Akşemsettinoğlu, Gökhan
Loading...
Profile URL
Name Variants
Aksemsettinoglu, Gokhan
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
gokhan@cankaya.edu.tr
Main Affiliation
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Files
Sustainable Development Goals
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

1
Research Products
13
CLIMATE ACTION

1
Research Products
14
LIFE BELOW WATER

1
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

3
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

Documents
0
Citations
0

Scholarly Output
18
Articles
15
Views / Downloads
1173/348
Supervised MSc Theses
2
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
0
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
10
Supervised Theses
2
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|
Current Page: 1 / NaN
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 18
Article Turkey-European Union Relations in the Context of Identity Debate(2008) Akşemsettinoğlu, GökhanThe enlargement of the European Union (EU) to Central and Eastern European Countries (CEECs), in 2004, marked the importance of both multiculturalism and identity in the European integration process. In other words, the EU has accepted European countries of different cultures, which however adopted the European values and norms entirely. In this sense, the EU has decided to accept European countries as full members, which meet the minimum accession criteria without considering their different cultural orientations. This approach is the reflection of the “unity in diversity” idea.Master Thesis European Defense Integration(2024) Özkul, Ceren; Akşemsettinoğlu, GökhanEkonomik bütünleşmesini tamamlayan Avrupa Birliği, siyasi bütünleşmesi için adımlar atmaya devam etmiştir. Bunlar içinde en önemlilerinden biri olan savunma konusunda son dönemlerde ciddi gelişme göstermiştir. Avrupa Birliği yayımladığı güvenlik ve savunma stratejileri ile bir noktaya kadar bütünleşmeyi sağlamış ancak daha önceki stratejilerden farklı olarak yayımladığı Stratejik Pusula ile bütünleşmeye askeri bir yön de eklemiştir. Bunun sebebi, uluslararası alana Rusya-Ukrayna Savaşı ile sert gücün geri dönmesi sonucu Avrupa Birliği'nin şimdiye kadar daha çok kullandığı yumuşak gücün yetersiz kalmasıdır. Savaş ile jeopolitiğin değişmesi, bölgedeki önemli aktörlerin bölgeye olan bakışlarını değiştirmiştir. Bu bölgenin tehdit oluşturması ve coğrafi olarak Avrupa'nın yanında yer alması, Avrupa'nın doğrudan tehdit hissetmesine yol açmıştır. Aynı zamanda NATO'nun da 2022 yılında yayınladığı yeni güvenlik ve savunma stratejisi 2022 Stratejik Konsept ile Avrupa'nın güvenliğinin hem NATO hem Avrupa Birliği tarafından sağlanmasına karar verilmiştir. Bu sonuç, Avrupa Birliği'nin siyasi bütünleşmesini tamamlamak için attığı adımlardan bir tanesidir çünkü Avrupa savunma bütünleşmesi, Avrupa siyasi bütünleşmesinin bir parçasıdır. Rusya tehdidi devam ederken, Çin'in de uluslararası alanda yükselen bir güç olması, Avrupa Birliği ve NATO açısından bir tehdit olmuştur. Rusya ve Çin'den ilk defa NATO ve Avrupa Birliği'nin güvenlik ve savunma stratejilerinde yoğun bir şekilde bahsedilmiş ve ciddi tehdit oluşturdukları anlaşılmıştır. Avrupa Birliği'nin jeopolitik değişimlere karşı stratejilerini güncellemesi, Avrupa Birliği'nin uluslararası alanda varlığını sürdürmeye devam ederken daha etkin bir aktör olma çabasını göstermiştir. Çalışmanın amacı Avrupa Birliği'nin önceki güvenlik ve savunma stratejileri ile son stratejisi Stratejik Pusula karşılaştırıldığı zaman ciddi bir değişime gittiği; askeri tehditle karşı karşıya kaldığı için askeri önlemler almaya başladığı ve sert güce geçiş yaptığını göstermektir. Bunun sonucunda; uluslararası alanda gerçek bir aktör olmaya başladığı söylenebilir. NATO ile yayımladıkları ortak bildirilerde belirlenen Avrupa'nın güvenliğini sağlamadaki görevleri yerine getirerek savunma bütünleşmesini geliştirip böylece siyasi bütünleşmeyi de sağlama konusunda adımlar atmıştır. Avrupa Birliği'nin savunma bütünleşmesini ve dolayısıyla siyasi bütünleşmesini büyük ölçüde tamamladığı, uluslararası alandaki değişimlere uyum sağlayabildiği ve varlığını sürdürdüğü görülmüştür.Article Uluslararası Politikada Küreselleşme Süreci(2004) Akşemsettinoğlu, GökhanUluslararası ilişkilerin çalışma alanı, ulusal sınırları aşan bir karaktere sahip olduğu için, doğasmın \"küresel\" olduğu kabul edilebilir. Devletler arasındaki ilişkilerin derinleşmesi; uluslararası aktörlerin yayılması ve daha etkili olmaya başlaması; ve siyasi konularda ulusal ve ulusal sınırları aşan olaylardaki farklılıkların ve benzerliklerin anlaşılmaya başlanması, uluslararası ilişkilerin sözkonusu karakteristiğini pekiştirmiştir. Bu da, geleneksel ulus-devlet sisteminden farklı olarak, değişik düzeylerde ulusların sınırlarını aşan yaklaşımların oluşmasına olanak sağlamıştır. Bu çerçevede, devletlerin ve toplumların değişen doğası ve ekonominin sınır ötesi mahiyetinin gelişmesi ve derinleşmesi, uluslararası politika çalışmaları için yeni bir çağ yaratmıştır.Article Turkey’s troubled quest for eu membership(2021) Akşemsettinoğlu, GökhanTurkey-European Union (EU) relations are always worth pondering. It is surely without doubt that relations between Turkey and the EU, within a six-decade period, have broken down frequently. Recently, a number of issues have worsened relations once again. A number of EU leaders and authors have thereupon put forward ill-advised alternatives for Turkey’s EU membership, such as privileged partnership instead of full membership. Should Turkey consent to privileged partnership instead of full membership due to recent problems experienced with the EU? This article takes a brief look at the recent developments in Turkey-EU relations and challenges the idea of privileged partnership. Based on the case-study methodology, the findings of this article reveal that adhering to the target of full membership by way of waiting for the appropriate time would be the proper stance for Turkey. In this sense, the idea of flexible integration emerges as a suitable path toward membership for Turkey.Article AB Küresel Stratejisinin Başarısı Hakkında Bir Değerlendirme(2022) Akşemsettinoğlu, GökhanSon on yıl içinde Avrupa Birliği (AB)’nin yakın çevresinde ortaya çıkan siyasi-askeri tehditler, krizler ve çatışmalar, Avrupa Birliği üyesi devletlerin güvenlik ile ilgili tehdit algılamalarını değiştirmiştir. Dolayısıyla AB, farklılaşan tehditlere ve artan çatışmalara cevap verebilmek için 2016 yılında AB Küresel Stratejisini duyurmuştur. Küresel Strateji, AB’nin ilk stratejisi olarak benimsenen ve 2003 yılında açıklanan Avrupa Güvenlik Stratejisi’nin yerine geçmiştir. Bu çalışma, AB Küresel Stratejisi’nin son beş yıllık dönem içinde ne kadar başarılı olduğunu araştırmaktadır. Nitel araştırma metotlarından veri/belge analizi yöntemini kullanan bu çalışma, Küresel Strateji tarafından ortaya koyulan bakış açısını, AB’nin dış ve güvenlik politikasına ait çıkarları, ilkeleri ve öncelikleri çerçevesinde açıklamaktadır. Çalışma, son beş yılda elde edilen bulgular çerçevesinde AB’nin özellikle güvenlik ve savunma konularında askeri tedbirleri ve araçları öne çıkaran bir yaklaşımla, önceliklerini hayata geçirme konusunda oldukça başarılı olduğu ve yeni duyurulan Stratejik Pusula gibi girişimlere askeri bir temel hazırladığı sonuca varmaktadır.Article AB Dış Politika Araçlarının Üçüncü Ülkeler Üzerindeki Etkisi(2020) Akşemsettinoğlu, GökhanThe Lisbon Treaty took concrete steps to strengthen the foreign policy area of the European Union (EU). Forinstance, the European Commission constituted Foreign Policy Instruments to affect third countries with differentfinancial and operational actions. In the EU, decisions on foreign policy require unanimity of member states.Unanimity indicates the determination of the member states to meet on a common ground on foreign policy andreflects the level of political integration of the EU. Accordingly, examining the effects of the EU Foreign PolicyInstruments upon third countries can inform us about the level of political integration of the EU. This article, byusing the case study methodology, intends to exemplify the EU Foreign Policy Instruments and to find out theireffects upon third countries and some non-state actors. The research covers the developments of the last decadeand concludes that the EU Foreign Policy Instruments are still not effective enough to change the policies andbehaviours of the third countries. This conclusion indicates that the EU member states do not have a commonaccord on foreign policy and political integration in the EU seems unlikely in the near future.Article 50. Yıldönümünde Ankara Anlaşması Perspektifinden Türkiye-Avrupa Birliği İlişkilerine Kısa bir Bakış(2014) Akşemsettinoğlu, GökhanThe European Union is perhaps the most important organization, where the idea “to be incorporated with the West,” one of the most important basis of the Turkish political life and Turkish foreign policy, has become tangible. The relations between Turkey and the European Union became official with the Ankara Agreement signed in the year 1963 and which entered into effect on 1 December 1964 and has been in the workings up to date. This article was prepared to remind us of the main highlights of the Ankara Agreement on the occasion of its fiftieth anniversary on entering into effect, and to also give a brief summary of the relations, close to half a century, between Turkey and the European Union. This article reviews the Turkey-EU relations chronologically, the ups and downs of the relations, the problems encountered and explains the paths taken for the solution of the problems with historical examples. This article emphasizes the structure of this agreement which progresses when the geo-strategic importance of Turkey increases and which takes its shape according to conjunctural changes.Article Avrupa Bütünleşme Projesinin ve Genişleme Sürecinin Değişen Dinamikleri(2011) Akşemsettinoğlu, GökhanGenişleme ve Derinleşme yapısı üzerine kurulu olan Avrupa bütünleşme projesi, yeni katılan üyelerin getirdiği kurumsal yükler ve Birliğin karar alma mekanizmasında ortaya çıkan sorunlar sebebiyle zaman içinde farklı dinamikleri geliştirmek zorunda kalan ve uluslararası sistemin değişen özelliklerine göre hızlı bir şekilde evrimleşen bir süreç haline gelmiştir. Bu anlamda Avrupa Birliği’nde bir süredir üzerinde tartışılmakta olan “farklılaştırılmış bütünleşme” düşüncesi, içinde barındırdığı “kurumsal revizyonlar” ve “çokkültürlülük” gibi yeni unsurlarla üye ülkelerin gündemini daha fazla meşgul etmeye başlamıştır. Buna göre, Avrupa Birliği yetkilileri söz konusu yeni unsurlar çerçevesinde yeni düzenlemeler yapmaya ve yeni politikalar üretmeye başlamışlardır. Farklı kültürlerin önem kazanmaya başladığı yeni uluslararası sistemde, faydacı bir bütünleşme yapısı öngören bu yeni unsurlar, bundan sonraki yeni genişleme dönemleri ve genel anlamda bütünleşme süreci için olumlu şartları hazırlayacak gelişmelerdir.Article Regionalism in Globalization and the Strategies of the European Union(2004) Akşemsettinoğlu, GökhanArticle Turkey’s Troubled Quest for EUMembership(2021) Akşemsettinoğlu, GökhanTürkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri, üzerinde her zaman düşünmeyedeğerdir. Hiç şüphesiz ki, Türkiye ile AB arasındaki İlişkiler, altmışyıllık bir dönem içinde sık sık bozulmuştur. Son zamanlarda, bazısorunlar ilişkileri bir kez daha kötüleştirmiştir. Bunun üzerine bazıAB liderleri ve yazarları Türkiye’nin AB’ye üyeliği ile ilgili olaraktam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık gibi sakıncalı alternatifler ortayakoymaktadırlar. Türkiye, AB ile son dönemde yaşanan sorunlarnedeniyle tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklığa razı olmalı mıdır?Bu makale, Türkiye-AB ilişkilerinin son dönem gelişmelerine kısacabakmakta ve imtiyazlı ortaklık önerisine karşı çıkmaktadır. Örnek-olayaraştırma yöntemine dayanan bu makalenin bulguları, uygun zamanıbekleyerek tam üyelik hedefine bağlı kalmanın Türkiye için doğru birdavranış olacağını ortaya koymaktadır. Bu anlamda, esnek bütünleşmefikri, Türkiye’nin üyeliği için uygun bir yol olarak görünmektedir.

