Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Master Thesis
    Jean Baudrillard ve bir simulacrum olarak "Arap Baharı"
    (2018) Sarıca, Özgür
    Fransız sosyolog ve düşünür Jean Baudrillard'a göre gerçeklik sona ermiş ve artık hipergerçeklik dönemine girilmiştir. Kamusal alanda üretilmiş gerçeklerle karşılaştığımızı dile getiren Baudrillard, Batı medeniyeti modeline ilişkin eleştirisini simulacrum kavramı ve simülasyon teorisi ile açıklar. Simulacrum, hakikat yerine algılanan görünümü anlatan bir terimdir. Baudrillard'a göre tarih adına söylenen birçok şey simulacrum ile açıklanabilir çünkü unutulmuş geçmiş içinden yeni bir gerçeklik üreterek kitlelerin algısını yönetmek, egemen ideolojinin iktidarını pekiştirmek için her zaman kullandığı yöntemlerden biridir. Soğuk Savaş sonrasında, başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere tüm dünyada güvenlik ve tehdit algıları değişmiş, buna egemen devletlerin yeni pazar ve kaynak arayışları da eklenince güç mücadelesinin odağına Ortadoğu yerleşmiştir. Bu coğrafyada 1. Körfez Krizi'yle başlayan mücadele süreci 11 Eylül saldırıları sonrasında, 'küresel terörizmle savaş' ve ahlaken 'özgürlük' söylemi üzerinden yapılan gerekçelendirme kullanılarak Irak'ın işgali ile devam etmiş ve "Arap Baharı"na kadar uzanmıştır. Bu çalışmanın amacı; Baudrillard'ın simülasyon teorisinden yola çıkarak Arap Baharı'nın hakikatle ilgisini tartışmak ve aslında kitlelerin algısını yönetmek üzere imal edilen bir gerçeklik üzerine kurulu yani bir simulacrum olduğunu ortaya koymaktır.
  • Master Thesis
    Simulacra and hyperreality in Neil Gaiman's American Gods
    (2014) Atcan Altan, Neslihan
    Neil Gaiman'ın American Gods adlı romanı farklı kadim mitolojilerden gelen bir çok mitolojik tanrı ve figürün yirmi birinci yüzyıl Amerika'sında hayatta kalma çabasını anlatmaktadır. Bununla birlikte bu kadim tanrılar giderek yerlerini Amerikan toplumunun Televizyon, Teknoloji ve Medya gibi yeni tanrılarına bırakmaktadırlar. Bu tez Gaiman'ın romanını Fransız kuramcı Jean Baudrillard'ın simülakr kuramına dayandırarak incelemeyi hedeflemiştir. Baudrillard günümüz çağdaş dünyasında gerçeklik kavramının yerine sadece kopyaların geçmediğini ve bu kopyaların kendi gerçekliklerini yaratmış ve bu şekilde de hipergerçekliğe ulaşmış simülakrlar olduğunu öne sürmektedir. Tezin amacı, romanın ana karakteri Norveç mitolojisinden Baldur'un simülakrı Shadow Moon, yine Norveç mitolojisinden Odin'in başarısız kopyası Wednesday ve diğer ikincil karakterleri inceleyerek bu figürlerin bir simülakra dönüşemedikleri sürece Amerika'da hayatta kalamayacakları gerçeğini ortaya koymaktır. Neil Gaiman'ın romanı da bu eski tanrıların, kopyası oldukları tanrıların öykülerini yeniden yaşamak yerine, Amerikan değerlerine uyum sağlayıp kendi öykülerini yazma uğraşlarını betimlemektedir. Neil Gaiman da Amerika'da yaşamını sürdüren Avrupalı bir göçmen olarak bu sürece uzak değildir. Kendisi, bu deneyimini Avrupalı tanrıların Amerika'ya uyum sağlaması olarak romanında yansıtmaktadır. Eski tanrıların ardından yeni tanrıları ele alan bölüm, Amerikan toplumunun tüketicilik, teknoloji ve tarihi reddetmesi gibi özellikleri Baudrillard'ın kuramı çerçevesinde incelemektedir.