Mazlum, İsmet
Loading...
Profile URL
Name Variants
Mazlum, İsmet
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
ismetmazlum@cankaya.edu.tr
Main Affiliation
Adalet Meslek Yüksekokulu
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Files
Sustainable Development Goals
1
NO POVERTY

1
Research Products
2
ZERO HUNGER

1
Research Products
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

2
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

6
Research Products
5
GENDER EQUALITY

1
Research Products
6
CLEAN WATER AND SANITATION

1
Research Products
7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY

2
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

9
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

7
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

7
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

12
Research Products
12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION

12
Research Products
13
CLIMATE ACTION

2
Research Products
14
LIFE BELOW WATER

1
Research Products
15
LIFE ON LAND

2
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

2
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

12
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|
Current Page: 1 / NaN
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 13
Article Alman Hukuku’nda Aile Arabuluculuğu(2020) Mazlum, İsmetAile arabuluculuğu, arabuluculuğun bir uygulanma alanı olarak kabul edilmektedir. Aile arabuluculuğunun içeriği,ilkeleri ve uygulanmasına ilişkin düzenlemeler, Almanya’da, “Aile Arabuluculuğu Federal Çalışma Topluluğu(Bundes-Arbeitsgemeinschaft für Familien-Mediation e.V-BAFM)” tarafından yerine getirilmektedir. Bu kapsamda,aile hukuku bakımından evlilik devam ederken ortaya çıkan uyuşmazlıklar ile evlilik sonrasına ilişkin uyuşmazlıkların çözümüne dair kurallar Aile Arabuluculuğu Federal Çalışma Topluluğu (BAFM) tarafından hazırlanmış olanyönergede yer almaktadır. Aile arabuluculuğu sözü edilen uyuşmazlıkların çözümünde, özellikle, hukukî ve psikolojik sorunlar bakımından uygulama alanı bulmaktadır. Günümüzde, aile hukukuyla ilgili uyuşmazlıklarda, özellikleayrılık ve boşanmalarda, taraflar, uyuşmazlığın çözümü için daha elverişli yollar aramaya başlamıştır. Bu durumunen önemli sonucu aile hukuku uyuşmazlıkları bakımından arabuluculuk yoluna başvurma ihtiyacının artmasıolmuştur. Nitekim, arabuluculuk, aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde, taraflara, uyuşmazlığın hempsiko-sosyal hem de hukukî yönlerini görme, böylece çok yönlü değerlendirme yapabilme olanağı sağlar.Article Tazminat Hükmünün Değiştirilmesi Amacıyla Açılan Davanın Yargılama Hukukundaki Yeri(2013) Mazlum, İsmetHüküm taraflar mahkemeye sunulan vakalara göre verilir. Bu vakıalar kural olarak hükmün verilmesinden sonra da değişmeyen vakıalardır.Bu nedenle verilen kesin hükmün değiştirilmesi söz konusu olmaz. Ancak bazı hallerde hükmün temelini oluşturan vakıalar hükmün verilmesinden sonra değişebilir. Bu ise hükmün daha sonraki koşullara uyması sonucunu doğurur. İşte bu tür değişikliklerin olabileceği hallerde değişiklik davası açılması kabul edilerek verilen hükmün değişen koşullara uygun olarak tekrar gözden geçirilmesi ve yeni koşullara göre yeni bir hükmün verilmesi sağlanır.Article Adi Konkordatoda Geçici Mühlet Kararının “Derhâl” Verilmesi Sorunu(2021) Mazlum, İsmetİcra ve İflâs Kanunu’nun 287’nci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemenin geçici mühlet kararını nasıl vereceğineilişkin olarak açık bir düzenleme yer almamaktadır. Anılan düzenlemede, sadece mahkemenin İcra ve İflâs Kanunu’nun286’ncı maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunun tespiti halinde derhâl geçicimühlet kararının verileceği ifade edilmiş olup; söz konusu maddede geçen “derhâl” ifadesinden ne anlaşılması vebu ifadenin kapsamının ne olduğu açık bir şekilde gösterilmemiştir. Bir başka ifadeyle, geçici mühlet kararınınderhâl verilmesinden ne anlaşılması gerektiği önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle, öncelikle,çalışmamızda, geçici mühlet kararının verilebilmesi için gerekli şartların neler olduğu incelenecektir. Gerekli şartlarınsağlanması durumunda, geçici mühlet kararı verilirken mahkemenin dikkate alması gereken unsurlar TürkHukuku ve İsviçre Hukuku açısından değerlendirilmeye çalışılacak ve geçici mühlet kararının verilirken mahkemeninyapacağı incelemenin şekli ve kapsamı tespit edilmeye çalışılacaktır.Master Thesis Medeni usul hukukunda belge ve senet ayrımı(2012) Mazlum, İsmet6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199’uncu maddesinde yapılan düzenleme ile belge kavramı tanımlanmıştır. Bir ispat aracının Hukuk Muhakemeleri Kanunu anlamında belge sayılabilmesi için iki unsur önem taşımaktadır. Bunlardan ilki belge bir bilgi taşıyıcısı olmalıdır. Ancak belgenin bilgi taşıyıcısı olması tek başına yeterli olmamakta ve bunun yanında uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli olması aranmaktadır. Yani bu iki unsurun bir belge üzerinde kümülatif olarak bulunması gereklidir. İlk defa hukukumuzda belge kavramı ile senet kavramı birbirinden ayrılmıştır. Belge, senet kavramını da içine alacak şekilde bir üst kavram olarak kabul edilmiştir.Article Kiralık Kasa İçerisinde Bulunan Malların Haczi(2024) Mazlum, İsmetKiralık kasalar belgeler, mücevherat, ticari evrak ve senet gibi menkul kıymetlerin saklanması için kullanılabilir. Bankalarda bulunan kiralık kasa içerisinde borçluya ait olan malların hangi yöntemle hacze-dilebileceğinin belirlenmesi gerekir. Burada, kiralık kasa içerisindeki malların haczinin taşınır mallara uygulanan prosedür çerçevesinde yapı-labilmesinin hangi durumlarda geçerli olduğu tartışılmaktadır. Bununla birlikte, İİK’nun 89’uncu maddesinde düzenlenen, borçlunun üçüncü kişilerdeki mal ve alacaklarının haczi prosedürünün de uygulama bulup bulamayacağı tartışılmıştır. Bu tartışma yapılırken özellikle, elde bulun-durma kavramının anlamı ve kapsamı üzerinden bir değerlendirme yapı-larak ilgili yolun banka kasasında bulunan malların haczinde uygulana-bilirliği değerlendirilmeye çalışılmıştır.Doctoral Thesis Medenî usûl hukukunda aslî müdahale(Çankaya Üniversitesi, 2018) Mazlum, İsmetGörülmekte olan yargılamanın tarafı dışındaki üçüncü kişinin, yargılamaya müdahalesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu içinde bazı kurumlar sayesinde mümkün olabilmektedir. Aslî müdahale kurumu, bunlardan biri olarak yargılama hukukunda yer alır. 2011 yılında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile aslî müdahale kurumu, ilk kez başlı başına bir kanun hükmünde düzenlenmiştir (HMK m. 65). Kurumun başlı başına bir kanun hükmü ile düzenlenmiş olması, kanun koyucunun aslî müdahaleye verdiği önemi göstermektedir. Aslî müdahale kurumunun esasını oluşturan aslî müdahale davası, üçüncü kişi tarafından, görülmekte olan yargılamanın taraflarına karşı açılan ayrı bir davadır. Aslî müdahale davası, görülmekte olan yargılamadan ayrı bir dava olarak açılmış bulunsa da, aslî müdahale davasının ve görülmekte olan yargılamanın konusunu oluşturan hak veya şey, görülmekte olan yargılamanın konusu ile aynıdır. Bir başka ifadeyle, üçüncü kişi, bir dava açmak suretiyle, görülmekte olan yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde bir hak iddiasında bulunmaktadır. İşte, üçüncü kişi, aslî müdahale kurumu sayesinde, tarafı olmadığı bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde, bir hak iddiasında bulunabilme imkânı kazanmaktadır.Article Tazminat Komisyonunun Yapısı ve Makul Süre Bakımından Yapacağı İncelemenin Medeni Usul Hukuku Açısından Değerlendirilmesi(2024) Mazlum, İsmetYargı sistemimizdeki çeşitli nedenlerle, davaları makul sürede tamamlanamayan kişiler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) adil yargılamayı düzenleyen 6’ncı maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler. Yapılan başvuralar nedeniyle, AİHM tarafından ülkemiz aleyhine verilmiş çok sayıda ihlal kararı bulunmaktadır. Bu ihlal kararları nedeniyle, ülkemiz her yıl önemli miktarlarda tazminat ödemek zorunda kalmaktadır. AİHM’ne yapılan bu başvuruların azaltılması amacıyla 09/01/2013 tarihli 6384 sayılı, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesı̇ne Yapılmış Bazı Başvuruların Tazmı̇nat Ödenmek Suretı̇yle Çözümüne Daı̇r Kanun” ile “İnsan Hakları Tazminat Komisyonu” kurulmuş, 02/03/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 23’üncü maddesiyle bu Kanunun adı “Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmiştir. Bu Kanun ile kurulmuş olan tazminat komisyonu, ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142’nci maddesinin ikinci fıkrasına göre koruma tedbirleri nedeniyle oluşan maddi ve manevi her türlü zararın tazmini talebiyle yapılan müracaatları karara bağlayacaktır.Article Hukuk Yargılamasında Hedef Süre Uygulaması(2025) Mazlum, İsmetAdil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olan makul sürede yargılama ilkesi, Türkiye’de uzun yargılama süreleri nedeniyle sıklıkla ihlal edilmiştir. Bu sorunu gidermek amacıyla geliştirilen ‘Yargıda Hedef Süre Uygulaması’, 1 Ocak 2019 itibarıyla tüm yargı çevrelerinde uygulanmaya başlanmıştır. Hukuki dayanağını 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile ilgili yönetmelikten alan sistem, dava ve soruşturmalara ilişkin öngörülebilir tamamlanma süreleri belirleyerek yargılama süreçlerini disipline etmeyi amaçlamaktadır. Hedef süreler, dava türüne ve iş yüküne göre Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından belirlenir. UYAP sistemi aracılığıyla taraflara bildirilir ve süreç boyunca izlenir. Bu uygulama, hem yargı mensuplarının performansını değerlendirmede kriter oluşturmakta hem de vatandaşlar için şeffaflık sağlamaktadır. Ancak hedef süreler, bağlayıcı bir hak doğurmamakta; idari planlama aracı olarak işlev görmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) makul süre içtihatlarıyla da uyumlu olan bu sistem, adil yargılanma hakkının hayata geçirilmesi yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirilmektedir.Article Aslî Müdahalenin Tarihsel Gelişimi ve Yabancı Hukuk Düzenlerindeki Durumu(2018) Mazlum, İsmet6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda başlı başına bir kanun hükmü ile ilk kez düzenlenen aslî müdahale kurumu,bu kanun yürürlüğe girinceye kadar hazırlanan usul hukukuna ilişkin birçok tasarıda da yer almıştır. Bu kurum,2011 yılına kadar kanuni bir düzenlemeye sahip olmamıştır. Yabancı hukuk sistemlerinde, aslî müdahale kurumununkanunî bir düzenlemeye kavuşturulması, Türk Hukuku’na kıyasla daha eski tarihlere dayanır. Bu nedenle, aslî müdahaleyeilişkin olarak doktrinde yer alan tartışmaların ve bu kurumun gelişme sürecindeki durumun incelenmesi , aslîmüdahale kurumunun hukukumuzda uygulanması açısından büyük öneme sahiptir.Master Thesis Completion of the Final Judgment in Law of Civil Procedure(2024) Aksungur, Mervenur; Mazlum, İsmetYargılama neticesinde verilen hükümlerin eksiksiz olması gerekmektedir. Ancak bazen tarafların talepleri veya hükümde kendiliğinden yer verilmesi gereken hususlardan biri veya birkaçına ilişkin kararın, dikkatsiz davranılarak unutulması söz konusu olabilir. Hükmün tamamlanmasına ilişkin düzenlemeden önce hükümdeki eksikliklerin giderilmesi sadece hükme karşı kanun yollarına başvurulması veya bu hususta yeni bir dava açılması ile mümkündü. Ancak artık yargılama neticesinde verilen hükümlerde bir eksiklik bulunması halinde taraflar, tamamlama talebinde bulunarak bu eksikliğin çok daha hızlı ve masrafsız bir şekilde giderilmesini sağlama imkânına sahip olmuştur. 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen 305/A düzenlemesi sayesinde davadan el çekmiş olan hâkim tarafların eksikliğin giderilmesine ilişkin talebi neticesinde davayı sadece bu hususta inceleme yapmak üzere ele alabilecek ve vereceği ek karar ile hükmü tamamlayacaktır. Hükmün tamamlanmasına ilişkin düzenleme sayesinde medeni yargılamanın en önemli ilkelerinden biri olan usul ekonomisine de katkı sağlanacaktır.

