Bilgilendirme: Kurulum ve veri kapsamındaki çalışmalar devam etmektedir. Göstereceğiniz anlayış için teşekkür ederiz.
 

Badur, Emel

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Badur, Emel
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
badur@cankaya.edu.tr
Main Affiliation
Hukuk
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

13

CLIMATE ACTION
CLIMATE ACTION Logo

0

Research Products

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

0

Research Products

3

GOOD HEALTH AND WELL-BEING
GOOD HEALTH AND WELL-BEING Logo

2

Research Products

15

LIFE ON LAND
LIFE ON LAND Logo

0

Research Products

17

PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS Logo

0

Research Products

14

LIFE BELOW WATER
LIFE BELOW WATER Logo

0

Research Products

4

QUALITY EDUCATION
QUALITY EDUCATION Logo

0

Research Products

11

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES Logo

0

Research Products

6

CLEAN WATER AND SANITATION
CLEAN WATER AND SANITATION Logo

0

Research Products

10

REDUCED INEQUALITIES
REDUCED INEQUALITIES Logo

3

Research Products

9

INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE Logo

1

Research Products

12

RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION Logo

0

Research Products

2

ZERO HUNGER
ZERO HUNGER Logo

0

Research Products

1

NO POVERTY
NO POVERTY Logo

0

Research Products

7

AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Logo

0

Research Products

5

GENDER EQUALITY
GENDER EQUALITY Logo

2

Research Products

16

PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS Logo

4

Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

37

Articles

30

Views / Downloads

1478/559

Supervised MSc Theses

2

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

30

Supervised Theses

2

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi7
Türkiye Barolar Birliği Dergisi7
Terazi Hukuk Dergisi3
Türkiye Adalet Akademisi Dergisi2
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi2
Current Page: 1 / 4

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 37
  • Article
    Gebeliğin Sona Erdirilmemesi Nedeniyle Suç Mağduru Çocuğun Kişilik Hakkının İhlali
    (2020) Badur, Emel
    Türk Hukuku’nda gebeliğin sona erdirilmesine ilişkin temel düzenleme, Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’da yapılmıştır. Bununla birlikte Türk Ceza Kanunu’nun 99/6. maddesinde, kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması haline ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenlemeyle, isteğe bağlı olarak gebeliğin sona erdirilmesindeki yasal sınır olan 10 haftalık süre, gebeliğin kadına karşı işlenen bir suç sonucu oluşması açısından 20 haftaya çıkarılmıştır. Anılan düzenlemede, suçun mağdurunun çocuk olması durumuna ilişkin özel bir hükme yer verilmemiştir. Mağduru olduğu suç sonucunda gebe kalan çocuğun, gebeliğinin sona erdirilmemesi nedeniyle kişilik hakkının ihlal edildiği, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararına da konu olmuştur.
  • Article
    Noterin Taşınmaz Satış Sözleşmesinin Düzenlenmesinde Tarafları Aydınlatma Yükümlülüğü
    (2024) Badur, Emel
    Yasa koyucu tarafından 2022 yılında Noterlik Kanunu’nda (28.06.2022 tarihli ve 31880 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7413 sayılı Torba Kanun’la) yapılan değişiklikle noterlere taşınmaz satış sözleşmesi yapma yetkisi tanınmıştır. Noterlik Kanunu’na eklenen “Taşınmaz satış sözleşmesi” kenar başlıklı 61/A hükmü ile noterin ta- şınmaz satış sözleşmesinin kurulmasına ilişkin yükümlülükleri belir- lenmiştir. Aynı yasal değişiklikle taşınmaz satış sözleşmesinin düzen- lenmesinden kaynaklanan zararlardan noterlerin de sorumlu olduğu ve bu zararın Devlet tarafından ödenmesi halinde sözleşmeyi düzen- leyen notere rücu edilebileceği de düzenlenmiştir. Yasa koyucu tarafından noterin taşınmaz satış sözleşmesi- nin düzenlenmesindeki görevleri arasında, açıkça tarafları aydın- latma yükümlülüğü düzenlenmemiş olmakla birlikte hem Noterlik Kanunu’nda yer alan genel hükümler hem de yapılan işlemin niteliği, noterin işlem ve sonuçları hakkında tarafları bilgilendirmesini zorun- lu kılmaktadır. Ancak noter tarafından yapılacak bu aydınlatma so- nucunda tarafların taşınmaz satış sözleşmesini kurmak konusundaki iradeleri serbestçe oluşabilir. Noterin aydınlatma yükümlülüğünü ih- lal etmesi halinde, öncelikle taşınmaz satışına ilişkin taahhüt işlemi- nin akabinde de bu satışa dayanılarak yapılan tescilin hükümsüzlüğü sonucunun ortaya çıkması mümkündür. Bu ve benzeri sonuçların or- taya çıkması halinde noterin tazminat sorumluluğu gündeme gelir.
  • Article
    Arabulucu Sözleşmesi
    (2020) Badur, Emel
    Arabuluculuk, Türk Hukuku’na 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun kabulü ve yürürlüğegirmesiyle birlikte 2012 yılında dahil olmuş, nispeten yeni bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Tarafların aralarındaki uyuşmazlığı arabuluculuk yoluyla çözmeyi denemek için kurdukları sözleşmeye arabuluculuk sözleşmesiadı verilir. Arabulucu sözleşmesi ise aralarındaki uyuşmazlığı arabuluculuk yoluyla çözmeyi kararlaştıran tarafların,arabulucuyla yaptıkları ve arabulucunun uyuşmazlığın taraflarına arabuluculuk etmeyi yükümlendiği sözleşmedir.Arabulucu sözleşmesinde uyuşmazlığın tarafları (veya sadece taraflardan biri) arabulucuya ücret ödemeyi yükümlenmektedir.
  • Article
    Geçici Ödemeler
    (2016) Badur, Emel
    6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte Türk Hukukuna ilk kez kazandı- rılan kavramlardan bir tanesi de geçici ödemelerdir. İsviçre ve Alman Hukuk Sistemlerinde karşılığı bulunmayan bu kavramın temel işlevi, zarar görenin yargılama sürecinin sonunda ulaşabileceği tazminata kadar doğan mağduriyetinin önlenmesi amacına hizmet etmektir. Özellikle yargılama sürelerinin uzunluğu göz önünde bulundurulduğunda, TBKnın 76. maddesinde düzenlenen bu kavramın önemi daha belirgin hale gelecektir. Yasa koyucu geçici ödeme kararının verilebilmesini üç şartın birlikte gerçekleşmesi koşuluna bağlamıştır. Bunlar zarar görenin (davacının), iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması; ekonomik durumunun gerektirmesi ve talepte bulunması- dır. Hakime, yukarıdaki üç şartın birlikte varlığı halinde geçici ödemeye hükmetme konusunda takdir yetkisi tanınmıştır. Geçici ödemeye hükmedilmesi halinde davalının yaptığı geçici ödemeler, yargılama sonunda hükmedilen tazminata mahsup edilir. Eğer tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir. TBKnın 76. maddesinde düzenlenen bu kavram, Kanunun sistematiği gereği Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri ayrı- mında yer alsa dahi; TBKnın 114. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır. hükmü gereğince sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğan zararlar için de geçici ödemeye hükmedilebilmesi mümkündür. Hatta aynı Kanunun 55. maddesinin ikinci fıkrasında Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. düzenlemesine yer verilmiştir. Yani idari yargıda açılan tam yargı davalarında da geçici ödemeye karar verilmesi şaşırtıcı olmayacaktır.
  • Article
    Taşınmazın Aynına İlişkin Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirlik Şerhi
    (2023) Badur, Emel; Konca, Nesibe Kurt
    Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda (HUAK) yapılan bir değişiklik sonucunda, taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olduğu yasa koyucu tarafından açıkça düzenlenmiştir. Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk, kural olarak ihtiyari arabuluculuk olarak düzenlense de; dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bazı uyuşmazlıkların da konusu itibariyle taşınmazın aynına ilişkin unsurlar barındırmaları mümkündür. HUAK’da yapılan değişiklik sonrasında, taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulması halinde, tarafların ulaştığı anlaşmanın yazılı şekle uyularak arabuluculuk anlaşma belgesi haline getirilmesi ve bu anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınması gerekliliği düzenlenmiştir. Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk anlaşma belgesine dair icra edilebilirlik şerhi, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazın devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasıyla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler. Mahkemenin arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi vermesinden sonra, artık bu belgede ayni hak kazanacağı belirtilen tarafların tapu sicilinde tescil talebinde bulunabileceğinin kabulü gerekir.
  • Article
    Kişisel Verilerin Kişiliğin Başlangıcı ve Sonu Ötesinde Korunması
    (2023) Badur, Emel
    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda (KVKK) kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi kapsayacak genişlikte tanımlanmış ve koruma altına alınmıştır. Aynı Kanun çerçevesinde, “İlgili kişi” terimi de kişisel verisi işlenen gerçek kişiyi ifade edecek şekilde kullanılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 28/1. maddesi gereğince gerçek kişilerin kişiliği, sağ ve tam olarak doğmakla başlar ve kişinin ölümüyle sona erer. Açıklanan düzenlemeler ışığında, kişisel verilerin korunmasına ilişkin zamansal sınırın da -kural olarak- doğumla ölüm arasını kapsadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bununla birlikte bu çıkarımın istisnasız uygulanması, gerçek kişilerin doğum öncesinde kazandıkları bazı özelliklerin (genetik veriler gibi) sağ ve tam doğum öncesinde kişisel verilere ilişkin korumadan yararlanmasını engelleyecektir. İlgili kişinin ölümünden sonra, kişisel verilerinin korumasız kalmasıyla ortaya çıkacak hukuki sorunların önüne geçilmesi ihtiyacı Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik’te dikkate alınmıştır. Yönetmeliğin 11. maddesinde “Ölenin sağlık verilerine erişim” kenar başlığı altında ölen bir kişinin kişisel sağlık verilerine erişilebilmesi ve bu verilerin saklanması hakkında özel bir düzenleme getirilmiştir. Bu makalenin amacı, kişisel verilerin doğum öncesinde (prenatal) ve ölüm sonrasında (post mortal) korunmasına yönelik gereksinime ilişkin çözüm yollarının araştırılmasıdır.
  • Article
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Karşısında Aile Konutu Şerhinin (Ortadan Kalkan) Etkisi
    (2015) Badur, Emel
    Türk Hukuku'nda aile konutu ve aile konutu şerhi kavramları, Türk Medeni Kanunu'nun kabulüyle birlikte tartışılmaya başlanmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi gereğince, eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Yine aynı madde uyarınca, aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Söz konusu şerhin konulduğu taşınmazlar açısından, aile konutu üzerinde malik olmayan eşin rızası olmaksızın hak kazanılamayacağı tereddütsüz olmakla birlikte; asıl mesele aile konutu şerhi bulunmayan taşınmazlar üzerinde malik olmayan eşin rızası alınmadan yapılan tasarrufların geçerliliği tartışması üzerinden ortaya çıkmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu konuda, 2006 ve 2015 yıllarında iki ayrı görüşün sonucu olarak nitelenebilecek, iki ayrı karar vermiştir. Bu çalışmanın amacı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun aile konutu ile ilgili olarak yakın tarihli kararının ve sonuçlarının incelenmesidir.