Badur, Emel
Loading...
Profile URL
Name Variants
Badur, Emel
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
badur@cankaya.edu.tr
Main Affiliation
Hukuk
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Files
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
2
Research Products
4QUALITY EDUCATION
0
Research Products
5GENDER EQUALITY
2
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
1
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
3
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
4
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
37
Articles
30
Views / Downloads
1496/597
Supervised MSc Theses
2
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
30
Supervised Theses
2
| Journal | Count |
|---|---|
| Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi | 7 |
| Türkiye Barolar Birliği Dergisi | 7 |
| Terazi Hukuk Dergisi | 3 |
| Türkiye Adalet Akademisi Dergisi | 2 |
| Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi | 2 |
Current Page: 1 / 4
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

37 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 37
Article Kişisel Verilerin Kişiliğin Başlangıcı ve Sonu Ötesinde Korunması(2023) Badur, Emel6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda (KVKK) kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi kapsayacak genişlikte tanımlanmış ve koruma altına alınmıştır. Aynı Kanun çerçevesinde, “İlgili kişi” terimi de kişisel verisi işlenen gerçek kişiyi ifade edecek şekilde kullanılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 28/1. maddesi gereğince gerçek kişilerin kişiliği, sağ ve tam olarak doğmakla başlar ve kişinin ölümüyle sona erer. Açıklanan düzenlemeler ışığında, kişisel verilerin korunmasına ilişkin zamansal sınırın da -kural olarak- doğumla ölüm arasını kapsadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bununla birlikte bu çıkarımın istisnasız uygulanması, gerçek kişilerin doğum öncesinde kazandıkları bazı özelliklerin (genetik veriler gibi) sağ ve tam doğum öncesinde kişisel verilere ilişkin korumadan yararlanmasını engelleyecektir. İlgili kişinin ölümünden sonra, kişisel verilerinin korumasız kalmasıyla ortaya çıkacak hukuki sorunların önüne geçilmesi ihtiyacı Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik’te dikkate alınmıştır. Yönetmeliğin 11. maddesinde “Ölenin sağlık verilerine erişim” kenar başlığı altında ölen bir kişinin kişisel sağlık verilerine erişilebilmesi ve bu verilerin saklanması hakkında özel bir düzenleme getirilmiştir. Bu makalenin amacı, kişisel verilerin doğum öncesinde (prenatal) ve ölüm sonrasında (post mortal) korunmasına yönelik gereksinime ilişkin çözüm yollarının araştırılmasıdır.Article Rekabet Sınırlayıcı Uygulamalara İlişkin İnceleme ve Araştırma Usulü(2008) Badur, Emel; Ertem, BurcuBook 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (818 Sayılı Borçlar Kanunu ile Karşılaştırmalı)(Ankara Barosu Yayınları, 2012) Badur, EmelArticle Noterin Taşınmaz Satış Sözleşmesinin Düzenlenmesinde Tarafları Aydınlatma Yükümlülüğü(2024) Badur, EmelYasa koyucu tarafından 2022 yılında Noterlik Kanunu’nda (28.06.2022 tarihli ve 31880 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7413 sayılı Torba Kanun’la) yapılan değişiklikle noterlere taşınmaz satış sözleşmesi yapma yetkisi tanınmıştır. Noterlik Kanunu’na eklenen “Taşınmaz satış sözleşmesi” kenar başlıklı 61/A hükmü ile noterin ta- şınmaz satış sözleşmesinin kurulmasına ilişkin yükümlülükleri belir- lenmiştir. Aynı yasal değişiklikle taşınmaz satış sözleşmesinin düzen- lenmesinden kaynaklanan zararlardan noterlerin de sorumlu olduğu ve bu zararın Devlet tarafından ödenmesi halinde sözleşmeyi düzen- leyen notere rücu edilebileceği de düzenlenmiştir. Yasa koyucu tarafından noterin taşınmaz satış sözleşmesi- nin düzenlenmesindeki görevleri arasında, açıkça tarafları aydın- latma yükümlülüğü düzenlenmemiş olmakla birlikte hem Noterlik Kanunu’nda yer alan genel hükümler hem de yapılan işlemin niteliği, noterin işlem ve sonuçları hakkında tarafları bilgilendirmesini zorun- lu kılmaktadır. Ancak noter tarafından yapılacak bu aydınlatma so- nucunda tarafların taşınmaz satış sözleşmesini kurmak konusundaki iradeleri serbestçe oluşabilir. Noterin aydınlatma yükümlülüğünü ih- lal etmesi halinde, öncelikle taşınmaz satışına ilişkin taahhüt işlemi- nin akabinde de bu satışa dayanılarak yapılan tescilin hükümsüzlüğü sonucunun ortaya çıkması mümkündür. Bu ve benzeri sonuçların or- taya çıkması halinde noterin tazminat sorumluluğu gündeme gelir.Article Article Gebeliğin Sona Erdirilmemesi Nedeniyle Suç Mağduru Çocuğun Kişilik Hakkının İhlali(2020) Badur, EmelTürk Hukuku’nda gebeliğin sona erdirilmesine ilişkin temel düzenleme, Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’da yapılmıştır. Bununla birlikte Türk Ceza Kanunu’nun 99/6. maddesinde, kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması haline ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenlemeyle, isteğe bağlı olarak gebeliğin sona erdirilmesindeki yasal sınır olan 10 haftalık süre, gebeliğin kadına karşı işlenen bir suç sonucu oluşması açısından 20 haftaya çıkarılmıştır. Anılan düzenlemede, suçun mağdurunun çocuk olması durumuna ilişkin özel bir hükme yer verilmemiştir. Mağduru olduğu suç sonucunda gebe kalan çocuğun, gebeliğinin sona erdirilmemesi nedeniyle kişilik hakkının ihlal edildiği, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararına da konu olmuştur.Article Patent Lisans Sözleşmelerinde Taraf Değişikliği(2019) Badur, Emel; Doğan, GülmelahatPatent lisans sözleşmesi, lisans verenin, patentten doğan haklarının kullanımı konusunda lisans alana yetki verdiği,sürekli borç ilişkisi kuran bir sözleşmedir. Lisans veren, patente konu buluşu lisans alanın kullanımına sunarak bir gelirsağlamakta, lisans alan ise kullandığı teknoloji ile ekonomik sistemde etkin rol sağlamaktadır. Süreklilik içeren buborç ilişkisinde çeşitli sebeplerle sözleşmenin taraflarının değişmesi durumu makalenin konusunu oluşturmaktadır.Borçlar Hukukunda düzenlenen ve borç ilişkilerinde taraf değişikliğine yol açan alacağın devri, borcun üstlenilmesi,borca katılma, işletmenin devri, sözleşmenin devri, sözleşmeye katılma, alt lisans, rehin ve miras yoluyla taraf değişikliğineilişkin hususlar Türk Borçlar Kanunu ve Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde incelenmiştir.Article Geçici Ödemeler(2016) Badur, Emel6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte Türk Hukukuna ilk kez kazandı- rılan kavramlardan bir tanesi de geçici ödemelerdir. İsviçre ve Alman Hukuk Sistemlerinde karşılığı bulunmayan bu kavramın temel işlevi, zarar görenin yargılama sürecinin sonunda ulaşabileceği tazminata kadar doğan mağduriyetinin önlenmesi amacına hizmet etmektir. Özellikle yargılama sürelerinin uzunluğu göz önünde bulundurulduğunda, TBKnın 76. maddesinde düzenlenen bu kavramın önemi daha belirgin hale gelecektir. Yasa koyucu geçici ödeme kararının verilebilmesini üç şartın birlikte gerçekleşmesi koşuluna bağlamıştır. Bunlar zarar görenin (davacının), iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması; ekonomik durumunun gerektirmesi ve talepte bulunması- dır. Hakime, yukarıdaki üç şartın birlikte varlığı halinde geçici ödemeye hükmetme konusunda takdir yetkisi tanınmıştır. Geçici ödemeye hükmedilmesi halinde davalının yaptığı geçici ödemeler, yargılama sonunda hükmedilen tazminata mahsup edilir. Eğer tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir. TBKnın 76. maddesinde düzenlenen bu kavram, Kanunun sistematiği gereği Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri ayrı- mında yer alsa dahi; TBKnın 114. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır. hükmü gereğince sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğan zararlar için de geçici ödemeye hükmedilebilmesi mümkündür. Hatta aynı Kanunun 55. maddesinin ikinci fıkrasında Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. düzenlemesine yer verilmiştir. Yani idari yargıda açılan tam yargı davalarında da geçici ödemeye karar verilmesi şaşırtıcı olmayacaktır.Article Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Karşısında Aile Konutu Şerhinin (Ortadan Kalkan) Etkisi(2015) Badur, EmelTürk Hukuku'nda aile konutu ve aile konutu şerhi kavramları, Türk Medeni Kanunu'nun kabulüyle birlikte tartışılmaya başlanmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi gereğince, eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Yine aynı madde uyarınca, aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Söz konusu şerhin konulduğu taşınmazlar açısından, aile konutu üzerinde malik olmayan eşin rızası olmaksızın hak kazanılamayacağı tereddütsüz olmakla birlikte; asıl mesele aile konutu şerhi bulunmayan taşınmazlar üzerinde malik olmayan eşin rızası alınmadan yapılan tasarrufların geçerliliği tartışması üzerinden ortaya çıkmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu konuda, 2006 ve 2015 yıllarında iki ayrı görüşün sonucu olarak nitelenebilecek, iki ayrı karar vermiştir. Bu çalışmanın amacı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun aile konutu ile ilgili olarak yakın tarihli kararının ve sonuçlarının incelenmesidir.Article TERÖRLE MÜCADELE KANUNU'NDA DÜZENLENEN YENİ BİR TASARRUF YETKİSİ KISITLAMASI ŞERHİ(2017) Badur, Emel; Turan Başara, GamzeWith a recent amendment, Article 20/A was added to the Anti-Terrorism Law (TeMK) and a new situation where the proprietor's property right on an immovable was introduced. This new Article grants criminal judges to put constraints on the power of disposition of the suspects and the accused on their immovable with a view to compensate the losses of the public entities and institutions due to some crimes regulated in the Anti-Terrorism Law and Turkish Penal Code. The decision of constraint needs to be turned into annotation on the land registry. This means that a new annotation of constraint on the power of disposition is regulated through Turkish Anti-Terrorism Law, except Turkish Civil Law.

