TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/8652
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Department "Çankaya Üniversitesi"
Now showing 1 - 20 of 31
- Results Per Page
- Sort Options
Article 7405 Sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Çerçevesinde Denk Bütçe Zorunluluğu(2025) Öden, Begüm Dilemre7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu temel olarak, spor kulüplerinin finansal yapılarının güçlendirilmesi, aşırı borçlanmanın önlenmesi ve mali şeffaflığın sağlanmasını hedeflemektedir. Kanun ayrıca spor kulüpleri ile spor anonim şirketleri için “denk bütçe oluşturma zorunluluğunu da içermektedir. Bu zorunluluk, zamanla spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerinin mevcut borç yükünden kurtulmalarına yardımcı olabilecektir. Bu çalışmada, hem 7405 sayılı Kanun çerçevesinde spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerinin tabi olduğu mali düzenlemeler analiz edilmekte hem de aşırı borçlanmayı önlemeye yönelik hükümler ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır.Article 7438 Sayılı Kanun’un (EYT) Anayasa’ya Aykırılığı(2023) Çopuroğlu, ÇağlarKnown by the public as the Victims of De- layed Pension Age (EYT), Law No. 7438 stip- ulates that those who will apply for old-age pension or pension within the scope of the SSI, Bağ-Kur (the Social Security Organiza- tion for Artisans and the Self-employed), and the Retirement Fund of Civil Servants will be granted a pension if they meet other condi- tions except age. Accordingly, for those who started working before 08.09.1999, when Law No. 4447 entered into force, the “age condition was abolished”, but the conditions of duration of insurance and number of premium pay- ment days remained in force. The regulation caused a gap between the insurance rights of insured persons who start- ed working before this date and those who started working on this date. If the insured person is male, the difference of one day in the starting date of the insurance will result in a difference of up to 17 years in terms of entitle- ment to an old-age pension and up to 20 years if the insured person is female. Therefore, these regulations are not reasonable, fair, and proportionate; they are incompatible with the duties of the state as a social state of law and the right to social security. Consequently, Law No. 7438 is unconstitutional under Articles 2, 5, and 60 of the Constitution and should be annulled. The conditions to qualify for old-age pensions should be regulated urgently, again, with gradual transition provisions.Article Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarının Takibinde Avukatla Temsil Zorunluluğu(2025) Mazlum, İsmetAbonelik sözleşmeleri, tüketicilerin belirli mal veya hizmetleri sürekli ya da düzenli aralıklarla temin ettiği sözleşmelerdir ve bu sözleşmelerden kaynaklanan para alacaklarının tahsili, özel bir takip usulü gerektirir. 7155 sayılı Kanun ile getirilen Merkezi Takip Sistemi (MTS), bu tür alacakların elektronik ortamda, daha hızlı ve etkin şekilde tahsil edilmesini sağlamayı amaçlamıştır. Ancak bu sistem, sadece avukat aracılığıyla kullanılabilmekte ve böylece avukatla temsil, bu takip yöntemi bakımından fiili bir zorunluluk halini almaktadır. Çalışmada, abonelik alacaklarının takibinde avukatla temsilin hukuki dayanakları, uygulamadaki sonuçları ve olası eşitsizlik etkileri ele alınmakta; özellikle küçük ölçekli alacaklıların sisteme erişimindeki zorluklara dikkat çekilmektedir. Ayrıca Türk hukukundaki temsil zorunluluğu, Alman ve İsviçre hukuk sistemleriyle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, sistemin hukuki güvenlik ve etkinlik hedefi doğrultusunda yapılandırıldığı, ancak hak arama özgürlüğü ve eşitlik ilkeleri gözetilerek bazı dengeleyici düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir.Article Allocation of Shares in Profits and Losses in Terms of Societas and Societas Leonina in Roman Law(2024) Baytemir, SetenaySocietas iki veya daha fazla kişinin ortak ve meşru bir amaca ulaşmak üzere mal ve emeklerini bir araya getirmeyi taahhüt ettiği rızaî bir sözleşmedir. Ortaklar, ortaklığın kazancına ve zararına hangi paylarla katılacaklarını belirleyebilmektedir. Kazanca ve zarara katılım payının ortaklar tarafından belirlenmemesi veya bunlardan birinin belirlenmesiyle birlikte diğerinin belirlenmediği hallerde hangi prensibin geçerli olması gerektiği Roma hukukunun birincil kaynak- larında belirtilmiştir. Kazanca ve zarara katılım payının eşit olmaması ile payların hakem tarafından belirlenmesi hususu Romalı hukukçu- lar tarafından ayrıca tartışılmıştır. Bundan başka, bir ortağın kazanca katılmadan sadece zararı üstlendiği ortaklık tipi olan societas leonina (aslan payı ortaklığı) hakkında prensipler belirlenmiştir. Çalışmada ilk önce Roma hukukunda societas kavramı ve societas’ın unsurları kısaca incelenmiştir. Daha sonra societas’ta ortakların kazanca ve za- rara katılması hususunda Roma hukukunda geliştirilen prensipler ele alınmıştır. Çalışmada societas leonina kavramı ve kavramın tarihsel kökleri üzerinde ayrıca durulmuştur. Bu doğrultuda çalışmada Roma hukukunun birincil kaynakları olan Corpus Iuris Civilis’in Digesta bö- lümündeki metinler, Gaius’un ve Iustinianus’un Institutiones ese- rindeki metinler ile Phaedrus’un “İnek, Keçi, Koyun ve Aslan” isimli fabula’sı incelenmiş ve Klasik Hukuk Dönemi hukukçuları arasındaki tartışmalara yer verilmiştir. Societas kurumu, çağdaş hukukumuzda- ki adi ortaklığın kökenini oluşturmaktadır. Neticede çalışma, çağdaş hukukumuzun konuya bakış açısına benzeyen ve ondan farklılaşan yönlerinin tespit edilmesini hedeflemektedir.Article Anayasa Değişikliklerinin Yargısal Denetimi -Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku Merceğiyle Türkiye Örneği(2023) Acar, AliFor the last two decades, there has been growing scholarly interest in the issue of judicial review of constitutional amendments and the lim- its of amending power. The case law provided by various jurisdictions, e.g. India, Germany, Colombia etc. has stimulated this interest. Accordingly, the case law provided by these jurisdictions has been largely dis- cussed by scholars. The Turkish example, however, has received less at- tention from the academic world even though it offers important data re- garding the issue. In this paper, I analyse the Turkish example through the lens of comparative constitutional law. I mainly focus on the legality aspect of the issue of judicial review of constitutional amendments. In terms of legality, I present a general view on whether the judicial review of constitutional amendments can be considered legally possible and permissible. For the analysis of the legality aspect, I follow the footsteps of legal positivism—specifically Hart’s concept of the rule of recognition.Article Bireysel Başvuru Sisteminde Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün Düzenleme Alanı ve Temel Sorunlar(2024) Kılıç, Ayşe FundaInternal Regulations of the Constitutional Court is a normative regulation enshrined in the Constitution and together with the Law on Constitutional Court regulates the functioning of the Constitutional Court. With the constitutional amendment in 2010, individual application was added to the duties of the Constitutional Court and the Internal Regulations of the Constitutional Court set out the details of this system. The Internal Regulations regulate the internal functioning, working principles and disciplinary matters of the Court. However, the normative regulations and judicial review of the Internal Regulations are controversial. The Internal Regulations of the ConstitutionalCourt contain provisions contrary to the Constitution. Especially in matters that directly touch upon fundamental rights, such as decision of dismissal, Interim measure and pilot judgment procedures, the Internal Regulations are found to expand the scope of the law and contravene the Constitution. This may lead to a violation of the right to a fair trial.Article Çatışma Sürekliliği ve Çözülemeyen/İnatçı Çatışma Kavramı Çerçevesinde 1915 Olayları, Yeni Sorunlar ve Uzlaşma(2017) Öktem, Ahmet Can; Öztürk, Ebru ÇobanTürk ve Ermeni toplumları arasında geçmişten gelen ve çözüme kavuşturulamayan somut sorunlar mevcuttur. Bu sorunlar yıllar içerisinde derinleşmiş ve iki toplum arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyerek süreklilik arz eden bir çatışmaya dönüştürmüştür. Bu çatışma türü günümüzde fiziksel şiddet içermemektedir fakat “çözülemeyen/inatçı çatışmalar” (intractable conflicts) türüne dönüşmüş ve bu çatışmaların niteliklerini taşır hale gelmiştir. Çalışmada iki toplum arasındaki ilişkiler bu çatışma türünün nitelikleri çerçevesinde incelenecektir. Ayrıca bu çatışma türünde var olan sosyopsikolojik altyapıya da yer verilecektir. Mevcut sosyo-psikolojik altyapı, var olan somut sorunlara ek yeni bir sorunlar kümesi oluşturmuştur. Bu nedenle var olan çatışma türünü diğer çatışma türlerinden ayırarak, çözülemeyen/inatçı çatışma şeklinde incelemek, sorunu anlayabilmek ve çözümler üretebilmek için önem arz etmektedir. İki toplum arasındaki ilişkilerin olumlu seyri için sadece bilinen sorunlara değil, çözülemeyen/inatçı çatışma türündeki çatışmaların sosyo-psikolojik altyapısına da odaklanmak ve çözümler üretmek gerektiği anlatılmaya çalışılmaktadır. Sosyo-psikolojik altyapının incelendiği çözülemeyen/inatçı çatışmalar kavramı kullanılırken Daniel Bar-Tal’ın inceleme yöntemi uygulanacaktır.Article Crime of Bid Rigging(2012) Soyaslan, DoğanFollowing the explanation of the notion of tender, “The Crime of Bid Rigging”, which is regulated under Article 235 of the Turkish Penal Code No. 5237 has been examined. In this context, subjects such as the notion and procedures of tender have been explained, tender regulations have been considered, and the crime of bid rigging, regulated within the Turkish Penal Code No. 5237, has been examined elaborately.Article Demiryolu Sektörü Doğal Tekel mi: Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Üzerine Ampirik Çalışma(2025) Avci, Halim Can; Baskaraagac, Nermin YasarThis paper analyses whether the Turkish railway industry possesses features indicative of a natural monopoly. For this purpose, we utilize subadditivity analysis to assess and compare the efficiency levels of TCDD under monopoly conditions with hypothetical duopoly scenarios, considering the time span from 1990 to 2016. Our findings reveal that the cost function displays subadditivity for all configurations within the permissible range, confirming TCDD's classification as a natural monopoly before the separation in 2016. This suggests that a decrease in production costs is improbable when two firms engage in activities within the Turkish railway sector. Given that a natural monopoly with a single company may result in prices surpassing socially desirable levels, it becomes imperative for policymakers to enact regulations that simultaneously safeguard consumers and maintain the integrity of the natural monopoly within the railway sector. Striking a careful balance between ensuring affordability, accessibility, and efficiency is essential while preventing potential monopolistic abuses.Article The Doctrine of the Essence of the Right: Theoretical Framework and ECtHR Practice(2025) Kılıç, Ayşe FundaBu çalışma, temel hakların özü kavramını, Türk anayasaları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bağlamında tarihsel, teorik ve yargısal bir perspektifle ele alır. Türk hukukunda, 1961 Anayasası ile ortaya çıkan hakkın özü doktrini, devletlerin temel hakları sınırlandırma yetkisini dengelemek için bir güvence sağlar. Ancak, 1982 Anayasası bu korumayı kaldırmış, 2001 değişiklikleriyle yeniden tesis etmiştir. Ölçülülük ilkesi ve demokratik toplum düzeninin gerekleri, bu güvencelerle bütünleşmiştir. Uluslararası düzeyde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) hakkın özü kavramını, birçok davada sınırlandırmanın sınırı kriteri olarak ele almıştır. AİHM hakkın özüne yönelik korumanın önemini gösterir. Çalışma, mutlak ve göreceli öz ayrımını teorik düzeyde tartışarak, uygulamadaki çelişkileri ve doktrine yönelik eleştirileri detaylandırmaktadır.Article A Document on the Vision of Cultural Heritage Conservation and Education in the Early Republican Period: Memorandum on How to Utilize the Antiquities and Historical Artifacts in Classes,(2025) Önge, MustafaKültürel mirasın korunması için toplumun bilinçlendirilmesi, geçmişten günümüze Türkiye’nin önemli sorunlarından biri olmuştur. Bu sorunun temelinde eğitimsizliğin yattığını bilen cumhuriyetin kurucu kadroları, okullarda, özellikle tarih derslerinde her türden kültür mirasının ders malzemesi olarak kullanılmasını öngörmüştür. Bu uygulama ilk kez 1926 yılında müfredatta yer almış, uygulamanın yordamını daha iyi tanımlamak için, öğretmenlere hitaben, 1935 yılında “Antikiteler ve Tarihi Eserlerden Derslerde Nasıl İstifade Edileceği Hakkında Andıç” başlıklı bir kitapçık yayınlanmıştır. Alışılmadık şekilde “andıç” olarak isimlendirilmiş olan bu rehber kitapçık, eğitim süreci içerisinde okul çağındaki gençlerin kültür mirasını anlayıp benimsemeleri ve böylelikle toplumda koruma bilinci oluşturulması düşüncesine odaklanmaktadır. Bu bağlamda Andıç, günümüzün yaklaşımından farklı olarak kültür mirasını korumayı eğitim yoluyla halka mal eden bir yaklaşımı betimleyen önemli bir belgedir. Ortaya çıkış süreci hakkında çok az bilgi bulunan Andıç’ın, 1930'lu yıllarda Türkiye'de kültürel mirasın korunmasına ilişkin gelişmeler ile bağlantılı olması kuvvetle muhtemeldir. Yirmi dört maddeden oluşan Andıç’ta, öğretmenlere, derslerde her türden kültür mirasından nasıl faydalanacakları tarif edilmekte, kültür mirasını öğrenciler için nasıl anlamlı kılıp onlara nasıl sevdirebilecekleri anlatılmakta, kültür mirası ile ilgili ödevler ve okul müzesi kurulması gibi uygulama önerilerine yer verilmektedir. Günümüz için güncelliği tartışmalı olsa da Andıç’ta işlenen konular, zamandan bağımsız, özel bir öneme sahiptirler. Andıç bu niteliğiyle, kültürel mirasın korunmasında çağının ötesinde bir yaklaşımın ifadesi olarak kabul edilebilir. Bu çalışmada yukarıda hakkında kısaca bilgi verilen Andıç’ın kapsamlı incelenmesi amaçlanmıştır. Ortaya çıktığı dönemin kültür mirası ile ilgili gelişmeleriyle bağlantısı kurularak analizi yapılmış, Andıç’ta önerilen yaklaşımın günümüzün koruma yaklaşımlarıyla ilişkisi ve önemi üzerinde durulmuştur. Andıç’ın, erken cumhuriyet döneminin koruma yaklaşımlarını betimleyen bir belge niteliğiyle kıymetli olmasının yanı sıra, konu içeriği itibariyle güncelliği ve döneminin korumaya istekli yaklaşımının ifadesi olduğu ortaya konulmuştur. Bu çalışma, basılı ve canlı kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.Publication Emotion Regulation in Chronic Diseases: A Review on Cardiovascular System Diseases, Cancer, Migraine, Psoriasis and Fibromyalgia(2023) Tuna, EzgiEmotion regulation (ER) involves conscious and automatic regulation of the occurrence, type, intensity, timing, and expression of emotions. Previous studies indicate that ER not only affects individuals’ mental health outcomes, but also plays a critical role in physical health as well. Especially in chronic diseases, how emotions are regulated shapes many patient variables including self-care, treatment adherence, and stress management; affecting both physical and psychological well -being. Furthermore, there is evidence that ER plays a role in initiation and prognosis of some chronic diseases. The aim of this review article was to summarize evidence regarding the association between chronic diseases and ER, and describe limitations in the existing studies in order to guide future research. To reach this aim, after a brief discussion of the mechanisms between emotions and health, we discussed research findings on ER in cardiovascular disease (CVD), cancer, migraine, fibromyalgia, and psoriasis, respectively. Findings indicate that emotion and ER play a role in the etiology of CVD; yet there are mixed findings regarding their role in the etiology of cancer. Research on migraine, psoriasis and fibromyalgia are rather correlational. Findings generally suggest that individuals with a chronic disease report more problems in ER as compared to healthy individuals. Frequent use of less adaptive strategies among patients have been related to less favorable outcomes such as psychopathology symptoms, bodily symptoms, and lower quality of life. Understanding ER in chronic diseases could guide the development of prevention and intervention programs aimed at incr easing patients’ quality of life. The article ends with an evaluation of the literature and suggestions for clinical practice.Article EntrepreneuroDesign: Makine Mühendisliği Son Sınıf Derslerinin Verimliliğini Artırmak için Yeni bir Çerçeve(2025) Totuk, OnatThis paper presents an innovative theoretical framework that integrates design thinking principles with entrepreneurial education and R&D strategies to enhance the efficiency of final year mechanical engineering courses. The proposed approach, termed "EntrepreneuroDesign," combines the iterative problem-solving methodology of design thinking with entrepreneurial mindset development and industry-driven R&D practices. By restructuring the traditional course curriculum, EntrepreneuroDesign creates a dynamic learning environment that simulates real-world engineering challenges. Students engage in rapid prototyping, market analysis, and collaborative problem-solving, fostering both technical proficiency and business acumen. The framework incorporates three key components: (1) industry-partnered project challenges, (2) iterative design sprints, and (3) entrepreneurial pitch sessions. This structure not only enhances students' engineering skills but also cultivates innovation capabilities and market awareness. Preliminary assessments of the EntrepreneuroDesign framework in a pilot program demonstrate significant improvements in student engagement, project outcomes, and industry-readiness compared to traditional teaching methods. This research contributes to the evolving landscape of engineering education by offering a scalable model that bridges the gap between academic learning and industry demands, potentially developing the preparation of mechanical engineering graduates for the innovation-driven job market.Article Evaluating Indoor Environmental Quality of a Wellness Center Through Objective, Subjective and Architectural Criteria(2019) Yörükoğlu, Papatya Nur Dökmeci; Alkabashi, Abubaker Hassan AliKabul edilebilir bir iç mekan kalitesinin tasarlanması, mekanda bulunan kullanıcıların üzerindeki sağlık etkileri nedeniyle çok önemlidir. Kapalı alan kalitesinin değerlendirilmesi dört temel parametre ile gerçekleştirilmektedir. Bu parametreler, iç mekan hava kalitesi, ısıl konfor, aydınlatma seviyesi ve akustik konfor olarak örneklenebilir. Bu araştırmada üç temel metot kullanılarak analizler sağlanmıştır. Bunlar, kapalı bir alanda bulunan çevre koşullarının kalitesini yerinde ölçümleme, öznel kullanıcı değerlendirmeleri ve seçilen alanının mimari analizi olarak belirlenmiş ve alan çalışması için bir sağlıklı yaşam merkezi seçilmiştir. Nesnel veriler uluslararası standartlarla karşılaştırılmış ve detaylı sunulmuştur. Araştırmanın bulguları istatistik testler ile desteklenmiş ve yapılan üç farklı analizin arasında birçok korelasyon ve ilişki saptanmıştır. Analizlere ek olarak, egzersiz ve tedavi odaları fonksiyon ve aktivite odaklı olarak detaylı irdelenmiş ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. İlk korelasyon, egzersiz odası için aydınlatma parametresinin nesnel ve öznel verileri arasında kurulmuştur. Ayrıca, katılımcıların demografik ve alan kullanımı verileri ile farklı alanlardaki öznel fiziksel algılama ve önem değerlendirmesi arasında korelasyonlar saptanmıştır. Son olarak, ANOVA testi ve ortalama analizlerinin karşılaştırılması sonucunda, egzersiz odaları, tedavi odalarından çok daha gürültülü, daha aydınlık, daha serin ve daha nemli bulunmuştur.Article Evaluating Indoor Environmental Quality of a Wellness Center Through Objective, Subjective and Architectural Criteria(2019) Yörükoğlu, Papatya Nur Dökmeci; Alkabashi, Abubaker Hassan AliKabul edilebilir bir iç mekan kalitesinin tasarlanması, mekanda bulunan kullanıcıların üzerindeki sağlık etkileri nedeniyle çok önemlidir. Kapalı alan kalitesinin değerlendirilmesi dört temel parametre ile gerçekleştirilmektedir. Bu parametreler, iç mekan hava kalitesi, ısıl konfor, aydınlatma seviyesi ve akustik konfor olarak örneklenebilir. Bu araştırmada üç temel metot kullanılarak analizler sağlanmıştır. Bunlar, kapalı bir alanda bulunan çevre koşullarının kalitesini yerinde ölçümleme, öznel kullanıcı değerlendirmeleri ve seçilen alanının mimari analizi olarak belirlenmiş ve alan çalışması için bir sağlıklı yaşam merkezi seçilmiştir. Nesnel veriler uluslararası standartlarla karşılaştırılmış ve detaylı sunulmuştur. Araştırmanın bulguları istatistik testler ile desteklenmiş ve yapılan üç farklı analizin arasında birçok korelasyon ve ilişki saptanmıştır. Analizlere ek olarak, egzersiz ve tedavi odaları fonksiyon ve aktivite odaklı olarak detaylı irdelenmiş ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. İlk korelasyon, egzersiz odası için aydınlatma parametresinin nesnel ve öznel verileri arasında kurulmuştur. Ayrıca, katılımcıların demografik ve alan kullanımı verileri ile farklı alanlardaki öznel fiziksel algılama ve önem değerlendirmesi arasında korelasyonlar saptanmıştır. Son olarak, ANOVA testi ve ortalama analizlerinin karşılaştırılması sonucunda, egzersiz odaları, tedavi odalarından çok daha gürültülü, daha aydınlık, daha serin ve daha nemli bulunmuştur.Article Evaluation of Injuries in Professional Turkish Football Players(2011) Güler, Dursun; Güllü, Esin; Gümüs, Mustafa; Kartal, Alparslan; Yamaner, FarukAim: It is important to evaluate the injury patterns and anatomic localization of the injuries according to the playing position for the prevention of injuries and reduction of injury cost in football which is the most popular in the world. The purpose of this study was to evaluate the injury pattern and anatomical localization of injuries. Method: The injury pattern was evaluated with a questionnaire with the participation of 510 football players playing for the teams attending the First and Second Professional Turkish Leagues. Result: For different playing positions abrasions were 64.55-85.42%, muscular strains were 52.06-64.58%, joint sprains were 19.58-49.37% and fractures were 2.58-6.39% present. Regardless from the playing position lower extremity injuries were the most common injuries detected (60.5%). Conclusion: It was suggested that these data would be helpful for the reduction of injury risks and the costs besides with proper onsite precautions.Article Farklı İşleme Derinliklerinde Uygulanan Titreşimlerin Elektro-Erozyon ile İşleme Performansına Etkisi(2014) Özgedik, Ali; Çoğun, CanIn this study, vibrations with different frequencies were applied to workpiece for improving the electric discharge machining (EDM) stability and performance outputs. Experiments were conducted with different machining conditions such as discharge current and machining depth. Experiments have shown that there is a significant improvement in the value of tool wear rate (TWR) and relative wear (RW) when compared to experiments without vibrations. Minor changes have been obtained in the value of workpiece removal rate (WRR) and surface roughness of workpiece (Ra) at experiments with machining tank vibration when compared to changes in the value of TWR and RW.Publication Hisse Senedi Getiri Volatilitesi ve Yatırımcı Tipine Göre İşlem Özellikleri(2012) Umutlu, MehmetArticle İlaç Temin Protokolü Kapsamında Ortaya Çıkan Uyuşmazlıklarda İhtiyati Tedbir Yargılamasına İlişkin Değerlendirmeler(2024) Ankara, İbrahimEczaneler; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu ile imzalanan özel hukuk sözleşmesiyle Kurum sigortalılarına ilaç tedarik eden birinci basamak sağlık hizmeti sunucularıdır. Bu kapsamda; özel hukuk sözleşmesinin bir tarafı SGK, diğer tarafı ise eczanedir. Taraflar arasın- daki sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda; eczane alacaklarının tahsil edilememesi veya geç tahsil edilmesi gibi durumlar, eczanelerin ekonomik açıdan olumsuz etkilenmelerine sebep olabilmektedir. Eczane işletmeciliğinin teknik ve dinamik bir süreç olması; kendi içerisinde bireylerin yaşam ve sağlık hakkı kapsamında çeşitli tea- müllerin oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Bu kapsamda taraflar arasındaki ihtiyati tedbir yargılamalarında; yaklaşık ispat, teminat süreci, menfaat dengesi, ihtiyati tedbir türü, müstakbel alacak, güçlü delil ve telafisi imkânsız/güç zararların tespiti, mahkemelerce kolay anlaşılamamaktadır. Mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebi değerlendirilirken; kamu zararı/cezai koşul ayrımı, hasta beyanları, teamüller, Yüksek Mahkeme kararları ve sözleşme uygulamalarına fazlasıyla hâkim olunması gerekmektedir. Söz konusu unsurların yeterince değerlendirilememesi telafisi imkânsız zararları da ortaya çıkarabilmek- tedir. Bu da geçici hukuki korumanın kanunda öngörülen amacına aykırılık teşkil etmektedir. Bu konuda Yüksek Mahkeme isabetli bir şekilde ihtiyati tedbirin, dava konusu şey üzerinde yeni birtakım ihtilafların çıkmasını önleyici niteliğine vurgu yapmıştır.1 Yine ihtiyati tedbir yargılamalarında ortaya çıkan diğer bir sorun, teminat miktarının takdiridir. Taraflar arasındaki sözleşme gereği eczaneler, SGK ile üç ay vadeli şekilde çalışmakta, diğer bir deyişle ilgili ayın fatura bedelini üç ay sonra tedarik edebilmektedir. Böylece, üç aylık eczane alacağı her zaman SGK bünyesinde kalmaktadır. Burada bir “müstakbel alacak” kavramı ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple, teminat miktarının belirlenmesinde; eczanenin müstakbel alacağının olması ve bu hususun oluşabilecek karşı taraf mağduriyetine teminat sağlayacak olması göz önünde bulundurulmalıdır. Aksi takdirde şablon teminat miktarları eczane işletmelerini ticari mahva sürükleyebilmektedir. Çalışmamızda; taraflar arasındaki ihtiyati tedbir yargılamaları esnasında uygulamada ortaya çıkan sorunlar değerlendirilecek ve çözüm önerileri sunulacaktır.Publication Influencerlar ve Metaverse: Metafluence üzerine Diyalogsal İletişim İncelemesi(2022) Ulas, Sevilay; Alkan, ZeynepMetaverse en genel tanımıyla fiziksel bağlamda gerçekliğin arttığı ve aynı zamanda sanal gerçeklikle birleştiği ortak bir çevrim içi dünya topluluğu anlamına gelmektedir. Metafluence, influencerların yaşam pratiklerini, takipçileriyle etkileşimlerini sağlayabilecekleri ve aynı zamanda dijital sanat eserlerini (NFT’ler) satın alabilecekleri ya da takipçilerin satın almasını sağlayabilecekleri bir platformdur. Bu çalışmada, Metafluence ortamında yer alan ve sunulan içerikler temelinde özellikle nasıl bir diyaloğun kurulduğunun ortaya konması amaçlanmaktadır. Söz konusu çalışmada Metafluence web sayfası, durum çalışması araştırma deseni kullanılarak nitel araştırma yöntemi kapsamında diyalojik iletişim açısından değerlendirilmektedir. Çalışmadaki diyalogsal analiz Kent ve Taylor`ın 1998 yılındaki, “Building Dialogic Relationships Through the World Wide Web” adlı çalışmasında ve Kent ve arkadaşlarının 2003 yılındaki “The relationship between Web site design and organizational responsiveness to stakeholders” adlı çalışmasında yer alan değişkenlere dayanmaktadır. Çalışma doğrultusunda metaflunce platformu diyalogsal iletişim içerisinde bulunan bir site olarak karşımıza çıkmakta, ayrıca metaverse kavramına ilişkin avatarların yer aldığı sanal gerçeklik videolarının da arayüz tasarımını desteklediği söylenebilmektedir. Etkileşim kurabilmek adına sosyal medya platformlarına da yönlendirmektedir.

