İç Mimarlık Bölümü Yayın Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/398

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 14
  • Article
    Sivas Geleneksel Konut Mimarisinin Özellikleri ve Korunma Sorunları
    (2021) Kılcı, Gülhayat; Gediz Urak, Zehra
    Geleneksel konutlar geçmiş nesillerin gündelik sosyal hayatlarının delili olan miras varlıklarıdır. Kentlerin hızla değişim ve dönüşüm gösterdiği günümüzde bu miras varlıklarını belgelemek, korumak ve gelecek nesillere aktarmak bugünkü neslin önemli bir görevi olmuştur. Bu çalışmanın amacı yok olmaya yüz tutmuş Sivas geleneksel konut mirasının günümüze ulaşan son örneklerini belgelemek, mimari özelliklerini değerlendirmek ve koruma sorunlarını ortaya koymaktır. Sivas kent merkezinde gerçekleştirilen alan çalışması sonucu tespit edilen 106 geleneksel konutta envanter çalışması yapılmıştır. Elde edilen bilgiler harita, şekil, grafik ve tablolara dökülerek belgelenmiştir. Söz konusu konutlar geç 19. yüzyıl ve erken 20. yüzyıla tarihlenmektedir. Verilerin değerlendirilmesi bağlamında: geleneksel konutların yerleşim özellikleri, plan özellikleri, cephe organizasyonları, yapım sistemleri ve malzeme kullanım özellikleri, tarihi çevre karakteristikleri ve koruma sorunları aktarılmıştır. Kent ölçeğinden başlayıp yapı ölçeğine kadar yapılan detaylı analizler sonucunda Sivas kent merkezinde sürekli bir geleneksel dokunun varlığından söz edilememektedir. Mevcut yapıların, katmanlı bir kültürel tarihe sahip olan Sivas ilinin, geleneksel Türk Evi’ne dair son örnekleri olması konutların mimari, kültürel ve sosyal değerlerini daha da önemli kılmaktadır. Bu çalışma Sivas geleneksel konutlarının karakteristik özelliklerini ve mevcut durumlarını ortaya koymaktadır ve gelecek çalışmalar için kaynak niteliği taşıması beklenmektedir.
  • Article
    Sürdürülebilir Yapı Malzemesi Hedefiyle Demir Çelik ve Plastik Endüstrisi Atıklarının Geri Kazanımı
    (2018) Tuna Kayılı, Merve; Çelebi, Gülser; Güldaş, Abdulmecit
    Demir-çelik ve plastik endüstrisi ithal girdisi yüksek endüstrilerdendir. Bu endüstrilerin üretim ve ürünün kullanım sonrası evresinde çok miktarda atık meydana gelmektedir. Demir-çelik endüstrisinin üretim evresi atıklarından en problemli atık, yüksek fırın baca tozu (YFBT) atığıdır. Kullanım oranını her geçen gün artıran plastikler kullanım ömrünü doldurduğunda yüksek bozunma süresinden dolayı doğada uzun yıllar atık olarak kalabilmektedir. Türkiye’de ve dünyada en fazla kullanım hacmine sahip plastik türü ise düşük yoğunluklu polietilen (LDPE)’dir. Bu atıkların geri kazanımı, çevre problemlerinin azaltılması ve ürünlerin ülke ekonomisine kazandırılması açısından önemlidir. Bu çalışmada LDPE ve YFBT ekstrüzyon yöntemiyle bir araya getirilmiş ve kompozit granül üretilmiştir. Üretilen kompozit granüller enjeksiyon yöntemiyle şekillendirilmiş, mekanik özellikleri incelenmiş ve elde edilen kompozit malzemenin yapıda zemin kaplama malzemesi olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.
  • Article
    İktidar Masal Reklam
    (2005) Okur Tolun, Elif
    Bu makalede amaç, evrensel anlatı özelliği kazandığı ve toplumsal normlara uygun bir içeriği olduğu için sorgulanmadan kabul edilen ve kuşaklar arası süregelen masum bir masalın aslında ne kadar ideolojik ve taraflı olabileceği üzerinde durup, günümüze olan yansımaları ile tekrar tekrar nasıl üretildiği ve günlük hayatımızda nasıl bir rol oynadığı araştırılmıştır. Makalede örnek olarak “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” ile Hülya Avşar’ın oynadığı Molfix çocuk bezi reklam filmi ele alınmıştır. İnsan beynine farkında olmadan sessiz ve gizlice kodlanan iktidar ilişkileri ve kadının toplum içindeki ikincil konumuna dikkat çekilmiştir
  • Article
    I¸c Mekˆanda Kullanılan Yapay Aydınlatmanın Kullanıcı A¸cısından Etkileri
    (2011) Turgay, Orkunt; Altuncu, Damla
    Mekˆan en geni¸s anlamda; insanın bir amaca y¨onelik olarak do˘gal ¸cevrede ger¸cekle¸stirdi˘gi bir sınırlama, yapay bir de˘gi¸sim, sosyal ¨org¨utlenmenin ifadesi olan bir kurgulamadır. Tasarlanan mekˆan, zihinde yaratılan kavramı fonksiyonel ve simgesel olarak dı¸sa yansıtan bir kabuk olarak da de˘gerlendirilmektedir. Mekˆan kavramı renk, doku, malzeme gibi ¨o˘gelerinin biraraya getirilmesi ve mekˆana uygulanması sonucunda kullanıcısıyla birlikte kimlik kazanır. Mekˆan kurgusundaki ¨onemli ¨o˘gelerden biri de aydınlatmadır. Sanayile¸smi¸s toplumlarda, g¨un ge¸ctik¸ce i¸c mekˆanlarda ge¸cirilen ya¸sam s¨uresi uzamakta; buna ba˘glı olarak da yapay ı¸sı˘ga duyulan ihtiya¸c artmaktadır. Son yıllarda i¸c mimarlıkta kullanılan yapay aydınlatma; mekˆan i¸cin belirleyici, vurgulayıcı, sınırlayıcı, ¨u¸c boyutlulu˘gun algılanmasını sa˘glayan y¨onleri ile g¨u¸cl¨u bir anlatım aracı olma niteli˘gi kazanmı¸stır. Bu bakımdan aydınlatmanın, mekˆansal ¨ozellikleri algılatmada, hatırlatmada b¨uy¨uk ¨onemi vardır. Kullanıcı, mekˆanın bi¸cimine ve mekˆana alınan ı¸sı˘gın, kullanılan aydınlatma sisteminin ¨ozelliklerine ba˘glı olarak mekˆanı anlamlandırmaktadır. G¨orsel konfor ¸sartlarını yerine getirerek g¨ormeyi ger¸cekle¸stirmek i¸cin gereken aydınlatmanın, kullanıcı ¨uzerinde bilinen etkileri yanında g¨orsel olmayan etkileri de yadsınamayacak kadar fazladır. Mimari aydınlatmanın g¨orsel olmayan etkilerini bilerek olu¸sturulan tasarımlar, zamanının b¨uy¨uk bir kısmını kapalı mekˆanlarda ve yapay ı¸sık altında ge¸ciren ki¸silerin g¨orsel performansları yanında mekˆan algılarını ve psikolojilerini de etkileyecektir. Bu nedenle aydınlatma tasarımın bir par¸cası olarak kabul edilerek; konunun multidisipliner bir ¸sekilde ele alınması gerekmektedir. Bu ¸calı¸smada, i¸c mimarlıkta kullanılan yapay aydınlatmanın kullanıcı ¨uzerindeki g¨orsel olmayan etkilerine ve mekˆan kavramına etkisine dikkat ¸cekmek hedeflenmektedir.
  • Book Part
    Çevre Dostu Yaklaşım: Sürdürülebilir Mimarlık
    (İstanbul Aydın Üniversitesi Yayınları, 2017) Çelebi, Gülser
    Sürdürülebilirlik, çevre ile ilişki içinde olan disiplinler için “yaşam”ı ifade eder. Tüm varlıklar ekosistem adı verilen holistik bütünlük içindedirler. Ekosistem canlı organizmalar, insan toplulukları ve inorganik varlıklardan meydana gelir. Ekosistemdeki bu varlıklara sürdürülebilir yapılı çevreler tasarlamak ve üretmek ise her disiplinin sorumluluğu altındadır. Mimarlık bir dizi ilişkili eylemler ve süreçlerle çevreyi etkiler. Bir bina inşa edildikten sonra çevre ile uzun süreli etkileşim içine girer. Bu bağlamda, sürdürülebilir tasarımın amacı çevreyi güvence altına alarak, insanların sağlık ve güvenliğini sağlayan mimari çözümler bulmaktır. Bu araştırma da mimarlık disiplini ile doğrudan ilişkili olan, çevre ile dost tasarımda etkin olan faktörleri ve stratejileri analiz etmek üzere ele alınmıştır. Çalışma bir literatür araştırmasıdır ve ilgili alanlarda farklı disiplinlere göndermeler yapılarak içerik düzenlenmiştir. Bu bağlamda, kavramsal bir metod çerçevesinde sürdürülebilir mimarlıkta İlkeler, Stratejiler, Başarma Yolları ve Yöntemler başlıklarıyla irdelenmektedir.
  • Article
    2000’ler Türkiye’sinde “Mekân - Mesken” Kavramlarının ‘Değer’ Kavramı Üzerinden Sorgulanması: Kuramsal Bir İnceleme
    (2018) Atakan, Gökçe
    Sürdürülebilirliğin önemli bir parçası olan kültürel sürdürülebilirlik, mekân tasarımının en önemli konularından biri olarak düşünülür. Kültürün değişken yapısı, farklı dönemler için farklı çevresel değerler sağlar. Bu nedenle, yapılı çevrenin değerlerinin kültürel sürdürülebilirliği sorgulamak için önemli bir veri sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, 2000 sonrası Türkiye’de üretilmiş olan konut seçenekleri ve etkileri hakkında farklı disiplinlerde yapılmış olan tespitleri bir araya getirerek, mekân tasarımının ‘değer’ parametresi üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Madea tarafından, toplumsal hedefler ve niteliksel özelliklerle açıklanan tasarımın değeri (2006), bu çalışmada mekân ve mesken kavramlarını değerlendirmek üzere ölçüt olarak seçilmiştir. Toplumsal değer alt ölçütü ‘kültür – toplum’ olarak, niteliksel değer alt ölçütü ise göstergebilim üzerinden ‘kimlik – birey’ olarak belirlenmiştir. Kuramsal altyapısı literatür taraması yöntemi ile yapılmış olan çalışma, Anadolu ve Türkiye konut gelişim sürecinin ışığında, 2000 sonrası sunulan konut örneklerini mekân ve mesken kavramları bağlamında okumaktadır. Çalışmada yapılan değerlendirilme sonucunda, mekân tasarımı için olası öneriler verilmektedir.
  • Conference Object
    Tarihi Yapıların Yeniden İşlevlendirilmesi ve Gün Işığından Maksimum Yararlanılması Hakkında Bir Öneri
    (2020) Kemer, Tuğçe; Çelebi Yazıcıoğlu, Nazife Mine
    Geçmişte belirlenen bir amaca ve işleve hizmet edecek şekilde tasarlanarak günümüze kadar ayakta kalan taşınmaz kültür varlıklarının yeniden işlevlendirilerek yaşama katılması binanın sürdürülebilir olmasını sağlar. Bu bağlamında yapılacak çalışmalarda binanın ihtiyaca uyumlu hale getirilmesi ve güncel sorunlara cevap verebilmesi önem taşır. Uyumun sağlanması sürecinde ihtiyaçların karşılanması amaçlanırken; tarihi binaya yapılabilecek müdahaleler ise sınırlıdır. Bu durum çeşitli normlarda da belirtilmektedir. Tarihi binanın değişen işlevinin bağlam ve mekansal ihtiyaçlar ile örtüşmesi ve kullanıcı memnuniyetinin sağlanması için iç ortam çevre kalitesinin arttırılması, bunun yanı sıra mevcut enerji etkinliğinin arttırılması hedeflenmektedir. Bu amaçla binaya yapılacak müdahalelerden birisi iç mekânın doğal aydınlatma performansının artırılarak enerji tasarrufu ve optimum düzeyde görsel konfor şartlarının sağlanmasıdır. Bu çalışmada, Mersin İli, Akdeniz İlçesi’nde bulunan tescilli tarihi bir bina ele alınarak günışığından en fazla yararlanmak amacıyla bir araştırma yapılmıştır. Bina 1887 yılında Papaz mektebi olarak kullanıma açılmış, çeşitli yıllarda basit onarımlar geçirmiştir. Günümüzde Toros Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesine hizmet vermektedir. Binada yer alan, kuzey, doğu ve batı olmak üzere 3 farklı yönden günışığı alan 4 numaralı çizim atölyesi ile kuzey ve batı olmak üzere 2 farklı yönden günışığı alan 3 numaralı çizim atölyesinde, iç ortam çevre kalitesinin değerlendirme parametrelerinden biri olan günışığının etkin kullanımı incelenmiştir. Atölyelerde bulunan masaların her birinden, güneşli ve kapalı havada, günün farklı saatlerinde (09.00, 13.00, 15.00, 18.00) günışığı, günışığı ve yapay aydınlatma ile yalnızca yapay aydınlatma olmak üzere 3 farklı aydınlık düzeyi ölçümü yapılarak mevcut durum değerlendirilmiştir. Değerlendirme için kullanılan iki atölyenin birçok bölümünde ülkemizde kabul görmüş olan Eğitim binalarında, öğrenmenin verimli bir biçimde gerçekleştirilmesi açısından en az aydınlık düzeyleri TS EN 12464-1 (2013) standardındaki aydınlık düzeylerini karşılamadığı tespit edilmiştir. Her iki atölyede de kullanılması önerilen farklı derinlikteki basit ışık raflarının mekanın aydınlık düzeyleri üzerindeki etkileri ‘Velux Daylight Visualizer’ simülasyon programı ile değerlendirilmiştir. Çalışmada, demontabl olmak koşuluyla; farklı derinlikte (180 cm yükseklikte 40 cm, 50 cm ve 60 cm eninde) basit ışık rafları ile günışığından maksimum fayda sağlamak, standart aydınlık düzeyi değerlerini yakalamak ve yapay aydınlatmaya en az düzeyde ihtiyaç duyulmasını sağlamak amaçlanmıştır.
  • Article
    Sürdürülebilir Mimarlığın Sosyo-Kültürel Boyutu Bağlamında İzmir Ticaret Odası Genel Merkez Binasının Değerlendirilmesi
    (2020) Süzer, Özge
    T Sürdürülebilirlik kavramı; çevresel, sosyo-kültürel ve ekonomik olmak üzere üç ana boyut içermektedir. Ancak birinci nesil yapı değerlendirme sistemlerinin, genellikle sosyo-kültürel ölçütleri göz ardı ederek yalnızca çevresel kriterleri kapsadıkları görülmektedir. Bu bağlamda söz konusu makalede İzmir Ticaret Odası Genel Merkez Binası sürdürülebilirliğin sosyo-kültürel boyutu altında irdelenmektedir. Yapı, aldığı LEED sertifikası ile yeşil bir binadır, ancak literatür taraması sonucunda belirlenen; “tarihi ve kültürel değerlerin korunması”, “sosyal eşitlik ve sosyal bütünleşme” ve “yaşam kalitesinin iyileştirilmesi” ölçütleri göz ardı edildiği için sürdürülebilir olarak tanımlanamamaktadır.
  • Article
    Karma Kullanımlı Çok Katlı Konut Yapıları Üzerine Bir Analiz: Yeşil Bina Değerlendirme Kategorileri Bazında Üç Vaka Etüdü
    (2020) Süzer, Özge; Yılmaz, Meltem
    Bu makale, İstanbul’da yeşil iddiası olan üç adet karma kullanımlı çok katlı konut projesinin, LEED yeşil bina sertifika sisteminin değerlendirme kategorileri bazında analizini içermektedir. Çalışmada öncelikle LEED sistemi model alınmış ve bu yapı tipolojisi için uygun nitelikteki yeşil bina tasarım ölçütleri ışığında 53 sorudan oluşan bir ölçme-değerlendirme anketi hazırlanmıştır. Örnek projeler; yetkililerinin sorulara verdiği cevaplar, projelere ilişkin çizim ve sertifikalar ile yerinde gözlemler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Anketi oluşturan sorular, LEED sistemi temel alınarak; beş ana kategori altında gruplanmıştır. Seçilen projelerin, bu kategoriler altındaki sorulara ilişkin olarak, gerçekleştirilmesi beklenen ölçütleri yerine getirip getiremediklerine göre, her kategoriye ait başarı yüzde oranları hesaplanmıştır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, İstanbul’da bu yapı tipi için, hangi kategorilere öncelik verildiği ve hangilerinin ikinci planda kaldığını belirlemektir. Analiz edilen projelerin kategoriler bazında gösterdikleri başarı sıralaması ile LEED otoritelerince verilen önem sıralaması kıyaslanmıştır. Sonuç olarak, enerji kategorisine yeterince ağırlık verilmediği bulunmuş ve bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlar ortaya konmuştur.
  • Article
    Biyofilik Tasarım Kapsamında Peyzaj Mimarlığı ve İç Mimarlık Arakesiti: Eğitim Programlarının Karşılıklı Değerlendirilmesi
    (2019) Demirbaş, Güler Ufuk; Demirbaş, Özgen Osman
    Yaşam Dostu Tasarım ya da son dönemde yaygın kullanımı ile Biyofilik Tasarım (Biophilic Design) kavramı bir tasarım eylemi olarak aslında yeni bir kavram değil. İnsanın, doğayla olma, doğayla bağlantı kurma ve doğada olma içgüdülerine dayalı doğuştan gelen eğilimlerinin tümü Biyofili kavramı kapsamında tanımlanmaktadır. Biyofilik Tasarım ya da Yaşam Dostu Tasarım kavramı ise içinde bulunduğumuz yapılı çevrenin yenilikçi bir bakış açısı ile doğayla bağlantılı olarak tasarlanmasıdır. Peyzaj Mimarlığı en genel tanımı ile sanat, çevre, mimari, mühendislik, sosyoloji ve tasarım unsurlarının tümünü bir arada kapsayan farklı ölçek ve kapsamlarda hem açık alan hem kapalı mekanların tasarlanması pratiğidir. 21. yüzyılın iç mimari pratiği dikkate alındığında, iç mekan kurgusunda hiç olmadığı kadar biyofilik tasarım anlayışının tasarımcılar tarafından benimsendiği ve özellikle stres düzeyinin yüksek olduğu kamusal mekanlarda doğaya dönük, doğaya karışan ve/veya doğadan esinlenen tasarım yaklaşımlarının gün geçtikçe daha da kuvvetlendiği gözlenmektedir. Bu çalışmanın temel odağı biyofilik tasarım kapsamında Peyzaj Mimarlığı ve İç Mimarlık alanlarının etkileşimi ile yapılı çevre ile doğanın bütünleştirilmesi ile daha konforlu ve sağlıklı yaşam mekanlarının tasarlanmasında disiplinlerarası olasılıkların örnekler üzerinden değerlendirilmesidir. Bu kapsamda ülkemizde her iki alanda eğitim veren farklı isimlerde ve farklı akademik yapılar altında olan programların müfredat yapılarının karşılıklı olarak karşılaştırılması ile mevcut durum değerlendirilmesi yapılmaktadır. Çeşitli kapsamdaki fakülteler altında eğitim vermekte olan Peyzaj Mimarlığı, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı, İç Mimarlık ve İçmimarlık ve Çevre Tasarımı programlarının müfredat yapıları incelendiğinde, bazen aynı fakülte altında bile yer almalarına rağmen, çok az programda karşılıklı olarak disiplinlerarası ders önerildiği izlenmiştir. Yaşam dostu tasarım kapsamında iki disiplin arasındaki diyaloğun kuvvetlendirilmesi ve bunun öncelikle eğitimden başlaması gerektiği vurgulanmaktadır.