Bilgilendirme: Kurulum ve veri kapsamındaki çalışmalar devam etmektedir. Göstereceğiniz anlayış için teşekkür ederiz.
 

Uzun, Cem Duran

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Uzun, Cem Duran
Duran Uzun, Cem
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
Main Affiliation
Hukuk
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

13

CLIMATE ACTION
CLIMATE ACTION Logo

0

Research Products

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

0

Research Products

3

GOOD HEALTH AND WELL-BEING
GOOD HEALTH AND WELL-BEING Logo

0

Research Products

15

LIFE ON LAND
LIFE ON LAND Logo

0

Research Products

17

PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS Logo

0

Research Products

14

LIFE BELOW WATER
LIFE BELOW WATER Logo

1

Research Products

4

QUALITY EDUCATION
QUALITY EDUCATION Logo

0

Research Products

11

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES Logo

0

Research Products

6

CLEAN WATER AND SANITATION
CLEAN WATER AND SANITATION Logo

0

Research Products

10

REDUCED INEQUALITIES
REDUCED INEQUALITIES Logo

0

Research Products

9

INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE Logo

0

Research Products

12

RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION Logo

0

Research Products

2

ZERO HUNGER
ZERO HUNGER Logo

0

Research Products

1

NO POVERTY
NO POVERTY Logo

0

Research Products

7

AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Logo

0

Research Products

5

GENDER EQUALITY
GENDER EQUALITY Logo

0

Research Products

16

PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS Logo

3

Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

10

Articles

7

Views / Downloads

2622/5254

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

7

Supervised Theses

0

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi3
Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi2
2017'de Türkiye1
Türkiye Barolar Birliği Dergisi1
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (Tarihsel Perspektiften Olaylar, Kişiler, Kararlar)1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Book
    Siyasi Partilerin Finansmanı
    (Adalet Yayınları, 2010) Uzun, Cem Duran
  • Article
    Anayasalarda Milli Marşlar
    (2021) Uzun, Cem Duran
    Modern ulus devletlerin bayrak, arma ve milli günler gibi sembollerinden birisi olan milli marşlar uzun sürediranayasalarda düzenlenmektedir. Milli marşlar vatandaşları bütünleştirmek, ortak değerlere dikkat çekmek vetoplumu harekete geçirmek amacıyla geliştirilmiştir. İlk örneği İngiltere’de görülen milli marşlar, kısa sürede Avrupadevletleri tarafından benimsenmiş ve sömürge sonrası bağımsızlığını kazanan ülkelere doğru yaygınlaşmıştır. Millimarşa sahip ülkelerin hepsi olmasa da büyük bir kısmı bir şekilde milli marşa anayasasında yer vermiştir. Buçalışmada milli marşa yer veren anayasalardaki düzenleme şekilleri incelenmiş ve bazı tasnifler yapılmıştır. Önceliklebu anayasalar hakkında genel bir değerlendirme yapılmış ve sonrasında milli marşın ismini belirleyen anayasalar,kanunla düzenleme yapılacağını belirten anayasalar, marşın bütün metnine yer veren anayasalar ve ismininyanında bestesini de düzenleyen anayasalar incelenmiştir. Son olarak milli marşa ilişkin anayasal güvencelerdeğerlendirilmiştir.
  • Book Part
    2017'de hukuk ve insan hakları
    (Seta Yayın, 2018) Duran Uzun, Cem; Akgün, Mert Hüseyin; Sümer, Fatma
    2017 Türkiye’nin birçok alanda önemli gelişmeler yaşadığı ve bu gelişmelerin hukuk, yargı ve insan hakları alanlarında kendisini gösterdiği bir yıl oldu. “2017’de Hukuk ve İnsan Hakları” başlıklı bu bölümde ilk olarak yasama faaliyetleri incelenecek daha sonra yargı ve insan hakları alanlarında geride bıraktığımız senede yaşanan önemli gelişmelere değinilecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 2017 yılında yasama faaliyetleri açısından yoğun bir dönem geçirdi. Meclisin bu yılki en önemli gündemini Anayasa değişikliği oluşturdu. Türkiye 1961 Anayasası’nın kabulünden bu yana hükümet sistemi ve 1982 Anayasası’nın yürürlüğe girmesinden kısa süre sonra da sivil anayasa arayışları içine girmişti. Bu arayışların sonucu olarak çeşitli girişimlerde bulunulsa da tatmin edici bir sonuç alınamamıştı. 2016’nın son aylarında ise AK Parti ve MHP temel olarak hükümet sistemi değişikliğini amaçlayan 22 maddelik Anayasa değişikliği teklifini hazırladı ve bu teklif 10 Aralık 2016 tarihinde TBMM’ye sunuldu. Mecliste 21 Ocak’ta Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile kabul edilen teklif 1982 Anayasası’nın yaklaşık yetmiş maddesini değiştirmekte ve parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişi sağlamaktadır. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Anayasa değişikliği hakkında 16 Nisan’da halk oylaması yapılmıştır. Anayasa değişikliği referandum sonucunda yüzde 51,41 evet oyu ile kabul edilmiştir. Değişiklik yürütmenin yanı sıra yargıya dair de önemli hükümler içermektedir. Anayasa değişikliğinin özellikle hükümet sistemine ilişkin olan hükümleri birlikte yapılacak ilk Meclis ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yürürlüğe girecektir. Cumhurbaşkanının siyasi parti üyesi olabilmesi, askeri yargının kaldırılması ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) yeniden yapılandırılması gibi düzenlemeler ise referandumun ardından uygulamaya konmuştur. Yoğun bir yasama dönemini geride bırakan TBMM’nin Aralık 2015–Aralık 2016 tarihleri arasında kabul ettiği yasa sayısı 113 iken geçtiğimiz yılda toplam 285 kanun kabul edilmiştir. Anayasa değişikliği dışında bu yıl çıkarılan kanunların büyük kısmını iki veya çok taraflı uluslararası anlaşmaların uygun bulunmasına ilişkin yasalar oluşturmaktadır. Yasama faaliyetlerinin daha çok uluslararası anlaş- 262 2017’DE TÜRKİYE setav.org malara dair olması iç hukuka ilişkin düzenlemelerin çoğunlukla kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) yapılmasından kaynaklanmaktadır. 2017 yılında Meclis tarafından olağanüstü halin (OHAL) süresinin uzatılması, İçtüzük değişikliği ve sınır ötesi askeri harekatlarda hükümetin yetkilendirilmesi konuları başta olmak üzere 37 Meclis kararı alınmıştır. Uzun yıllardır gündemde olan TBMM İçtüzük değişikliği de bu yıl gerçekleşmiştir. 2017 yılında istinaf mahkemelerinin daha etkin bir seviyeye gelmesi ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yaygınlaştırılmasıyla yargı reformu süreci devam ettirilmiştir. Diğer yandan yargı başta Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) olmak üzere terör örgütleriyle yoğun şekilde mücadele edilen bu dönemde etkin bir rol üstlenmiştir. Nitekim halihazırda 15 Temmuz darbe girişimine dair açılan 300’ü aşkın dava bulunmaktadır. Ana davalardan darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast girişiminde bulunulmasına ilişkin dava sanıklara verilen ağır cezalar ile neticelenmiştir. Diğer darbe davalarının da önümüzdeki yıl büyük oranda karara bağlanması beklenmektedir. Darbe girişimine yönelik bu davaların dışında FETÖ’nün paralel devlet yapılanmasına yönelik ülke genelinde binlerce soruşturma ve kovuşturma da devam etmektedir. Bu yıl insan hakları alanında özgürlük-güvenlik dengesinin çok fazla anlam kazandığı bir dönem olmuştur. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ ile etkin mücadele amacıyla ilan edilen OHAL dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 15. maddesi çerçevesinde temel hak ve özgürlükler alanında olağan döneme göre daha ileri tedbirler alınmıştır. Bununla beraber tehdidin ağırlığıyla orantılı olarak başlangıçta alınan ağır önlemlerin zamanla yumuşatıldığı görülmüştür. Örneğin OHAL’in yürürlüğe girmesinden sekiz gün sonra ilan edilen bir KHK ile azami gözaltı süresi otuz güne çıkarılmış ve gözaltına alınan şüphelinin avukatıyla görüşme hakkının beş gün süreyle kısıtlanabileceği öngörülmüştür. Tehdidin ilk günlere nazaran azalması üzerine 23 Ocak 2017’de yeni bir KHK ile gözaltı süresi yedi güne düşürülmüş ve şüphelinin müdafii ile görüşme hakkına ilişkin sınır kaldırılmıştır. OHAL uygulamasının doğası itibarıyla karşılaşılan tehdidi bertaraf etmek amacıyla temel hak ve hürriyetlerle ilgili birtakım tedbirler alınsa da terörle mücadelenin hukuki meşruiyetini korumak ve mağduriyetleri giderebilmek için 23 Ocak 2017’de kabul edilen 685 sayılı KHK ile kamuoyunda kısaca OHAL Komisyonu olarak bilinen “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu” kurulmuştur. Komisyon ile OHAL KHK’ları kapsamında haklarında işlem tesis edilen kişilerin başvuru yapabilecekleri bir idari itiraz yolu oluşturulmuştur. Ayrıca Komisyonun kararlarına karşı yargı yoluna da gidilebileceği için Anayasa gereği yargısal denetime kapalı olan KHK’lar ile yapılan işlemler idare mahkemelerinin denetimine açılmıştır. Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) OHAL Komisyonunu Köksal/Türkiye kararında tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak tanımıştır. setav.org 263 2017’De HUKUK ve İNSAN HAKLARI OHAL Komisyonunun kurulması ve Komisyonun AİHM tarafından iç hukuk yolu olarak tanınmasıyla birlikte 31 Ekim itibarıyla Türkiye aleyhindeki derdest başvuru sayısı 24 bin 600’den 8 bin 300’e düşmüştür. Adalet Bakanlığı bu sayının önümüzdeki dönemde düşmeye devam edeceğini öngörmektedir. Türkiye 2017 yılında mülteci politikası ile gösterdiği eşi görülmemiş insani duyarlılığını sürdürmüş ve dünyada en çok mülteci barındıran ülke haline gelmiştir. Bununla birlikte Suriyelilerin eğitim ve çalışma koşullarını iyileştirecek düzenlemeler de hayata geçirilmiştir.
  • Article
    Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu başlarken beklentiler ve risklerir
    (Çankaya Üniversitesi, 2012) Uzun, Cem Duran
    Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumla Kabul edildi ve 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren başvurular kabul edilmeye başlandı. Bu makalede öncelikle bireysel başvuruya ilişkin beklentilerin neler olduğu incelenecek. Sonrasında ise Anayasadaki ve Kanundaki bireysel başvuru ile ilgili sorunlar ve riskli alanlar tespit edilmeye çalışılacaktır. Son olarak beklentilerin karşılanması için gerekli bazı önerilerde bulunulacaktır.
  • Article
    Anayasa Önerilerinde Siyasi Partilerin Finansmanı ve Yeni Bir Öneri
    (2011) Uzun, Cem Duran
    Son yıllarda ülkemizde Anayasa değişiklikleri ve yeni bir Anayasa hazırlama tartışmaları hiç bitmeden devam etmektedir. Bu açıdan hem siyaset hem de hukuk dünyasının en önemli tartışma konularından birisi de hazırlanacak Anayasa'ya ilişkin yeni hükümler olmaktadır. Bu çalışmada, çeşitli kurumlar tarafından daha önceden hazırlanmış olan Anayasa önerilerinde siyasi partilerin finansmanı konusundaki öneriler incelenecek ve Anayasa çalışmalarına katkıda bulunmak maksadıyla yeni bazı öneriler sunulmaya çalışılacaktır.
  • Book
    Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (Tarihsel Perspektiften Olaylar, Kişiler, Kararlar)
    (Onikilevha Yayıncılık, 2020) Gülener, Serdar; Uzun, Cem Duran
    Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesinin tarihi; olaylar, kişiler ve kararlar üzerinden ele alınmıştır. Öncelikle anayasa yargısının anayasacılık fikri içerisindeki önemi ve Dünyada anayasa yargısının gelişimi değerlendirilmiş, sonrasında Türk Anayasa Mahkemesi "1961 öncesi dönem", "1962-1971 dönemi", "1971-1982 dönemi", "1982-2010 dönemi" ve "2010 sonrası dönem" olmak üzere beş evreye ayrılarak incelenmiştir. Her dönem kendi içinde Mahkeme başkanlarının görev süreleri dikkate alınarak alt bölümlere ayrılmıştır. Her bir başkan dönemi ise norm denetimi ve bireysel başvuru (1982 Anayasası dönemi için) kararlarından dönemin gazetelerine yansıyanlar belirlenerek özetlenmiştir.
  • Article
    Hâkim Parti Sistemi ve Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarı
    (2020) Uzun, Cem Duran
    İki binli yıllarda Türk siyasal sisteminde önemli değişimler yaşanmış ve parti sistemi değişime uğramıştır. Çokpartili hayata geçilen 1946 seçimlerinden 1960 yılına kadar iki partili bir sisteme sahip olan Türk siyasal hayatı,1961’den itibaren 2002 yılına kadar çok partili sistemin çeşitli tonlarına şahit olmuştur. 2002 seçimleri ile tek başınaiktidara gelen AK Parti sonraki bütün seçimleri kazanarak iktidarını korumasını başarmıştır. Böylece Türkiye’ninparti sisteminin değiştiği ve hâkim parti sisteminin doğduğu tartışılmaya başlanmıştır. Bu makalede öncelikle partisistemleri ayrımı ve hâkim parti sisteminin temel özellikleri ele alınacaktır. Sonrasında ise karşılaştırmalı örneklerbağlamında AK Parti iktidarı döneminde bir hâkim parti doğduğu tartışmalarına cevap aranacaktır.
  • Article
    Türkiye’nin Yeni Anayasa Arayışı ve Yüksek Yargı
    (2017) Uzun, Cem Duran
    Türkiye yaklaşık otuz yıldır devam eden yeni anayasa arayışı, hükümet sisteminden temel hak ve özgürlüklere, temel ilkelerden vatandaşlığa kadar çok sayıda tartışma konusu barındırmaktadır. Bu tartışmalı konuların en önemlilerinden birisi de, yargı ve yüksek mahkemelerdir. 1982 Anayasası on sekiz defa değişmiş olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi dışındaki yüksek mahkemeleri düzenleyen maddelerde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Buna karşılık gerek siyasetteki yargı tartışmaları gerekse yeni anayasa çalışmaları incelendiğinde yüksek mahkemelerle ilgili önemli yeniliklerin gündeme geleceği anlaşılmaktadır. Yeni Anayasada yüksek mahkemeler ele alınırken iki temel prensibin birlikte gözetilmesi gerekecektir.Birincisi, kuvvetler ayrılığı ve hukuk devleti ilkesi gereğince yargı bağımsızlığı ve hakimlik teminatları korunmalıdır. İkincisi ise, anayasal denetimin ötesine geçilerek yüksek yargının bir vesayet aracı haline getirilmesi önlenmeli ve demokratik meşruluğu korunmalıdır. Bu çalışmada yüksek yargı ile ilgili muhakeme hukukunu ilgilendiren teknik konular, yasal düzeydeki sorunlar veya uygulamaya ilişkin tartışmalar ele alınmamış sadece yüksek yargının yeni anayasayı ilgilendiren temel yönleri değerlendirilmiş ve genel bir resim çizilmeye çalışılmıştır. Yeni anayasa sürecinde yüksek yargıyla ilgili tartışılacağı öngörülen temel başlıklar; Askeri yüksek mahkemelerin kaldırılması, Danıştay’ın kaldırılarak yargı birliğine geçiş, yüksek mahkemelerin görev ve yetkileri, üyelerinin atanma modeli ve görev süresi sınırı gibi konulardır. Bu konular ile ilgili başta siyasi partilerin TBMM’ye sundukları öneriler olmak üzere çeşitli anayasa tasarılarındaki hükümler tespit edilmiş ve sonrasında demokratik hukuk devletlerinde yüksek yargının anayasal statüsü karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Son olarak bu veriler ışığında, Türkiye’nin yeni anayasa arayışında yüksek yargıya ilişkin somut öneriler getirilmiştir.
  • Article
    6771 Sayılı Kanunla Anayasada Yargıyla İlgili Yapılan Düzenlemeler
    (2018) Uzun, Cem Duran
    6771 sayılı Kanunla Anayasada kapsamlı değişiklikler yapıldı ve hükümet sistemi parlamenter sistemden Türkiye’ye özgü bir başkanlık sistemine dönüştürüldü. Bunun yanında yargı ile ilgili de önemli değişiklikler yapıldı. Yargının tarafsızlığı bağımsızlığının yanına eklendi, askeri yargı kaldırıldı ve Hakimler ve Savcılar Kurulu yeniden yapılandırıldı. Yapılan bu değişikliklerin bazıları yerinde olmakla beraber özellikle Hakimler ve Savcılar Kurulunun oluşumuna ilişkin bazı hükümlerinin yeni hükümet sisteminin gerekleri doğrultusunda yeniden ele alınması gerekecektir. Yargının tarafsızlığı, yargının bağımsızlığı ve hakimlik teminatları gibi temel bir ilke olarak Anayasaya eklenmiştir. Yargının bağımsızlığı ile yakın ilişkili olan tarafsızlık kavramının Anayasada açıkça yer almasa da çok sayıda kanunda yer bulduğunu görmekteyiz. Ayrıca insan hakları sözleşmelerinde ve AİHM kararlarında tarafsız mahkeme kavramı adil yargılanma hakkının önemli bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Bu açıdan tarafsızlığın anayasaya eklenmesi yerinde olmuştur. Askeri yargının kaldırılması uzun süredir konuşulmaktaydı ve yeni anayasa çalışmalarında bu konuda genel bir görüş birliği oluşmuştu. Bu sebeple hem askeri yüksek yargının hem de ilk derece askeri mahkemelerin kaldırılması konusunda herhangi bir tartışma olmamıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulunun oluşumunda adliyelerde yapılan seçimlerin kaldırılması adliyeleri siyasallaştırması ve kamplaşmaya sebep olması sebebiyle yerinde olmuştur. Ancak Kurulun oluşumunda yargı organlarına hiç yer verilmemesi ve tamamen TBMM ve Cumhurbaşkanının yetkili olması eleştirilere sebep olmuştur.