İşletme Bölümü Yayın Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/403

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 65
  • Article
    Industry 4.0 Readiness of Smes: Active Participants or Silent Audience of the Revolution
    (Sosyoekonomi Soc, 2023) Sener, Irge; Karapolatgil, Ahmet Anil
    Nowadays, the technological consequences of the Fourth Industrial Revolution affect all organisations. However, the current reactions of SMEs have yet to be explored. For this reason, this study focused on the actual status of SMEs and aimed to determine their readiness and awareness of Industry 4.0 technologies. Semi-structured interviews were conducted with 44 SME managers operating in Ankara, constituting the study sample. Research findings were examined within the scope of 3 main themes determined by content analysis. In this context, it has been concluded that SMEs in the sample have low awareness of Industry 4.0, and their readiness needs to be improved.
  • Article
    Yıldız Gücü (Star Power): Yıldız Sporcular Y Kuşağı Tüketicilerinin Tüketimkararlarını Etkiler mi
    (2021) Avcı, Mustafa Serhat; Ergin, Elif Akagün; Özdemir, Handan
    Amaç – Bu araştırmanın amacı, “yıldız gücü faktörleri” olarak bilinen; profesyonel güvenilirlik,sempatik kişilik, atletik uzmanlık, sosyal çekicilik ve karakteristik tarz faktörlerinin Y kuşağıtüketicilerin genel ve spesifik tüketimleri üzerindeki etkilerini ortaya koymak ve yıldız gücü etkisinincinsiyet ve yaş demografik değişkenleri ile ilişkilerini incelemektir. Yöntem – Nicel araştırma yönteminin tercih edildiği bu araştırmada, Braunstein ve Zhang’ın (2005)atletik yıldız gücü üzerine yaptıkları çalışmada geliştirdikleri Athletic Star Power (SASP) ölçeği veritoplama aracı olarak kullanılmıştır. Y kuşağı 450 katılımcıdan anket yöntemi ile toplanan veriler SPSS25.0 paket programı kullanılarak tasnif edilmiş, araştırmanın hipotezleri, çoklu doğrusal regresyonanalizi, bağımsız örneklemler için T- testi ve ANOVA analizi yöntemleri ile test edilmiştir. Bulgular – Araştırma sonucunda, Y kuşağı tüketicilerin tüketim kararlarında yıldız gücüfaktörlerinden etkilendikleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, yıldız gücü etkisinin kadın veerkek bireyler üzerinde anlamlı bir farklılık gösterdiği görülmüş ve erkek tüketicilerin kadıntüketicilere göre atletik yıldız gücünden daha fazla etkilendikleri belirlenmiştir. Buna ek olarak,atletik yıldız gücü etkisinin katılımcıların yaşlarına göre farklılaşmadığı sonucuna da varılmıştır.Tartışma – Ünlü sporcuların reklamlarda kullanılması üzerine yapılan çalışmalar, ağırlıklı olarakreklam yöneticilerinin görüşlerine odaklanmış, tüketicilerin bakış açılarının önemini göz ardı etmiştir.Buna ek olarak, çeşitli çalışmalarda ise, ünlü sporcuların tüketiciler üzerindeki etkilerine dairbileşenlerin birbirlerinden bağımsız olarak değerlendirildiği görülmektedir. Bu noktadan hareketlebu araştırmada, yıldız gücü etkisinin tüketici açısından ele alınması hedeflenmiş ve yıldız gücüfaktörleri olarak kabul edilen tüm faktörlerin, dünyanın en büyük ikinci tüketici topluluğu olarakkabul edilen Y kuşağı tüketicilerin tüketim kararları üzerindeki olası etkileri ortaya konmayaçalışılmıştır. Bu bağlamda, markaların ve firmaların dünya nüfusunun yaklaşık %27’sini oluşturan veTürkiye’de ise halen 18 milyonun üzerinde tüketiciyi kapsayan Y kuşağının, yıldız sporculardan nederece etkilendiklerini görmeleri ve “yıldız gücü” etkisinden faydalanabilmeleri oldukça önemlidir.
  • Article
    Türkiye'de Televizyon Dizisi Sektörü
    (2021) Doğanay, Mete; Aktaş, Mansur Konuralp
    Bu çalışmanın temel amacı Türkiye’de önemli bir iletişim ve eğlence aracı olarak kabul edilen televizyon yayınlarının en çok izlenen ikinci program türü olan dizi filmlerini yapımcılık açısından incelemektir. Bu amaçla dizi sektörü temsilcileri ile görüşmeler yapılmış ve konu ile ilgili birçok kaynak incelenmiştir. Türkiye’de dizi sektörü 2010’lu yılların ilk yarısında önemli bir gelişme göstermiş ve ihracat rakamları önemli ölçüde artmıştır. Türk televizyon dizilerini diğer ülkelerin dizilerinden ayıran önemli farklar olarak, dizilerin yapım kalitelerinin yüksek olması, duyguları çok iyi yansıtması, çoğunlukla melodram türü olmakla beraber hikâyelerinin ve sunumlarının diğer ülke melodramlarından farklı olması, seyircinin merakını canlı tutan olaylar zinciri üzerine kurulması, oyunların fiziki özellikleri ile oyunculuk yetenekleri, çekimlerim değişik ve ilgi çeken mekânlarda gerçekleştirilmesi ve özellikle müziklerinin etkileyici olması değerlendirilebilir. Türk dizi film sektörü çok önemli aşamalar kaydetmiş ve günümüzde dünyaca tanınmış bir sektör haline gelmiştir. Sektörün kendini etkileyen tüm gelişmeleri gözeterek bir strateji oluşturması ve bu stratejiye göre hareket etmesi bundan sonraki başarılarını devam ettirmesi için ön
  • Article
    Rus Örgüt Kültürü: Kültür, Yönetim, Liderlik Ve İnsan Kaynakları Yönetiminde Değişim Bağlamında Bir Değerlendirme
    (2016) Tunç, Tülin; Özen Kutanis, Rana
    Coğrafi büyüklüğü, nüfusu, doğal kaynaklarının zenginliği, giderek büyüyen bir pazar olması ve özellikle son yüzyılda geçirdiği tarihsel, siyasi, kültürel ve ekonomik değişimin etkileri açısından Rusya, son derece ilgi çekici bir ülke konumundadır. 19. yüzyılın başlarında komünizmin kabulü ile başlayan siyasi ve tarihsel değişim, beraberinde kültürel ve ekonomik değişimi de getirmiş; bu değişim, çeşitli formlardaki iş ve örgütsel yaşamda ve örgütsel davranışta yansımalarını bulmuştur. Rus milli kültürü, bu hızlı değişim ortamında geçmişin geleneksel değerleri ve bugünün kapitalist değerleri uç noktaları bağlamında paradoksaldır. Bu çalışmada; Rusya’nın tarihsel gelişimi içerisinde milli kültürünün genel görünümü, bunun örgüt kültürü ve örgütsel davranışa yansımaları dönemler itibariyle değerlendirilerek, insan kaynakları, yönetim ve liderlik alanları bağlamında çeşitli görünümleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.
  • Article
    Yerel Finansal Raporlama Çerçevesi ve Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı: Bir Literatür İncelemesi (2016 - 2017)
    (2018) Ozturk, Can
    Türkiye’de finansal raporlama Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim StandartlarıKurumu tarafından bağımsız denetim ve kamuya hesap verme yükümlülüğü kavramlarıçerçevesinde düzenlenir. Finansal raporlama amacıyla, bağımsız denetime tabi olupkamuya hesap verme yükümlülüğü bulunan işletmeler Uluslararası Finansal RaporlamaStandartları ile uyumlu Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına (TFRS) tabidirler.Ancak, bağımsız denetime tabi olup kamuya hesap verme yükümlülüğü bulunmayanişletmeler için TFRS’yi veya Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal RaporlamaStandardını (BOBİ FRS) kullanmaları yönünde iki seçenek bulunmaktadır. Bu çalışma,yakın zaman önce yayınlanan BOBİ FRS ve ondan önceki taslağı olan Yerel FinansalRaporlama Çerçevesi (YFRÇ) üzerine hakemli dergilerde yayınlanan makalelere ilişkinbir literatür incelemesine odaklanmıştır ve gelecekteki araştırmalar için önerilersunmaktadır.
  • Article
    Yazılım Sektöründe Nitelikli Personel Seçiminin Nötrosofik Ahp ve Topsis Yöntemleri İle İncelenmesi
    (2021) Karataş, Pembegül Çetiner; Tas, Aysegul
    Amaç- Çalışmanın temel amacı, insan kaynakları yönetiminde firma performansına etki eden nitelikli personel seçimi için gerekli kriterlerin (niteliklerin) belirlenerek, bu kriterler altında başvuran adaylardan en uygun olanın belirlenmesi ve seçilmesidir. Ayrıca etkili ve kısa sürede sıralamanın yapılması için bir yöntem sunulmaktadır.Yöntem- Araştırmada kullanılan veriler, yazılım sektöründe yer alan 5 firmada çalışan 15 insan kaynakları uzamanı ve yöneticileri ile yapılan yüz yüze görüşmeler ve literatür taraması ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler aralık değerli nötrosofik AHP yöntemi kullanılarak personel seçimine yönelik adaylarda aranacak kriterler sıralanmıştır. Daha sonra bu kriterlerin ağırlıkları nötrosofik TOPSIS yöntemi ile analiz edilerek proje yöneticisi olarak bavurana adaylar sıralanmaya çalışılmıştır. Bulgular- Kriter sıralaması sonucuna göre personel seçiminde yer alması gereken en önemli kriter 0,4900912 değeri ile “Eğitim Düzeyi” olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kriteri, sırasıyla “Yazılım Tecrübesi”, “Yabancı Dil”, “Kişisel Özellikler” ve “Sahip olunan Sertifikalar” izlemektedir. Daha sonra belirlenen bir yazılım firması için, aralıklı nötrosofik TOPSIS yöntemi kullanılarak, proje yöneticisi belirlenmiş ve adaylar; Aday2> Aday1> Aday3> Aday4 şeklinde sıralanmıştır.Tartışma- Yazılım ve bilişim alanında yer alan firmalar için en doğru ve en uygun personelin belirlenmesi firma başarısı ve sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Karar vericilerin klasik yaklaşımları kullanarak belirsizlik altında güvenilir tespitler yapması pek kolay olmamaktadır. Kullanılan aralık değerli nötrosofik yöntemler, özellikle adayların değerlendirilmesinde ağırlıklandırılan özelliklerin net değerler ile ifade edilemediği durumlarda oldukça başarılı olmaktadır. Ayrıca çalışma sırasında insan kaynakları ile yaptığımız görüşmelerde, insan kaynakları biriminin farklı mülakatlar ile adayı belirlemesi yerine, kullandığımız teknikler ile çok daha kısa sürede ve etkili olarak sıralanabildiği sonucuna varılmıştır.
  • Article
    Profesyonelleşmenin İletişim Becerileri Üzerine Etkisi: Beş Yıldızlı Otel İşletmelerinde Bir Araştırma
    (2019) Çımen, Hürrıyet; Kılıç, İbrahim; Tunc, Tulin; Sönmez, Neslihan Kan
    Bu araştırmanın amacı, beş yıldızlı otel işletmelerinde profesyonelleşmenin iletişim becerileri üzerineetkisini ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklemini, Antalya İli'nde faaliyet gösteren beş yıldızlı otelişletmelerindeki 561 çalışan oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak profesyonelleşme ve iletişimbecerileri ölçeklerini içeren anket kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, betimsel istatistikler(frekans,-yüzde dağılımı, aritmetik ortalama, standart sapma) korelasyon ve regresyon analizikullanılmıştır. Araştırma sonucunda, otel çalışanlarının profesyonelleşme düzeylerinin orta düzeyinaltında (düşük), iletişim becerilerinin ise orta düzeyin üzerinde olduğu saptanmıştır. Bununla birlikteprofesyonelleşme ile iletişim becerileri arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki olduğubelirlenmiş olup, regresyon modeline göre profesyonelleşme düzeyindeki bir (1) birimlik artışıniletişim becerileri üzerinde 0,50 birimlik artış yarattığı tespit edilmiştir.
  • Article
    Parametrik Olmayan Regresyon Analizi: Faiz oranı, Enflasyon ve Döviz Kuru Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Örneği
    (2016) Mamak Ekinci, Elmas Burcu; Alhan, Aslıhan; Ergör, Zeynep Birce
    Regresyon analizi, değişkenler arasındaki ilişkinin modellemesi ve incelemesi için kullanılan istatistiksel yöntemlerden birisidir. Diğer istatistiksel yöntemlerde olduğu gibi regresyon analizi de parametrik ve parametrik olmayan yöntemler olarak incelenebilir. Parametrik yöntemlerin kullanımı güçlü varsayımlar gerektirirken, parametrik olmayan yöntemlerde bu varsayımlar gerekli değildir. Bu çalışmada modelden bağımsız bir yöntem olan parametrik olmayan regresyon analizinden bahsedilmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde faiz oranındaki değişimler, döviz kuru ve tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile açıklanmaya çalışılmıştır. Parametrik ve parametrik olmayan yöntemler uygulanmış, söz konusu veri için parametrik olmayan regresyon yönteminin kullanımının daha uygun olduğu görülmüştür. Ocak 2010-Ekim 2015 dönemini kapsayan aylık veri kullanılmıştır. Analizlerde R programlama dili kullanılmıştır.
  • Article
    Bireysel Öncüllerinin İş-aile Çatışmasına Etkisi: Covid-19 Pandemisi Nedeniyle Evden Çalışanlar Üzerine Bir Araştırma
    (2020) Şener, İrge; Abunasser, Nihad
    İş-aile çatışmasının, çalışanlar, aileleri ve örgütler üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle, mevcut araştırmaların çoğunluğu, iş-aile çatışmasının sonuçlarına odaklanmıştır; bu nedenle, iş-aile çatışmasına neden olan etkenler ile ilgili araştırmalar sınırlı kalmıştır. Bu sınırlılığa istinaden, bu çalışmada iş-aile çatışmasının önemli bireysel öncülleri olarak belirlenen, beş faktör kişilik özellikleri ve duygusal zekanın iş-aile çatışması üzerindeki etkilerine odaklanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, kamu kurumlarında çalışan ve Covid-19 pandemi koşulları nedeniyle iş yaşamlarında ilk defa evden çalışma deneyimi yaşayan 220 çalışanı kapsamaktadır. Araştırmanın bulguları, sorumluluk kişilik özelliği yüksek olan çalışanların daha az iş-aile çatışması yaşadıklarını gösterirken; duygusal dengesizlik kişilik özelliği yüksek olan çalışanların daha fazla iş-aile çatışması yaşadıklarını ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte, duygusal zekanın iş-aile çatışması üzerindeki etkisinin anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Araştırma ile ilgili sınırlılıklar, katkılar ve öneriler ilaveten tartışılmıştır.
  • Article
    Göç Yönetiminde Lojistik Konum Seçimi: Ege Bölgesi Üzerine Bir Inceleme
    (2021) Ergor, Zeynep Birce; Tas, Aysegul; Yılmaz, Levent
    Türkiye coğrafi konumu gereği önemli göç rotaları üzerinde bulunan bir ülkedir. Özellikle son yıllarda artan göç eden insan sayısındaki yoğunluk, Türkiye’deki göç olgusunun farklı yönlerden ele alınarak etkin bir şekilde yönetilmesini gerekli kılmıştır. Bu bağlamda, göç yönetiminde lojistik konum seçimi, önem arz eden konuların başında gelmektedir. Göç yönetiminin sürdürülebilirliği, operasyonel destek faaliyetlerin yürütülmesi ile doğrudan ilişkilidir. Destek faaliyetleri sadece sağlam zemine sahip bir lojistik yapı üzerine inşa edilebilir. Mevcut kaynakların verimli ve etkin kullanımı organizasyon yapısını güçlendirir ve aynı zamanda bu yapı içindeki personeli motive ve teşvik eder, bu da yönetimi güçlendirir. Bu çalışmada, Ege Bölgesi’nde göç yönetiminde operasyonel faaliyetlerin sürdürülmesi konusunda önem taşıyan lojistik desteği sağlamak amacıyla kurulabilecek bir lojistik tesisin yer seçimi sorununa yönelik çözüm önerisi sunulmaktadır. Çalışmada öncelikle Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi kullanılarak lojistik yer seçimi kriterleri sıralanmıştır. Ardından, sıralanan kriterler doğrultusunda, MULTIMOORA tekniği kullanılarak lojistik yerler belirlenmiştir.