Bilgilendirme: Kurulum ve veri kapsamındaki çalışmalar devam etmektedir. Göstereceğiniz anlayış için teşekkür ederiz.
 

Bulut, Uraz

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Arş. Gör.
Email Address
Main Affiliation
Hukuk
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

2

Articles

2

Views / Downloads

8/0

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

2

Supervised Theses

0

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi2
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Article
    Anayasacılığın Sınırlandırma Nesnesi Çerçevesinde Anayasanın Siyasal Öznesi: Siyasal İktidarın Başaşağı Anayasacılık Etkinlikleri ve Sınırları
    (2018) Bulut, Uraz
    Anayasacılık tarihsel birikimiyle dinamik ve kendini yeniden üretmeye uygun bir harekettir. Dolayısıyla tarihsel perspektifte,siyasal iktidarın örgütlenişinden onun çeşitli mekanizmalarla sınırlandırılmasına özgülenmiş birçok anayasalmekanizma keşfedilmiş ve uygulanmıştır. Fakat anayasaların gerçekleştirmeye teşebbüs ettikleri bu asli fonksiyon,her seferinde yeni bir meydan okumaya maruz kalmaktadır. Siyasal iktidarı sınırlandıran anayasaların öncelikli nesnesisiyasal iktidar olmakla birlikte, bu sınırlandırmanın bizatihi kendisinin de bir siyasal tercih olduğu çoğu kez yadsınmaktadır.Zira bu siyasal tercih bizzat siyasal iktidar tarafından dönüştürüldüğü takdirde, kendisini sınırlandırmaküzere ortaya konmuş bütün mekanizmalar, siyasal iktidar lehine işlevsel bir araca dönüşebilme potansiyelini barındırmaktadır.Hegemonik araçları kullanarak güçlü bir siyasal etkinlik oluşturan siyasal iktidarların ilk başvurduklarıyöntem, kendilerini sınırlayan anayasal mekanizmaları işleterek kendi sınırlarını kendileri belirlemektir. Bu durumyeni bir sorunsal meydana getirmiştir. İşte tam da bu noktada anayasacılık, ya hâlihazırda sahip olduğu tarihselenvanterden tedarik edeceği mekanizmalarla bu sapmaya mani olacak, ya da anayasacılığa farklı bir yaklaşımınortaya çıkmasına razı gelerek başkalaşacaktır.Anahtar Kelimeler
  • Article
    Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerin Denetimi Bahsinde İkinci Perde: “Orijinalizm” ya da “Yaşayan Anayasa”
    (2017) Bulut, Uraz
    Olağanüstü hal gerek kavram olarak, gerekse de bir hukuk rejimi olarak oldukça tartışmaya açık bir konudur. Bu tartışmaların odağında ise, olağanüstü halin ilan edilmesiyle birlikte doğrudan işlem tesis edebilme kabiliyeti kazanan yürütmenin denetlenmesi hususu bulunmaktadır. Bu mesele, 1982 Anayasasının 148’inci maddesindeki olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin anayasaya uygunluk denetimine konu edilemeyeceklerine ilişkin açık hükümle birlikte anayasa yargısı pratiği bakımından farklı bir boyut kazanmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi 1991 yılından itibaren geliştirdiği ve istikrar kazanan içtihatlarıyla, yürütmenin olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi adıyla tesis ettiği işlemlerin içeriğini incelemek suretiyle, bu işlem tipine ilişkin bir takım özgül ölçütler tespit etmiş ve bu ölçütleri ihtiva etmeyen işlemleri denetlemiştir. Tarihsel sürecin birinci perdesi 148’inci maddenin bu yöndeki yaklaşımıyla kapanmaktadır. Fakat aynı Anayasa Mahkemesi 2016 yılı olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerine ilişkin tam aksi yönde kararlar vermiş ve 148’inci maddedeki denetim yasağına kayıtsız şekilde uymuştur. Olağanüstü hal hukuk rejiminde hukukilik denetimi vesilesiyle ortaya çıkan ve iki farklı kutbu temsil eden bu durum, sadece olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerin hukuki akıbetine ilişkin bir tartışmayı değil, aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin görüş değiştirme dinamikleri üzerine de tali sorunları peşinde getirmiştir. Anayasa yargısı bakımından hayati bir eşik teşkil eden bu husustaki farklılığın “orijinalizm” ve “yaşayan anayasacılık” kavramları rehberliğinde değerlendirilmesi bir öneri olarak sunulmaktadır.