Tarhan, Setenay
Loading...
Profile URL
Name Variants
Job Title
Arş. Gör.
Email Address
setenaybaytemir@cankaya.edu.tr
Main Affiliation
Hukuk
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Files
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
4QUALITY EDUCATION
0
Research Products
5GENDER EQUALITY
0
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
1
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.
No records found in other affiliations.

Scholarly Output
4
Articles
4
Views / Downloads
5/0
Supervised MSc Theses
0
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
4
Supervised Theses
0
| Journal | Count |
|---|---|
| Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi | 2 |
| Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi | 1 |
| Türkiye Barolar Birliği Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

4 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Article Roma Hukukunda Satış Sözleşmesinde Satış Bedeli (Pretium)(2024) Baytemir, SetenaySatış sözleşmesi Roma hukukunda emptio-venditio (alım-satım) kavramıyla ifade edilmektedir. Sinallagmatik bir sözleşme olarak satış sözleşmesinde satıcı (venditor), sözleşme konusu malı (merx) nakletme borcu, alıcı (emptor) ise satış bedeli (pretium) olarak bir miktar para ödeme borcu altına girmektedir. Roma hukukunda satış bedelinin sahip olması gereken bir takım özellikler belirlenmiştir. Roma hukuku kurallarına göre satış bedelinin para olması (nummerata pecunia), satış bedelinin belirli olması (pretium certum), satış bedelinin gerçek olması (pretium verum) ve satış bedelinin adil olması (pretium iustum) gerektiği belirtilmiştir. Bununla birlikte, söz konusu özellikler Roma hukukunun farklı dönemlerinde farklı şekilde yorumlanabildiği gibi, Klasik Hukuk Dönemi’nde farklı hukuk okulları arasında söz konusu özellikler bakımından çeşitli tartışmalar gündeme gelmiştir. Çalışmada ilk önce Roma hukukunda satış sözleşmesinin genel özellikleri üzerinde durulmuştur. Daha sonra satış bedelinin bahsi geçen dört özelliği ele alınmıştır. Bu doğrultuda Roma hukukunun birincil kaynakları olarak Corpus Iuris Civilis’in Digesta ve Codex bölümlerinin farklı kitapları ile Gaius’un Institutiones isimli ders kitabındaki ve Iustinianus’un Institutiones adlı eserindeki metinler incelenmiş, farklı hukuk okulları arasındaki tartışmalara yer verilmiştir.Article Allocation of Shares in Profits and Losses in Terms of Societas and Societas Leonina in Roman Law(2024) Baytemir, SetenaySocietas iki veya daha fazla kişinin ortak ve meşru bir amaca ulaşmak üzere mal ve emeklerini bir araya getirmeyi taahhüt ettiği rızaî bir sözleşmedir. Ortaklar, ortaklığın kazancına ve zararına hangi paylarla katılacaklarını belirleyebilmektedir. Kazanca ve zarara katılım payının ortaklar tarafından belirlenmemesi veya bunlardan birinin belirlenmesiyle birlikte diğerinin belirlenmediği hallerde hangi prensibin geçerli olması gerektiği Roma hukukunun birincil kaynak- larında belirtilmiştir. Kazanca ve zarara katılım payının eşit olmaması ile payların hakem tarafından belirlenmesi hususu Romalı hukukçu- lar tarafından ayrıca tartışılmıştır. Bundan başka, bir ortağın kazanca katılmadan sadece zararı üstlendiği ortaklık tipi olan societas leonina (aslan payı ortaklığı) hakkında prensipler belirlenmiştir. Çalışmada ilk önce Roma hukukunda societas kavramı ve societas’ın unsurları kısaca incelenmiştir. Daha sonra societas’ta ortakların kazanca ve za- rara katılması hususunda Roma hukukunda geliştirilen prensipler ele alınmıştır. Çalışmada societas leonina kavramı ve kavramın tarihsel kökleri üzerinde ayrıca durulmuştur. Bu doğrultuda çalışmada Roma hukukunun birincil kaynakları olan Corpus Iuris Civilis’in Digesta bö- lümündeki metinler, Gaius’un ve Iustinianus’un Institutiones ese- rindeki metinler ile Phaedrus’un “İnek, Keçi, Koyun ve Aslan” isimli fabula’sı incelenmiş ve Klasik Hukuk Dönemi hukukçuları arasındaki tartışmalara yer verilmiştir. Societas kurumu, çağdaş hukukumuzda- ki adi ortaklığın kökenini oluşturmaktadır. Neticede çalışma, çağdaş hukukumuzun konuya bakış açısına benzeyen ve ondan farklılaşan yönlerinin tespit edilmesini hedeflemektedir.Article Roma Hukukunda İş İlişkilerinin Gelişimi Çerçevesinde Opera Kavramı ve İşçinin Bizzat Çalışma Borcu(2020) Baytemir, SetenayÇağdaş hukuk sistemlerinde hizmet sözleşmesine farklı bir nitelik kazandıran işçinin bizzat çalışma borcu, Romahukukunda opera (iş görme faaliyeti) kavramının res (şey, mal) niteliğine mi; yoksa factum (fiil, olgu) niteliğine misahip olduğu hususu ile yakından ilgilidir. Konunun aydınlatılabilmesi, Roma’da iş ilişkilerinin gelişiminin irdelenmesini zorunlu kılmaktadır. Opera kavramı özünde faaliyet kavramına karşılık gelmekle birlikte, Roma hukukundaşaşırtıcı bir şekilde factum (fiil, olgu) kavramıyla değil; res (şey, mal) kavramıyla özdeşleştirilmiştir. İşe ilişkinhukuki ilişkilerin Roma’nın en eski dönemlerinde köleler açısından ele alınmış olmasının bu duruma etkisi bulunmaktadır. Nitekim, Roma hukukuna göre res kabul edilen kölenin, kendisi ile opera (faaliyet)’sı arasında bir ayrımyapılmamıştır. Böylece iş ilişkisinin aslında konusunu oluşturan kölenin -başka bir açıdan işçinin- nitelikleri, zamaniçinde iş görme faaliyetine karşılık gelen opera ile eş değer kabul edilmiştir. Benzer şekilde, bir faaliyetin görülmesi anlamını taşıyan opera’nın facere (yapmak) borcuna vücut vermediği; dare (vermek) borcu meydana getirdiğivurgulanmıştır. Özgür Romalıların kendi aralarındaki iş ilişkilerinin zaman içinde yaygınlaşmaya başlaması ise sözkonusu bakış açısını değiştirmemiştir. Ayrıca, bir res (şey, mal) olarak opera’nın bu niteliğinin misli olmayan birkarakterde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Romalı hukukçular tarafından causa operarum kavramıyla, opera’nın,çeşitli değişken ögelerden oluşan bir yapısının olduğu ve kendi özünü oluşturan öznel ve nesnel sebepler aracılığıyla değiştiği ifade edilmiştir. İşçinin niteliğiyle ilgili sebepler öznel sebepleri oluştururken; işe ve işin yapılacağızamana ilişkin sebepler nesnel sebep kabul edilmiştir. Söz konusu bakış açısı nedeniyle, aynı işin, aynı kişininedimiyle bile, öncekiyle aynı şekilde tekrar edilemeyeceği savunulmuştur. Bu nedenle, Roma hukukuna göreişçinin, üstlendiği iş görme borcunu bizzat ifa etmek zorunda olduğu ifade edilmiştir. Nitekim söz konusu bakışaçısıyla esasen vurgulanmak istenen, iş görme ediminin kişiye bağlı oluşudur. Günümüzde işçinin bizzat çalışmaborcu olarak adlandırılan bu kavram, Romalı hukukçular tarafından oldukça farklı ve felsefi bir bakış açısıylageliştirilmiştir.Article Roma Hukukunda Çift Taraflı Davalar(2025) Baytemir, SetenayKural olarak davanın tarafları arasında karşıtlık söz konusudur. Bununla birlikte, davanın taraflarının ortak bir amaç etrafında birleştiği ve taraflar arasında herhangi bir karşıtlığın bulunmadığı davalar da vardır. Özellikle paylaştırma davalarında, yargılama sonucunda verilen hüküm her iki taraf için aynı sonucu doğurmaktadır. Kökeni Roma hukukuna dayanan ve doktrinde “çift taraflı dava” kavramıyla ifade edilen bu tür davalarda, tarafların her biri aynı anda hem davacı hem davalı konumundadır. Roma hukukunun birincil kaynaklarında çift taraflı üç dava olarak actio familiae erciscundae, actio communi dividundo ve actio finium regundorum zikredilmektedir. Çalışmada öncelikle Roma hukukunda actio (dava) ile ius (hak) arasındaki ilişki ve Roma medeni usûl hukukunun ana hatları üzerinde durulmaktadır. Roma hukukunda çift taraflı dava kavramına ilişkin genel açıklamalardan sonra, actio familiae erciscundae, actio communi dividundo ve actio finium regundorum’un özellikleri ve actio duplex niteliği ele alınmaktadır. Bu çerçevede, Corpus Iuris Civilis’in Digesta bölümü ile Gaius’un ve Iustinianus’un Institutiones eserlerindeki metinler incelenmektedir.
