İç Mimarlık Bölümü Yayın Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/398

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 27
  • Article
    Sit Sınırlarının Koruma Bağlamında Değerlendirilmesi: Niğde Kalesi ve Eskisaray Mahallesi Kentsel Sit Alanı
    (2021) Urak, Zehra Gediz; Yavaşcan, Emel Efe
    Tarihi, Neolitik ve Kalkolitik çağlara kadar uzanan Niğde İli, geçmiş dönemlerdeKapadokya içerisinde önemli bir konuma sahip olmuş, korunması gerekli tarihi çevrelerbarındırmaktadır. Niğde İli kent merkezinde bir adet kentsel sit alanı bulunmaktadır.17.09.1993 tarih ve 1535 karar numarası ile tescillenen, kentin tarihi çekirdeğinioluşturan çalışma alanı Kale, Alaeddin ve Eskisaray Mahallelerini kapsayan sit sınırı veçevresidir. Bu çalışmanın amacı sit alanı sınırlarının korunmuşluk durumununaraştırılmasıdır. Çalışma alanında yapılan alan analizleri sonucu önerilen sit sınırınındışında kalan tarihi dokunun ne yazık ki sit alanı ile bir bütün olarak korunamadığıortaya çıkmıştır. Sit sınırı biter bitmez inşa edilen yüksek katlı yapılar sit sınırı ilesınırın dışında kalan tarihi doku arasında bir duvar oluşturmuştur. Sit alanı içinde iseproblemler bulunduğu ve tescilli ve tescilsiz geleneksel pek çok konutun yerindeolmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, önerilen sit sınırının, Alaeddin Tepesi ve kısmiçevresini içermesi, devam eden tarihi dokuyu içine almamasının da telafisi olmayanzararların meydana gelmesine neden olduğu belirlenmiştir. Bu araştırmalarneticesinde, alandaki tarihi değerlerin bir bütün olarak korunması için çağdaşkorumanın yönetsel boyutu olan alan yönetimine Niğde Tarihi Kent Merkezi’nin ihtiyacıolduğu anlaşılmıştır. Yönetim alanı ve etkileşim alanı sınırlarının doğru belirlenmesi isealanın bütünleşik korunması için şarttır. Bu bağlamda, Niğde Tarihi Kent Merkezi’ndeyapılan alan analizlerinden elde edilen verilerin değerlendirilmesi neticesinde yönetimve etkileşim alanı sınırları önerilmiştir.
  • Article
    Sivas Geleneksel Konut Mimarisinin Özellikleri ve Korunma Sorunları
    (2021) Kılcı, Gülhayat; Gediz Urak, Zehra
    Geleneksel konutlar geçmiş nesillerin gündelik sosyal hayatlarının delili olan miras varlıklarıdır. Kentlerin hızla değişim ve dönüşüm gösterdiği günümüzde bu miras varlıklarını belgelemek, korumak ve gelecek nesillere aktarmak bugünkü neslin önemli bir görevi olmuştur. Bu çalışmanın amacı yok olmaya yüz tutmuş Sivas geleneksel konut mirasının günümüze ulaşan son örneklerini belgelemek, mimari özelliklerini değerlendirmek ve koruma sorunlarını ortaya koymaktır. Sivas kent merkezinde gerçekleştirilen alan çalışması sonucu tespit edilen 106 geleneksel konutta envanter çalışması yapılmıştır. Elde edilen bilgiler harita, şekil, grafik ve tablolara dökülerek belgelenmiştir. Söz konusu konutlar geç 19. yüzyıl ve erken 20. yüzyıla tarihlenmektedir. Verilerin değerlendirilmesi bağlamında: geleneksel konutların yerleşim özellikleri, plan özellikleri, cephe organizasyonları, yapım sistemleri ve malzeme kullanım özellikleri, tarihi çevre karakteristikleri ve koruma sorunları aktarılmıştır. Kent ölçeğinden başlayıp yapı ölçeğine kadar yapılan detaylı analizler sonucunda Sivas kent merkezinde sürekli bir geleneksel dokunun varlığından söz edilememektedir. Mevcut yapıların, katmanlı bir kültürel tarihe sahip olan Sivas ilinin, geleneksel Türk Evi’ne dair son örnekleri olması konutların mimari, kültürel ve sosyal değerlerini daha da önemli kılmaktadır. Bu çalışma Sivas geleneksel konutlarının karakteristik özelliklerini ve mevcut durumlarını ortaya koymaktadır ve gelecek çalışmalar için kaynak niteliği taşıması beklenmektedir.
  • Article
    Sürdürülebilir Yapı Malzemesi Hedefiyle Demir Çelik ve Plastik Endüstrisi Atıklarının Geri Kazanımı
    (2018) Tuna Kayılı, Merve; Çelebi, Gülser; Güldaş, Abdulmecit
    Demir-çelik ve plastik endüstrisi ithal girdisi yüksek endüstrilerdendir. Bu endüstrilerin üretim ve ürünün kullanım sonrası evresinde çok miktarda atık meydana gelmektedir. Demir-çelik endüstrisinin üretim evresi atıklarından en problemli atık, yüksek fırın baca tozu (YFBT) atığıdır. Kullanım oranını her geçen gün artıran plastikler kullanım ömrünü doldurduğunda yüksek bozunma süresinden dolayı doğada uzun yıllar atık olarak kalabilmektedir. Türkiye’de ve dünyada en fazla kullanım hacmine sahip plastik türü ise düşük yoğunluklu polietilen (LDPE)’dir. Bu atıkların geri kazanımı, çevre problemlerinin azaltılması ve ürünlerin ülke ekonomisine kazandırılması açısından önemlidir. Bu çalışmada LDPE ve YFBT ekstrüzyon yöntemiyle bir araya getirilmiş ve kompozit granül üretilmiştir. Üretilen kompozit granüller enjeksiyon yöntemiyle şekillendirilmiş, mekanik özellikleri incelenmiş ve elde edilen kompozit malzemenin yapıda zemin kaplama malzemesi olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.
  • Conference Object
    Pandemi Sürecinde İç Mimarlık Lisans Eğitim Müfredatının Uzaktan Eğitim Modeline Adaptasyonu: Çankaya Üniversitesi Örneği
    (2021) Urak, Gediz; Dökmeci Yörükoğlu, Papatya Nur; Akbay, Saadet
    Çankaya Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü, Covid-19 pandemisinin ortaya çıkması ile 30 Mart 2020 tarihi itibariyle eğitime uzaktan eğitim yöntemiyle devam etmek durumunda kalmıştır. Bu süreçte, Bölüm müfredatında yer alan derslerin uzaktan eğitim modeline dönüştürülmesi için yoğun bir çaba harcanmış ve detaylı bir hazırlık süreci yaşanmıştır. Müfredatın değiştirilmeden adapte edilmesi gerekliliği nedeniyle, bu çalışma kapsamında uzaktan eğitime adaptasyon sürecinin kilit aşamaları, eğitimin kalitesi ve sürdürülebilirliği tartışılmış, pandeminin, iç mimarlık eğitim sürecine olan kısa vadeli etkileri ve lisans eğitim müfredatında yapılan adaptasyonları sunulmuştur. Buna ek olarak, pandemi süreci nedeniyle ‘acil uzaktan eğitim’ ve ‘uzaktan eğitim’ şeklinde verilecek olan derslere hazırlık, derslerin işleniş biçimi, sınav uygulamaları, öğrenci başarı durumları ve görüşleri de aktarılmıştır. Öğrencilere uygulanan ön anket sonuçları, öğrencilerin ‘acil uzaktan eğitim’ sürecine katılımlarının elektronik cihaz, program ve internet erişimi konuları kapsamında mümkün olduğunu ve süreci köklü olarak etkileyecek aksaklıkların yaşanmayacağını ortaya koymuştur. Bunun dışında, öğretim elemanlarından alınan ‘uzaktan eğitim’ ile ilgili geri bildirimlerin sonuçları, teorik derslerdeki uzaktan eğitim sürecine adaptasyonun uygulamalı derslere göre belirgin olarak daha kısa sürede ve kolay olduğunu göstermiştir.
  • Article
    İnsan Mekan Yapı
    (2004) Demirbaş, Güler Ufuk; Küçükarslan, Melahat
  • Article
    İktidar Masal Reklam
    (2005) Okur Tolun, Elif
    Bu makalede amaç, evrensel anlatı özelliği kazandığı ve toplumsal normlara uygun bir içeriği olduğu için sorgulanmadan kabul edilen ve kuşaklar arası süregelen masum bir masalın aslında ne kadar ideolojik ve taraflı olabileceği üzerinde durup, günümüze olan yansımaları ile tekrar tekrar nasıl üretildiği ve günlük hayatımızda nasıl bir rol oynadığı araştırılmıştır. Makalede örnek olarak “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” ile Hülya Avşar’ın oynadığı Molfix çocuk bezi reklam filmi ele alınmıştır. İnsan beynine farkında olmadan sessiz ve gizlice kodlanan iktidar ilişkileri ve kadının toplum içindeki ikincil konumuna dikkat çekilmiştir
  • Article
    I¸c Mekˆanda Kullanılan Yapay Aydınlatmanın Kullanıcı A¸cısından Etkileri
    (2011) Turgay, Orkunt; Altuncu, Damla
    Mekˆan en geni¸s anlamda; insanın bir amaca y¨onelik olarak do˘gal ¸cevrede ger¸cekle¸stirdi˘gi bir sınırlama, yapay bir de˘gi¸sim, sosyal ¨org¨utlenmenin ifadesi olan bir kurgulamadır. Tasarlanan mekˆan, zihinde yaratılan kavramı fonksiyonel ve simgesel olarak dı¸sa yansıtan bir kabuk olarak da de˘gerlendirilmektedir. Mekˆan kavramı renk, doku, malzeme gibi ¨o˘gelerinin biraraya getirilmesi ve mekˆana uygulanması sonucunda kullanıcısıyla birlikte kimlik kazanır. Mekˆan kurgusundaki ¨onemli ¨o˘gelerden biri de aydınlatmadır. Sanayile¸smi¸s toplumlarda, g¨un ge¸ctik¸ce i¸c mekˆanlarda ge¸cirilen ya¸sam s¨uresi uzamakta; buna ba˘glı olarak da yapay ı¸sı˘ga duyulan ihtiya¸c artmaktadır. Son yıllarda i¸c mimarlıkta kullanılan yapay aydınlatma; mekˆan i¸cin belirleyici, vurgulayıcı, sınırlayıcı, ¨u¸c boyutlulu˘gun algılanmasını sa˘glayan y¨onleri ile g¨u¸cl¨u bir anlatım aracı olma niteli˘gi kazanmı¸stır. Bu bakımdan aydınlatmanın, mekˆansal ¨ozellikleri algılatmada, hatırlatmada b¨uy¨uk ¨onemi vardır. Kullanıcı, mekˆanın bi¸cimine ve mekˆana alınan ı¸sı˘gın, kullanılan aydınlatma sisteminin ¨ozelliklerine ba˘glı olarak mekˆanı anlamlandırmaktadır. G¨orsel konfor ¸sartlarını yerine getirerek g¨ormeyi ger¸cekle¸stirmek i¸cin gereken aydınlatmanın, kullanıcı ¨uzerinde bilinen etkileri yanında g¨orsel olmayan etkileri de yadsınamayacak kadar fazladır. Mimari aydınlatmanın g¨orsel olmayan etkilerini bilerek olu¸sturulan tasarımlar, zamanının b¨uy¨uk bir kısmını kapalı mekˆanlarda ve yapay ı¸sık altında ge¸ciren ki¸silerin g¨orsel performansları yanında mekˆan algılarını ve psikolojilerini de etkileyecektir. Bu nedenle aydınlatma tasarımın bir par¸cası olarak kabul edilerek; konunun multidisipliner bir ¸sekilde ele alınması gerekmektedir. Bu ¸calı¸smada, i¸c mimarlıkta kullanılan yapay aydınlatmanın kullanıcı ¨uzerindeki g¨orsel olmayan etkilerine ve mekˆan kavramına etkisine dikkat ¸cekmek hedeflenmektedir.
  • Conference Object
    İşitsel peyzaj yaklaşımının mimari süreç ile ilişkilendirilmesi üzerine bir ön model çalışması
    (2021) Erçakmak Osma, U. Beyza; Dökmeci Yörükoğlu, Papatya Nur
    Bu çalışma kapsamında, iç mekân akustik konforun günlük yaşantıdaki önemi de düşünülerek, iç mekân işitsel peyzaj ilkelerinin mimari tasarım ve uygulama süreçlerine entegrasyonunun araştırılması ve bu ilkelerin mimari sürecin aşamaları ile ilişkilendirilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, iç mekân işitsel peyzaj yaklaşımının, mimari tasarımda uygulanabilirliğinin araştırılması için bir temel oluşturmak üzere (1) iç mekân işitsel peyzaj bileşenlerinin ve etkenlerinin belirlenmesi, (2) mimari tasarım ve uygulama süreçlerinin aşamalarının belirlenmesi ve (3) birbirleriyle olan ilişkilerinin araştırılması hedeflenmiştir. Bu çalışma kapsamında iç mekân işitsel peyzaj bileşenleri; ses, insan, yapı ve çevre olarak dört ana başlık altında tanımlanmış. Mimari süreçte ise; programlama, kavramsal tasarım, tasarım geliştirme, belgeleme, inşaat/uygulama ve değerlendirme olarak altı aşama belirlenmiştir ve iç mekân işitsel peyzaj bileşenleri ile mimari sürecin aşamaları arasındaki ilişkiler tartışılmıştır ve önerilen ön model çerçevesinde sunulmuştur.
  • Conference Object
    İç Mimarlık Eğitiminde Sesin Bir Tasarım Elemanı Olarak Ele Alınması: İşitsel Peyzaj Çalıştayı Deneyimi
    (2021) Kitapçı, Kıvanç; Dökmeci Yörükoğlu, Papatya Nur
    Bu bildiride, Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünün düzenlediği Tasarım Eğitiminde Sıfır Atık Yaklaşımı Eğitim Çalıştayı II kapsamında yapılmış olan, ‘Sesin Kaynak Olarak Mekân Tasarımında Yönetimi ve Değerlendirilmesi’ başlıklı çalıştayın kurgusu ve uygulama süreci aktarılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, katılımcılara mekan tasarımında işlev, konfor ve aidiyet gibi kavramlara da yön veren ses olgusunu nasıl yönetilebilir bir kaynak olarak ele alabileceklerini aktarmaktır. Toplam 24 katılımcı ile gerçekleştirilmiş olan bu çalıştay oturumu, teori, uygulama ve tartışma olmak üzere toplam üç ana bölümden oluşmuştur. İlk bölümde katılımcılara, uygulamalı bölümün gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan mimari akustik, işitsel peyzaj ve ses tasarımı konularında teorik bilgiler özet olarak aktarılmıştır. İkinci, uygulamalı bölümde ise, aktarılan bu teorik bilgiler doğrultusunda 2 farklı işleve sahip, restoran ve ofis olarak belirlenmiş iç mekânların ses tasarımlarının, çalıştay katılımcıları tarafından birbirleri ile etkileşimli olarak işitselleştirilmesi pratiği yapılmıştır. Bu çalıştay oturumunda ortaya çıkan sonuç ürünlerin, iç mekân ses tasarımının görsel-işitsel deneyim üzerindeki katkısı hakkında farkındalık yaratması hedeflenmiştir. Katılımcıların hangi ses kaynaklarını, hangi mekânlarda ve işlevlerde, nasıl değerlendirecekleri çalıştayın ana çıktısını oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, farklı katılımcıların aynı görsel için ürettikleri ses tasarımları arasındaki farklılıklar, tasarımcının işitsel çevre üzerindeki yaratıcı rolünü de vurgulamıştır.
  • Book Part
    Çevre Dostu Yaklaşım: Sürdürülebilir Mimarlık
    (İstanbul Aydın Üniversitesi Yayınları, 2017) Çelebi, Gülser
    Sürdürülebilirlik, çevre ile ilişki içinde olan disiplinler için “yaşam”ı ifade eder. Tüm varlıklar ekosistem adı verilen holistik bütünlük içindedirler. Ekosistem canlı organizmalar, insan toplulukları ve inorganik varlıklardan meydana gelir. Ekosistemdeki bu varlıklara sürdürülebilir yapılı çevreler tasarlamak ve üretmek ise her disiplinin sorumluluğu altındadır. Mimarlık bir dizi ilişkili eylemler ve süreçlerle çevreyi etkiler. Bir bina inşa edildikten sonra çevre ile uzun süreli etkileşim içine girer. Bu bağlamda, sürdürülebilir tasarımın amacı çevreyi güvence altına alarak, insanların sağlık ve güvenliğini sağlayan mimari çözümler bulmaktır. Bu araştırma da mimarlık disiplini ile doğrudan ilişkili olan, çevre ile dost tasarımda etkin olan faktörleri ve stratejileri analiz etmek üzere ele alınmıştır. Çalışma bir literatür araştırmasıdır ve ilgili alanlarda farklı disiplinlere göndermeler yapılarak içerik düzenlenmiştir. Bu bağlamda, kavramsal bir metod çerçevesinde sürdürülebilir mimarlıkta İlkeler, Stratejiler, Başarma Yolları ve Yöntemler başlıklarıyla irdelenmektedir.