Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
Search Results
Master Thesis Hukuk ve ideoloji(Çankaya Üniversitesi, 2016) Benazır Ateş, AylinHukuk ideoloji ile ilişkili midir? Oldukça tartışmalı olan bu sorunun cevabını farklı ideolojilerin hukuka bakışına bakarak bulmak mümkündür. Bilindiği üzere modern devlet ile beraber toplumda var olan iktidar ilişkileri, ekonomik ve sosyal yaşam, hukuki düzen de değişmiş ve beraberinde birtakım yeni kavramlar ortaya çıkmıştır. Pozitif hukuk, hukukun üstünlüğü, insan hakları, hukukun evrenselliği gibi kavramlar bunlardan birkaçıdır. Bu kavramlara bakıldığında zihinlerde hukukun tarafsız olduğu, toplumda eşitliği sağlayan yegane mekanizma olduğu algısı oluşmaktadır. Peki hukuk, gerçekten insanların eşitliğini tesis eden, onların özgürleşmelerine yardımcı olan, her zaman mağdur olanın yanında olan haklar bütünü müdür? Bütün bunları cevaplamak kuşkusuz mümkün değildir. Ancak bu soruların cevabını ararken şüphesiz hukuk ve ideoloji arasındaki ilişkiyi göz ardı etmemek gerekecektir. Hukukun ideoloji ile ilişkisini anlayabilmek amacıyla öncelikle devletin ideolojik yönünü anlamak gerekmektedir ve bu bağlamda ulus devlet kurgusunu, bürokrasiyi ve beraberinde bireylerin hak ve özgürlüklerini sınırlandıran denetimi, mevcut ilişkilerin sürdürülmesi için oluşturulan rızaya dayalı hegemonyayı, eşitsizliklerin kaynağı olan sivil toplumu iyi anlamak gerekmektedir. Çünkü hukuk toplumsal ilişkilerde ideolojiye odaklı hareket etmekte ve bu süreçte devlet hukuku bir araç olarak görmekte ve kullanmaktadır. Bu sebeple yalnızca zora dayalı bir mekanizmadan ibaret olmayan devletin hukuktan etkin bir biçimde faydalandığını söylemek mümkündür. Bu bağlamda devletten yani siyasi iktidardan etkilenen hukukun tarafsız olamayacağı açıktır. Sistemin belli bir zümre lehine işlemesine büyük katkı sağlayan hukuk, tarihsel süreçte yeniden üretim sebebiyle yeni oluşumları desteklemiş, mevcut yapının devamlılığı için en temel mekanizmalardan biri olmuştur. Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, doğal hukuk, pozitif hukuk gibi kavramlarla, iktidar hukukla sınırlandırılmış ve birey eşit ve özgür hukuki bir özne olarak kabul edilmiştir. Böylelikle toplumdaki mevcut eşitsizliklerin ve sömürünün üzeri örtülmüş, eşitlik ve adalet adı altında eşitsizlik ve adaletsizlik gizlenmiş, diğer taraftan hak ve özgürlüklerin savunucusu olarak hukuk yüceltilmiştir. Oysa hukuk, egemen ideoloji ile uyumlu bir biçimde, bir hak tanımı yapmakta ve ona büyük bir değer yüklemektedir. Bireyin belli haklarla donatılarak hukuki bir özne olarak kabul görmesi, toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretimine katkı sağlamaktadır. Bu sebeple hukuk, toplumsal ve ekonomik ilişkilerin sürdürülebilmesi için zorunlu ve olumlu bir unsur olarak tasvir edilmektedir
