Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
30 results
Search Results
Master Thesis Tüm optik ağlar için optik anahtarlama teknolojilerinde son gelişmeler(2025) Afşar, Kıvanç Uğur; Preveze, BarbarosBu tezde, tüm-optik ağlar elektro-optik dönüşümleri ortadan kaldırarak 100 Tbps'i aşan benzeri görülmemiş veri hızlarını mümkün kılmaktadır. Tez, 2014–2024 yılları arasındaki optik anahtarlama teknolojilerini sistematik bir biçimde incelemekte ve özellikle 2019–2024 dönemindeki ilerlemelere vurgu yapmaktadır. Bulgular, silikon fotonik aygıtlar için raporlanan anahtarlama sürelerinin kullanılan mekanizmaya bağlı olarak pikosaniyeden milisaniyeye kadar değiştiğini göstermektedir; boşaltma modu modülatörlerde pikosaniye ölçeğinde, termo-optik faz kaydırıcılarda ise mikro saniye ile mili saniye arasındadır. Bu çalışmada, deplasyon modu aygıtlar için yalnızca alt-nanosaniye anahtarlama varsayılırken, MEMS tabanlı çözümlerin 512×512 porta kadar ölçeklenebildiği kabul edilmektedir. Hibrit grafen–silikon modülatörler 5 fJ/bit enerji tüketimiyle 40 Gbps çalışmayı başarmaktadır. Kritik sınırlamalar arasında 3B entegre devrelerde yaklaşık −35 dB seviyesinde termal çapraz konuşma ve kontrol düzlemi standardizasyonundaki eksiklikler yer almaktadır. Öte yandan, kuantum nokta yönlendiricileri %99,7 tek-foton yönlendirme doğruluğu göstermektedir [1]. Çalışma, nöromorfik fotonik ve 2D malzeme tabanlı anahtarlar için bir yol haritası ile sonuçlanmaktadır.Master Thesis Makine öğrenimine dayalı 6 ghz altında 5g iletişimi için mikroşerit yama anteninin tasarımı ve optimizasyonu(2025) Alyasırı, Harıth Majıd Sfayyıh; Aydın, ElifSub-6 GHz frekans aralığında çalışan beşinci nesil (5G) kablosuz sistemlere yönelik artan talep, küçük boyutlu, geniş bantlı ve yüksek verimli anten çözümlerini gerekli kılmaktadır. Mikroşerit yama antenler (MYA), düşük profilli yapıları ve kolay entegrasyon özellikleriyle avantaj sağlasa da bant genişliği açısından sınırlıdır. Bu tez, 5G uygulamaları için girintili beslemeli yarıklı dikdörtgen MYA'ların tasarım ve optimizasyonuna yönelik makine öğrenmesi tabanlı bir yöntem önermektedir. Geri dönüş kaybı (S₁₁) ile anten parametreleri arasındaki ilişkiyi incelemek üzere 200.000'in üzerinde HFSS benzetimi yapılmıştır. Gradient Boosting modeli, yüksek doğruluk ve genelleme başarısı elde etmiş ve bant genişliği farkındalıklı optimizasyonda kullanılmıştır. Anten 3.56 GHz ve 6.03 GHz'de çift bantlı çalışmış, -18 dB geri dönüş kaybı, %3.2 ve %4.2 kesirsel bant genişliği ile %84 verimlilik göstermiştir. Önerilen ML destekli tasarım yaklaşımı, tasarım süresini önemli ölçüde azaltmakta ve sürdürülebilir, ölçeklenebilir anten tasarımı için güçlü bir potansiyel sunmaktadır.Master Thesis Kriptolu optik haberleşme(2025) Yıldırım, Suat; Baykal, Yahya KemalBu tez çalışması, Serbest Uzay Optik (FSO) haberleşme yapılarında atmosferik türbülansın neden olduğu log-normal zayıflama etkisinin, sayısal veri iletimindeki güvenilirlik, bütünlük ve güvenlik parametreleri üzerinde oluşturduğu sonuçları çok yönlü bir biçimde araştırmaktadır. FSO bağlantıları yüksek bant genişliği sağlama, lisans gerektirmeden çalışma ve elektromanyetik girişimlere karşı dayanıklılık gibi önemli özelliklere sahip olsa da atmosferik koşullardaki değişimler nedeniyle işaret şiddetinde rastlantısal dalgalanmalar oluşmakta ve bu durum sistem performansını olumsuz etkilemektedir. Atmosferik türbülans kaynaklı bu genlik dalgalanmaları, çalışmada log-normal dağılım yaklaşımı ile modellenmiş olup, söz konusu bozulmaların Bit Hata Oranı (BER) ve Paket Hata Oranı (PER) üzerinde belirgin bir artışa neden olduğu gözlemlenmiştir. Çalışma, iki aşamalı bir deneysel çerçeve üzerine inşa edilmiştir. İlk aşamada, şifrelenmemiş veriler, açık hava, sis, toz ve yağmur gibi farklı atmosfer koşullarını temsil eden FSO kanal modelleri aracılığıyla iletilir ve her senaryo, farklı log-normal sönümlenme parametreleri kullanılarak oluşturulmuştur. Alıcı tarafta uygulanan eşikleme yöntemiyle sinyal yeniden elde edilmiş ve BER–PER performansı değerlendirilmiştir. Böylece fiziksel katmandaki bozulmaların iletim kalitesine etkisi ayrıntılı şekilde ortaya konmuştur. İkinci aşamada aynı iletim süreci, bu kez veri ASCON AEAD algoritması ile şifrelenerek tekrar uygulanmıştır. NIST tarafından hafif kriptografi standardı olarak kabul edilen ASCON hem gizlilik hem de doğrulama etiketi üzerinden bütünlük kontrolü sağlayan bir yapıya sahiptir. Bu aşamada kriptolu verinin türbülansa karşı davranışı incelenmiş; farklı şiddetteki türbülans koşullarında şifrelenmiş ve şifrelenmemiş iletimler karşılaştırılarak ASCON'un yüksek entropili çıktısının BER üzerindeki etkisi ve doğrulama etiketinin hatalı paketleri engelleme performansı detaylandırılmıştır. Elde edilen bulgular, log-normal fading'in FSO sistemlerinde ciddi hata artışına yol açtığını, ancak ASCON'un doğrulama mekanizması sayesinde bozulmuş paketlerin sistem tarafından kabul edilmesinin önüne geçildiğini göstermektedir. Şifreleme işlemi BER değerlerini yükseltse bile, doğrulama adımı yanlış verinin işlenmesini engelleyerek güvenli iletişimi sürdürmektedir. ASCON'un düzeltme değil, yalnızca bozulmayı tespit edip hatalı paketi dışlama odaklı çalıştığı da özellikle vurgulanmıştır. Genel olarak çalışma, log-normal zayıflama altında çalışan FSO bağlantılarına ASCON tabanlı kimlik doğrulamalı şifrelemenin entegre edilmesiyle, daha güvenli, daha kararlı ve bütünlüğü korunan bir optik haberleşme yapısı elde edilebileceğini göstermektedir. Bu hibrit yaklaşımın, düşük güç tüketimi ve yüksek güvenilirlik gerektiren yeni nesil ve 6G uyumlu optik iletişim sistemleri için güçlü bir aday olduğu sonucuna varılmıştır.Master Thesis Askeri standartlarla uyumlu DC-DC dönüştürücü tasarımı(2026) Ovalı, İsmail; İskender, İresThis thesis investigates the design and implementation of a DC-DC converter compliant with military standards. Power electronic systems used in military applications are required to operate reliably under harsh environmental and electrical conditions such as high electromagnetic interference (EMI), voltage spikes and surges, and reverse polarity. Therefore, the developed DC-DC converter must ensure robust and stable operation under these challenging conditions. Within the scope of this study, the military standards MIL-STD-461G, MIL-STD-1275E, and MIL-STD-704F related to DC–DC converters are examined. To meet the EMI requirements defined by MIL-STD-461G, an EMI filter is designed and prototyped, and the design is validated through the MIL-STD-461G CE102 test. In addition, the frequency attenuation characteristics of the EMI filter are obtained using a Bode Analyzer, and the measurement results are compared with simulation outcomes. To satisfy the electrical and transient voltage requirements specified in MIL-STD-1275E and MIL-STD-704F, an input protection circuit consisting of spike protection, reverse polarity protection, and surge protection is designed and prototyped. The proposed protection circuit successfully passes the MIL-STD-1275E compliance tests. In order to achieve high efficiency over a wide input voltage range, a two-stage isolated DC–DC converter architecture is adopted instead of a single-stage isolated topology. The first-stage performs voltage regulation using a synchronous buck converter, while the second-stage provides galvanic isolation through a full-bridge converter with synchronous rectification. The proposed two-stage isolated DC-DC converter is modeled and simulated in the MATLAB Simulink environment. Finally, the obtained results are discussed and future work is outlined.Master Thesis Analysis and Efficient Use of IPv6, Comparison with IPv4(2026) Yıldırım, Aleyna Gülin; Baykal, Yahya KemalThis thesis aims to examine the Internet Protocols IPv4 and IPv6, which constitute the fundamental building blocks of computer networks, from both technical and conceptual perspectives, and to reveal the reasons for the transition to IPv6. The constant advancement of information technologies and the current increase in internet-based applications have necessitated a better adoption of network systems. Therefore, understanding the different layers of network communication and the protocols used is extremely important, both theoretically and practically. This study begins by thoroughly analyzing all seven layers of the OSI model, explaining the functions and roles of each layer in network communication. It then examines the TCP/IP model, focusing on its similarities and differences with the OSI model. In particular, the relationship between the Transport Layer (Layer 4) and the Network Layer (Layer 3) regarding the continuity and reliability of network communication is investigated. The next part of the thesis focuses on the addressing structure, packet delivery method, and existing limitations of the IPv4 protocol. Considering the increasing number of internet users and the potential exhaustion of addresses, the necessity of using the IPv6 protocol is emphasized. The advanced technologies offered by IPv6, such as its wide address space, simple header structure, and extended headers, are discussed in detail. Furthermore, some comparisons are made between IPv4 and IPv6 headers, and the conditions for the transition process to IPv6 are clearly presented. In conclusion, this study establishes a balanced approach between the models and protocols that form the fundamental structure of network technologies. It aims to clarify the practical applications and theoretical structure of internet protocols. As a result, this thesis serves as a highly important reference for those working on or studying such topics, particularly regarding the rollout and development of IPv6.Master Thesis A Comparative Study on Classifying RF Signals(2025) Kılıçer, Yunus Emre; Ergezer, HalitRadyo Frekans Parmak İzi, Radyo Frekans (RF) devrelerinin üretiminde kullanılan elektronik bileşenlerdeki son kullanıcıya etki etmeyen tolere edilebilir hataların etkilerinin birleşimiyle oluşan, donanıma özgü karakteristiklerdir. RF parmak izi tespiti ise donanıma özgü bu karakteristik sinyal özelliklerini anlamlandırarak yayın yapan cihazı tanıma yöntemidir. RF parmak izi, Wi-Fi, Bluetooth, GSM, telsiz gibi haberleşme yayını yapan cihazların RF devrelerinin donanımlarına özgü olduğundan, yapılan RF yayınlarının taklit edilmesi imkansız olarak görülmektedir. RF cihazlarının sahip olduğu bu parmak izi bilgileri kullanılarak bir ağa erişmek için mevcutta bulunan şifre tabanlı kimlik doğrulama ve yetkilendirme önlemlerine ek olarak fiziksel güvenlik katmanı olarak sahteciliğe ve kimlik hırsızlığına karşı, sahada bulunan bilinen ve bilinmeyen RF yayınlarının tespiti ve doğrulaması için askeri istihbarat (SIGINT) alanlarında kullanılmaktadır. Bu çalışmada, RF sinyallerinden geçici durum tespiti, sinyallerin sınıflandırılmasına yönelik klasik makine öğrenimi yöntemleri ve görüntü tabanlı sınıflandırma ve öznitelik seçimi yapılması çalışmaları yapılmıştır.Master Thesis Farklı Ağ Parametrelerinin TCP IP Ağları Üzerindeki Etkilerinin Deneysel Analizi(2025) Sırer, Hira; Preveze, BarbarosGünümüzde internet, yaşamımızın hemen her alanında yaygın olarak kullanılmaktadır. Dijital çağın önemli bir parçası olarak öne çıkmaktadır. İnternet teknolojileri, bilgiye kolay ve hızlı erişim sağlarken ayrıca dünya çapında iletişimi de önemli ölçüde kolaylaştırmıştır. Bilgisayar ağları, amaçlarına ve büyüklüklerine göre farklı topolojilere sahiptirler. Mesh topolojisi, güvenilirliği ve bağlantı kapasitesi nedeniyle özellikle karmaşık ve büyük ölçekli sistemlerde tercih edilmektedir. Bununla birlikte, bu tür karmaşık yapılarda TCP/IP ağlarının düşük 'Paket Kaybı' ve yüksek verimlilikle çalışması, ağ performansı için çok önemlidir. Bu nedenle, etkili bir ağ yönetimi için sistem performansının optimize edilmesi kaçınılmazdır. Bu tez çalışması, TCP/IP tabanlı ağlarda farklı ağ parametrelerinin etkilerini benzetimsel olarak incelemekte ve GNS3 simülasyon programı kullanarak mesh topolojisi üzerinde uygulanan çeşitli yönlendirme algoritmalarının performanslarını karşılaştırmaktadır. Araştırma kapsamında RIP (Yönlendirme Bilgi Protokolü) , OSPF (Açık En Kısa Yol Öncelikli Protokolü), EIGRP (Gelişmiş İç Ağ Geçidi Yönlendirme Protokolü) ve BGP (Sınır Ağ Geçidi Protokolü) gibi yaygın kullanılan yönlendirme protokolleri ele alınmış; bu protokollerin veri iletim performansı (throughput), paket veri miktarı, paket kayıp oranı gibi ölçütler açısından karşılaştırmalı analizleri gerçekleştirilmiştir. Simülasyon çalışmaları, belirlenen parametreler doğrultusunda yürütülmüş ve elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar neticesinde, çeşitli yönlendirme algoritmalarının paket veri miktarına bağlı olarak ne kadar iyi çalıştığını bizlere göstermektedir. Böylece, somut veriler elde edilmiş ve hangi yönlendirme algoritmasının hangi koşullarda daha iyi sonuçlar verdiğini göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, çeşitli yönlendirme algoritmalarının paket veri miktarına bağlı olarak ne kadar iyi çalıştığını göstermektedir. Böylece, somut veriler, hangi yönlendirme algoritmasının hangi koşullarda daha iyi sonuçlar verdiğini göstermektedir. Bu tezin nihai amacı, farklı yönlendirme algoritmalarının performanslarını ve davranışlarını simülasyon sürecinde nasıl etkilediğini öğrenmektir. Çalışma, hem akademik çalışmalar hem de uygulamalı ağ tasarımları için deneysel bir kılavuz olarak hizmet etmektedir.Master Thesis Aşırı Akım Koruma Yöntemleri ve İyileştirmeleri(2025) Gagacı, Utku; Hatem, SudeAşırı akım koruması, güç sistemlerinin güvenilir ve sürdürülebilir olmasını sağlamak için çok önemlidir. Tez, yönsüz ve yönlü aşırı akım koruma yöntemlerini ele almaktadır. Yönlü aşırı akım koruma rölelerinin önemi, giderek karmaşıklaşan güç dağıtım şebekelerinde artan karmaşıklık ve paralel güç akışı nedeniyle daha da vurgulanmaktadır. Çalışmanın ilk bölümü, güç sistemi bileşenlerinin ve aşırı akım koruma rölelerinin çalışma prensiplerini kapsamaktadır. Tezin uygulamalı bölümünde, SEL411L koruma rölesi yapılandırılmış ve Omicron CMC356 test cihazı kullanılarak yönlü ve yönsüz aşırı akım testleri gerçekleştirilmiştir. Röle karakteristik açısı, akım trafosu polaritesi ve arıza yönü belirleme gibi konular ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Ayrıca, paralel hat koruma sistemi rölelerinin koordinasyonu ve seçiciliği de özenle ele alınmıştır. Yönlü korumanın gereksiz açmaları önlemedeki kilit rolünü doğrulamak için deneysel kanıtlar sunulmuştur. Bu tezde elde edilen sonuçlar, aşırı akım koruma sistemlerinin güvenlik ve sürdürülebilirlik açısından optimize edilme biçimine önemli katkılar sağlamakta ve daha akıllı ve gelişmiş güç sistemlerinin nasıl tasarlanabileceği konusunda bilgi sağlamaktadırMaster Thesis Çeşitli Anten Dizileri Yapılandırmaları ve İlişkili Kaynak Senaryoları için MIMO Radarında Yön Tahmininin Performans Analizi(2025) Güneş, Elif Dicle; Aydın, ElifÇoklu Giriş Çoklu Çıkış (MIMO) radar, hem verici (Tx) hem de alıcı (Rx) tarafında anten dizilerinin kullanıldığı, geleneksel tek dizi antenli radarlara kıyasla çok daha fazla uzamsal serbestlik derecesi sunan ve böylece daha zengin ve yetenekli algılama imkânı sağlayan bir radar yapısıdır. Bu tez, MIMO radarda verici ve alıcı dizi yerleşimlerinin, sistematik olarak tasarlanmış senaryolar altında geliş açısı (DOA) ve gidiş açısı (DOD) kestirim performansına etkilerini incelemektedir. Klasik uniform doğrusal dizilerin (ULA) ötesinde, temel amaç; uniform olmayan, iç içe (nested) ve asal-ortak (co-prime) dizilimlerin yanı sıra korelasyonlu kaynak koşullarını da modelleyerek, bu yapıların gerçekçi radar ortamlarında kestirim doğruluğuna etkilerini nicel olarak ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, farklı verici/alıcı geometrilerini ve kaynaklar arası korelasyon seviyelerini kapsayan senaryolar oluşturulmuş; elde edilen sonuçlar, her bir dizi mimarisinin pratik sistem tasarımındaki güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkarmak amacıyla karşılaştırılmıştır. Tez kapsamında, son yıllarda önem kazanan altuzay tabanlı kestirimciler Azaltılmış Boyutlu MUSIC (RD-MUSIC), 2D-MUSIC ve ESPRIT algoritmaları kullanılmıştır. Tüm senaryolarda, açısal kestirim doğruluğu RMSE (Kök Ortalama Kare Hatası) metriği ile değerlendirilmiş; farklı SNR seviyeleri, snapshot sayıları ve verici/alıcı dizi boyutları için ayrıntılı performans analizleri gerçekleştirilmiştir. Tüm simülasyonlar, gerçekçi dizi geometrileri ve çoklu kaynak sahnelerini modelleyecek şekilde Python ortamında uygulanmıştır. Klasik literatür ile tutarlı olarak, elde edilen sonuçlar; dizi yerleşim çeşitliliğinin ve dizi/kaynak korelasyonunun, hem DOD hem de DOA performansını anlamlı ölçüde şekillendirdiğini, çözünürlük ve hata özelliklerini sistematik biçimde etkilediğini göstermektedir. Özellikle, verici/alıcı geometrisindeki yapısal seçimler ve korelasyonlu kaynak varlığı, birinci derecede tasarım faktörleri olarak öne çıkmakta; çalışma ortamına uygun şekilde dizi mimarisi ve algoritma seçiminin önemini vurgulamaktadır.Master Thesis Havacılık Uygulamalarında Düzlemsel Transformatörlü LLC Şarj Cihazının Simülasyonu ve Gerçekleştirilmesi(2025) Erdoğan, Eren; İskender, İresBu tez, 270 VDC baraya bağlı uçak bataryaları için yüksek verimli ve geniş regülasyon aralığına sahip bir LLC rezonanslı şarj cihazının uçtan uca tasarımını, sayısal denetimini, simülasyonunu ve deneysel doğrulamasını sunar. Havacılıkta kütle/hacim kısıtları ve güvenilirlik hedefleri nedeniyle yumuşak anahtarlama ve yükseltici çalışma yeteneği olan topolojiler gereklidir; bu bağlamda CC/CV (Sabit Akım / Sabit Gerilim) profilini doğal olarak destekleyen LLC topolojisi seçilmiştir. Tasarım, batarya dayatmaları ve 270 VDC giriş arayüzüyle tanımlanan gereksinimlerden başlayarak rezonant tankın kazanç eğrileri üzerinden m (Endüktans oranı), Q (Kalite faktörü) ve Rac (Eşdeğer AC direnci) parametrelerinin çıkarımıyla boyutlandırılmasını içerir. fr seçimi sonrası Lr (Rezonans endüktansı), Cr (Rezonans kapasitansı), Lm (Manyetik endüktansı) değerleri hesaplanmış, pratik bileşen seçimleriyle güncellenmiştir. Yüksek frekanslı planar transformatör için seçim kriterleri belirtilmiş, anahtarlama elemanları olarak uygun Si/SiC cihazları değerlendirilmiştir. Çıkış doğrultma mimarisi hem verimi artıracak hem de dijital kontrol ile rahatlıkla yönetilebilecek şekilde seçilmiştir. Denetimde frekans modülasyonu temelli bir mimari ve PI kontrolcü kullanılmış; darbeli frekans modülatörü ile kapalı çevrim akım/gerilim regülasyonu gerçekleştirilmiştir. Kurulan modelle rezonans, üstü ve altı çalışma bölgeleri analiz edilmiş; simülasyon sonunda, topolojinin ve kurulan dijital kapalı çevrim kontrolün batarya sarjına uyumlu davrandığı görülmüştür. Deneysel çalışma, laboratuvar prototipi üzerinde yumuşak anahtarlama koşullarını, kazanç–frekans davranışını ve CC/CV regülasyonunu doğrular. Seçilen mimarinin verim ve çalışma aralığı hedeflerini karşıladığı görülür. Bölüm 1: Proje amacı ve literatür tarama, Bölüm 2: Havacılıkta elektrifikasyon motivasyonu, batarya tarihi, şarj sistemlerinin önemi ve rezonanslı çevirici tercihinin gerekçesi açıklar Bölüm 3: 270 VDC giriş ve batarya kaynaklı gereksinimler, topoloji seçiminin dayanaklarını belirtir. Bölüm 4: Güç ve kontrol/veri akışı için yüksek seviyeli mimari ve blok diyagramları göstermektedir. Bölüm 5: LLC yapısı, rezonant tank denklemleri ve akışı; Lr, Cr, Lm hesaplanması, planar transformatör ve yarıiletken/doğrultma seçimi gibi konuları ayrıntılı şekilde açıklar. Bölüm 6: Sayısal denetleyici platformu, frekans modülasyonu ve PI tabanlı kapalı çevrim tasarımını anlatır. Bölüm 7: Simülasyon kurulumu, kazanç eğrisi çıkarımı ve CC/CV performans analizlerini gösterir. Bölüm 8: Prototip üzerinde gerçekleştirilen testlerin sonuçlarını içerir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
