Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
327 results
Search Results
Master Thesis Rekabet Kurulunun ve Avrupa Toplulukları komisyonunun bilgi isteme ve yerinde inceleme yetkileri(2013) Gürs Karaçadır, Birgül4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun?un 14. maddesinde düzenlenen Rekabet Kurulu?nun bilgi isteme ve 15. maddesindeki yerinde inceleme yetkisi ile ilgili olan bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; inceleme ve araştırmanın başlaması, delillerin toplanması aşaması, sözlü savunma ve karara karşı gidilecek yargı yolu hakkında genel açıklamalarda bulunulmuştur. İkinci bölümde; Rekabet Kurulu?nun bilgi isteme ve yerinde inceleme yetkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Avrupa Toplulukları Komisyonu?nun bilgi isteme ve yerinde inceleme yetkileri açıklanmış, bununla birlikte çalışma içerisinde Danıştay kararlarına da yer verilmiştir. Gerek uygulamadaki durum gerekse doktrin ele alınmış, yazarların konuyla ilgili düşüncelerine yer verilmiştir. Ayrıca kanuna eleştiriler getirilerek önerilerde bulunulmuş, Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı?na da yer verilmiştir. Her ne kadar bilgi isteme ve yerinde inceleme ile ilgili kanundaki eksiklikler tasarıya alınmış olsa da bu konuyla ilgili yeterince kaynak olmaması nedeniyle tezin içeriği yönünden genel bir çerçeve çizilmeye çalışılmıştır.Master Thesis Madenlerde yaşam odalarının iş sağlığı ve güvenliği üzerine etkilerinin analizi(2017) Doğan, OnurMadencilik, tarihi eskilere dayanan önemli bir uğraş alanıdır. Özellikle Sanayi Devrimiyle önemli hale gelmiştir. Buna bağlı olarak üretim miktarında ve çalışan sayısında hızlı bir artış yaşanmıştır. Bilimsel ve Teknolojik gelişme maden araçlarını kaliteli hale getirsede iş ve işçi kazalarının önüne geçmekte yetersiz kalmıştır. Bu nedenledir ki dünyada en fazla insan kaybının yaşandığı sektörlerden biri olmuştur. İş ve işçi kazalarını önleme adına ILO gibi uluslararası kuruluşlar çeşitli kriterler belirlemişlerdir. ILO'nun amacı uluslararası standartların belirlenerek sözleşmeye taraf olan ülkelerdeki çalışma ve yaşam şartlarını düzeltmektir. Bu standartlar evrensel çalışma sözleşmeleri ve tavsiye kararlarından oluşmaktadır. Çoğu ülke gibi Türkiye'de bu kriterleri referans alarak kendi yasal düzenlemelerini gerçekleştirmektedir. Ülkemizde yaşanan maden kazalarından sonra sıkça gündeme gelen ve iş güvenlik önlemlerinden biri olan yaşam odaları tez kapsamında detaylı olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda önce yaşam odaları ile ilgili uluslararası standartlar incelenmiş, dünyadaki uygulamaları, araştırılmıştır. Ülkemizde faaliyet gösteren bir maden işletmesinde yaşam odası uygulaması kritik edilmiştir.Master Thesis İş-aile çatışmasının örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetine etkisi: Beyaz ve mavi yaka çalışanlarda bir uygulama(2016) Yurttagül, ZelihaGünümüzde insan kaynağı bir örgütün en önemli değeridir. İş-aile çatışması, çalışanları ve örgütleri pek çok açıdan etkilemekte, çalışanlar, çalışanların aileleri ve örgütler için olumsuz sonuçlara neden olmaktadır. Diğer taraftan, çalışanların örgütlerine olan bağlılığı, örgütlerin başarısındaki en önemli etkenlerden birisi olarak değerlendirilmektedir. İşten ayrılma niyeti ise işten ayrılma kararı vermenin en önemli öncülüdür. Örgütsel bağlılığı artırarak ve işten ayrılma niyetini azaltarak örgütler kalifiye insan kaynağını elde tutmaya çalışmaktadır. Her ne kadar örgütler üzerinde birinin olumsuz diğerinin ise olumlu etkisi olmasına rağmen, iş-aile çatışması ve örgütsel bağlılık birbiri ile ilişkili kavramlardır. Her iki kavram için de örgüt koşullarının etkisi mevcuttur. Bu nedenle, iş-aile çatışmasının farklı örgütlerde ve farklı pozisyonlarda çalışanlar için araştırılması önemlidir. Bu kapsamda, bu çalışmanın amacı, iş-aile çatışmasının örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyetine etkisinin farklı örgüt çalışanları için tespit edilmesi olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, Ankara ilinde hizmet ve üretim sektörlerinde faaliyet gösteren iki örgütteki beyaz yaka ve mavi yaka çalışanların iş-aile çatışması, örgütsel bağlılık ve işten ayrılma seviyeleri belirlenmiş, bu değerler karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, iş-aile çatışması ve örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki tespit edilemezken, iş-aile çatışması ile işten ayrılma niyeti arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. İş-aile çatışmasının hem beyaz yaka hem de mavi yaka çalışanların işten ayrılma niyetlerini artırdığı belirlenmiştir.Master Thesis Yaşlanan iş gücünde iş doyumu: Milli Eğitim Bakanlığı örneği(2016) Sağır, MustafaBu çalışmada iş gücünün yaşlanması ile ilgili olarak, iş doyumu kavramının kuramsal çerçevesi çizilerek; MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü çalışanları, genç ve yaşlı iş gücü şeklinde iki grupta ele alınmıştır. MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü'nde çalışan, genç ve yaşlı iş gücünün iş doyum düzeyi ortalamalarındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı, geliştirilen hipotezlerle test edilmiştir. Çalışanların genel iş doyum düzeyleri; iş özelliklerinin 9 alt boyutunda (yüksek gelir, terfi, iş güvencesi, ilginç iş, bağımsız çalışma, yönetimle iyi ilişkiler, iş arkadaşlarıyla iyi ilişkiler, ödül, çalışma şartları ve kuralları) geliştirilen hipotezlere, mesleki ve demografik değişkenlere (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, kamudaki hizmet süresi, kurumdaki hizmet süresi, kurumdaki görev ve yöneticilik deneyimi) göre incelenmiştir. Araştırma kapsamında 2015 yılında MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü'nde görev yapan 281 işgören araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Verileri toplamak için demografik bilgilerin toplandığı kişisel form ve Spector (1985) tarafından geliştirilen, Yelboğa (2009) tarafından Türkçeye çevrilen ve bu araştırmanın amacına uygun olarak yapılan değişiklik ile uyarlanan iş doyum ölçeğinden faydalanılmıştır. Çalışanların, özellikle yaşlı ve genç olma faktörlerine göre iş doyum düzeyleri arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmada personelin iş doyumunu belirlemeyi sağlayan ʺİş Doyumu Ölçeğiʺ ve bu ölçeğin alt ölçeklerinden elde edilen veriler IBM–SPSS 21 programına aktarılmıştır. Araştırmanın hipotezleri iş özellikleri ve demografik değişkenler (genç çalışan ya da yaşlı çalışan gibi) açısından çalışanların (genç ve yaşlı) iş doyumu düzeylerinde farklılaşma olup olmadığı incelenmiştir. Bu incelemenin yapılmasında ölçekten elde edilen ortalamalara, varyanslara, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testlerine dayalı karşılaştırmalardan yararlanılmıştır. Ulaşılan bulgular ve sonuçlar; yaşlı çalışanların, genç çalışanlardan farklı ihtiyaçlara, değerlere ve hedeflere sahip olduğunu göstermiştir. Yaş faktörünün çalışanların genel iş doyum düzeyi üzerinde etkili bir faktör olduğu sonucuna varılmıştır. Cinsiyet, medeni durum ve yöneticilik deneyiminin yaşlı çalışanların iş doyum düzeylerinde etkili olmadığı görülmüştür. İş özelliklerinden olan; ödül, iş güvencesi, iş arkadaşlarıyla iyi ilişkiler ve yönetimle iyi ilişkilerin yaşlı çalışanların iş doyumu üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Yüksek gelir, ilginç bir iş, bağımsız çalışma ve terfinin ise yaşlı çalışanların iş doyumu açısından önemli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş doyumu, yaşlanan iş gücüMaster Thesis Jean Baudrillard ve bir simulacrum olarak "Arap Baharı"(2018) Sarıca, ÖzgürFransız sosyolog ve düşünür Jean Baudrillard'a göre gerçeklik sona ermiş ve artık hipergerçeklik dönemine girilmiştir. Kamusal alanda üretilmiş gerçeklerle karşılaştığımızı dile getiren Baudrillard, Batı medeniyeti modeline ilişkin eleştirisini simulacrum kavramı ve simülasyon teorisi ile açıklar. Simulacrum, hakikat yerine algılanan görünümü anlatan bir terimdir. Baudrillard'a göre tarih adına söylenen birçok şey simulacrum ile açıklanabilir çünkü unutulmuş geçmiş içinden yeni bir gerçeklik üreterek kitlelerin algısını yönetmek, egemen ideolojinin iktidarını pekiştirmek için her zaman kullandığı yöntemlerden biridir. Soğuk Savaş sonrasında, başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere tüm dünyada güvenlik ve tehdit algıları değişmiş, buna egemen devletlerin yeni pazar ve kaynak arayışları da eklenince güç mücadelesinin odağına Ortadoğu yerleşmiştir. Bu coğrafyada 1. Körfez Krizi'yle başlayan mücadele süreci 11 Eylül saldırıları sonrasında, 'küresel terörizmle savaş' ve ahlaken 'özgürlük' söylemi üzerinden yapılan gerekçelendirme kullanılarak Irak'ın işgali ile devam etmiş ve "Arap Baharı"na kadar uzanmıştır. Bu çalışmanın amacı; Baudrillard'ın simülasyon teorisinden yola çıkarak Arap Baharı'nın hakikatle ilgisini tartışmak ve aslında kitlelerin algısını yönetmek üzere imal edilen bir gerçeklik üzerine kurulu yani bir simulacrum olduğunu ortaya koymaktır.Master Thesis Toplu iş sözleşmelerinde işçi sendikalarının yetkisi(2019) Yeniay, Onur ÖzcanBu çalışma Türk iş hukukunda işçi sendikalarının yetkisini mevzuat üzerinden inceleyen bir çalışmadır. Sendikal örgütlenme modelleri ve bunun yansıması olan yetki sürecinin yasal boyutu, tüm güncellemeleri ile ele alınmış ve kapsamlı bir literatür taraması yapılmış, Yargıtay kararları ile desteklenmiştir. Bu çalışmada mevzuat değişiklikleri kronolojik sıra ile takip edilmiş ve torba yasalar ile hukuk sistemine dâhil edilen tüm süreçler izlenmiş, işkolları farklı sendikaların işyeri ve işletmelerle imzaladığı bazı toplu iş sözleşmesi örnekleri incelenerek son hali verilmiştir. Anahtar kelimeler: İş Hukuku, Toplu İş Sözleşmesi, Sendika, Yetki Sözleşmesi, İşçiMaster Thesis Kuruluştan doğan eksiklikler sebebiyle anonim şirketin feshi(2016) Ulukaya, Özge6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 353. maddesine göre anonim şirketin yokluğuna veya butlanına karar verilmesi mümkün değildir. Bu düzenlemenin temel amacı anonim şirketin geçmişe etkili olacak şekilde sona ermesini engellemek böylece işlem güvenliğini sağlamaktır. Kuruluştan doğan eksiklikler sebebiyle açılacak anonim şirketin feshi davası da aynı maddede tescilin iyileştirici etkisinin istisnası olacak şekilde düzenlenmiştir. Söz konusu dava şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmesi ile birlikte alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatlerinin önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmesi şartıyla, yönetim kurulu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve ilgili alacaklılar veya pay sahipleri tarafından açılabilir. Bu çalışmanın temel amacı anonim şirketin tescil edilmesi ile birlikte gündeme gelecek iyileştirici etki ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığının anonim şirketlere ilişkin yetkilerine değinilerek kuruluştan doğan eksiklikler sebebiyle açılacak fesih davasını tüm yönleriyle incelemektir. Anahtar Kelimeler: Anonim Şirket, Çıkar Grupları, Devletin Etkisi, İyileştirici Etki, Fesih Davası.Master Thesis Elektrik sözleşmelerinin hukuki niteliği ve Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası'nda işlem görmesi(2012) Zengin, YaseminÖzellikle 1980'li yıllardan sonra dünyada enerji alanında büyük oranda serbestleştirme ve özelleştirme çabaları başlatılmış olup elektrik enerjisi de bu dönüşümden nasibini almıştır. Liberal piyasaların gerektirdiği rekabet ortamının elektrik piyasalarında tahsis edilmesiyle sistem verimliliğinin artışının sonucu olarak, rekabetçi ortamda belirlenen fiyatlar insan merkezli yapıda belirlenen fiyatlara nispeten daha düşük olmakta, ancak belirsizlikler neticesinde büyük dalgalanmalar görülebilmektedir. Görülen bu fiyat dalgalanmaları neticesinde elektrik üreticileri, tüketicileri ve tüccarları gibi elektrik piyasası katılımcıları önemli riskler yüklenmektedir. Elektrik vadeli sözleşmeleri, bu katılımcıların rekabetçi elektrik piyasalarında risklerden korunmalarına ya da riskleri yönetmelerine imkân tanımaktadır. Birçok mal ve hizmet için 100 yılı aşkın bir süredir yaygın bir şekilde kullanılan vadeli işlemler, elektrik sektöründe 1990'lı yıllardan itibaren kullanılmaya başlanmasına rağmen kısa süre içerisinde büyük bir gelişme kaydederek piyasa katılımcılarının tercih ettikleri bir risk yönetimi aracı olmuştur.Bu çalışmada, gerek elektrik enerjisinin üretimden tüketiciye sunulmasında oluşan hukuki durum, gerekse de elektrik sözleşmelerinin vadeli işlem sözleşmesi olarak işlem gördüğünde oluşan hukuki durum irdelenmiş ve hem ülkemiz hem de elektrik sektörü için yeni olan bu konuda, ilgilisi için önemli bir kaynak oluşturulmaya çalışılmıştır.Master Thesis İran İslam Cumhuriyeti'nde idari teşkilatın yapısallığı: İran İslam Cumhuriyeti'nde idari teşkilatın yapısı ve temelleri(2012) İslami, AylinKamu hukuku, hükümetler ile halk arasındaki ilişkilere değinir. Hukukbiliminin bu bölümünde, devletin dış ve iç ilişkileri incelenir. Kamu hukukudüşünceleri yaklaşımı, egemenlik alanında değerli ideallerin yansıması ilesonuçlanarak, halk kendi kaderlerini çizmekte önemli rol oynamaya başladı. Erklerayrışımı, seçimler ve halk denetimi bu bilimin önemli başarılarındandı. Ama MeşruteHarekâtı ve İslam cumhuriyeti İran'ın siyasi ve idari alanında köklü değişimlerdensayılabilir. Son siyasal değişimler sonucu kamu hukuku da, İran'da köklüdeğişimlere sahne oldu ve İslam Cumhuriyeti sistemi cumhuriyet ve İslam'ınkarışımı yaklaşımıyla, dini düşünce ve halkın demokratik egemenliğinde yeni birsimge ortaya çıkardı. Bu oluşum dünyadaki mevcut siyasal değişimlerle çatışmada,medeniyet ve cumhuriyette benzerlikler taşımaktaydı. Bu çalışmada İran İslamCumhuriyeti'nin yapısı siyasal kurumlar ve idare hukukuna dayanarak anayasaekseninde üç bölümde incelenerek, İran İslam Cumhuriyeti'ndeki kamu hukukununköklü değişimlerine bir pencereden bakarak, bazı durumlarda çatışmalar vebenzerlikler ortaya konur.Anahtar Kelimeler: Kamu hukuku, Temel Haklar, İdare Hukuku, İran İslamCumhuriyetiMaster Thesis Türk Ceza Hukukunda haksız tahrik(2015) Kendir, Muhammet KürşatHaksız tahrik, failin suç oluşturan eyleminin hukuka aykırılık ve diğer unsurları yanında onu suça sürükleyen ruh halinin de dikkate alınması sonucunda ortaya çıkmış bir kavramdır. Modern ceza hukukunda insan ruhuna etki eden bu durumun ortaya çıkardığı neticeye hukuken değer tanınarak failin cezası indirilmektedir. Başka bir ifadeyle haksız tahrik, haksız bir fiilin neden olduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmesi ve bu sebepten dolayı failin cezasının belli oranlarda indirilmesi ha lidir. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde düzenlenmiş olan haksız tahrik kurumu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler" başlığı altında 29. maddede yerini korumuştur. Her iki kanunda da ge nel hükümler içerisinde düzenlenen haksız tahrik kurumu, failin kusurluluğuna yaptığı etki dolayısıyla failin cezasından indirim yapılmasını öngörmüştür. 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu'nun kabul edilmesiyle birlikte ağır - hafif tahrik ayrımı kaldırılmış, tahrik dolayısıyla yapılacak indirim oranları artırılmıştır. vi Yine Kanun'un gerekçesi ile töre ve namus cinayetlerindeki yanlış uygulamaların önün e geçilmeye çalışılmıştır. Biz bu çalışmamız da haksız tahrik müessesini eski ve yeni kanun düzenlemelerini karşılaştırarak doktrin ve Yargıtay kararlarından yararlanmak suretiyle açıklamaya ve konuyu ayrıntıları ile ele almaya çalıştık. Bu çalışma ile amacımız, haksız tahrik müessesesinin daha iyi kavranabilmesini sağlamak ve yanlış uygulamaların önüne geçilmesi suretiyle uygulama ve doktrine faydalı olabilmektedir.
