Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 16
  • Master Thesis
    Su altı kültür mirası alanlarında yorumlama ve sunum: İznik sualtı bazilikası örneği
    (2026) Gümüşay, Aybuke; Özmen, Ayça
    This thesis examines the theoretical, legal, and administrative approaches to the conservation, interpretation, and presentation of underwater cultural heritage within a holistic framework, and evaluates this framework through the case of the İznik Underwater Basilica. Drawing on the historically significant role of waterways in shaping settlement plans, trade networks, and cultural interaction, shipwrecks and submerged structures are defined as components of multi-layered cultural landscapes. The study emphasises that this heritage should not be regarded solely as physical remains but as cultural values that require interpretation, presentation, and public engagement. Within this scope, the international and national legal framework concerning the protection of underwater cultural heritage is analysed, particularly in light of the conventions and principles developed by UNESCO and ICOMOS. In addition, conventional and digital methods of interpreting and presenting cultural heritage are evaluated through selected international and national case studies. The fieldwork focuses on the Basilica in Lake İznik, analysing its current interpretation and presentation practices through documentation, on-site observation, and interviews. The findings demonstrate that the sustainable conservation of underwater cultural heritage must be supported holistically through in situ preservation principles combined with accessible, comprehensible, and participatory interpretation and presentation strategies.
  • Master Thesis
    Betonarme Binalarda Gerçekleştirilen Güçlendirme Projelerinin Mimari Projeler Üzerindeki Etkileri
    (2025) Sevindik, Turgay; Akan, Aslı Er
    Türkiye'nin aktif tektonik kuşak üzerinde yer alması, mevcut yapı stoğunun yüksek düzeyde sismik tehlikeye maruz kalmasına neden olmaktadır. Son yıllarda yaşanan yıkıcı depremler, yapıların önemli bir bölümünün güncel deprem yönetmeliklerine uygun inşa edilmediğini ve taşıyıcı sistem performanslarının yetersiz kaldığını açıkça göstermiştir. Bu durum, yalnızca yapısal güvenlik açısından değil; aynı zamanda afetlere dirençli kentleşme politikaları bakımından da ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Düşük malzeme kalitesi, yetersiz işçilik ve denetim eksiklikleri gibi niteliksel sorunlar da yapıların sismik dayanımını olumsuz etkilemektedir. Ekonomik kısıtlar ve toplumsal dinamikler göz önünde bulundurulduğunda, mevcut yapı stoğunun tamamının yıkılıp yeniden inşası kısa vadede uygulanabilir değildir. Bu nedenle, deprem güvenliğini artırmaya yönelik güçlendirme stratejileri, sürdürülebilir yapı yönetimi kapsamında öncelikli bir çözüm alanı olarak öne çıkmaktadır. Güçlendirme yöntemleri, yalnızca taşıyıcı sistemlerin rijitliğini ve enerji sönümleme kapasitesini artırmakla kalmaz; aynı zamanda yapıların bütüncül performansını da iyileştirmeyi hedefler. Yapı mühendisliğindeki teknolojik gelişmeler ve sayısal analiz teknikleri, yapı davranışının daha doğru modellenmesine ve müdahale kararlarının bilimsel temellere dayandırılmasına olanak sağlamaktadır. Bununla birlikte, betonarme yapıların güçlendirilmesi yalnızca mühendislik disiplini çerçevesinde ele alınmamalıdır. Bu müdahaleler, yapıların özgün mimari karakteri, mekânsal organizasyonu, estetik nitelikleri ve kullanıcı konforu üzerinde doğrudan ve dolaylı etkiler yaratmaktadır. Dolayısıyla, mimari tasarım ile yapısal müdahalelerin disiplinler arası ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekmektedir. Güçlendirme projeleri, teknik bir zorunluluğun ötesinde; mimari sürekliliğin korunması, kent estetiğinin gözetilmesi ve mekânsal kaliteye katkı sağlanması açısından da kritik öneme sahiptir. Bu tez çalışması, betonarme yapıların güçlendirme projelerinin mimari tasarım üzerindeki etkilerini çok yönlü olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada farklı güçlendirme yöntemlerinin mimari nitelikler üzerindeki etkileri ortaya konulmuş, bu etkilerin yapısal performansla ilişkisi değerlendirilmiş ve disiplinler arası bir entegrasyon modeli geliştirilmiştir. Bulgular, mimari ve yapısal kararların eşgüdümlü olarak ele alındığı; güvenlik, estetik bütünlük ve mekânsal kalitenin birlikte gözetildiği bir güçlendirme yaklaşımının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çalışma, yapıların hem teknik hem de mimari açıdan daha dirençli, yaşanabilir ve sürdürülebilir biçimde yeniden işlevlendirilmesine katkı sunmayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Betonarme yapı, Güçlendirme stratejileri, Mimari tasarım, Deprem güvenliği, Disiplinler arası yaklaşım, Sürdürülebilir yapı dönüşümü
  • Master Thesis
    Tokat'ta Yapılı Çevrenin Cumhuriyet Dönemi'ndeki Dönüşümü
    (2025) Güzel, Beyza Çelik; Özmen, Ceren Katipoğlu
    Tokat ili, tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış çok katmanlı kültürel ve mimari yapısıyla sentez bir kent özelliği taşımaktadır. Kent, Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan toplumsal, kültürel ve siyasal dönüşümlerle birlikte mimari alanda da önemli değişim süreci geçirmiştir. Tezin amacı, Tokat ilinin Cumhuriyet Dönemi'ndeki mimari dokusunu inceleyerek kentin geçirdiği değişim ve dönüşümü ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda Tokat'ın Selçuklu öncesi, Selçuklu, Osmanlı ve 19. yüzyıl dönemlerine ait mimari dokusu arka planda ele alınmış; ardından Cumhuriyet Dönemi'nde inşa edilen yapılar üzerinden kentin değişim ve dönüşümü analiz edilmiştir. Tezde, kentin siluetindeki değişim haritalar ve görsellerle desteklenmiştir. Belediye arşiv araştırmaları ve ilgili çalışmalar da tezin şekillenmesinde önemli bir yere sahiptir. Özellikle Tokat ilinde Cumhuriyet Dönemi'nde inşa edilen kamu yapıları kentin silüetindeki değişimi yansıtan temel unsur olarak değerlendirilmiştir. Bu durum Cumhuriyet Dönemi'nin modernleşme anlayışı ile yeni bir mimari kimliğin oluştuğunu ortaya çıkarmıştır. Sonuç olarak, kentin Cumhuriyet Dönemi özelinde mimari dokusunun analizi, Tokat'ın geçmişten günümüze taşıdığı çok katmanlı yapının ve mimarlık tarihi içerisindeki yerinin anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.
  • Master Thesis
    Mimarlık Kuramcısı Bülent Özer'in Türk Mimarlığına Katkıları
    (2025) Yüksek, Duygu; Özmen, Ceren Katipoğlu; Tuztaşı, Uğur
    Klasik antikiteye duyulan ilgiyle başlayan mimarlık yazım düşüncesi, tarih boyunca toplumsal ve teknolojik bağlamlarla yeniden yorumlanmış, ideoloji ve ekonomik koşulların etkisiyle çeşitlenen bir üretim alanına dönüşmüştür. Türkiye'de Erken Cumhuriyet döneminden itibaren mimarlığın ulusal kimlik inşasıyla yakından ilişkili bir yapıda şekillendiği görülmektedir. Bu süreçte mimarlık, kültürel temsilin temel araçlarından biri olarak konumlanmış; modernleşme, ideoloji, kimlik ve küreselleşme tartışmalarıyla şekillenen düşünsel bir dönüşüm geçirmiştir. Bu tarihsel bağlamda Bülent Özer (1933–2016), çok yönlü kişiliği, akademik üretimi ve editörlük gibi çalışmalarıyla Türk mimarlık yazımının biçimlenmesinde etkili bir kültürel aktör olarak öne çıkmaktadır. Makaleleri, doktora tezi ve ders notlarıyla disiplinler arası çalışan Özer, yalnızca bir mimarlık tarihi yaklaşımı sunmakla kalmamış aynı zamanda Türkiye'de mimarlığın düşünsel çerçevesini genişleten özgün bir bakış kazandırmıştır. Bu tez, Özer'in mimarlık kuramı, eğitim yaklaşımı, yayıncılık etkinlikleri ve kültürel eleştirileri aracılığıyla Türk mimarlığına bıraktığı entelektüel mirası yeniden değerlendirerek, bu mirasın günümüz mimarlık ortamındaki sürekliliğini tartışmayı amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Yapı Bilgi Modellemesi Sürecinin Tesis Yönetimine Entegrasyonu: Proje Yönetim Süreçlerinin Dijitalleştirilmesi ve Klasik Yöntemlerle Karşılaştırmalı Bir Vaka Analizi
    (2025) Öztürk, Büşra; Harputlugil, Gülsu Ulukavak
    Gelişen dijital teknolojiler, yapı sektöründe köklü bir dönüşüm başlatmış ve bu dönüşümün merkezine Yapı Bilgi Modellemesi (YBM) yerleşmiştir. YBM, 3B geometrinin ötesine geçerek zaman (4D), maliyet (5D), sürdürülebilirlik (6D) ve tesis yönetimi (7D) boyutlarını bütünleştiren, yaşam döngüsü boyunca karar destek işlevi gören bilgi temelli bir süreçtir. Bu tez, YBM'in tesis yönetimi (TY) aşamasına geçişinde karşılaşılan yapısal ve operasyonel zorlukları irdelemeyi; bu geçişin kurumsal, teknik ve standartlar düzeyinde nasıl optimize edilebileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma şu sorulara odaklanır: (i) Tasarım sürecinde YBM modelinin TY için gerekli veri derinliği nasıl güvence altına alınır? (ii) TY açısından yeterli LOD düzeyleri hangileridir? (iii) Veri formatları ve dijital standartlar entegrasyon sürecini nasıl etkiler? Araştırma, literatür analizi, uzman görüşmeleri ve karşılaştırmalı vaka incelemesinden oluşan üç katmanlı bir yöntemle yürütülmüştür. Kavramsal çerçeve, LOD hiyerarşisini TY bağlamında ele alır; TY'de LOD 400–500 aralığının veri derinliği açısından kritik olduğu, ancak projelerde bu seviyelere erişimin sahadan modele veri akışı ve iş gücü gereksinimleri nedeniyle güçleştiği saptanır. Veri standardizasyonu ve yazılım bağımsız veri alışverişi gereksinimi COBie ve IFC bağlamında tartışılır. Dijital ikiz ve sensör tabanlı veri akışlarıyla YBM'in statik bir modellemeden dinamik bir karar mekanizmasına evrildiği vurgulanır. Yöntemsel bölümde, üç farklı kurumsal bağlamdan uzmanlarla yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş; veri aktarımı, LOD seviyesi, veri formatları, kullanıcı yetkinlikleri ve mevzuat ana temaları altında bulgular toplanmıştır. Bu bulgular, Revit tabanlı bir endüstriyel tesis modelinin klasik yaklaşımla karşılaştırıldığı vaka çalışmasının kurgusunu ve değerlendirme ölçütlerini belirlemiştir. Son olarak tez, Türkiye bağlamında kamusal projelerde mevzuat ve uygulama eksikliklerinin YBM–TY entegrasyonundaki etkilerine işaret etmekte; TY gereksinimlerinin tasarımın erken aşamalarına taşınması, açık formatların kurumsal benimsenmesi ve kullanıcı yetkinliklerinin artırılması yönünde öneriler geliştirmektedir. Anahtar Kelimeler: Yapı Bilgi Modellemesi, Tesis Yönetimi, LOD, IFC, Dijital İkiz
  • Master Thesis
    Türkiye'deki Farklı İklim Bölgeleri için Pasif Yapı Tasarım Stratejileri
    (2025) Arslan, Emine Hilal; Harputlugil, Gülsu Ulukavak
    Bu tez, Türkiye'nin iklimsel çeşitliliğini yansıtan dört farklı iklim bölgesinde (Antalya, İstanbul, Ankara, Kars) pasif güneş tasarımı stratejilerinin uygulanabilirliğini karşılaştırmalı olarak incelemiştir. Artan nüfus ve hızlı kentleşmenin binaların enerji talebini artırdığı, bu nedenle fosil yakıt tüketimi ve sera gazı emisyonlarının ciddi boyutlara ulaştığı vurgulanmıştır. Amaç, bölgesel iklim verilerine dayalı pasif tasarım ilkelerini tanımlamak, enerji tüketimini azaltma potansiyelini ortaya koymak ve mimarlara somut öneriler sunmaktır. Araştırma, önce literatür taraması yoluyla pasif tasarım tekniklerini tanımlamış; ardından dört ilin iklim verileri (sıcaklık, nem, güneşlenme süresi, rüzgâr) ile Climate Consultant programı önerileri karşılaştırılmıştır. Devamında Ankara'daki ofis binası örneği üzerinden ayrıntılı alan araştırması yapılmış; diğer üç ilde tasarlanan yapılar bu modelle kıyaslanmıştır. Sonuçlar, her bölgeye özgü farklı stratejilerin benimsendiğini göstermiştir: Antalya ve İstanbul'da gölgelendirme elemanlarının etkin kullanımı, geniş çapraz havalandırma ve açık plan; Ankara'da gece havalandırması, termal kütle dengesi ve toprak barınağı; Kars'ta ağır termal kütle, eğimli çatı ve süper yalıtım uygulamaları öncelikli olmuştur. Tüm illerde, hakim rüzgâr yönünde akslandırma, güney cephe optimizasyonu, yerel iklime özel olarak belirlenmiş cam/zemin oranı ve iklime uygun malzeme seçimleri ortak ilkeler olarak kaleme alınmıştır. Bu çalışmanın bulguları, bölgesel pasif tasarım ilkelerinin enerji tasarrufu üzerinde önemli etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Tez, mimarlık pratiğine yönelik ayrıntılı bir pasif tasarım rehberi sunarken, gelecekte saha testleri ve farklı bina tipolojilerinde uygulama adımlarını da önermektedir. Anahtar Kelimeler: Pasif Güneş sistemleri, Enerji verimliliği, İklime dayalı tasarım, Biyoklimatik mimari, Sürdürülebilir mimari
  • Master Thesis
    Bruno Taut's Ütopia 'The City Crown' (die Stadtkrone) and Its Reflections in Ankara
    (2025) Ünsal, Zeynep; Özmen, Ceren Katipoğlu
    Ütopya, Thomas More'un eserinde tanımlandığı haliyle hem 'hiçbir yer' hem de 'iyi bir yer' anlamına gelir; bir düş olan ütopya, aynı zamanda geleceğe dair bir umut ve sistematik bir akıl yürütmenin ürünüdür. Ütopyacı düşlerle ideal kent tasarımlarının kurgulandığı zeminde, mimarlık üretimi de salt bina inşa etmesinin ötesinde kuramsal ve kavramsal bir disipline dönüşür. Bugün Türkiye'de, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin mimarı olarak bilinen Bruno Taut (1880-1938), 20. yüzyılın başındaki kırılmalarla biçimlenen modernleşme sürecinde mimarlığı fiziksel üretimin ötesinde, toplumu dönüştüren bir sanat olarak konumlandırmıştır. Bu bağlamda kristal bir mimarlığın kentleri taçlandırararak ideal kenti ve toplumu inşa ettiği 'Şehrin Tacı' ütopyasını kurgular. Almanya, Sovyetler Birliği, Japonya ve Türkiye ekseninde şekillenen yaşamı boyunca, literatürde 'ütopyacı' ve 'realist' dönemleriyle ele alınan Taut'un 'eylemleri ve söylemleri' ütopyacılığın kuramsal çerçevesinden değerlendirildiğinde, 'yıldızlı gök' ile 'ahlak yasası' arasında kurulan sürekliliği ve bu ikiliğin iç içe geçişini yansıtır. Bu nedenledir ki 1919'daki Şehrin Tacı ütopyasındaki arayışı 1938'deki Kamutay Projesi önerisinde Ankara için bir taç olarak tezahür eder.
  • Master Thesis
    Examining the Spatial Development of Ankara's Cinnah Street in the Context of Civil Architectural History
    (2024) Küçük, Esra Nur Eda; Özmen, Ceren Katipoğlu; Özmen, Ayça
    Ankara'nın başkent seçildikten sonra açmıştır Cumhuriyet'in ilke ve inkılaplarına göre şekillenen modern bir şehir olması amacıyla gerçekleşen imar hareketleri ve artan göç, şehirde büyük bir değişim ve dönüşüme yol açmıştır. Bu dönemde halkın her kesiminden Ankara'ya gelenler için en önemli sorunlardan biri konut eksikliği olmuştur. Modernizm akımının da ivmesi ile modern konut üretme denemelerinin arttığı, yeni konut ihtiyacının mimarlık ortamını dönüştürdüğü bu süreçte Ankara önemi bir sivil mimari dönüşüm yaşamıştır. Günümüzde anıtsal yapılar kadar değerli görülmeyen bu dönemin sivil mimarlık ürünleri, gelecek nesillere aktarılması gereken, toplumun değişimi hakkında önemli bilgiler veren eserler olma özelliğini taşımaktadır. Bu tez çalışmasında, Ankara'nın başkent oluşundan itibaren önemli bir yere sahip olan, bugünkü adı ile Cinnah Caddesi'nin mekânsal gelişimi kronolojik olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı, Cinnah Caddesi boyunca var olan sivil mimarlık eserlerini kent ve mimari gelişim açısından bağlamından koparmadan incelemektir. Cinnah Caddesi üzerinde bulunan sivil mimari eserlerin, mimarlarının ve yapım süreçlerinin incelenmesi ve belgelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada, Ankara'nın tarihsel gelişimi, konut üretiminin tarihi ve modern sivil mimarlık eserlerinin gelişimi literatürdeki kaynaklar ve harita analizleri ile desteklenerek ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Ankara'da Sivil Mimari, Cinnah'ın Mekansal Gelişimi, Cinnah Caddesi Konutları.
  • Master Thesis
    Detection of Plan Irregularities in Earthquake Resistant Architectural Design Through Machine Learning and Artificial Intelligence Integration
    (2024) Kavlak, Selin Deniz; Akan, Aslı Er
    Depremlerin yol açtığı can ve mal kayıplarını en aza indirmek için yapıların tasarım aşamasında düzenlilik ve düzensizlik durumlarının doğru bir şekilde değerlendirilmesi kritik öneme sahiptir. Bu tez, Türkiye Deprem Yönetmeliği kapsamında tanımlanan A1 burulma düzensizliği ve A2 döşeme süreksizliği gibi plan düzensizliklerinin, makine öğrenmesi ve görüntü sınıflandırma teknikleri kullanılarak tespit edilmesini amaçlamaktadır. Bu çalışmada, taşıyıcı sistemlerin plan düzenliliklerinin ve düzensizliklerinin otomatik olarak sınıflandırılması için bir derin öğrenme modeli geliştirilmiştir. Model, A1 ve A2 düzensizliklerini belirlemek amacıyla eğitilmiş ve bu düzensizlikleri taşıyan yapı planlarını doğru bir şekilde sınıflandırabilme yeteneğine sahip olmuştur. Elde edilen sonuçlar, geliştirilen modelin doğruluk oranının yüksek olduğunu ve taşıyıcı sistemlerdeki düzensizliklerin erken tespitinde güvenilir bir araç olarak kullanılabileceğini göstermiştir. Bu tez, makine öğrenmesi algoritmalarının mimari tasarım süreçlerine entegrasyonunun, deprem riskini azaltmada önemli bir katkı sağlayabileceğini ortaya koymaktadır. Gelecekte, farklı düzensizlik türlerinin tespiti ve modelin genel performansının artırılması üzerine çalışmalar yapılması önerilmektedir.
  • Master Thesis
    Evalution of Construction Technologies and Architectural Features of Antalya Battery Factory Campus
    (2024) Ünlü, Nazlı; Akan, Aslı Er
    1960'lı yıllarda Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) tarafından üretim tesisleri kurulmaya başlanmıştır. Bunlardan biri olan MKE Antalya Pil Fabrikası Yerleşkesi, 1974 yılında Antalya'da kurulmuştur. Cumhuriyet Dönemi'ne ait birçok yapının yıkıldığı ve diğerlerinin de özgün niteliklerini kaybettiği bir dönemde, Antalya Pil Fabrikası Yerleşkesi dikkate değer bir yenilik örneği olarak öne çıkmaktadır. Modern mimarinin kent düzeyinde somutlaştığı bir alan, işçilerin tüm ihtiyaçlarının karşılandığı bir merkezdir. Aynı zamanda yeniden yapılanan üretim ve tüketim ilişkilerine uyum sağlayan bir yerleşim yeri olarak tasarlanan kampüs çağdaş sosyal alanlara da sahiptir. Bu nedenle bu çalışmanın amacı Antalya Pil Fabrikası Yerleşkesi' nin mimari özelliklerini incelemek, döneminin yapım teknolojilerini değerlendirmektir. Araştırma yöntemi olarak vaka çalışması yöntemi kullanılmış olup Devlet Arşivlerinde ve Makine Kimya Endüstrisi Kurumu Arşivinde araştırmalar yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarının günümüzde işlevini sürdürmeyen Antalya Pil Fabrikası Yerleşkesi' nin mimari ve yapısal özelliklerinin literatürde yer almasına katkı sunacağı beklenmektedir.