Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956

Browse

Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Master Thesis
    Yöneticilerin Aile Destekleyici Davranışları, İş Yerindeki Cinsiyetçi Tutumları ve Çalışanların İş-Aile Çatışması: Kurumsal Cinsiyetçiliğin ve Çalışan Cinsiyetinin Düzenleyici Rolü
    (2025) Satgun, Esil Salimoğlu; Köse, Aslı Göncü
    Bu çalışma, yöneticilerin cinsiyetçi tutumları ve aileyi destekleyici yönetici davranışlarının (ADYD) çalışanların iş–aile çatışması (İAÇ) deneyimleri üzerindeki rolünü, örgütsel cinsiyetçiliğin ve çalışan cinsiyetinin moderatör etkileri bağlamında incelemiştir. Ana çalışmadan önce, Hammer (2009) tarafından geliştirilen ADYD ölçeği Türkçeye uyarlanmış ve pilot çalışma (N = 501) ile test edilmiştir. Türkçe ADYD ölçeği, katılımcılar tarafından ağırlıklı olarak tek faktörlü bir yapı olarak algılanmış; maddeler orijinal dört boyut arasında çapraz yükler göstermiştir; bu durum Türkiye bağlamında yönetici desteğinin daha bütüncül bir biçimde algılandığını ortaya koymaktadır. Yüksek ADYD puanları, İAÇ'nin azalması, negatif iş–aile ve aile–iş yayılımının düşmesi, lider–üye etkileşiminin güçlenmesi ve iş doyumunun artması ile ilişkilendirilmiş; bu da ölçeğin ölçüt geçerliliğini desteklemiştir. Ana çalışmada, yöneticinin düşmanca ve korumacı cinsiyetçiliğinin çalışanların İAÇ düzeylerini hem doğrudan hem de ADYD aracılığıyla dolaylı olarak etkileyebileceği öngörülmüştür. Veri, Türkiye'de farklı sektörlerde çalışan yetişkinlerden (N = 479) toplanmıştır. Yapısal eşitlik modeli (YEM) sonuçları, düşmanca cinsiyetçi yönetici tutumlarının çalışanların İAÇ ile doğrudan ve ADYD'nin azalması aracılığıyla dolaylı olarak pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir; bu durum, yöneticinin düşmanca cinsiyetçiliğinin (YDC) çalışanların iş–aile dengesine evrensel olarak olumsuz etkisini vurgulamaktadır. Buna karşılık, yöneticilerin korumacı cinsiyetçiliği (YKC), İAÇ ile doğrudan anlamlı bir ilişki göstermemiş; ancak YEM analizleri, YKC'nin ADYD'yi artırdığını ve bunun da İAÇ'nı düşürdüğünü ortaya koymuştur. Moderasyon analizleri ayrıca, kurumsal düşmanca cinsiyetçiliğin (KDC) YDC ile ADYD arasındaki pozitif ilişkiyi zayıflattığını, kurumsal korumacı cinsiyetçiliğin (KKC) ise korumacı cinsiyetçi yöneticilerde ADYD'nin ortaya çıkışını güçlendirdiğini göstermiştir. Ayrıca, cinsiyet, YKC ile çalışanların İAÇ arasındaki ilişkide moderatör rolü oynamıştır; erkek çalışanlar, YKC ile daha yüksek çatışma seviyeleri bildirmiştir ve bu durum görev dağılımında cinsiyete dayalı farklılaşmayı yansıtmıştır. Bu bulgular, ADYD'nin Türkçe uyarlamasını doğrulamanın yanı sıra, bireysel tutumlar ile kurumsal iklimler arasındaki karmaşık doğayı da vurgulayarak, iş–aile araştırmalarına kültürlerarası bir katkı sunmaktadır. Bu çalışma hem düşmanca hem de korumacı cinsiyetçiliğin ele alınmasının, çalışanların refahını artıran ve sürdürülebilir iş–yaşam dengesini destekleyen adil ve gerçekten destekleyici iş ortamlarının sağlanmasında önemini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: iş-aile çatışması, aile destekleyici yönetici davranışları, düşmanca cinsiyetçilik, korumacı cinsiyetçilik, kurumsal cinsiyetçilik, cinsiyet
  • Master Thesis
    Çocukluk Travması ile İş Yerindeki Kötü Muamele Arasındaki Aracı İlişkileri ve Benlik Saygısının Moderatör Etkisi
    (2025) Yılmaz, İlknur; Köse, Aslı Göncü
    Çocuklukta yaşanan travmatik olaylar olan olumsuz çocukluk deneyimleri (OÇD'ler), yetişkinlikte bireyler üzerinde olumsuz ve kalıcı etkiler bırakır ve iş hayatı da dahil olmak üzere yaşamın çeşitli alanlarını etkiler. Bu deneyimlerin profesyonel ortamlardaki uzun vadeli etkileri, yetişkinlik üzerindeki etkilerini anlamak için çok önemlidir. Ancak, işyerindeki etkilerinin ardındaki teorik ve ampirik bulgular üzerine yapılan araştırmalar sınırlıdır. Bu nicel çalışmanın temel amacı, OÇD'lerin maruz kalınan farklı türdeki işyeri kötü muamelelerine (istismarcı yöneticilik, mobbing ve işyeri nezaketsizliği) nasıl etki ettiğini araştırmaktır. Ayrıca, bu ilişkilerde, kişinin sergilediği üretkenlik karşıtı iş davranışlarının (ÜKİD'ler) ve işyeri nezaketsizliğinin aracılık rollerini incelenmiş ve OÇD'lerin kişinin kendi sergilediği ÜKİD'ler ve işyeri nezaketsizliği davranışlarıyla ilişkilerinde öz saygı düzeyinin düzenleyici rolü analiz edilmiştir. Veriler çevrimiçi anket yoluyla toplanmış ve SPSS'te yapısal eşitlik modellemesi ve Process Macro kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma, ilk olarak, OÇD'lerin ÜKİD ile pozitif bir ilişki içinde olduğunu ve iş arkadaşlarına karşı işyerinde nezaketsiz davranışlara yol açtığını ortaya koydu. İkincisi, özsaygı (ÖS) belirtilen ilişkilerde düzenleyici rol oynamaktadır; yani, ÖS'si yüksek çalışanların, OÇD puanı yüksek olmasına rağmen, ÖS'si düşük olanlara kıyasla ÜKİD'lere ve iş yeri nezaketsizliğine daha az eğilimli oldukları bulunmuştur. Üçüncüsü, ÜKİD'ler, OÇD'ler ile istismarcı yöneticilik, mobbing ve işyeri nezaketsizliğine maruz kalma arasındaki ilişkilere aracılık etmiştir. Benzer şekilde, uygulanan işyeri nezaketsizliği, OÇD'ler ile bu tür davranışlara maruz kalma arasındaki ilişkilere aracılık etmiştir. Bulgular, OÇD'lerin çalışanların olumsuz iş davranışları üzerinde uzun vadeli etkileri olduğunu ve bu yıkıcı davranışların da işyerinde kötü muameleye maruz kalma olasılığını artırdığını göstermektedir.
  • Master Thesis
    Karanlık Hükümdar Olduğunda: Karanlık Kişilikler ve Kötüye Kullanan Yöneticiliğin İncelenmesi
    (2025) Bramley, Janette Elizabeth; Köse, Aslı Göncü
    Bu çalışmanın amacı, Karanlık Üçlü kişilik özelliklerinin – Makyevelizm, psikopati ve narsisizm – istismarcı yöneticilik niyeti üzerindeki etkilerini yarı deneysel bir tasarımla inceleyerek daha önce ele alınmamış aracı ve düzenleyici değişkenleri analiz ederek araştırmaktır. Çalışma, Paulhus ve Williams'ın (2002) Karanlık Üçlü Kişilik Teorisi'ne ve Morf ve Rhodewalt'ın (2001) narsisizmin Öz-Düzenleyici Modeli'ne dayanmaktadır. Narsisizmin çelişkili doğasını yakalamak için çift-faktörlü bir model kullanılmış ve büyüklenmeci ve kırılgan narsisizm alt türleri (Wink, 1991) birbirinden ayrıştırılmıştır. Bu yaklaşım, alanyazındaki çelişkili bulguları (Wisse & Sleebos, 2016; Finney ve diğerleri, 2021) göz önünde bulundurmakta ve narsisizmin istismarcı yöneticilik niyeti ile ilişkisine dair daha ayrıntılı bir anlayış sunmaktadır. Başarı tehdidi ve benlik saygısı tehdidi aracıdeğişkenler olarak öne sürülmüş, takipçilerin yöneticiye yönelik sapkın davranışları ise düzenleyici bir değişken olarak incelenmiştir. 303 katılımcıdan elde edilen veriler, tüm Karanlık Üçlü kişilik özelliklerinin istismarcı yöneticilik niyeti ile pozitif ilişkili olduğunu ortaya koymuştur, ancak motivasyonlar farklılık göstermiştir. Büyüklenmeci narsisizm, baskınlık odaklı davranışlarla ve algılanan tehditlere karşı dirençle ilişkilendirilirken, kırılgan narsisizm özellikle takipçilerin düşük ve orta düzeyde yöneticiye yönelik sapkın davranışları bağlamında başarı tehdidi ve benlik saygısı tehdidine karşı duyarlılığı artırmıştır. Psikopati, tüm takipçi sapkınlık düzeylerinde istismarcı yöneticilik niyetinin güçlü bir yordayıcısı olarak öne çıkmış ve dürtüsel ve duyarsız eğilimlerini vurgulamıştır. Makyevelizm ise adaptasyon göstermiş; yüksek düzeyde takipçi sapkın davranışlarında tehdit algısını artırmış ancak bu algıları nadiren açıkça istismarcı yöneticilik niyetine dönüştürmüştür. Aracılık analizleri, benlik saygısı tehdidinin, orta düzeydeki takipçi sapkınlık davranışı koşulunda Karanlık Üçlü kişilik özellikleri ile istismarcı yöneticilik niyeti arasındaki ilişkiyi kısmen açıkladığını, ancak düşük ve yüksek sapkınlık koşullarında doğrudan etkilerin baskın olduğunu göstermiştir. Bu bulgular, toksik liderlik modellerini genişleterek Karanlık Üçlü kişilik özelliklerinin farklı mekanizmalarını aydınlatmakta ve istismarcı yöneticilik davranışlarını şekillendiren bağlamsal ve kişilik temelli faktörlerin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: istismarcı yöneticilik, Karanlık Üçlü kişilik özellikleri, takipçilerin yöneticiye yönelik sapkın davranışları, başarı tehdidi, benlik saygısı tehdidi