Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
10 results
Search Results
Master Thesis Konutlarda kapalı otoparkların enerji verimliliği açısından tasarım standartlarının değerlendirilmesi(2023) Can, RamazanHava kirliliği, çevre kirliliği, kaynakların hızla tükenmesi gibi küresel sorunlar, sağlık ve konfor koşullarının giderek bozulması gibi olumsuzluklarla birlikte sürdürülebilirlik kavramını her geçen gün daha önemli hale getirmektedir. Ekolojik, ekonomik ve sosyokültürel alanlara etkisinden dolayı, sürdürülebilirlik esaslarının sağlanması gereken en önemli alanlardan biri de yapı sektörüdür. Artan nüfus ile teknolojinin de gelişmesine paralel olarak hız kazanan üretim ve tüketim döngüsü iyi yönetilemediği için ortaya çıkan iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi sorunlar geri dönülmesi zor bir noktaya geldiğinden dolayı enerji verimliliği, karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması daha da önem kazanmıştır. Mimarlar mekân tasarımlarında pasif tasarım kriterlerini göz önünde bulundurarak özellikle enerji performansı yüksek yapılar üretme çabasındadır. Yapıların enerji tüketimleri harcanan toplam enerjideki oranları nedeniyle çok önemlidir. Yapıların büyük kısmını oluşturan konutlarda ise durum aynıdır. Konut yapılarının tasarımlarında enerji etkin bir yapı tasarımı için yapının konut olan bölümleri kadar ortak kullanım alanları da göz önünde bulundurulmalıdır. Ortak kullanım alanlarından olan kapalı otoparkların ise binaların enerji tüketimindeki payları çok fazladır. Bu yüzden yönetmeliklerde kapalı otopark alanlarının enerji verimliliğinin sağlanması ile ilgili düzenlemelere ihtiyaç vardır. Özellikle konutlardaki kapalı otoparkların binanın enerji tüketimine etkisi, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Bu yüzden konut yapılarında otopark alanlarının tasarımı yapının enerji performansını olumlu yönde etkileyecek şekilde tasarlanmalıdır.Master Thesis Tarihi kentlerde su sarnıçlarının yeniden kullanımı üzerine bir araştırma: Safranbolu örneği(2023) Kahyaoğlu, İremSanayileşme ve ekonomik gelişmeye bağlı olarak kent nüfusu her geçen gün artmaktadır. Buna bağlı olarak kentlerin büyümesi ile alt yapı, ulaşım, konut, sanayi ve enerjiye duyulan ihtiyaç artmaktadır. Hızla büyümekte olan kentlerde, canlı yaşamı için hayati olan suya duyulan talep ve nüfus artışına paralel olarak tüketilen su miktarı artmaktadır. Artan tüketim ile sınırlı olan su kaynakları daha da sınırlı bir hale gelmektedir. Küresel olarak su kaynaklarının yaklaşık %69'u tarımsal amaçlarla kullanılmaktadır. Bu miktarı %19 ile sanayi sektörü (enerji, ticari ve endüstriyel sektörler) ve %12 ile konut kullanımı izlemektedir (Birleşmiş Milletler, 2014). Bu durum göz önünde bulundurulduğunda küresel ölçekteki su tüketiminde büyük bir paya sahip olan yapılar ve yapı stoğunun çoğunu oluşturan konutlarda su kullanımının yönetimi ve su kaynaklarının korunması sürdürülebilir bir çevre sağlanması açısından oldukça önemlidir. Bu çalışma ile Safranbolu gibi mimari dokusu koruma altına alınmış tarihi kentlerde, hızlı nüfus artışı, küresel ısınma, iklim değişikliği ve bilinçsiz su kullanımı nedenleriyle meydana gelen su kaynaklarının hızla tükenmesi ve her geçen gün artan su talebi problemine çözüm aranmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda bölgede bulunan sarnıçların yeniden işlevlendirilmesi ile yapılarda su verimliliğini arttırmak amaçlanmıştır. İlk olarak bu konu ile ilgili kaynak taraması yapılmıştır. Yapılan kaynak taraması sonucunda, iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın olumsuz etkileri ile nüfus artışı ile paralel olarak artan su talebinin, su kaynaklarının varlığını ve kalitesini olumsuz yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, yapılarda su verimliliğini sağlamak amacıyla su tasarruflu ekipman kullanımı ve atık suyun geri dönüşümü gibi stratejilerin uygulanabileceği saptanmıştır. Özellikle, mimari mirası koruma altına alınmış tarihi kentlerde hali hazırda bulunan ve unutulmaya yüz tutmuş mimari birer değer olan su yapılarının yeniden işlevlendirilerek kullanımının, su verimliliğinin sağlanmasında önemli bir potansiyel olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu çalışma kapsamında ele alınan Safranbolu Tarihi Kentinde, su kuyuları, çeşmeler, yağmur depoları, kar kuyuları ve sarnıçlar gibi çeşitli su depolama unsurlarının olduğu belirlenmiştir. Safranboludaki su yapıları arasından sarnıçlar, kapasitelerinin büyük olması, sayıca fazla olmaları, çoğunun kullanılabilir durumda olması ve konumları sebebiyle bu çalışmada ele alınmıştır. Bu doğrultuda, Safranbolu Tarihi Kentinde saha çalışması yapılması planlanmıştır. İki aşamada yürütülen saha çalışmasında, kentteki 11 adet sarnıca ulaşılabilmiştir. Tespit edilen sarnıçlar incelenip belgelenmiştir. Daha sonra çalışma alanı olarak belirlenen bölgedeki 12 konağın ve 13 konutun günlük, aylık ve yıllık su tüketim verileri uygulanan anket çalışması ile tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan anket uygulaması sonucunda suyun mekânsal kullanım ile bu mekanlardaki su tasarruflu ekipman kullanımı ile ilgili analizler yapılmıştır. Yapılan saha çalışması sonucunda, ele alınan 25 yapıda tüketilen su ile bu yapılar üzerinden yapılan yağmur suyu hasadı sonucunda gelen atık suyun ve yağış rejimine bağlı olarak bölgede olması beklenen yüzeysel akış suyunun, bölgedeki sarnıçlarda rahatça depolanıp arıtılarak geri kazanılabileceği görülmüştür. Ayrıca bölgede tespit edilememiş başka sarnıçlarında olduğu, keşfedilecek olan bu sarnıçlarla birlikte daha fazla yaşam alanının değerlendirmeye alınarak daha fazla suyun geri kazanılabileceği öngörülmektedir.Master Thesis Mevcut binaların dönüştürülmesinde iklim değişikliğine karşı uyumlandırma çalışmaları üzerine bir araştırma(2023) Özkaya, ElçinGeçmişte var olan kültürel, sosyal ve tarihi öneme sahip yapılar; ulusal kimliğin, kültürün ve toplumsal yapının bir göstergesi olduğu için sürdürülebilir olmalıdır. Zamanla insanların ihtiyaçları ve konfor koşulları değişmeye başlamış ve bu doğrultuda mekânlar işlevini yitirmiş, atıl kalmış veya yıkılmıştır. Yapıların özgün işlevlerini yitirmelerinin sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik gibi birçok nedeni olabilir. İnsanların konfor koşulları, ihtiyaçları ve günümüzün getirdiği yeni işlevler, binaların belirlenen mekânlara atfedilerek çağa uyum sağlamak için yeniden işlevlendirilmesi veya başka bir deyişle adaptif olarak yeniden kullanılması bu yapıların sürdürülebilirliğini sağlamaktadır. Yeniden işlevlendirme kavramı çerçevesinde, bugüne kadar yapılan çalışmaların çoğu, Kültürel Miras, Endüstri Mirası ve Koruma kavramları ile bağdaştırılarak, geleceğe aktarılmak üzere yeniden işlevlendirilmesi adına yapılmıştır. Ancak günümüzde, sürdürülebilirlik çerçevesinde tüm binaların yıkımı ve yeniden inşa edilmesi değil, var olduğu şekilde, işlevlendirilerek kullanımını sürdürmesi üzerinde durulması gerekmektedir. Mevcutta var olan yapının geleceğe aktarılması, uyumlandırılması ve sürdürülebilirliğin sağlanması için iklim değişikliği ve dayanıklılık konuları ile birlikte ele alınmalıdır. Bu tez çerçevesinde geçmişte var olan yapıları günümüze aktarmak yerine, bugün var olan tüm yapıları geleceğin koşullarına uyarlayarak dönüştürmenin yolları araştırılmaktadır. İklim değişikliğinin doğa ve insanlar üzerinde etkileri olduğu gibi, var olan bir yapının geleceğe aktarılmasında da büyük etkileri olmaktadır. Gelecekte sıcaklık faktöründeki değişim, binalardaki ısıtma ve soğutma ihtiyacındaki yoğunlaşmayı belirlemektedir. Bu bağlamda, yapıların iklim değişikliğine karşı tutumunu görebilmek için, iklim değişikliğine karşı gelecek senaryoları oluşturulmaktadır. Oluşturulan gelecek senaryolarının, yapılar üzerine etkileri irdelenerek, yapı özelinde tasarım önerilerinde bulunulacaktır. Sonuç olarak, tez kapsamında mevcutta var olan bir yapının geleceğe aktarılması ve uyumlandırılması, iklim değişikliği konusuyla birlikte ele alınmıştır. Çalışmada genelden özele doğru bir yöntem izlenmektedir. Tanımlamaları yapılan kavramlar tek bir kavram altında toplanmaktadır. İklim gelecek senaryosu oluşturmak için, Ankara'nın iklim verileri ele alınarak, 2050 ve 2080 yıllarına ait senaryolar oluşturulmuştur. Oluşturulan gelecek senaryolarına bağlı olarak tasarım önerileri getirilecektir. Elde edilen tüm bilgiler örnek bir yapı üzerinden değerlendirilecektir.Master Thesis Konutlarda kapalı otoparkların enerji verimliliği açısından tasarım standartlarının değerlendirilmesi(2023) Can, RamazanHava kirliliği, çevre kirliliği, kaynakların hızla tükenmesi gibi küresel sorunlar, sağlık ve konfor koşullarının giderek bozulması gibi olumsuzluklarla birlikte sürdürülebilirlik kavramını her geçen gün daha önemli hale getirmektedir. Ekolojik, ekonomik ve sosyokültürel alanlara etkisinden dolayı, sürdürülebilirlik esaslarının sağlanması gereken en önemli alanlardan biri de yapı sektörüdür. Artan nüfus ile teknolojinin de gelişmesine paralel olarak hız kazanan üretim ve tüketim döngüsü iyi yönetilemediği için ortaya çıkan iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi sorunlar geri dönülmesi zor bir noktaya geldiğinden dolayı enerji verimliliği, karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması daha da önem kazanmıştır. Mimarlar mekân tasarımlarında pasif tasarım kriterlerini göz önünde bulundurarak özellikle enerji performansı yüksek yapılar üretme çabasındadır. Yapıların enerji tüketimleri harcanan toplam enerjideki oranları nedeniyle çok önemlidir. Yapıların büyük kısmını oluşturan konutlarda ise durum aynıdır. Konut yapılarının tasarımlarında enerji etkin bir yapı tasarımı için yapının konut olan bölümleri kadar ortak kullanım alanları da göz önünde bulundurulmalıdır. Ortak kullanım alanlarından olan kapalı otoparkların ise binaların enerji tüketimindeki payları çok fazladır. Bu yüzden yönetmeliklerde kapalı otopark alanlarının enerji verimliliğinin sağlanması ile ilgili düzenlemelere ihtiyaç vardır. Özellikle konutlardaki kapalı otoparkların binanın enerji tüketimine etkisi, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Bu yüzden konut yapılarında otopark alanlarının tasarımı yapının enerji performansını olumlu yönde etkileyecek şekilde tasarlanmalıdır.Master Thesis Ankara Ulus Merkezi İş Alanı (MIA) için ekolojik temelli dönüşüm (EKOMİA) ve çevreye duyarlı yaklaşım modeli(2022) Gür, CerenUlus Tarihi Kent Merkezinde son yıllarda fiziksel ve işlevsel bozulmalar yaşanmakta, yapılan koruma, yenileme ve dönüşüm çalışmaları da ancak kısıtlı bir çevrede etkili olmaktadır. Kent Merkezi geçmişten günümüze çeşitli imar planları, koruma kararları ve yönetim müdahaleleriyle karşı karşıya kalmış, ancak Tarihi Kent Merkezi için oluşturulan planlar parçacı kararlar olması sebebiyle bütün kentte etkili olamamış, yıkıp yeniden yapmanın ötesine geçememiş, Ulus Tarihi Kent Merkezi güncel bir plandan yoksun kalmıştır. Günümüzde kent merkezinde fiziksel ve bölgesel açıdan bazı sorunlar yaşanmaktadır. Kent merkezindeki yeşil alanlar yetersiz kalmakta, merkez genelinde kirlilik, kentteki yapılarda altyapı, atık yönetimi problemi yaşanmakta, insan ve araç yoğunluğunun fazla olduğu bölgede ulaşım, yaya erişilebilirliği, trafik ve park problemi gözlenmektedir. Bu nedenle Ulus Tarihi Kent Merkezi ulaşım, altyapı, atık yönetimi, kirlilik, yapısal durum açısından incelenmiş, ekolojik bir kent merkezi planlaması için hangi stratejilerin oluşturulması gerektiği tasarlanmıştır. Tez çalışması kapsamında yapılan analizler sonucunda, bölgede fiziksel ve bölgesel durum tespit edilmiş, kullanıcı görüşleri, anket sonuçları, alan analizi ve literatür araştırması sonunda bölgeye ait çeşitli bulgular ortaya konmuştur. Bu tezin amacı Ulus Tarihi Kent merkezindeki sorunları belirleyerek, doğanın, tarihi ve kültürel çevrenin, yaşam alanlarının korunmasını sağlamak, kent bütününde yaşam standartlarının yükseltilmesine, kent merkezinin ekolojik ve sürdürülebilir bir anlayışla bütüncül bir şekilde planlanmasına katkıda bulunmaktır. Anahtar Kelimeler: Ekomia, Sürdürülebilirlik, Ekoloji, Planlama, Kentsel DokuMaster Thesis Tarihi yapıların yeniden işlevlendirilmesi sürecinde sürdürülebilirlik çözümleri(2022) Kabak, SuedaGünümüzdeki çevresel sorunlara yol açan nedenlerin başında gelen fosil yakıtların, birçok alanda kullanılıyor oluşu; sürdürülebilirlik konusundaki çalışmaları tetiklediği gibi yenilenebilir enerji kullanımı konusuna da dikkat çekmektedir. Binalardaki yapım ve işletim faaliyetlerinin ise çevresel kirliliği arttırıcı başlıca sebeplerden olduğu bilindiğinden; yeni binalarda sürdürülebilir tasarım anlayışı son zamanların dikkat çeken konularındandır. Fakat Dünya genelindeki mevcut yapı stoğunun fazlalığı göz önüne alındığında; sadece yeni yapılacak binaların değil, tarihi yapıların da yeniden işlevlendirilerek bu değişime adapte olması fikri, koruma düşüncesi paralelinde ortaya çıkmaktadır. Bu tezde; taşınmaz kültür mirası kapsamında incelenen tarihi yapıların yeniden işlevlendirilmesi sürecindeki çevresel sürdürülebilirlik müdahaleleri araştırılmıştır. Çalışma süresince gerek duyulan literatür taramasına ek olarak, Dünya'dan ve Türkiye'den seçilmiş sürdürülebilirlik alanındaki uygulama müdahalelerini içeren örnekler üzerinden uygulanan müdahalelerin incelenmesiyle araştırmalar sürdürülmüştür. Uygulama yöntemlerinin detaylı bilgisine ulaşılabilen farklı coğrafyalardan veya farklı yeşil bina değerlendirme sistemlerinden derece almış bu örneklerin ortak, olumlu veya farklı yönlerinin tartışıldığı çalışmada; koruma ve sürdürülebilirliğin tarihsel gelişimine de ayrı bölümlerde yer verilmiştir. Uluslararası mecrada olduğu gibi Türkiye'de de oldukça yeni bir alan olan bu konudaki çalışmalar literatür ve örnek çeşitliliği bakımından kısıtlıdır. Bu sebeple tez çalışması süresince yararlanılan örnek incelemeleri sonucunda ortaya çıkarılan koruma kapsamında ele alınabilen çevresel sürdürülebilirlik yöntemlerinin; ileride yapılacak olan yeniden işlevlendirme çalışmalarında fikir vermesi amaçlanmaktadır.Master Thesis Analytic Hierarchy Process (AHP) based approach to identity the best fit green building certification system for turkey(Çankaya Üniversitesi, 2017) Said, Fatma S.As one of the most important global issues, the sustainable development goal has been legislated by many countries in order to ensure the compliance of the projects. Thus, ensuring the compliance of projects with the sustainability requirements is considered important for development. In this research, a methodology is introduced based on a strategy to find out the most influential criteria and sub-criteria that shall be considered for the development of a green building certification system for Turkey. The research adopts the Analytic Hierarchy Process (AHP) method by identifying the criteria and sub-criteria from the literature, as well as interviewing experts from different background; academicians, consultants and government decision makers. Using criteria and sub-criteria that are considered important according to the green building and sustainability studies, the questionnaire developed by the AHP software (Expert choice 11.5 academic version) is filled by the experts. The final results show that economy (cost) and efficiency are considered the most important criteria for the green building certification system in Turkey, while overall assessment success, registration and certification costs, and adaptability and reliability are the most important sub-criteria. The hypotheses testing show that the current certification systems are unsufficient for Turkey; and also the AHP method is thought to be successful for the assessment of Turkey's green building certification system.Master Thesis Sustainability in vernacular architecture of Iraq and its applicability in modern residential buildings in Iraq region(2015) Ayyash, Ahmed BasilSustainability is a modern term that has been used on a large scale and at all levels of economic, social, environmental and even political, and where the issues of environment and architecture is the base engine for this thought, many attempts have emerged over the past year is to codify and framing this thought, in the form of guides and standards. Therefore, discussed the concept in his original named "sustainability", then move on to the concept of smaller and closer to architect works, "sustainable architecture", after it has been moving to the smaller circle and more deeper which had embodied the concept of sustainability Urban, (standards LEED and other global standards), even that many of the countries in the world which it has imposed as law, until it reached applied mandatory on some countries, and thus achieves an important part of the objectives of the research is to explore which benefit us of the concept of sustainability inherent in the architecture vernacular, application and make them as sources of architecture and modern buildings in generally and residential buildings in particularly. In many parts of the world, one can realize many distinctive examples of vernacular architecture, mainly houses. Although there were socio-cultural differences in each region, the design of houses retained a common architectural language that responded to both the common hot arid zone climate and the common religious needs. The heritage includes various forms of vernacular houses, which were developed in response to traditional, religious and cultural factors, along with the specificity of the local built environment, each architectural element in the vernacular architecture represented a solution or an answer to a different problem that appeared according to a specific condition, they were a sequence of related problems, which were met successfully to achieve a unified and a harmonious direction. The beauty of these traditional houses represents an art form which has resulted from an understanding of a unique mode of religious and cultural human life and the architecture vernacular principles embodies of sustainable development through the close relationship between the nature and a healthy environment as well as the building materials had a local and natural renewable sources. In fact that research aims to consolidate the concept of sustainability in vernacular architecture, LEED standard, BREEAM System, Green Arch and Estidama have been selected with the concepts and methods of vernacular architecture.Master Thesis Importance of daylight as a component of sustainability in shopping mall examples(2012) Al-Jubouri, Omar HamadThe use of natural light in interior spaces of shopping malls is very beneficial because energy consumption can be reduced in this big scale building type and conditions for employees and numerous users of these spaces can be enhanced, which positively affect their health. The concept of sustainability is a rapidly growing area of focus for many interior designers. Interior designers are among professional groups who have a considerable impact on sustainability. The research explores the effects of daylight in the interior spaces of shopping malls for achieving sustainable interior spaces. The research hypothesis is that shopping mall with more daylight will be sustainable in many aspects such as enhancing indoor environment quality, energy efficiency, and as well daylight affects human behaviors and psychology. This research would contribute to the awareness on the necessity and ways of providing daylight in buildings, especially in shopping malls interior spaces. Ways of bringing natural light into inner spaces will be examined through providing examples and studies which have been done in this matter.Master Thesis Relevance of interior architecture with assessment systems of sustainable design(2010) Sarımanoğlu, Umut CevatThis study discusses relevance of sustainable design from the point of view of interior architecture. It introduces two recognized sustainable building rating systems, LEED and BREEAM; and it analyses the role of interior architect within these assessment systems. Additionally, this study questions the status of interior architecture within national and international laws and regulations concerning sustainability. In light of these examinations, it suggests strategies for improving the role of interior architecture in sustainable design in Turkey.
