Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
1058 results
Search Results
Master Thesis Zencefil ekstraktı esaslı nanoparçacıkların biyolojik uygulamalar içın biyosentezi(2025) Obeıd, Evın Husseın Obeıd; Akın, Şeniz Reyhan Kuşhan; Akbar, Hussain SalihGreen synthesis routes based on medicinal plants are attractive for producing metal‑based nanomaterials. In this study, ginger (Zingiber officinale) extract was used as a phenolic‑rich feedstock for the green synthesis of antibacterial iron‑based nanoparticles, motivated by the need for safer routes and growing concern over antibiotic resistance. Nanoscale products were prepared by infusion and Soxhlet extraction in cold water, hot water and ethanol, with and without iron salts. The materials were characterized by XRD, SEM, TEM, DLS and zeta potential, and antibacterial activity was tested against Escherichia coli and Staphylococcus aureus by disc diffusion. Phase characterization and microscopy showed that iron‑free extracts crystallized mainly as potassium sodium sulfate K₃Na(SO₄)₂ with quasi‑spherical aggregates, whereas Soxhlet extracts containing Fe yielded hydrated iron chlorides (FeCl₃·6H₂O, FeCl₂·4H₂O) rather than the targeted magnetite Fe₃O₄. All dispersions exhibited moderate surface charge (ζ ≈ −22 to +17 mV) and limited colloidal stability. Nevertheless, Soxhlet extraction outperformed classical methods, and the ethanolic Soxhlet system with iron gave the largest inhibition zones compared with ginger extracts or iron alone. This behavior is attributed to higher phenolic loading and better dispersion of Fe‑based hydrates, making Soxhlet ethanol with Fe the most promising route for further optimization.Master Thesis Türkiye'de para politikası: Bir yüzyılın tarihsel analizi(2026) Albayrak, Gökhan; Çorakcı, AyşegülBu tez, Türkiye Cumhuriyeti'nin para politikasının bir asrı aşan deneyimini tarihsel ve kurumsal bir çerçeve içinde incelemekte ve uygulanan politika çerçevelerinin makroekonomik sonuçlarını beş temel gösterge üzerinden değerlendirmektedir: işsizlik oranı, fiyat endeksi, milli gelirin büyüme hızı, faiz oranı ve döviz kuru. Çalışma, Türkiye'de para politikasının saf biçimde teknik bir alan olarak işlemediğini; aksine kurumsal düzenlemeler, siyasal iktisat dinamikleri, dışsal kısıtlar ve küresel finansal koşullar tarafından şekillenen bir yönetişim kapasitesi meselesi olduğunu ortaya koymaktadır. Tarihsel dönemler arasında yapılan karşılaştırmalı değerlendirme, politika çerçevelerindeki değişimlerin makroekonomik sonuçlarla nasıl ilişkilendiğinin sistematik biçimde analiz edilmesine olanak sağlamaktadır. Bulgular, Türkiye'de para politikasının etkinliğinin kullanılan araç setinden ziyade, politikanın uygulandığı kurumsal mimarinin niteliği ve sürdürülebilirliğine bağlı olduğunu göstermektedir. Kurumsal istikrar, güvenilirlik, şeffaflık ve düzenleyici özerklikle karakterize edilen dönemler görece daha dengeli makroekonomik sonuçlarla ilişkilenirken, kurumsal zayıflama ve siyasi müdahalenin arttığı dönemler yüksek ekonomik kırılganlıklarla örtüşmektedir. Türkiye'nin para politikası tarihi; istikrar ve kriz, liberalizasyon ve yeniden müdahale, özerklik ve siyasi yönlendirme döngülerinin tekrarlandığı bir seyir ortaya koymakta; dış finansmana bağımlılık, düşük yurtiçi tasarruf oranları ve ithal ara malına dayalı üretim yapısı gibi kalıcı yapısal kısıtların bu döngüleri güçlendirdiğini göstermektedir. Genel olarak analiz, para politikasının sürdürülebilir makroekonomik istikrarı yalnızca teknik tasarımıyla değil, ancak güvenilir ve öngörülebilir bir kurumsal çerçeveye yerleştiğinde sağlayabildiğini ortaya koymaktadır. Bu çalışma tarihsel ve yorumlayıcı bir yaklaşım benimsemekte; makroekonomik göstergeleri biçimsel nedensel çıkarım amacıyla değil, betimleyici analitik araçlar olarak kullanmaktadır.Master Thesis Tüm optik ağlar için optik anahtarlama teknolojilerinde son gelişmeler(2025) Afşar, Kıvanç Uğur; Preveze, BarbarosBu tezde, tüm-optik ağlar elektro-optik dönüşümleri ortadan kaldırarak 100 Tbps'i aşan benzeri görülmemiş veri hızlarını mümkün kılmaktadır. Tez, 2014–2024 yılları arasındaki optik anahtarlama teknolojilerini sistematik bir biçimde incelemekte ve özellikle 2019–2024 dönemindeki ilerlemelere vurgu yapmaktadır. Bulgular, silikon fotonik aygıtlar için raporlanan anahtarlama sürelerinin kullanılan mekanizmaya bağlı olarak pikosaniyeden milisaniyeye kadar değiştiğini göstermektedir; boşaltma modu modülatörlerde pikosaniye ölçeğinde, termo-optik faz kaydırıcılarda ise mikro saniye ile mili saniye arasındadır. Bu çalışmada, deplasyon modu aygıtlar için yalnızca alt-nanosaniye anahtarlama varsayılırken, MEMS tabanlı çözümlerin 512×512 porta kadar ölçeklenebildiği kabul edilmektedir. Hibrit grafen–silikon modülatörler 5 fJ/bit enerji tüketimiyle 40 Gbps çalışmayı başarmaktadır. Kritik sınırlamalar arasında 3B entegre devrelerde yaklaşık −35 dB seviyesinde termal çapraz konuşma ve kontrol düzlemi standardizasyonundaki eksiklikler yer almaktadır. Öte yandan, kuantum nokta yönlendiricileri %99,7 tek-foton yönlendirme doğruluğu göstermektedir [1]. Çalışma, nöromorfik fotonik ve 2D malzeme tabanlı anahtarlar için bir yol haritası ile sonuçlanmaktadır.Master Thesis Sınırlı olmayan sayı doğrusu tahmin görevinde geri bildirimin etkileri(2025) Avcı, Buse; İnan, Aslı BaharMevcut çalışmanın temel amacı genç yetişkinler için sınırlı olmayan sayı doğrusu tahmin görevinde geri bildirimin etkilerini incelemektir. Araştırma 4 farklı deneyden oluşmaktadır ve sınırlı olmayan sayı doğrusu tahmin görevinin algı versiyonu kullanılmıştır. Deneyler üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada katılımcılar herhangi bir geri bildirim almadan tahminlerini yapmıştır. İkinci aşamada deney gruplarına göre doğru geri bildirim, daha küçük yanlış geri bildirim veya daha büyük yanlış geri bildirim verilmiştir. Son aşamada geri bildirimin etkisini gözlemlemek amacıyla katılımcılar ilk aşamadaki görevin aynısını tamamlamıştır. Sonuçlar literatürle uyumlu olarak katılımcıların ilk aşamada sayıları olduğundan daha küçük algılama eğiliminde olduklarını, geri bildirim etkisi ile cevaplarını bu bildirimler doğrultusunda kalibre ettiklerini yani olduğundan daha az algılama yanlılığının önemli ölçüde azaldığını göstermiştir. Ayrıca bu kalibrasyonun yalnızca geri bildirim aşamasında gerçekleşmediği, katılımcıların üçüncü aşama boyunca vermiş oldukları cevaplarda da gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Katılımcıların almış oldukları geri bildirimin türlerine göre aşamalar arasındaki performansları incelendiğinde tüm gruplarda anlamlı ölçüde bir fark bulunmuştur.Master Thesis Rüzgâr türbini kanadı aerodinamiği ve güç çıkışı üzerindeki atmosferik buzlanma etkilerinin sayısal olarak incelenmesi(2026) Öztürk, Berkay; Koçak, EyupThis thesis presents a numerical investigation of the effects of atmospheric icing on the aerodynamic performance and power output of the NREL 5 MW reference wind turbine. Ice accretion on wind turbine blades changes the geometry of the blade profile, reduces aerodynamic performance and leads to significant power losses. In this study, two-dimensional analyses were performed on six blade sections. The analyses were performed using FENSAP-ICE software. The analyses were conducted under different atmospheric icing conditions. Liquid water content values of 0.22 g/m³ and 0.50 g/m³ were considered. Ambient temperatures were selected as -2.5 °C and -10 °C. The median volumetric diameter was fixed at 20 µm and the icing duration was set to one hour for all cases. Glaze ice and rime ice formation were investigated. Relative velocities and attack angles for each blade section were calculated using the Blade Element Momentum (BEM) theory. These results were used in the analysis. The Spalart-Allmaras turbulence model was used to model the turbulent flow. The analysis results obtained show that ice accretion is more pronounced in the blade tip regions. This situation is related to higher relative speeds and increased collection efficiency in the outer sections of the blade. It has also been observed that the ice structure formed at low temperatures is of the glaze ice type and causes more serious aerodynamic losses than the rime ice type. This is due to the horned and irregular geometry of the glaze ice form. Aerodynamic coefficients obtained from the iced airfoils were then used in power calculations. The results show that total power losses can reach up to 37% for the iced blade. Most of this reduction comes from the outer sections of blade. Finally, economic assessment was conducted to evaluate the impact of icing on overall costs. This assessment is based on annual energy cost losses. The results show that icing has significant effect on turbine performance and operating costs.Master Thesis Mohsin Hamid'in Gönülsüz Köktendinci ve Batı Çıkışı romanlarındaki eşiktelik ve aidiyet(2025) İnce, Nazan; Uzundemir, ÖzlemBu tez, Mohsin Hamid'in Gönülsüz Köktendinci (2007) ve Batı Çıkışı (2017) romanlarındaki eşiktelik, yerinden edilme ve bir yere ait hissedememe konularını incelemektedir. Her iki romanda da karakterler farklı coğrafyalarda gidip gelmekte, göç ve yurtsuzlaşmayı deneyimlemektedir. Sömürgecilik sonrası kuram çerçevesinde bu tez, coğrafi ve kültürel yurtsuzlaşmanın kimlik bütünlüğünü nasıl parçaladığını ve karakterlerin kendilerini aidiyetsiz hissetmelerine nasıl yol açtığını ele almaktadır. Frantz Fanon ve Homi Bhabha'nın yerinden edilme, yurtsuzluk ve bölünmüş kimlik üzerine fikirleri ve Victor Turner'ın liminalite (eşiktelik) kuramı bu romanlardaki ana karakterlerin parçalanmış öznelliklerini yorumlamak için kullanılacaktır. Bir yuva hissinin yokluğu, kültürel müzakerenin gerçekleştiği bir Üçüncü Alan ihtiyacını doğurur. Bu tez, Changez, Nadia, ve Saeed karakterlerinin bu süregelen yabancılaşma hissi durumuyla nasıl başa çıktıklarını araştırmaktadır. Sonuç olarak tez, yerinden edilmiş sömürge öznenin değişken ve eşikte var olduğunu ve kültürel müzakere ile sürekli olarak yeniden yapılandırıldığını savunmaktadır.Master Thesis Modelling and Controlling the Control Surfaces under the Effect of High Inertia and Abusive Load(2025) Kaykusuz, Derya Demir; Beldek, UlaşBu çalışmanın amacı, uçaklarda bulunan uçuş kontrol bilgisayarından uçuş kontrol yüzeyine kadar olan tüm uçuş kontrol eyleyici sisteminin atalet ve aşırı yük gözönünde bulundurularak modellenmesi ve kontrol parametrelerinin oluşturulmasıdır. Hidrolik silindirin hareketi, akış kontrolünü sağlayan direkt sürüş valfinin izin verdiği akış miktarı ve valf hareketini sağlayan doğrusal kuvvet motorunun çalışma prensibi matematiksel olarak MATLAB Simulink programında modellenmiştir. İç içe iki kontrol döngüsünden oluşan sistemin en içteki döngüden başlayarak ayrı ayrı benzetimi gerçekleştirilip kontrol parametreleri belirlenmiştir. Bu aşamada PID kontrolcüden yararlanılmış ve kök yer eğrisi göz önünde bulunarak kontrol parametreleri belirlenmiştir. Test ortamında kurulan deneysel düzenek ile model doğrulanmıştır. Bu çalışma, ataletsel yük altındaki eyleyicinin sistem performansını koruyabilmek için istenilen bant genişliği ve hızı sağlayabilecek kontrol parametrelerinin belirlenmesi üzerine odaklanmaktadır.Master Thesis Makine öğrenimine dayalı 6 ghz altında 5g iletişimi için mikroşerit yama anteninin tasarımı ve optimizasyonu(2025) Alyasırı, Harıth Majıd Sfayyıh; Aydın, ElifSub-6 GHz frekans aralığında çalışan beşinci nesil (5G) kablosuz sistemlere yönelik artan talep, küçük boyutlu, geniş bantlı ve yüksek verimli anten çözümlerini gerekli kılmaktadır. Mikroşerit yama antenler (MYA), düşük profilli yapıları ve kolay entegrasyon özellikleriyle avantaj sağlasa da bant genişliği açısından sınırlıdır. Bu tez, 5G uygulamaları için girintili beslemeli yarıklı dikdörtgen MYA'ların tasarım ve optimizasyonuna yönelik makine öğrenmesi tabanlı bir yöntem önermektedir. Geri dönüş kaybı (S₁₁) ile anten parametreleri arasındaki ilişkiyi incelemek üzere 200.000'in üzerinde HFSS benzetimi yapılmıştır. Gradient Boosting modeli, yüksek doğruluk ve genelleme başarısı elde etmiş ve bant genişliği farkındalıklı optimizasyonda kullanılmıştır. Anten 3.56 GHz ve 6.03 GHz'de çift bantlı çalışmış, -18 dB geri dönüş kaybı, %3.2 ve %4.2 kesirsel bant genişliği ile %84 verimlilik göstermiştir. Önerilen ML destekli tasarım yaklaşımı, tasarım süresini önemli ölçüde azaltmakta ve sürdürülebilir, ölçeklenebilir anten tasarımı için güçlü bir potansiyel sunmaktadır.Master Thesis Kriptolu optik haberleşme(2025) Yıldırım, Suat; Baykal, Yahya KemalBu tez çalışması, Serbest Uzay Optik (FSO) haberleşme yapılarında atmosferik türbülansın neden olduğu log-normal zayıflama etkisinin, sayısal veri iletimindeki güvenilirlik, bütünlük ve güvenlik parametreleri üzerinde oluşturduğu sonuçları çok yönlü bir biçimde araştırmaktadır. FSO bağlantıları yüksek bant genişliği sağlama, lisans gerektirmeden çalışma ve elektromanyetik girişimlere karşı dayanıklılık gibi önemli özelliklere sahip olsa da atmosferik koşullardaki değişimler nedeniyle işaret şiddetinde rastlantısal dalgalanmalar oluşmakta ve bu durum sistem performansını olumsuz etkilemektedir. Atmosferik türbülans kaynaklı bu genlik dalgalanmaları, çalışmada log-normal dağılım yaklaşımı ile modellenmiş olup, söz konusu bozulmaların Bit Hata Oranı (BER) ve Paket Hata Oranı (PER) üzerinde belirgin bir artışa neden olduğu gözlemlenmiştir. Çalışma, iki aşamalı bir deneysel çerçeve üzerine inşa edilmiştir. İlk aşamada, şifrelenmemiş veriler, açık hava, sis, toz ve yağmur gibi farklı atmosfer koşullarını temsil eden FSO kanal modelleri aracılığıyla iletilir ve her senaryo, farklı log-normal sönümlenme parametreleri kullanılarak oluşturulmuştur. Alıcı tarafta uygulanan eşikleme yöntemiyle sinyal yeniden elde edilmiş ve BER–PER performansı değerlendirilmiştir. Böylece fiziksel katmandaki bozulmaların iletim kalitesine etkisi ayrıntılı şekilde ortaya konmuştur. İkinci aşamada aynı iletim süreci, bu kez veri ASCON AEAD algoritması ile şifrelenerek tekrar uygulanmıştır. NIST tarafından hafif kriptografi standardı olarak kabul edilen ASCON hem gizlilik hem de doğrulama etiketi üzerinden bütünlük kontrolü sağlayan bir yapıya sahiptir. Bu aşamada kriptolu verinin türbülansa karşı davranışı incelenmiş; farklı şiddetteki türbülans koşullarında şifrelenmiş ve şifrelenmemiş iletimler karşılaştırılarak ASCON'un yüksek entropili çıktısının BER üzerindeki etkisi ve doğrulama etiketinin hatalı paketleri engelleme performansı detaylandırılmıştır. Elde edilen bulgular, log-normal fading'in FSO sistemlerinde ciddi hata artışına yol açtığını, ancak ASCON'un doğrulama mekanizması sayesinde bozulmuş paketlerin sistem tarafından kabul edilmesinin önüne geçildiğini göstermektedir. Şifreleme işlemi BER değerlerini yükseltse bile, doğrulama adımı yanlış verinin işlenmesini engelleyerek güvenli iletişimi sürdürmektedir. ASCON'un düzeltme değil, yalnızca bozulmayı tespit edip hatalı paketi dışlama odaklı çalıştığı da özellikle vurgulanmıştır. Genel olarak çalışma, log-normal zayıflama altında çalışan FSO bağlantılarına ASCON tabanlı kimlik doğrulamalı şifrelemenin entegre edilmesiyle, daha güvenli, daha kararlı ve bütünlüğü korunan bir optik haberleşme yapısı elde edilebileceğini göstermektedir. Bu hibrit yaklaşımın, düşük güç tüketimi ve yüksek güvenilirlik gerektiren yeni nesil ve 6G uyumlu optik iletişim sistemleri için güçlü bir aday olduğu sonucuna varılmıştır.Master Thesis İş makinelerinde kaput altı akış karakteristiğinin deneysel teknikle araştırılması(2025) Subaşıoğlu, Yunus Orhun; Aylı, Ülkü EceThis thesis investigates the effects of hot air accumulation beneath the hood in excavator-type construction machinery during engine operation and proposes a practical design solution to improve airflow. Accumulated thermal energy under the hood negatively impacts the operational efficiency of the engine and surrounding components, potentially leading to reduced performance and shorter component lifespan over time. To address this issue, ventilation openings were strategically added to the hood structure, allowing heated air to be directed outward more effectively.The study not only evaluates the thermal improvement achieved through these modifications but also considers the impact on noise emission.Noise measurements were conducted according to relevant standards, and the results were analyzed to determine whether the values remained within legally acceptable thresholds.The findings demonstrate that the addition of ventilation vents effectively reduced the under-hood temperature, contributing to better thermal management. At the same time, the noise levels recorded after the modification were observed to remain within permissible limits. These results suggest that it is possible to enhance thermal flow characteristics without compromising compliance with environmental noise regulations. Keywords: Under-Hood Flow, Thermal Management, Noise Measurement, Thermal Analysis, Construction Machinery,
