Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956

Browse

Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Master Thesis
    Socio-psychological reading of D.H. Lawrence's Lady Chatterley's Lover
    (2014) Shaheen, Ahmad
    D.H. Lawrence, Lady Chatterley'nin Sevgilisi adlı eserinde aristokrat sınıfa dahil olan Lady Chatterley'nin alt sınıftan bir erkekle yaşadığı aşk yoluyla nasıl bir değişim geçirdiğini anlatırken, ahenkli bir beraberlik için sınıf bilincinden kurtulunması gerektiğini vurgulamaktadır. Kısa hikayeleri ve romanlarında sınıf farklılıkları üzerinde daha fazla durmuş olan Lawrence, bu romanında cinselliğe özel bir önem atfetmekte; Oliver Mellors ve Lady Chatterley'nin ilişkilerinde sınıf farklılıklarından ziyade cinselliğin belirleyici olduğunu iddia etmektedir. Lawrence aynı zamanda yarattığı kadın karakterin psikolojik sorunlarını da ortaya koymakta, bu rahatsızlığın kaynağı olarak da 20 yy. başındaki dağınık sosyal sınıf örüntüsünü, eksik kişilik oluşumunu, kadın-erkek arasındaki eşitsizlik ve cinselliğin bastırılmasını olası sebepler arasında göstermektedir. Roman Marksist açıdan ele alınacak olursa şunu söyleyebiliriz ki; güçsüzün güçlü tarafından ezildiği kapitalist kültürde kadın ve erkek kimlikleri aslında oluşturulmuş ve her daim yenilenen kimliklerdir. Buna rağmen Lady Chatterly, Mellors ile yaşadığı ilişki ve beraberinde gelen dönüşümle bilinç kazanmış ve kendini kapitalist kültür tarafından tanımlanmış kadın kimliğinin dışına çıkarabilmiştir. Romana Psikolojik açıdan baktığımızda ise; kapitalizmin insan için cinselliğin tanımını değiştirdiği ve bu sistemin ayartıcı yapısının bireyleri nevroza sürüklediği dile getirilmekte; Lady Chatterley'nin bu bunalımdan kurtulmasını sağlayanın da; karakterin kendini keşfetmesi ve doğaya, doğal olana dönmesi olarak betimlenmektedir. Nihayetinde Lady Chatterley, bilinç kazanmış ve kendini gerçekleştirmiş bir karakter , aşkını ve amacını bulmuş bir kadın olarak romanın sonunda karşımıza tekrar çıkar: hayatındaki sosyal ve sınıfsal engelleri aşmış ve artık kendini kadın olarak ortaya koyabilen yeni bir kişilik olmuştur.
  • Master Thesis
    Waiting for Godot: The absurd story of the socially and psychologically destroyed individual
    (2013) Kabasakal, Sedef
    Samuel Beckett yirminci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan Absürd Tiyatro'nun öncülerinden biridir. Bu tiyatro ve yazarları, İkinci Dünya Savaşı'nın etkileri ve yeni kapitalist düzen tarafından oluşturulmuş bir dünyadaki bireyin anlamsız ve travmatik durumunu betimlemişlerdir. Aslı Fransızca yazılan ve ilk 1952 yılında, geç modern dönemde yayınlanan Waiting for Godot, açıkça ve üstü kapalı bir şekilde, ekonomik düzen, sınıf yapısı, zihinsel bozukluk, yabancılaşma, mantıksızlık ve kimlik kaybı temalarını işler. Eser, aynı zamanda, 1950'li yıllarda ilk 'Postmodern' bakış açısına örnek oluşturarak, alışılmadık bir şekilde, ekonomik sistem ve birey psikolojisi arasındaki etkileşim üzerinde durur ve karakterlerin bozulmuş psikolojik durumlarını, savaş travmasının ve yeniden şekillenmiş kapitalist düzenin sonucu olarak gösterir. Beckett, eserinde dört karakterle - Estragon, Vladimir, Lucky ve Pozzo batı medeniyetindeki bireyin perişan halini tasvir eder. Beckett'in karakterleri, geleceğe de gönderme yapacak şekilde, zaman algısı ve kendi varlıklarının önemini kaybetmiş bireyler olarak karşımıza çıkar. Dolayısıyla Beckett, gelecekteki batı medeniyetinin bu tiplerden oluşacağını öngörürken, medeniyet dediğimiz şeyin de aslında bir kandırmaca olduğunu dile getirmektedir.
  • Master Thesis
    Robinson Crusoe: Defoe’s deceptıve legend of capitalism
    (2010) Saltoğlu, Nurcan
    Daniel Defoe’s The Life and Strange Surprising Adventures of Robinson Crusoe, of York (1719), depicts the turbulent period of economic Transition in Britain from the mercantilist to the capitalist order. Unintentionally, the novel reveals the corrupting influence of capitalist Order on man: the work discloses that this economic system is exploitative Of human labor, and disruptive of human psychology. Through the Disrupted personality of Robinson Crusoe, the major character of the work, Who can be labeled as “homo-economicus” since he turns everything into Profit, Defoe inadvertently depicts the inherent human defect in man which Constitutes the core of the capitalist culture, and which, in a vicious circle, Creates the capitalist individual: Crusoe, with his “original sin,” sees Everything, including man, as the material to be exploited. Having no sense of humane passions such as love, friendship, devotion, and without Any moral principles, he is recognized only with his hypocritical acts, and With his will to rise on the social ladder. As an individual living during the Transition from the mercantilist to the capitalist order, his conflict with his Father, his psychological instability, and his shifting mood, are the results Of such a transition. Hence, the title character of the novel comes to Embody the painful process of transformation in the British society of the Early 18th century, and gives ample information about the burgeoning Capitalist order.