapanması) veya jeneratörün fazla ısınmasına bağlı olarak ölümcül kazalar meydana gelebilmektedir. Kazanın oluşmasına neden olan risklerin önceden tespit edilip gerekli önlemlerin alınması veya uygun teknolojilerin kullanılması gerekmektedir. Bu tez kapsamında gerçekleştirilen saha çalışmaları, hidroelektrik santralde kaza risklerinin değerlendirilmesinde sadece Finne Kinney metodunun kullanılmasının yeterli olmadığını göstermektedir. ISO 31000 risk yönetimi ve Finne Kinney metodunun birlikte kullanılmasıyla hidroelektrik santrallerdeki kaza risklerinin daha doğru bir şekilde değerlendirilebileceği ve gerekli önlemlerin önceden alınabileceği düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Sağlık çalışanlarının iş güvenliği farkındalıkları ile güvenli davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
    (2018) Uzuntarla, Fatma
    Tanımlayıcı nitelikteki bu araştırmanın amacı sağlık çalışanlarının iş güvenliği farkındalığı ile güvenli davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma Ankara ilinde hizmet vermekte olan bir eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları ile yürütülmüş olup 418 kişiye ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Anket formu 3 bölümden ve 18 sorudan oluşmaktadır. İlk bölümde sosyodemografik özelliklere yönelik sorular, ikinci bölümde iş güvenliği farkındalığı ölçeği, üçüncü bölümde ise güvenli davranışlar ölçeği yer almaktadır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde SPSS 22.0 istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra tek yönlü varyans analizi, bağımsız t-testi, post hoc turkey testi, korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizinden yararlanılmıştır. Sağlık çalışanlarının iş güvenliği farkındalıkları ile güvenli davranış düzeylerinin yüksek olduğu bulunmuştur. İş güvenliği farkındalığı gelir düzeyine göre farklılık göstermektedir. İş güvenliği farkındalığı ile güvenli davranışlar arasında pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu ve iş güvenliği farkındalığının artmasının güvenli davranış düzeyinin artmasına neden olduğu sonucuna varılmıştır.