İşletme Bölümü Yayın Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/403
Browse
19 results
Search Results
Article Industry 4.0 Readiness of Smes: Active Participants or Silent Audience of the Revolution(Sosyoekonomi Soc, 2023) Sener, Irge; Karapolatgil, Ahmet AnilNowadays, the technological consequences of the Fourth Industrial Revolution affect all organisations. However, the current reactions of SMEs have yet to be explored. For this reason, this study focused on the actual status of SMEs and aimed to determine their readiness and awareness of Industry 4.0 technologies. Semi-structured interviews were conducted with 44 SME managers operating in Ankara, constituting the study sample. Research findings were examined within the scope of 3 main themes determined by content analysis. In this context, it has been concluded that SMEs in the sample have low awareness of Industry 4.0, and their readiness needs to be improved.Article Yıldız Gücü (Star Power): Yıldız Sporcular Y Kuşağı Tüketicilerinin Tüketimkararlarını Etkiler mi(2021) Avcı, Mustafa Serhat; Ergin, Elif Akagün; Özdemir, HandanAmaç – Bu araştırmanın amacı, “yıldız gücü faktörleri” olarak bilinen; profesyonel güvenilirlik,sempatik kişilik, atletik uzmanlık, sosyal çekicilik ve karakteristik tarz faktörlerinin Y kuşağıtüketicilerin genel ve spesifik tüketimleri üzerindeki etkilerini ortaya koymak ve yıldız gücü etkisinincinsiyet ve yaş demografik değişkenleri ile ilişkilerini incelemektir. Yöntem – Nicel araştırma yönteminin tercih edildiği bu araştırmada, Braunstein ve Zhang’ın (2005)atletik yıldız gücü üzerine yaptıkları çalışmada geliştirdikleri Athletic Star Power (SASP) ölçeği veritoplama aracı olarak kullanılmıştır. Y kuşağı 450 katılımcıdan anket yöntemi ile toplanan veriler SPSS25.0 paket programı kullanılarak tasnif edilmiş, araştırmanın hipotezleri, çoklu doğrusal regresyonanalizi, bağımsız örneklemler için T- testi ve ANOVA analizi yöntemleri ile test edilmiştir. Bulgular – Araştırma sonucunda, Y kuşağı tüketicilerin tüketim kararlarında yıldız gücüfaktörlerinden etkilendikleri belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, yıldız gücü etkisinin kadın veerkek bireyler üzerinde anlamlı bir farklılık gösterdiği görülmüş ve erkek tüketicilerin kadıntüketicilere göre atletik yıldız gücünden daha fazla etkilendikleri belirlenmiştir. Buna ek olarak,atletik yıldız gücü etkisinin katılımcıların yaşlarına göre farklılaşmadığı sonucuna da varılmıştır.Tartışma – Ünlü sporcuların reklamlarda kullanılması üzerine yapılan çalışmalar, ağırlıklı olarakreklam yöneticilerinin görüşlerine odaklanmış, tüketicilerin bakış açılarının önemini göz ardı etmiştir.Buna ek olarak, çeşitli çalışmalarda ise, ünlü sporcuların tüketiciler üzerindeki etkilerine dairbileşenlerin birbirlerinden bağımsız olarak değerlendirildiği görülmektedir. Bu noktadan hareketlebu araştırmada, yıldız gücü etkisinin tüketici açısından ele alınması hedeflenmiş ve yıldız gücüfaktörleri olarak kabul edilen tüm faktörlerin, dünyanın en büyük ikinci tüketici topluluğu olarakkabul edilen Y kuşağı tüketicilerin tüketim kararları üzerindeki olası etkileri ortaya konmayaçalışılmıştır. Bu bağlamda, markaların ve firmaların dünya nüfusunun yaklaşık %27’sini oluşturan veTürkiye’de ise halen 18 milyonun üzerinde tüketiciyi kapsayan Y kuşağının, yıldız sporculardan nederece etkilendiklerini görmeleri ve “yıldız gücü” etkisinden faydalanabilmeleri oldukça önemlidir.Article Türkiye'de Televizyon Dizisi Sektörü(2021) Doğanay, Mete; Aktaş, Mansur KonuralpBu çalışmanın temel amacı Türkiye’de önemli bir iletişim ve eğlence aracı olarak kabul edilen televizyon yayınlarının en çok izlenen ikinci program türü olan dizi filmlerini yapımcılık açısından incelemektir. Bu amaçla dizi sektörü temsilcileri ile görüşmeler yapılmış ve konu ile ilgili birçok kaynak incelenmiştir. Türkiye’de dizi sektörü 2010’lu yılların ilk yarısında önemli bir gelişme göstermiş ve ihracat rakamları önemli ölçüde artmıştır. Türk televizyon dizilerini diğer ülkelerin dizilerinden ayıran önemli farklar olarak, dizilerin yapım kalitelerinin yüksek olması, duyguları çok iyi yansıtması, çoğunlukla melodram türü olmakla beraber hikâyelerinin ve sunumlarının diğer ülke melodramlarından farklı olması, seyircinin merakını canlı tutan olaylar zinciri üzerine kurulması, oyunların fiziki özellikleri ile oyunculuk yetenekleri, çekimlerim değişik ve ilgi çeken mekânlarda gerçekleştirilmesi ve özellikle müziklerinin etkileyici olması değerlendirilebilir. Türk dizi film sektörü çok önemli aşamalar kaydetmiş ve günümüzde dünyaca tanınmış bir sektör haline gelmiştir. Sektörün kendini etkileyen tüm gelişmeleri gözeterek bir strateji oluşturması ve bu stratejiye göre hareket etmesi bundan sonraki başarılarını devam ettirmesi için önArticle Yazılım Sektöründe Nitelikli Personel Seçiminin Nötrosofik Ahp ve Topsis Yöntemleri İle İncelenmesi(2021) Karataş, Pembegül Çetiner; Tas, AysegulAmaç- Çalışmanın temel amacı, insan kaynakları yönetiminde firma performansına etki eden nitelikli personel seçimi için gerekli kriterlerin (niteliklerin) belirlenerek, bu kriterler altında başvuran adaylardan en uygun olanın belirlenmesi ve seçilmesidir. Ayrıca etkili ve kısa sürede sıralamanın yapılması için bir yöntem sunulmaktadır.Yöntem- Araştırmada kullanılan veriler, yazılım sektöründe yer alan 5 firmada çalışan 15 insan kaynakları uzamanı ve yöneticileri ile yapılan yüz yüze görüşmeler ve literatür taraması ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler aralık değerli nötrosofik AHP yöntemi kullanılarak personel seçimine yönelik adaylarda aranacak kriterler sıralanmıştır. Daha sonra bu kriterlerin ağırlıkları nötrosofik TOPSIS yöntemi ile analiz edilerek proje yöneticisi olarak bavurana adaylar sıralanmaya çalışılmıştır. Bulgular- Kriter sıralaması sonucuna göre personel seçiminde yer alması gereken en önemli kriter 0,4900912 değeri ile “Eğitim Düzeyi” olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kriteri, sırasıyla “Yazılım Tecrübesi”, “Yabancı Dil”, “Kişisel Özellikler” ve “Sahip olunan Sertifikalar” izlemektedir. Daha sonra belirlenen bir yazılım firması için, aralıklı nötrosofik TOPSIS yöntemi kullanılarak, proje yöneticisi belirlenmiş ve adaylar; Aday2> Aday1> Aday3> Aday4 şeklinde sıralanmıştır.Tartışma- Yazılım ve bilişim alanında yer alan firmalar için en doğru ve en uygun personelin belirlenmesi firma başarısı ve sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Karar vericilerin klasik yaklaşımları kullanarak belirsizlik altında güvenilir tespitler yapması pek kolay olmamaktadır. Kullanılan aralık değerli nötrosofik yöntemler, özellikle adayların değerlendirilmesinde ağırlıklandırılan özelliklerin net değerler ile ifade edilemediği durumlarda oldukça başarılı olmaktadır. Ayrıca çalışma sırasında insan kaynakları ile yaptığımız görüşmelerde, insan kaynakları biriminin farklı mülakatlar ile adayı belirlemesi yerine, kullandığımız teknikler ile çok daha kısa sürede ve etkili olarak sıralanabildiği sonucuna varılmıştır.Article Bireysel Öncüllerinin İş-aile Çatışmasına Etkisi: Covid-19 Pandemisi Nedeniyle Evden Çalışanlar Üzerine Bir Araştırma(2020) Şener, İrge; Abunasser, Nihadİş-aile çatışmasının, çalışanlar, aileleri ve örgütler üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle, mevcut araştırmaların çoğunluğu, iş-aile çatışmasının sonuçlarına odaklanmıştır; bu nedenle, iş-aile çatışmasına neden olan etkenler ile ilgili araştırmalar sınırlı kalmıştır. Bu sınırlılığa istinaden, bu çalışmada iş-aile çatışmasının önemli bireysel öncülleri olarak belirlenen, beş faktör kişilik özellikleri ve duygusal zekanın iş-aile çatışması üzerindeki etkilerine odaklanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, kamu kurumlarında çalışan ve Covid-19 pandemi koşulları nedeniyle iş yaşamlarında ilk defa evden çalışma deneyimi yaşayan 220 çalışanı kapsamaktadır. Araştırmanın bulguları, sorumluluk kişilik özelliği yüksek olan çalışanların daha az iş-aile çatışması yaşadıklarını gösterirken; duygusal dengesizlik kişilik özelliği yüksek olan çalışanların daha fazla iş-aile çatışması yaşadıklarını ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte, duygusal zekanın iş-aile çatışması üzerindeki etkisinin anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Araştırma ile ilgili sınırlılıklar, katkılar ve öneriler ilaveten tartışılmıştır.Article Göç Yönetiminde Lojistik Konum Seçimi: Ege Bölgesi Üzerine Bir Inceleme(2021) Ergor, Zeynep Birce; Tas, Aysegul; Yılmaz, LeventTürkiye coğrafi konumu gereği önemli göç rotaları üzerinde bulunan bir ülkedir. Özellikle son yıllarda artan göç eden insan sayısındaki yoğunluk, Türkiye’deki göç olgusunun farklı yönlerden ele alınarak etkin bir şekilde yönetilmesini gerekli kılmıştır. Bu bağlamda, göç yönetiminde lojistik konum seçimi, önem arz eden konuların başında gelmektedir. Göç yönetiminin sürdürülebilirliği, operasyonel destek faaliyetlerin yürütülmesi ile doğrudan ilişkilidir. Destek faaliyetleri sadece sağlam zemine sahip bir lojistik yapı üzerine inşa edilebilir. Mevcut kaynakların verimli ve etkin kullanımı organizasyon yapısını güçlendirir ve aynı zamanda bu yapı içindeki personeli motive ve teşvik eder, bu da yönetimi güçlendirir. Bu çalışmada, Ege Bölgesi’nde göç yönetiminde operasyonel faaliyetlerin sürdürülmesi konusunda önem taşıyan lojistik desteği sağlamak amacıyla kurulabilecek bir lojistik tesisin yer seçimi sorununa yönelik çözüm önerisi sunulmaktadır. Çalışmada öncelikle Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi kullanılarak lojistik yer seçimi kriterleri sıralanmıştır. Ardından, sıralanan kriterler doğrultusunda, MULTIMOORA tekniği kullanılarak lojistik yerler belirlenmiştir.Article İşyerinde Kıskanma ve Kıskanılma: Ölçek Uyarlama ve Ölçüt Bağımlı Geçerliliği(2021) Karabay, Melisa Erdilek; Elçı, Meral; Şener, İrge; Erman, Halilİşyerinde kıskançlık, genellikle olumsuz sonuçlara sebebiyet veren bir duygu olarak değerlendirilmektedir. Buna rağmen, kıskançlık ile ilgili ulusal yazında yapılan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu ihtiyaçtan hareketle, bu çalışma ile işyerinde kıskançlık ölçeğini Türkçeye uyarlayarak, söz konusu ölçeğin ölçüt bağımlı geçerliliği için çalışanların psikolojik sahiplenme algıları ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, kamu (N=337) ve özel sektörde (N=547) yer alan katılımcılarla kolayda örneklem yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırma bulgularına göre ölçeğin, orijinalinde olduğu gibi kıskanılma ve kıskanma olmak üzere iki boyuttan oluştuğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, işyerinde kıskançlık ölçeğinin hem kıskanma hem de kıskanılma boyut ortalamalarının kamu çalışanlarında daha yüksek olduğunu ve özel sektör çalışanları bağlamında kıskanma boyutu ile psikolojik sahiplenme arasında zayıf ama istatistiksel olarak negatif yönlü anlamlı bir ilişkinin varlığını ortaya çıkarmıştır.Article Alman Örgüt Kültürü: Hofstede’nin Kültür Boyutları, Alman Tarzı Yönetim ve İnsan Kaynakları Yönetimi Açısından Bir Değerlendirme(2020) Tunc, Tulin; Parıltı, NurettinDünyaca ünlü markaları, ‘Made in Germany’ kalitesine duyulan güven, planlama, verimlilik, inovasyon,uzmanlık ve teknik yeteneklere dayalı katı yönetim yaklaşımı ile ön plana çıkan Almanya, güçlü ekonomisiolan, etkili bir Avrupa ülkesidir. Alman kültürü, tarihsel arka plandan etkilenmektedir. Ayrıca, 2.DünyaSavaşı sonrası artan işgücü ihtiyacı nedeniyle yapılan göçmen iş gören alımları dolayısıyla hem toplumhem de iş yaşamında çok kültürlülük de söz konusudur. Böyle bir bağlamda, Alman iş örgütleri ve örgütkültürü nasıl şekillenmiştir?Almanya’nın tarihsel gelişimi bağlamında ulusal kültürün örgüt kültürüne etkilerini ve yönetim, istihdamve insan kaynakları yönetimi uygulamalarına yansımalarını değerlendirmeyi amaçlayan bu derlemeçalışmasında, ulusal kültürel boyutların Alman örgüt kültürünü etkilediği belirlenmiştir. Bir diğer bulgu,önemli tarihsel dönemlerde yaşanan olayların kültür, istihdam, yönetim ve insan kaynakları yönetimiüzerinde etkili olduğu yönündedir.Article Algılanan Çalışma Koşullarının İşten Ayrılma Niyeti ile Tükenmişliğe Etkisi: Gıda Perakendeciliği Çalışanlarına Yönelik Bir Araştırma(2022) Kılıç, Tamer; Şener, İrgeİş yaşamı ile ilgili yapılan çok sayıdaki araştırmada çalışma koşullarının çalışanlar üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışma koşulları uzun süreli ve yoğun çalışma nedeniyle günümüzde de önemini korumaktadır. Bu çalışmada, Ankara’da gıda perakendeciliği alanında faaliyet gösteren bir işletmenin 196 çalışanını kapsayan örneklem için çalışma koşullarının çalışanların işten ayrılma niyetleri üzerindeki etkisi ile bu değişkenler arasındaki ilişkide çalışanların tükenmişlik seviyelerinin aracılık etkisi incelenmiştir. Uygulanan anket çalışmasından elde edilen bulgulara göre; çalışma koşullarının ‘yoğun fiziksel çaba gerektiren koşullar’ boyutunun çalışanların hem işten ayrılma niyetlerini hem de tükenmişliklerini etkilediği; ‘ergonomik olmayan koşullar’ ile ‘monotonlaşma’ boyutlarının ise çalışanların işten ayrılma niyeti üzerinde pozitif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Çalışanların çalışma koşulları algıları ile işten ayrılma niyetleri arasındaki ilişkide tükenmişlik seviyelerinin aracılık etkisi tespit edilmemiştir.Article Bilgi Sarmalı Çerçevesinde Süreçlerin Karşılıklı Etkileşimi\rüzerine Bir Araştırma(2021) Sakarya, Arif OrçunGünümüzde bilgi yönetimi işletmelerin rekabet güçlerinin artırılması yönünde odaklanılan\rkonulardan biridir. Özellikle dinamik çevre ile etkileşim sırasında bilginin şekillenmesi noktasında,\rbilginin dönüşümü ve kullanılma amacı da işletme performansına etki edebilecek olgular olarak\rortaya çıkmaktadır. Buna bağlı olarak, çalışmanın amacı, mikro ölçekli işletmelerde sarmal bazlı bilgi\ryönetimi ve yaratılması için uygun şartların oluşup oluşmadığının ölçülmesidir. İlgili literatür ve bilgi\ryönetimine farklı yaklaşımların incelenmesini takiben, çalışmanın araştırma bölümünde ise bir\rüniversitenin kuluçka merkezi bünyesinde bulunan ve bilgi yoğun ürün veya hizmet üreten mikro\rölçekli işletmelerin ile yapılan görüşmelerin sonuçları tartışılmıştır. Buna göre, işletmenin dahilinde\rbilginin yaratılması için gerekli şartları büyük ölçüde sağladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda\rözellikle ortak karar alma mekanizması, proje bazlı çalışma, inovasyon, birden fazla işte yetkinleşme\rve bilgiye erişim olgularının ön plana çıktığı görülmüştür. Bunlara ek olarak da özellikle bilginin\rdönüştürülmesi çerçevesinde piyasa odaklı yaklaşımların da şirketlerin gündeminde olduğu\rgözlemlenmiştir.
